Otomatik portakal kitabını okurken bir dedektif gibi okumanı tavsiye ederim. Genelde insanlar karakterin çok kötü ve çirkin olduğunu tasvir edip tüm kitabı kötüler halbuki kitabın amacı budur. Sistemin kötüye evirdiği vicdan ve özgür irade eleştirisi dolu bir kitap. İyi olmak nedir? Topluma uygun olmak mıdır? Gibi gibi… ayrıca bitirdikten sonra Kubrick filmini de şiddetle tavsiye ederim. (Ailecek izlenilmez*)
Dipnot: yazar ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve yazarlığa başlar… yani ölmek üzere olan bir yazarın özgürlüğü var her ne kadar sansürlenmiş olsa da. (Dipdipnot; yanlış tanı konmuştur :) )
Çok teşekkür ederim bilgilendirici yorumunuz için, çok korkunç bir karakter okuyacağımı tahmin ediyordum ama amacının da bu olduğunu bildiğim ve sizin yorumunuzdan da edindiğim bilgilerden hareketle kitaba o tarz bir yargıyla yaklaşmayacağım. Filme de kitabı okuduktan sonra bakmayı düşünüyorum, çok teşekkürler öneriniz için. Dipnotta verdiğiniz bilgiyi de ilk defa duydum, okurken aklımda bulunduracağım. Tekrardan teşekkür ederim 🙏
💥Arkadaşlar bu sıralar biraz Psikoloji kitapları okumak istiyorum. Çocuk olur yetişkin psikolojisi olur fark etmez. Psikologların hatıraları olanlardan önermeyin ama.😬
Varsa önerileriniz bekliyorum.🌹
Annelerimiz yalnızca sıkıcı insanların canlarının sıkıldığını söylerlerdi; ben de bu sözden yola çıkarak Sasha'nın canının sıkılmasına karşı olan sabrımı yitirmeye başladım.
Ben bir kentten 'ilginç' olmasını beklemeyecek kadar ilginç bir ruh haline sahip birini, yaşadığı kent 'eğlenceli' değilse bunu dert etmeyecek kadar farklı tutkuları olan birini, Zürih'te geçen bir hafta sonunda buranın sakinliğinin güzelliğini görecek kadar insan ruhunun karanlık ve trajik yönleriyle tanışmış olan birini istiyordum.
Sasha ile ilişkimiz uzun sürecek gibi görünmüyordu.
Benden daha iyi bilirsiniz ki, ne kadar uğraşırsak uğraşalım, bütün kapıları açan anahtar paradır. Nice insanların başlarını döndüren o canım maden, savaşta olduğu gibi aşkta da zaferleri kolaylaştırır.