Okur
Lakime Giçik
Ay Işığı Sokağı'ı inceledi.
96 syf.
·
2 günde
·
5/10 puan
bu sefer olmadı zweıg.
Zweıg Şaşırttı bu kez...! Gerçek bir zweıg okuru olarak elime geçen her kitabını tereddütsüz okumaya başlayan biri olarak diyebilirim ki , ilk kez bir zweıg kitabını bitirdikten sonra keşke okumadan önce incelemelere göz atsaydım dedim. Zweıg eserlerindeki o tutku, derinlik, sıradan bir olayı bile sıradışı bir yoğunlukla anlatım, az sayfayla çok şey anlatma... Bunların hiçbirini bulamadım bu eserinde. Kitap birkaç öyküden oluşuyor ve bunlar oldukça sığ öyküler. İçerik ve verilmek istenen mesaj üzerinde biraz düşündürüyor,çünkü diğer eserlerinde her duyguyu ve mesajı öyle bir netlik, derinlik ve çarpıcı bir tutkuyla aktarıyor ki.. Korkuyu, ihtirası,hırsı, içsel çalkantıları, aşkı, tutkuyu... Zweıgın her bir kitabını bitirdikten sonra en az bir duyguyu en derininize işleyecek şekilde kahramanlarıyla yaşıyorsunuz. -'Ay ışığı sokağı' ndan çok Zweıgın diğer kitaplarına genel Bi bakış gibi oldu ama kitapta umduğumu bulamayınca, ne bulamadığımı yazmak durumunda kaldım galiba. - Toparlamak gerekirse, okunmasa da çok şey kaybettirmeyecek kitaplardan.. Çerez niyetine okumalık.. Ha bide, henüz zweıg kitabı okumamışsanız Stefan zweıg okumaya bu kitaptan başlamayın derim..! Diğer muhteşem eserlerine karşı negatif Bi peşin hükme varmanızı istemem, Çünkü stefan zweıg mutlaka okunmalı ve okutulması gereken bir yazar.. Uslanmaz bir zweıg okuru olarak söylüyorum ;-) iyi okumalar 1K ailesi..
Ay Işığı Sokağı
7.4/10
· 35,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
31
azra
Kızıl'ı inceledi.
72 syf.
·
1 günde
·
6/10 puan
Bu sefer olmadı gibi...
(Esen miktarda spoiler içerir.) Tam bir Zweig aşığıyım. Henüz okuyup da beğenmediğim tek bir kitabı olmadı. Yalnızlık teması üzerine çarpıcı bir novellaydı. Zweig hepimizin yaşadığı duyguları oyle bir tasnif ediyor ki sanki o duyguyu daha önce hiç yaşamamış gibi hissettiriyor. Yalnız bu kitapta aşırı rahatsız olduğum bir nokta vardı. Yazıldığı dönemde normal olarak görülse de bana göre her çayda aynı isimle anılması gereken şey: Pedofili. Bunun adı masumane bir sevgi aşk ya da başka bir zırva olamaz. Olmamalı. Kitapta ilk başlarda bir kız kardeşe duyulan masumane bir sevgiymiş gibi aktarılan ama sayfalar ilerledikçe bir öpücüğe kadar ilerleyen saçma bir olay kurgusu. Dönemin şartları için evet 13 yaş kabul görülebilir bir yaştı ama okuduktan sonra o kadar rahatsız hissettim ki kitabın geri kalanına çok odaklanamadım. Gereksiz olmuş. Bence çocuğa karşı duygusu, bir kardeşe hissedilecek hoş bir sevgiden öteye geçmemeliydi. Kitaba çok güzel bir son yazılmış. Kızıla yakalanan kızı kurtarmasıyla hayata yeniden tutunan bu gence hastalığın bulaşması tam Zweig karamsarlığına yakışır bir sondu.
Kızıl
7.9/10
· 13,7bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Yakup Altun
bir alıntı ekledi.
Ama bu sefer Hölderlin'in temel gücü, rahiplik hizmetinin bölünemezliğine olan inancı sarsılıyor ve en gizli inancını bir bayrak gibi açıyor: "Kimileri," diye yazıyor annesine tavsiyesine cevaben, "kuşkusuz benden daha güçlü olan birileri, büyük bir tüccar ya da akademide hoca olmayı ve aynı zamanda şair olmayı denedi. Ama her seferinde birini öteki uğruna feda ettiler ve sonuç kesinlikle iyi olmadı.. zira makamlarını bırakınca diğerlerine karşı sahtekar oldular, sanatlarını feda edince de tanrılarının onlara verdiği doğal göreve karşı günah işlediler, oysa bu, kişinin kendi bedenine karşı günah işlemesi gibidir, hatta daha fazlasıdır."
Eda
Yakıcı Sır'ı inceledi.
88 syf.
·
1 günde
·
6/10 puan
Yakıcı Sır çapkın bir adamın, ilgisini çeken kadına ulaşmak için kadının çocuğunun kullanmasını konu almış. 12 yaşındaki çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyası anlaşılmaya çalışılıyor. Stefan Zweıg'ın tasvirlerine,psikolojik tahlillerine bayılıyorum hep ama bu sefer kadın karakterinin iç dünyası bana kalırsa hiç uymadı.Yani bir kadının düşünce yapısına hiç uymayan açıklamalar vardı,bir erkek tarafından yazıldığı çok belli oluyordu.Onun dışında beni rahatsız eden bir konu olmadı,çocuğun iç dünyasını okurken kendi çocukluğumu hatırladım,oldukça sürükleyici farklıydı.
Yakıcı Sır
8.0/10
· 22,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Adem Demir
bir alıntı ekledi.
Heyecanlı bir bekleyiş içinde, bu ciddi suçlamanın akabinde gelecek bir yankı, bir çığlık, aşağılama, ümitsizlik belirtisi bekledim. Hiç bir şey olmadı! Hiç cevap yoktu! Bir kez daha bu sefer yüksek sesle "hırsız, hırsız" diye yineledim, sanki sağırlaşmış olan vicdanımı uyandırabilecekmişim gibi geliyordu. Hala bir cevap yoktu. Aniden, beynimde yanan bir ışıkla sadece utanmaya çalıştığımın farkına vardım ama hiç bir şekilde utanç duymuyordum. Benliğimin kuytu köşelerinde bu yaptığım çılgın işten gurur duyuyordum, kıvançlıydım.
8