1000Kitap Logosu
Resim
125 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Eyvallah Kaptan
Kitap "yağmurda sis düdükleri, ayıp resimler, rubaiyat, serbest gazeller, drang nach osten, meraklısı için ekler" adlı altı bölümden oluşuyor. Attila İlhan'ın şiirlerinde noktalama işaretleri ve büyük harf kullanmama gibi biçimsel özellik geleneği bu kitabında da göze çarpıyor. İlk kez okuyacaklar belki yadırgayacaktır ancak bu biçimsel gelenek şiir okurken çok rahatsız etmiyor. Attila İlhan'ın özellikle divan şiirine olan tutkusunu aralara serpiştirdiği Baki, Bağdatlı Ruhi, Nabi gibi divan şairlerine ait beyitlerden anlayabiliyoruz. Yoğun bir imge kullanımı şairin olmazsa olmazı adeta. Bunu da özellikle tarih alanındaki engin birikimiyle harmanlaması onun imzası niteliğinde. Kitapta "Tut ki gecedir, an gelir, elde var hüzün" gibi şairin çok bilinen şiirlerinin yanı sıra özellikle ilgiyle okuduğum "meraklısı için notlar" bölümünde Attila İlhan'ın sanat anlayışına dair yazılara yer verilmiş. Bu bölümde şair "şiirin kelimelerle değil imgelerle yazıldığını, genç ozanların toplumsal gerçekten bihaber olduğunu, çocukluğundan beri süregelen sinema tutkusunu hesaba katmadan şiirinin doğru değerlendirilemeyeceğini, halk ozanlarından Dertli, Bayburtlu Zihni, Dadaloğlu, Gevheri, Divan ozanlarından Baki, Nedim ve çağdaş ozanlardan Nazım Hikmet'le şiirde kan gruplarının uyuştuğunu aktarıyor. Ayrıca Garip ve İkinci Yeni akımına yönelik eleştirilerde de bulunuyor. Şiirlerinde ölüm temasını ağırlıklı olarak işlemesi hususunu "ölüm theme'i, aşk, korku, cinsellik, yalnızlık vs. gibi şiirimin temel dayanaklarından biridir; zira bu içerikler insanın doğasal diyalektiğinin ölümsüz karşıtlıkları: ilk insan da ölümden ürkerdi, çağdaş insan da ürker, aradaki fark nitelik değil, derece farkıdır. Ağa/ırgat çelişkisi, ağalık kurumu tarihten silinince, okur için ilginç olmaktan çıkacaktır ama evren durdukça varlık/yokluk diyalektiğinin işleyeceğini hangimiz yadsıyabilir?" şeklinde açıklıyor.
Elde Var Hüzün
7.6/10 · 2.432 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
Kayıp Pena
... Sanki hayatındaki bütün olmamış şeylerin anahtarıydı artık o kayıp pena; gölgesi aramızda bir ay tutulması gibi durdukça, azalıyorduk birbirimizden. Sen küstüklerinden ve vazgeçtiklerinden yapılma bir yabancılığa boşalan bakışlarla yürüyordun. Yüzleşmekle kolaylaştıramadığın hayatını bahanelerle maskeliyordun. ...
aşk durdukça... her geldiğimde bu şehre içim seninle yanıp kavrulancak...
Nefes alıp verdikçe Elim kalem tuttukça Boş bir kağıt buldukça Yazacağım içimde aşk oldukça🥀 Kalbim heyecandan durdukça Gözler sevgiyle baktıkça Bir güzel içimi yaktıkça Yanacagım içimde aşk oldukça🥀 Yıllar akıp geçtikçe Allah ömür verdikçe Kalbim bana sev dedikçe Seveceğim içimde aşk oldukça🥀
1
2
3
4
...
20
195 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.