Anadil Ve Düşman Diller
Başlangıçta yalnızca tek bir dil vardı. Bu dil nesnelerdi, şeylerdi, duygulardı, renklerdi, rüyalardı, mektuplardı, kitaplardı, dergilerdi. Başka bir dilin var olabileceğini, bir insan evladını anlayamayacağım bir kelime telaffuz edebileceğini hayal bile edemezdim. 
Sayfa 21 - 2023 Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Dilimiz, kimliğimizdir." Bilerek veya bilmeyerek kavramların genetiğiyle oynanması, dilin rûhuna, tasavvur dünyâmızın yapı taşlarına telâfisi mümkün olmayan yaralar açarak darbe vurmaktır, bu ise şüphesiz çok büyük bir vebâldir.."
'Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir.'
Anadil öyle bir şeydi ki aynı şeyi başka dilde söylendiğinde bütün anlamı, rengi, kokusu yitip gidiveriyordu.
ANA DİL MEVZUU...
Anadil mevzuunda Alman yazarı Albert Schweitzer: Çocukluğumdan beri Almanca olduğu gibi, Fransızca da konuşurum. Yine de, Fransızcayı anadilim olarak duymuyorum; annemle babama yazdığım mektuplarda kendimi bildim bileli Fransızca kullanıyorsam da, bunu ailenin geleneği böyle diye yapıyordum. Almanca, benim anadilim; çünkü, içinde dil bakımından kök saldığım Alsas ağzı, Almancadır. Bir kimsenin iki anadili olduğunu sanması, benim denediğime göre, kendi kendisini aldatmasından başka bir şey değilmiş gibi geliyor bana. Böyle bir kimse, iki dile de aynı ölçüde söz geçirdiğini sanabilir, ama aslında durum her zaman şöyledir: Gereği gibi bu dillerin yalnızca birinde düşünüp, yalnızca bu dilde hür ve ibdacı davranır. Biri bana, “ben iki dili de aynı derecede iyi bilirim.” diyecek olsa, ona hemen, “bu dillerin hangisinde sayıp hesapladığını, mutfak kap kacağı ve marangoz ile demirci el araçlarının adını hangi dilde daha iyi bildiğini, sonra da düşlerini hangi dilde gördüğünü sorarım. Bu tecrübede, bildiği dillerden birinin daha ağır bastığını bağışlamak zorunda kalmayan bir tek insana rastlamadım. Yakında yine yol görünüyor bana. Kısmetse, -bu hikmetli söz, inandığımdan mıdır bilmiyorum; alıştığım için de dilime takılmış olabilir- kısmetse, bir-iki haftaya varmaz, yeniden o sisli Ren kıyılarında dolaşacağım. Bu kez de daha önce yaptığımı yapacağım; ama neyi yapageldiğimi, şimdi daha açık ve seçik biliyorum. Ne doğru söylemiş, anadilini sevenlerin ve sevmeyenlerin piri Herder: **“Ben, öbür dilleri kendi dilimi unutmak için öğrenmem, eğitimimden edindiğim töreleri değiştirmek için yabancı milletler arasında dolaşmam; ben vatanımın yurttaşlık hakkını yitirmek için başka uyruğa geçen bir yabancı olurum o zaman; kazanmaktan çok yitiririm. Tam tersine, yabancı
DİL VE ANLAYIŞ -Dil ve Diyalektik”-I-, ANA DİL, 7 Ocak 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme