Semanur Çakır

Semanur Çakır
Öğrenci
IUC - Bilgisayar Mühendisliği
Istanbul
76 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·382 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 17:19
Mizahla beraber yasal yoldan devlet nasıl soyulur anlatan kitaptır. Maalesef bu ülkenin bir ferdi olarak her şeyin siyasi yönünü daha çok görme hastalığı bende de var. "Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes hastadır.” cümlesinin hakkını vererek herkes derinlemesine anlatılmasa bile karakterlerin hepsinin ruhsal sıkıntıları anlatılmış. Halit Ayrancı karakteri üzerine ayrı bir kitap yazılası bir adam. İnsanları kolayca manipüle eden bu adamın yıldızı da "İnsan talihi bu idi. Hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu. Muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti." bu paragrafta anlatıldığı gibi kaymıştı en sonunda. Yapılan bu israfın birinci sebebi olsa da kendisine gerçekten hayran kalmıştım. Bolca eski kelime mevcut. Akış bazen oldukça yavaşlıyor, düşünmemize zaman vermek için olduğunu düşünüyorum. Zaten SAE'nün sonunu merak etmek sıkılmadan okumanızı sağlıyor, en azından bende bu şekilde oldu. Kitaplarımı çizmeyi sevmem. Özellikle beğendiğim kitapları çünkü yazılan her cümlenin kitabı bir bütün yaptığını düşünüyorum, bu bütünün bir kaç parçasını seçmek beni rahatsız ediyor. Fakat bu kitapta farklı bir nedenden dolayı çizemedim, çünkü çizilecek çok fazla kısım vardı. İkide bir telefonu elime alıp alıntı yapmamak için çok uğraştım doğrusu.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·92 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 21:48
"Nasıl paramparça bir gökyüzüdür bu böyle... Bu konuda iki yüz sayfalık bir kitap yazabileceğini düşündü. Yalnızca ilk sayfaya "GÖKYÜZÜ PARAMPARÇADIR, BÜTÜN DEĞİL" diye yazacaktı. Geri kalan bembeyaz sayfalara bakan insan, gökyüzünü hayal edebilecek; sayfaları çevirdikçe, gökyüzü parçalanacaktı zaten. Bir cümle söyleyebilmek için - o da çoğu kez yalan- koca kitaplar yazılıyordu. En azından kapaklarına "Bu kitap bilmem kaçıncı sayfadaki o sarsakça cümleyi söyleyebilmek için yazılmıştır" diye bir not düşülebilirdi. Böyle olmayınca, kitabın anlatmak istediği saçmalık yüzlerce sayfanın arasına gizleniyor; ne yazan ne de okuyan, bunca kalabalığın arasında aradığını bulabiliyordu." Demiş yazarımız. Söylediklerinin arkasında olarak anlatmak istediklerini bazen koca bir sayfadaki tek cümlelik yazılarla anlatmış. Gereksiz ayrıntılar ve güzellemeler olmadan her birimizin farklı olan kamburlarımızı anlamamızı beklemiş. Bazen cümleleri okurken yüzümde bir sırıtış belirdi, bazen 'e tamam da ne?' diyerek okudum bazen de aynı cümleleri her okuyuşumda farklı hissettim ve bunların hepsi kitabın farklı bir bütünlükle yazılmasından kaynaklı. Kesinlikle vaktiniz varsa tek seferde okumalısız zaten ilk paragrafta alıntıladığım gibi anlatmak istediğini en dolaysız yoldan anlatmış. Kitap önerisi isteyenlere bu kitabı önerir misiniz diye soracak olursanız size cevabım sadece belirli kişilere önerebileceğim olur. Herkesin sevebileceğini düşünemiyorum, ki bu da pozitif bir özellik benim için.
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 23:51
·
Bu pandemi döneminde ve sürekli kaynayan ülke gündemimizin bir kez daha bizi şaşırtmayarak geleceğe korkuyla bakmamızı sağladığı bir dönemde okuduğum içindir sanıyorum, zaten oldukça karamsar bir atmosferi olan kitabı iliklerime kadar hissettim. Bir grup insanın kurduğu kasabanın ilk yıllarında başlıyor kitabımız. Bir ailenin bir sülale olmasıyla beraber değişen dünyayı inceliyoruz. Değişen dünyayı bu ailede buluyoruz. Bu değişimi okurken, koskoca olmuş bir ailenin yavaş yavaş yok olmasını ve kalabalık hayaliyle yapılmış o koskoca evin yıkılışına kadar içimdeki burukluğun giderek artmasını net bir şekilde hissettim. Zaten geçmişin kayboluşu beni her zaman gereğinden fazla üzmüştür. Ailemizin kandan kana aktarılan belirli özellikleri var ve bu özellikler sürekli en uçta olacak şekilde aktarılıyor. Ursula'nın soyunun domuz kuyruğu bu özellikler olmalı. Aileden iyi olan biri iyi olacaksa bile kararında iyi olamıyor ve en sonunda melekler gibi gökyüzüne uçuyor. 'Büyülü Gerçekçilik' kullanılarak yapılmış her esere hayranım ve burada da gerçekten çok iyi kullanılmış. Kitap, yazarımızın bir otobiyografisi gibi ve yazarın hayatını küçük doğaüstü olaylar katarak anlatması o kadar etkileyici ki.. Yazar, dedesinden duyduğu Muz Şirketinin devletle yaptığı katliamı da koymuş bu esere. Gitgide Muz Cumhuriyetine dönüşen bir ülke vatandaşı olarak o kısa kısmı okumak bana çok zor geldi. Kitabı okuması pek kolay değil bunu söylemeliyim. Yine de bittiğinde nenenizden bir hikaye dinlemiş hissi veriyor.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Puan vermedi·102 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 21:38
Toplumun beklentilerini karşılamak için duygularını bastırıp yıllar boyu onlara kilit vuran Dr. Jekyll içindeki bu ikinci kişinin dışarı çıkmasına izin verir ve bu kişiye Mr. Hyde der. İlk olarak
Dr. Jekyll ve Mr. HydeRobert Louis Stevenson · Alfa Yayıncılık · 201827bin okunma
Puan vermedi·196 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2021 19:24
Bilge Kral Marcus Aurelius sade ve anlaşılır dilde düşüncelerini kağıda dökmüş. Kendine düşünceleri evrensel öğüt niteliğinde. Suyun akışına kendine bırakmayı savunuyor. Bazı yerlerdeki kaderci yaklaşımlarına katılamıyorum maalesef. Akıntıya karşı gelmek benim doğamda var diyebiliriz. Onun dışında elimizde olmayan olaylar için kendimizi üzmememiz, parçalamamız tavsiye edilmiş. İnsanın en iyisinin erdemliler olduğunu ifade etmiş. Okurken gerçekten filozoflar kral olmalı dedirtiyor.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Yankı Yayınları · 197427,8bin okunma
Reklam