• 308 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Çok güzel bir Saramago klasiğini geride bıraktım. Bu adamın hayal gücü beni benden alıyor. Her kitabında özgün ve farklı bir konu bulmayı nasıl başarmış hayret ediyorum.

    “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş”, “Bilinmeyen Adanın Öyküsü”, “Kabil” ‘ den sonra dördüncü Saramago kitabım. Yazarın diline artık çok alıştım bu yüzden sancılanmıyorum okurken. Malum kendisi sadece nokta ve virgül kullanan, bir cümlesi bir paragraf olan ve bilinç akışı tekniği kullanan bir yazar. Bu kitapta da Saramago teknikleri oldukça mevcut. Herkes ilk 200 sayfasının işkence gibi okunduğunu söylese de bana çok akıcı geldi, Saramago ile epey kaynaştık artık

    Kitap birçok alt metin barındıran, felsefik, sosyolojik ve psikolojik birçok donanım içeren bir kitaptı. Yine bir Saramago klasiği olarak kitabın konusu çok çok ilginç. Ben bir filmde beş yıl önceki halimin aynısını görsem ne yapardım bilemiyorum.

    Saramago yine güzel bir son ile bitirmiş kitabını. Kitap bittiğinde aklınızı uzun süre meşgul edecek bir kapı bırakmış. Seviyorum böyle sonları :)

    Saramago okunması gereken bir yazardır. “Kopyalanmış Adam” okuduğum en iyi kitabıydı. Ama durmak yok, kalan kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
    Bu kitabın filmini de “The Enemy” yani “Düşman” ismiyle beyazperdeye aktarmışlar. Ona da hemen bakmaya gidiyorum...
  • 176 syf.
    ·16 günde·Puan vermedi
    Logoterapinin kurucusu Victor Frankl- İnsanın Anlam Arayışı’da vasattı, dişe dokunur bir şey yok, ama şuna katılıyorum depresyon gerçekten istediğin bir anlam bulamamakla kesinlikle alakalı.

    Akış bölümü; bana sadece şu an var felsefesi,mindfulness vs. ya çok saçma ya da gerçekten anlatamayan saçma yazılara denk geldim. Sözler, wabi sabi bölümü de fış, tek beğendiğim perhiz bölümü oldu. Japonların günde 4 bardak yeşil çay içmesi, haftada 3 kez balık yemesi, yoganın spora benzemesi, emekli oluncada bahçelerinde çalışmaları, sosyallik ağları ilginç.Ve uzun ve mutlu yaşamların sırlarından olarak gösteriliyor.

    “Wabi- Sabi çevremizdeki dünyanın kısa değişken ve kusurlu doğasının güzelliğini gösteren bir Japon terimidir. Güzelliği mükemmellikte değil, kusurlu ve eksik şeylerde aramalıyız. Kusurlu, eksik ve kısa ömürlü şeyler gerçekten güzel olabilir, çünkü gerçek dünyaya benzeyen onlardır.”160

    “Bize anlamlı gelen şeylere bağlı kaldığımızda hayatı dolu dolu yaşar, ama bağlantıyı kopardığımız anda umutsuzluğa kapılırız.”168

    “Çalışmak. Eğer çalışmazsanız bedeniniz çöker.”108

    “Kasaba 17 mahalleye bölünmüş. Her birinin bir başkanı ve kültür, festival ve sosyal aktiviteler ve uzun ömürlülük gibi şeylerden sorumlu olan insanları var.”102

    “Bill Gates bile her gece bulaşık yıkıyor.”79

    “Japoncada emeklilik sözcüğü yoktur.”16

    “Yeşil çay fermente edilmeden kurutulmasının sonucu olarak diğer çayların tersine kurutulduktan ve ufalandıktan sonra bile aktif bileşenlerini muhafaza eder.”122

    “Bir şeylerin kalıcı olmadığının farkında olmak bizi üzmemeli, anı ve etrafımızdakileri sevmemize yardımcı olmalıdır.” 160

    Öğrendiğim bir derste şu; bazı kitaplar ikinci okunuşta değişir, yani kaçırırsın, unutursun her okuyuşta farklı bir kitap okursun. Zamanın ve ilginiz varsa yeniden okunabilir. Ve herkes farklı bir kitap okuyacağı için size daha yararlı bir kitap olabilir. Sonuçta vasata yakın bir kitap olmasına rağmen yinede tavsiye ediyorum. Okuması kolay.

    * Arkadaşlar tartışıp bilgi alış verişi yapalım isterseniz, bana soru sorabilirsiniz..
  • İnsanlar bir yığın acayip şey söylüyorlar. Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.
  • 288 syf.
    ·13 günde·8/10
    Agatha Chistie bu romanını eşinden ayrılmak üzere olduğu bir dönemde para htiyacı nedeniyle kaleme almış. Otobiyografisinde bunu açıklamaktan çekinmemiş. Hatta bu kitabını amatörlükten profesyonellige geçişi olarak belirtmiş. İşte böyle bir önsözle başlıyor kitap. Şahsen ben böyle bir önsöz okuyunca kitaba başlayıp başlamamak konusunda gitgeller yaşadım. Birçok yazar aynı kaygılarla kitap yazdığı günümüzde Agatha gibi bir ustanın bunu itiraf etmiş olması nedense başta rahatsız etti. Ama kitabı okuyunca hakikaten profesyonel bir polisiyeci oluşunu bin kere daha tekrar tekrar kabul etmiş oldum. Zira kitabı 1928 de kaleme alınmıştı ve okurken insanı hala taze bir etki bırakıyordu.
    Kitabın konusuna gelince, milyoner bir Amerikalının biricik kızı Ruth lüks bir trende ölü bulunur ve yanında bulunan pahalı mücevherleri kayıptır. O sırada emekli olmuş ama aynı trende seyahat etmekte olan Hercule Pairot ayağına kadar gelmiş olayı çözmek ister. Ve olaylar sıralanır. Benim bu kitapta en çok dikkatimi çeken yazarın önceki okuduğum diğer kitaplar gibi bu kitabini yaşayan birinin gözünden anlatmaması oldu. Ve de Hercule Pairot'un ilk yüz sayfada olmaması.. Hercule Pairot sanki romanın başlarında yan karakter gibi olsun istenmiş gibi hissettim. Ama tabiki bu bir Pairot romanıydı ve kitabın diğer yarısında başrol yine o oldu. Birde Katherine var tabi, yazarın ona bu kadar değer vermesi, hikayedeki her erkeği -güzel değildi vurgusu yapıp- ona aşık etmesi ve kitabın sonunda iç sezisinin etkili oluşu bana biraz ilginç geldi ve puanımı oradan kırdım. Ama en başta da dediğim gibi usta bir elden çıkmış, güzel ve taze bir kitap, tavsiye ederim.
  • 256 syf.
    ·Beğendi
    Bu kitabı okumadan önce Ikigai-Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. İkigai ne olduğunu anlamanıza temelini atacaktır. Önce hayatınızın ikigaisini bulmanıza yardımcı olur. Bu kitabı okuduğunuzda bazı yöntemler tanıdık gelebilir ama eminim ki bu yöntemleri çoğumuz hayatımızda uygulamayı tam anlamıyla beceremiyoruz. Kitap da çok ilginç yöntemlerle hayatınızı olumlu yönde etkileyecek kısacası hayatınızı en baştan kuracağınız engin bilgelikler içeren bu kitabı okumanızı uygulamanızı ve ikiganizi bulmanızı bütün içtenliğimle diliyorum. Mutlu sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyorum. :)
  • Hayatım çok ilginç olmayabilir ama en azından meşgulüm Meşguliyet mutluluk değil. Bunu biliyorum. Ama en azından sıkılmıyorum Sıkılmak en kötüsü.
  • 408 syf.
    ·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
    #okudumbitti
    .
    2019 güzel başladı okumalar adına, yolculuk devam ediyor.
    .
    Bakalım nasıl bir yolculuk yaptık Shirley ile.
    .
    Shirley MacLaine’nin sadece Oscar ödüllü, ünlü bir Hollywood yıldızı olmadığını bu kitapla öğrenmiş oldum.
    .
    “İçimdeki Yolculuk” MacLaine’ nin kendini bulma yolculuğu ve bu yolculuğunu cesur, dürüst, şaşırtıcı, çarpıcı şekilde kaleme almış.
    .
    40 yaşında kendine ulaştığında edindiği deneyimleri, bu deneyimin aklını, ruhunu, sabrını ve inançlarını nasıl etkilediğini kaleme almış. .
    Onunla birlikte ruhsal serüvenine eşlik ederken gizemli kapıların ardındaki sırlar, geçmiş yaşamlar, dünya dışı varlıklar, uçan araçlar...🤔
    .
    Oldukça ilginç, sarsıcı, çarpıcı bir kitap okumuş olmanın keyfi ile;
    .
    Konulara ilgisi olan kitapseverler okumalı diyorum.
    .
    Kitaplarla büyüdüğümüz, beslendiğimiz güzel zamanlara.

    Hayatta anlamadığımız bir çok şeyin göremediklerimiz olduğunu fark ettim birden. Görünmeyen gerçek, ortaya çıkarmak için en büyük mücadeleyi gerektiren gerçektir. Salt bakmakla, görmek mümkün değildi.
    Evet, önemli olan görebilmekti.