Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Okuma entelektüel, zorlu, talepkar, ama insanı tatmin eden bir faaliyettir. Merak etme, okuma, keşfetme sürecinin öznesi olmaya dair eleştirel bir konum almayan bir kişi aslında gerçekten çalışmıyordur. Okumak, araştırmak, okunan şeyi anla maya çalışmaktır; bu nedenle diğer temel noktaların arasında, okumanın ve yazmanın doğru bir şekilde öğretilmesi büyük önem taşır. Okumayı öğretmek, anlamaya ve iletişime yönelik yaratıcı bir deneyimin içine girmektir.
Spinoza Tevrat'ın hepsini, hatta büyük bir kısmını Musa'nın yazdıgını kabul etmiyordu. tık beş kitapta Musa'dan üçüncü kişi olarak söz edilmesi; ölümünün ve özellikle de ölümünden sonraki olayların anlatılması; yer adlarının Musa'nın yaşadıgı dönernde degişik olması, genelde "Musa'nın Beş Kitabı" olarak anılan
Sayfa 392
Reklam
Toplum ve Birey
Toplum. Her nasılsa, az da olsa ne anlama geldiğini anla- maya başlamış gibiydim. İki kişiden birinin haklı bir çekiş- mede karşısındakine üstün gelmesi yeterli. İnsan asla insana boyun eğmez. Köleler bile köle gibi davranırlar. O yüzden insanın konunun ait olduğu yerde yapılacak bir çekişmeye bel bağlamaktan başka çaresi yok. Vatandaşlık görevlerin den bahsedip dursalar da, tüm çabaların konusu her du- rumda bireydir; bireyin ihtiyaçları tamamen karşılansa bile, birey yine çıkagelir. Toplumun anlaşılmazlığı bireyin anla- şılmazlığıdır. Toplum bir okyanus değildir; bireyler okya- nustur. Dünya denen okyanus illüzyonuna karşı duyduğum dehşetten azıcık da olsa böyle kurtulmayı başarmıştım. Her konuda eskisi gibi sınırsız titizlik göstermeyi bir kenara bı- rakarak söylemeliyim ki, duruma göre gereken ölçüde, bir nebze utanmazca davranmayı öğrenmiştim.
Sayfa 76 - Sel yayınları, Çev:Hüseyin Can ErkinKitabı okudu
Başka pek çok hastalığın bak t eriyel kökenli olabileceği keşfedileli beri, anti­ biyotikleri yerli yersiz kullanmanın ne korkunç bir hata olduğunu daha iyi anla­ maya başladık. Keşif süreci 1983 'te Batı Avustralya 'nın Perth kentinden doktor Barry Marshall'ın birçok mide kanserine ve çoğu mide ülserine Helicobacter pylori denilen bir bakterinin sebep olduğunu anlamasıyla başladı. Marshall'ın bulguları kolayca sınandığı halde bu görüş öyle radikaldi ki, genel kabul görme­ si için aradan on yılı aşkın zaman geçmesi gerekecekti. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri mesela, bu fi kri 1994' e kadar resmen desteklemedi. "Yüzlerce, hatta binlerce insan ülserler yüzünden yok yere ölmüş olmalı," dedi Marshall 1999'da bir Forbes muhabirine.
yolun amaindan bahset Yagmur All" dedi. "Eve, peki kisaca anlatmaya calaym. Gaye, o yüce Sevillimizle, bu dünyada temasa gecmekir. Soyle bir hadis vardir: Insanlar uykudadilar, lunce yanacaklar- dir.' der, fakat biz insanlar, ölümün kaldiracagi perdenin arkasin bu dúnyada görmek isteriz, Tabil her insanda bu arzu yoktur. Böyle
Sayfa 145
Küçümseme anlarında, "Niye bu adama yardım ediyorum ki?" diye soruyordum. Bir gün İncil'de, Korintliler, 13'e bakmamı söyledi. "İlk satırı oku." Okudum. "Sevgi, sabırdır" diyordu. Sıkıcı diye geçirmiştim içimden. Sıradaki. Ama durun, bu benim problemim. Gerçekten de, sevme yeteneğimle ilgili sorunlar yaşıyordum. Aşk pek de kolay bir şey değildi; romantizm gibi değildi. Sadece insanın içini ısıtan bir his değildi; aşk belli bir kararlılık ve ruhsal dayanıklılık gerektiriyordu. Erkeklerin engelleyici ve kusurlu olduğunu anla- maya başlamıştım. Hayatlarını gerçekten olmak istedikleri gibi yaşamıyorlardı; gerçekten öyle yaşasalar büyük olasılıkla ve bu yüzden onlardan nefret ederdik. İşin gerçeği şu ki, hiçbir erkek benim kurtarıcım, İsa'm, Buda'm ya da annem değil. O sadece bir erkek.
Sayfa 257Kitabı okudu
Reklam
"Ellerin­deki hisleri kaybettiğinde nasıl hissettin? Bu nasıl bir duygu? " dedi. Elisabeth kadının neler yaşadığını anla­ maya çalışıyordu. Yüzündeki en yumuşak bakışla şöy­le dedi: "Elimin eskisi kadar iyi çalışmadığını ilk fark ettiğimde ellerini kaldırmış hareketlerini sevinçle izle­yen bu sekiz haftalık meleği izliyordum. " Ve şöyle de­vam etti: "Yaşamın tıpkı bir elden diğerine aktarılma­sı gibiydi. "
Sufi Path ofKnowledge
lbn Arabi öğretilerinin belki de en önemli özelliklerinden bi­ ri hayale verilen önemdir. Birçok çağdaş araştırmacı, dini ifade açısından hayalin önemine değinmişler ve bunu genellikle mo­ dern ya da postmodern duyarlılık içinde yaptıkları için, hayali, insan öznesine göre değerlendirmişlerdir. Şeyh, hayali, nesnel gerçeklik zeminine oturtarak bu
Xavier thereot
Acımda beni kim karşılayabilir? Bana yöneltilen sözcüklerin hepsi kulağıma yalan yanlış geliyor. Sözcüklerin, dillerin öte sine giden bir şey bu. Kendimi yalnız hissediyorum. İçimdeki dramda, fiziksel ve psişik denenmemde yatan biricikliği anla maya kim muktedirdir ki? Hal böyleyken, kendimi bu yalnızlı ğın içine hapsetmeye ilişkin dürtümü kavrıyorum. Buna karşın bir yanım iletişim kurmayı da arzuluyor. Bu iki istek beni parça lıyor, biri beni oraya, diğeri buraya çekiyor. Filozofların dediği gibi, acı çok keskin olduğu zaman bize aptalca ve saçma gelir.
V'ye dair
Harry Potter kitaplarında dikkat edebileceğimiz bir diğer nokta ana karakterlerin adlarındaki hece sayısı. lngiltere'de üst sınıftan insanların adları genellikle işçi sınıfından ge­ lenlerinkinden daha uzundur; hecelerin bolluğu başka tür­ lü bolluklara da işaret eder. Adı Fiona Fortescue-Arbuth­ not-Smythe olan birinin Liverpool'un
Sayfa 186 - İletişim YayınlarıKitabı okudu
Reklam
V
Harry Potter kitaplarında dikkat edebileceğimiz bir diğer nokta ana karakterlerin adlarındaki hece sayısı. lngiltere'de üst sınıftan insanların adları genellikle işçi sınıfından ge­ lenlerinkinden daha uzundur; hecelerin bolluğu başka tür­ lü bolluklara da işaret eder. Adı Fiona Fortescue-Arbuth­ not-Smythe olan birinin Liverpool'un
Sayfa 186 - İletişim YayınlarıKitabı okudu
Ne oldu biliyor musunuz, Beni yanağımdan öptü ... Aman Allah'ım ben o anı, o hissi nasıl anlatabilirim ki şimdi? Anlatamıyorum işte, siz anlayabildiğinizi onla çarpıp öyle anla­ maya çalışın n'olur ...
33 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.