• Oturdum başka bir İstanbul düşündüm
    Daha çok sen olan daha bir seninle
    Yeşili daha yeşil, mavisi daha mavi
    O, her şeyi daha güzel yapan ellerinle
    Ümit Yaşar Oğuzcan
  • Aynı saatte başlamıştı işine Puliver
    Her sabahki gibi durgun ve kararlı
    İtmeye başladı güneşi yukarı doğru
    Hep aynı hızda ve sürekli
    Kafasında derin düşünceler, yıllar öncesinden kalan
    Yıllar öncesindeki o öğleden sonra
    Hafiften terlemeye başlamış, sıcak fazla
    Etrafı gözlüyor sürekli sıkıntıdan
    Mavi bir çizgi, hayır bir nehir aşağıda
    Güneş gibi saçlar, hayır daha parlak
    Ve o an, gözlerin buluşup bakışların öpüştüğü,
    Puliver'in gözünden düşen ilk damla
    Güneşin ilk yeryüzüne düşüşü
    Büyük Tufan kimsenin unutamadığı
    Ve kaybolan altın saçlar, leylak gözler
    Söz verdi bırakmayacağına bir daha güneşi
    Düşmedi o günden sonra yeryüzüne başka damla
    Devam ediyor hala işine Puliver
    Her zamanki gibi vakur ve güçlü
    Kafasında düşünceler yıllar öncesinden kalan
    Gözleri hep yaşlı
  • Uyuyan şu insanların rüyaları adına
    Geceyi hırka gibi giyinmiş uykusuzluğun acısı adına
    Ağaçların yaprak yaprak gökyüzüne uzanmış arzusu adına
    Sokak köpeklerinin ezanla başlayan ulumaları adına
    Denizin büyük mavi karanlığı adına
    İncinmiş gururun gözyaşı adına
    Dağ başlarının mağrur ıssızlığı adına
    Nar ağaçlarının kırmızı bereket çanı adına
    Umudun umutsuzluktan ağır yükü adına
    Kalbine inanmış bütün sevenlerin muradı adına
    Yolların cezaya döndüğü uzaklıklar adına
    Yolların bağışa döndüğü yakınlıklar adına
    Saka kuşunun çembercik kuşuna söylediği şarkılar adına
    Şarabın mumla seviştiği geceler adına
    Arzusu gövdesinde kalmış ölüler adına
    Yoksulluğun uzak derin gözleri adına
    Yüzü yere düşen çaresizlik adına
    Kavuşmanın kekeme sevinci adına
    Herkesten yapılmış duvarlar adına
    Kendinden başka doğrusu olmayan büyük aşklar adına
    O ışık goncasının arzusu ve korkusu adına
    ...Benim 40 yıl gecikmiş avunmaz zamanım adına
    Aşkı bir gövdede doğuran dünya
    Sen koydun bu kalbi bu güzelliğin önüne
    Ayrılığa bırakma beni
    ...Ölüm bir gün nasılsa sürecek hükmünü.
    Şükrü Erbaş
    Sayfa 15 - Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Herkes kendi dünyasını, kendi dilini yaratır ve insanların kelimelere yükledikleri anlamlar farklıdır. Örneğin ben mavi dediğimde, siz benim mavimden başka bir şey anlıyorsunuz belki de. Aynı şey hakkında konuştuğumuzu sanıp, aslında çok başka yerlerde olduğumuz durumlarda iletişim zorlaşır. Hatta ne kadar entelektüelseniz, jargonunuzun karmaşıklaşmasından dolayı, iletişiminiz de o kadar güçleşebilir. O yüzden ben kelimeleri tehlikeli bulurum ve onlara güvenmem. Kelimeler dolaylı yollara sokar sizi, kaybolabilirsiniz aralarında… İki insan arasındaki en doğrudan iletişim yolu bence seks ve müziktir. Çünkü seks daha doğrudan bir dili konuşur. Ten yalan söylemez…
    Michael Haneke
  • Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor Eski zamanlardan bir cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun. Belki haziran da mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin Kötü rüzgar saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin.
    Atilla Ilhan
  • Ve bir gün şunu buldum
    Aşka benzer neşesi
    Yalnızdım çok yalnızdım
    Aşk başka mavi başka