Çiğdem Temelli

Çiğdem Temelli
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Bana düz mantık kurduran roman... Daha önce Günden Kalanlar'ı okumuştum... Kazuo Ishiguro ne kadar gündelik, hayat dair ve bireysel bir hikayeyi ama dünyanın ne kadar kırılgan zamanlarının da arka planını anlatmıştı o kitapta... Sevmiş miydim evet 'Hadi buradan devam edelim.' demiş miydim peki? Hayır... Flu Kitap Kulübü'nde okunduğunu görünce sonra da bir kitabevi ziyareti sırasında gözüme takılınca aldım kitabı... 'Edebiyatın Kubrick'i mi desek?' dendiğini duyunca yayında, biraz içerledim açıkçası... Çünkü bence edebiyatta Kubrick olmayı hakeden tek kişi José Saramago'dur... Bak celallendim yine... Hala düz mantık kısmına gelemedim, farkındayım... Kitabın önsözünde Kazuo Ishiguro çok sevdiği bir arkadaşından bahsedince ( David Mitchell) birden her şey uçup gitti ve düz mantık işte burada devreye girdi; ben David Mitchell severim, çook severim, Kazuo Ishiguro da seviyor, o zaman ben de seni sevebilirim Ishiguro... Kitap boyunca kahramanların özellikle baş kahramanın bu kadar pasif, bu kadar çekingen, bu kadar 'pısırık' olması beni o kadar gerdi ki... Ama kitabın atmosferinden midir nedir sinirlenemedim sadece gerildim. Bana bazı yerlerde Aden'i hatırlattı; orada da sakinlik içinde hastalıklı bir kabulleniş vardı.. Uyuşukluk her yanı sarmıştı, burada da aynı hisler vardı sanki.. Bu kitapta empati kurmamız daha kolayken (karakter bu dünyadandı sonuçta) Aden kesinlikle çok ama çok daha etkileyici idi. Nobelli yazara da 'Eh!' demek bana düşmez tabii ki (gerçi Nobel ile ilgili düşüncelerim belli ama yine de hadsizlik yapmayayım)... Ama bana deseniz ki ' Beni Asla BırakmaGünden Kalanlar mı?' tercihim 2. kitaptan yana... Derseniz ki ' Stanislaw Lem mi Kazuo Ishiguro mu??' Sedece gülümserim...
1000Kitap
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam
Bu sefer tamam!!!
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nün bende yarattığı hayal kırıklığı sonrası 2023 Nobel sahibi beni oldukça mutlu etti. Duru, sakin, akıp giden bir anlatım, Samuel Beckett vari diyaloglar, José Saramago tarzı yazım ve noktalama işareti kullanımı, Sabahtan Akşama bir ömrü net ve tertemiz anlatışı beni mest etti. Annie Ernaux hem okurken hissettiğim o sevimsiz his hem de Zeki Demirkubuz'a 'sallama' hakkını kendinde görenlerin "Tüm kitaplarına bayıldım. " demiş olması üzerine (neden hiç şaşırmadım acaba) ne kadar nahoş hatırlanıyorsa benim için - cidden, çok yersiz, provakatif bir kitaptı Seneler- Jon Fosse da o kadar zevkle okuduğum/okuyacağım bir yazar oldu.
Edebiyat
Sabahtan AkşamaJon Fosse · Monokl Yayınları · 20161,145 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Düşünceler kahramanın tek yelkenli teknesi gibi bir oraya bir buraya savruluyor beynimde. Ben de onun kadar emindim denizlerin kenarında düşmeyeceğimize, yeni yerler göreceğimize ama büyürüzgarları savruldu durdu kafamda... Homeros olmasa hiç bir kahraman hikayesi olmazmış, olmamış, olamaz. yine yeni yeniden Odysseia... Olmasa ne okurduk biz??? Bir diğer mihenk taşı da J. R. R. Tolkien . Biri ilk taşı koymuş, öbürü de yürümüş gitmiş... o yol sonra iyi kötü bir sürü taş ile döşenmiş. Ama J. K. Rowling bu kitaptan 'aparma'da çığır açmış alalım onu da bir kenara koyalım şimdi :) 'Sana güneş hep arkandan vurmuş, gölgen hep önde'... Evet alakasız ama kitap boyu aklımın içinde hep bu şarkı çaldı :))) Işığı, ışığın kuvvetini arkana almak, karanlıktan korkmayıp önünde durabilmek, zafere giden tek yol... Bir şeyin gerçek varlığını isimlendirebildiğin anda önüne kitap gibi açılıyor tüm varlığı... Bunu bu kadar güzel ifade etmek takdire şayan. Bu kitabı Açlık Oyunları serisini okuduğum yaşlarda (20li yaşlarda) okusaydım, dünyamı savurur atardı (açlık oyunlarını öyle okumuştum). Ama artık yaşlandım :) Daha sakin okuyorum bu tarz kitapları, bir gülümseme ile dudağımın kenarında... Evet muazzam ama etkisi artık minimal... Bir de sonu başından belliydi benim için kim bu gölge demedim, diyemedim. Erken okumamak kitabı, benim hatam... Geç de olsa okumam da lezzetli oldu.
1000k
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,4bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2023 5. kitabı
Bilerek bu kitabın ardından Thomas Mann Büyülü Dağ (2 Cilt Takım) okumayı seçtim. Acaba 93 yıl öncesi ile bugün arasında konu Nobel edebiyat ödülü olunca neler değişmiş neler aynı kalmış, bir bakmak istedim. Acaba "İki Nobel ödülü siyasidir; biri barış ödülü, diğeri edebiyat ödülü. Diğer Nobel ödülleri ise gerçektir, hakkaniyet ile verilir." diyen Celâl Şengör bu konuda da haklı mıdır? Cevap veriyorum -kendimce-; kesinlikle haklı... "Nasıl Nobel ödülü verilmez?!" dediğimiz yazarlar demek ki yeterince "politik" gelmemiş onlara... Haruki Murakami bu mantıkla sanmam ki Nobel alsın. Üzgünüm ama böyle... Yazım tarihinden çok, siyasal görüş tarihi etkili sanki Nobel edebiyat ödülü için. 2018 Nobel edebiyat ödülü sahibi Olga Tokarczuk'u da okudum yakın zamanda. Kendince karşılaştır derseniz; Seneler daha "slogan" cümlelere sahip olsa da Olga Tokarczuk çok daha özgün, dikkat çekici, etkileyiciydi. İnsan da gayri ihtiyari düşünüyor; "Siyasal algının önemi artıyor ve edebiyat algısının önüne mi geçiyor Nobel'de?" Kitap 1940'lı yıllardan 2000'li yıllara uzanan bir süreci yer yer Fransa özelinde, yer yer dünya çapında ama en çok kişisel hayatı içinde anlatıyor. Tüm bu süreci de 232 sayfada tamamlıyor. İnsan yine düşünmeden edemiyor; bu süreç bizde yazılsa kaç sayfa tutardı? Daha doğrusu kaç cilt??? İçimden bir ses durmadan aynı şeyi söyledi bana okuma boyunca; "Sen tüm bunlara 'olay' mı diyorsun?!?" Bu kitap bana Nobel edebiyat ödülü ile ilgili yeterli bilgiyi verdi. "Bu kadarına da şükür..." diyerek bu kitabı da bitirdim.
Edebiyat
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,528 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
1984 Fahrenheit 451 Açlık Oyunları Mülksüzler hatta eternal sunshine of the spotless mind seviyorsanız sizi böyle alalım; "ilk"e, "sıfır noktası"na... Distopyanin ilk kelimeleri, ilk cümleleri... Hepsinin başlangıcı için bu kitap okunmalı... Bir de küçük sürprizi oldu bana bu kitabın... Korku ve Titreme'i yeni okumuştum zaten, Hz İbrahim - Hz İshak olayı ve Soren Kierkegaard yorumu beynimde hala dönüp duruyordu; finale doğru kitaptaki atıf da tam yerini buldu... Kahramanın yaşadığı kafa karışıklığı ve bunalım o kadar güzel anlatılmış ki; o kargaşayı içinde yaşıyor ama hiç zorlanmadan, çok net anlıyorsun. Konusundan bahsetmeyeceğim; zaten sevmem özet geçmeyi. Neden okumalısınız bence yeterince açık belirttim. Okuyun, bu zevkten, "ilk"i öğrenmekten mahrum kalmayın.
Edebiyat
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Reklam