1000Kitap Logosu

Aynen!..

352 syf.
·
Beğendi
·
5/10 puan
Sis ve Gece oldukça akıcı bir kitap, bu açıdan beğendim. Sonu da oldukça sürpriz bitiyor ve çok daha önceki bölümlerde bu sona yönelik bazı anıştırmalar kitabın baştan titizlikle planlandığını gösteriyor. Kitap içinde paralel ilerleyen iki öykü var: Birincisi MİT mensubu Sedat'ın kayıp sevgilisi Mine'yi bulmaya çalışmasının öyküsü. İkincisi de MİT'deki değişimin, kurum içindeki çatışmaların öyküsü. Yazar iki öyküyü Mine'nin bir terör örgütü üyesi olması şüphesi ve yine üst düzey bir MİT çalışanı olan Sedat'ın amcası İsmet'in, Sedat'ın bu kızla olan ilişkisinin MİT'deki olası bir kurumsal dönüşümü tetikleyeceği ya da hızlandıracağı endişesiyle birleştirmeye çalışıyor. Fakat bence bunda pek de başarılı olamıyor. Bunun sebebinin, Mine'nin kayboluşuyla onun potansiyel bir terör örgütü bağlantısı arasında kuvvetli hiçbir ipucunun kitaba yerleştirilmemesi olduğunu düşünüyorum. Burası eksik kalınca iki öykü birbirinden ayrı yürüyor diyebiliriz. *** Kitaptaki Yıldırım ve Sedat karakterleri doğrudan doğruya Mehmet Eymür'ün "Analiz: Bir Mit Mensubunun Anıları" kitabından alınmış. Sedat, Mehmet Eymür'ün kendisine, romanda vurulduğu söylenen Yıldırım da arabasının içinde öldürülen Hiram Abas'a karşılık geliyor. Bu kitapta anlatılan kurum içi hareketlilik romana olduğu gibi taşınmış: asker kökenliler, sivilleşme taraftarı olanlar, hatta bizzat Sedat'ın zamanın istihbarat anlayışının da yöntemlerinin de çok değiştiğini ifade eden cümlesi. Romanda sivilleşme taraftarı olan Yıldırım ve Sedat'ın girişimiyle memurlar arasında imza toplanır, bir bildiri ile yayınlanır ve elbette kurum içinde ortalık epey karışır. Benzer şekilde Mehmet Eymür de 1988 yılında meşhur MİT Raporu'nu kaleme alır. Bugün "meşhur" diyoruz zira kurum içinde kalması gereken rapor dışarı sızar ve basında açık olarak yayınlanır. Kurum, Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ı pasif göreve çekmek ister, onlar da bunun üzerine kurumdan ayrılırlar. Ardından Hiram Abas 1990 yılında Dev Sol tarafından öldürülür. Sis ve Gece'nin bu hikayesi neticede gerçekle paralel ilerler. *** Ahmet Ümit'in karakterleri konuştururken gerçeklikten epey uzaklaştığı bazı yerler var. Bunlar insanı rahatsız edebiliyor çünkü herkes İstanbullu bir entelektüel ağzıyla konuşuyor. Bir kaç örnek vermek isterim: Bir sahnede Mine'nin babası Metin'in epey yaşlı teyzesi, komşusunun kızı Sevim'in geçmişte sevgilisinden hamile kaldığını söylemek için "birlikte olmuşlar" ifadesini kullanıyor: "Çocukla birlikte olmuşlar. Kızcağız hamile kalmış." Kendisinin düşük gelirli bir çevreden olduğunu da düşünürsek bu ifade pek gerçekçi değil. Benim bildiğim teyzeler "bunlar bi cahillik etmiş", "şeytana uymuşlar" gibi ifadeler kullanır. Benzer şekilde Metin karısı Sevim ile olan ilişkilerini anlatırken aynen şu cümleyi kuruyor: "Daha önceki kavgalarımızda da böyle olurdu; her seferinde Sevim gözyaşlarını tutamaz, ben de onun yüzünü ellerimle kurular sonrada tutkulu bir sevişmeyle barışırdık." Hadi bu Metin'in epey muhafazakar olduğunu unutalım ve epey de şairane bir karakteri olduğunu varsayalım. İnsan hayatında ilk defa o gün görüştüğü bir polise böyle bir cümleyi nasıl kurmuş olabilir? Hele Sedat ile Sevim'in konuşması daha da fena. Bakın Sevim bizim Sedat'a ne diyor: "Çünkü Metin'i sevmiyordum. Ceyhun'dan aldığım hazzın kırıntısını bile bulamamıştım Metin'de." Burada Sevim'in bahsettiği haz cinsel haz, Ceyhun da kocasını aldattığı eski sevgilisi. Yahu şimdi herhangi bir kadının bu kadar mahrem bir konuyu doğru dürüst tanımadığı Sedat'a anlatması mümkün değil. Sedat bir de Mine ile evlenmeyi filan kuruyordu kafasında. Sevim de kayınvalidesi olacak, haha. *** Karakterizasyondaki eksiklere ve yukarıdaki gibi gerçeklikten uzak ifadelere takılmazsak yine de okunabilir bir romandır. Sonu ise sürprizli olmasına rağmen yine de havada kalmaktadır. Aşırı spoiler olacağı için buralara giremiyorum. Mehmet Eymür Analiz: Bir MİT Mensubunun Anıları
Sis ve Gece
7.9/10
· 11,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
256 syf.
·
Puan vermedi
Bugün, gençlerin okuması gereken, özellikleri de ebeveynlere yol gösterici bir kitapla geldim. İsimsiz kahraman, sürekli vaktini internet ve telefonda geçiren, engelli bir genç.. İnternette tanıştığı kıza aşık, giyim tarzı, küpe takması ve saç modeli ile, babasını ‘Zirzop’ olarak o isimlendirdiği bir karakter. Her ailede olduğu gibi anne hep orta yolu bulmaya çalışır. Aklı beş karış havada, ailesinden nefret eden, heyecanlı bu genç, bir gün internette tanıştığı kız arkadaşlarıyla buluşmak için çıktığında, kendini gezi olaylarının orta yerinde bulur. Polisle olaylar patlak verdiği sırada, bir ihtiyar kitapçı, onu dükkanına alır. Ve ona sırlı bir kitap verir, fakat bu sıradan bir kitap değildir. Gencin maneviyatını bulmasını ve hatalarını görmesini sağlar. •Kitap, ebeveynlere yol gösterici, yapılan hataları sorgulatacak şekilde yazılmış. Sadece gençlerin hatalarından değil, ebeveynlerin de gençlere yaklaşımında dikkat etmesi gerekenler gösterilmiş. Özelikle telefon yazışmalarındaki kısaltmalar da kitaba aynen aktarılmış ve dilimizi ne kadar kötü kullandığımıza örnek olarak bu şekilde yazılmasını da gayet yerinde buldum. Çocukların gelişen çağa ayak uydururken, kendi karakterinin oturması aşamasında, anne-baba tarafından yalnız bırakılan gençlerin durumuna da değinilmiş. Bu açıdan kitabı kesinlikle ebeveynlerin okuması gerekir. Herkese tavsiye ederim. #okuyun #dördüncüpazar Eğer inanan biriysen sevginin şahikasını kime tahsis edeceğini bilirsin. İşte bu bilgi, diğer bütün sevmeleri de kutsar; zira en tepede sevdiğin, alttakilerin her birine senin bu sevginden birer ışık yansıtır. @_arifzade_ Cenevre yayınları #arifzade #cenevrefikirsanatyayınları #dorduncupazar #bloghemsire #cenevrefikirsanat
Dördüncü Pazar
10.0/10
· 4 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
Uyarı
Kitap hediye olarak geldiği için okumaya çalıştım ama olmuyo olmuyo..Beğenmediğiniz bir yemeği yemek zorunda kalırsınız ya işte aynen öyle.Bana bir şey vermedi.Vereceğinide sanmıyorum o sebepten dolayı kitabı yarım bıraktım.Boşuna paranızı ve paradan da değerli olan zamanınızı harcamayın böyle bir kitap için.Tek kelimeyle "DEĞMEZ "..
Merhamet
7.4/10
· 269 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
5
160 syf.
·
8/10 puan
Güzel
Bazi yerlerde karışık geldi, cümleyi ve anlatilan şeyi takip edemedim. Onlar dışında kadınlarla ilgili çok kaliteli bir kitap. Bazı şeyleri çok açık ve cesurca ifade ediyor. Yani kadınların uğradığı haksızlıkları bazen dile getirecek cümle bulamıyoruz. Burda hemen hemen her yönüyle düşünülüp çok güzel şekilde dile getirilmiş. Bazı yerleri de o kadar net ki. Aynen öyle diyesiniz geliyor. Benim de düşündüğüm ama aciklayamadigim şeyleri açıklıyor. Sürekli tartıştığimiz kadin-erkek eşitliği, kadın hakları, kadınların yetenekleri, yapabilecekleri, sınırları (!), değerli olduklarıyla ilgili güzel bir eser.
Kendine Ait Bir Oda
7.9/10
· 23,2bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
288 syf.
·
7 günde
·
5/10 puan
Gerçekten de bir ömür aynen İlber Hoca'nın anlattığı şekilde yaşanmalı bence. Bol bol okuyup, gezip, izleyip, öğrenerek. Kitap çok güzeldi, sadece Türkiye'den dışarı çıkamamış biri olarak gezilecek yerler için sürekli yurt dışı örnekleri verilmesi biraz kötü olmuş bence, çünkü malum döviz bu durumdayken Louvre 'da gezmek bir çok insan için bir hayal.. Aslına bakarsanız kitabın geneli bu şekilde, yani sürekli insanların bir şeyler yapması gerektiğini falan anlatıyor. Teorikte evet kesinlikle katılıyorum ama gerçek hayata bakıyorum ben şimdi gidip antik kentleri, tarihi yerleri görmeye mi para harcayayım yoksa kitap almaya mı yoksa başka şeye mi.. Tabii böyle bakınca bana birazcık sıkıcı geldi kitap. Yarım bırakacaktım neredeyse çünkü sürekli yurt dışına gidin lafları beni oldukça bunalttı. Ancak böyle planlarınız varsa, maddi durumunuz iyi ise, ben kendimi geliştireceğim, gezeceğim vs diyorsanız tabii bu kitap sizler için ideal. Yok ben yurt dışına çıkamam falan diyorsanız çok da okumanıza gerek yok bence
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
Okuyacaklarıma Ekle
4