Eğer Tanrım seni kahyası yaptıysa,
Yönetimi sana devrettiyse,
Seni dük, papa ya da imparator ilan ettiyse,
Seni insanlık ve kibarlıkla vakfettiyse,
Eğer sana güç, zeka, irade, onur bahşettiyse,
Bize bir baba, bir hami olmalısm,
Sahip oldukların senin değildir, başkalarının ve benimdir,
Senin payına düşenlerin ötesinde her şey Tanrı'nındır.
Bir akşam bir baba yorucu bir iş gününden sonra evde dinlenmek, eline gazete alıp okumak ister. Oynamak isteyen küçük oğlu ise sürekli onu rahatsız eder. Sonunda bundan bunalan baba, gazetede gördüğü büyük bir dünya haritası (dünya resmi) fotoğrafını keser, onu yüz küçük parçaya bölüp oğluna verir:
— Git oğlum, bunları birleştirip haritayı düzelt, der.
Baba, oğlunun bu iş için saatlerce uğraşacağını ve kendisini rahat bırakacağını umar. Ancak büyük bir şaşkınlıkla görür ki, çocuk birkaç dakika sonra geri gelir ve dünya haritasını tam olarak birleştirmiştir.
Hayretler içinde kalan baba sorar:
— Bunu bu kadar kısa sürede nasıl başardın?
Çocuk gülümseyerek cevap verir:
— Çok kolay oldu baba. Haritanın arkasında büyük bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttiğimde, dünya da kendiliğinden düzeldi...
Bu dünya henüz büyük komik Molière çağından üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrarlanıp duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. İnsanın mayası hep o maya... Kötüler daha kurnazlaştı. Birbirine zarar verme ilerledi. Fenalık büyüdü.