• Az buçuk politika takip edenler yazarı tanıyor,Fuller bir dönem CIA Türkiye masasında çalışıyordu. Kendisi 14 dil bilen bir diplomat. Kitap taktik vermekten ziyade,dil öğrenimi ile ilgili ipuçları veriyor. Dillerin birbirinden farkı,ek durumları, telafuz farklılıkları,dişilik-erillik meselesi ,gramer konularında dikkat çekici farklılıklar,aksan-şive özellikleri vs.
    Farklı bir dil öğrenmek için çabalayan arkadaşlar bir sürü yararlı bilgi bulabileceklerdir. Ve kitap dil öğrenimi konusunda onları şevklendirecektir.
  • "Altı bölümden oluşan bu eserin birinci bölümünde, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri, bilinmeyen özellikleri özet olarak okuyucuya sunularak Türkçenin tanıtılması ve değerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Dilimiz birçok ana dilin konuşanlarını kıskandıracak kadar sayısız özelliğe sahiptir. Her şeyden önce; tarihî geçmişi, konuşan sayısı, konuşulan coğrafyanın genişliği, diğer dillere etkisi, bilinen Türk devletlerinin hepsinde istisnasız devlet dili oluşu ve günümüzdeki büyük bazı dillerin kelime sayısının 3-5 binle ifade edildiği dönemlerde bile ilim dili olarak verdiği eserleriyle müstesna bir dildir. Yine 700 bine varan söz varlığı, akrabalık adlarındaki zenginliği, ikilemeleri, kurallılığı, ahengi, dünyanın en kolay öğrenilen ana dili oluşu ve eklemeli dil özelliğinden kaynaklanan kelime üretmedeki yeteneğ,yle her açıdan ayrıcalıklı özellikleri kendinde toplamış bir dildir. İlk bölümde Türkçenin bu ve buna benzer özellikleri üzerinde durulmaktadır.
    İkinci bölümünde, kısa bir tarihçe ile sadeleştirme hareketlerinden bahsedilmektedir.
    Üçüncü bölümünde, yabancı kelimelerin kullanılmasından yazma ve söyleyiş bozukluklarına kadar Türkçenin bugünkü durumu ile karşı karşıya bulunduğu problemler ele alınmaktadır.
    Dördüncü bölümünde, Türkçedeki bozulma ve yabancılaşmanın sebepleri üzerinde durulmaktadır.
    Beşinci bölümünde, bir kısmı Komisyon'ca belirlenen ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak da sunulan çözüm önerileri yer almaktadır.
    Kitabın altıncı ve son bölümünde ise halen yürürlükte olan dil ile ilgili mevzuata yer verilmiştir. Bu bölüm okunduğunda, mevcut yasalar bugüne kadar uygulanmış olsaydı dildeki bozulma ve yabancılaşmanın bu boyutta olmayacağı görülecektir." (Sf. 4-5)
  • Hint-Avrupalılar
    Dil Daha temel bir sorun Hititler ile Anadolu’daki çeşitli diller arasındaki bağlantıdır, çünkü Hattuşa'dakı' tabletler, hepsinde Mezopotamya çiviyazısı benimsense de, yedi dilde yazılmışlardı. Ayrıca metinler Hititçe olmamakla beraber (Mısır'daki hiyemgliilerle ilişkili olmayan) oyma hiyeroglif yazısının farklı bir biçimi kullanılmıştı. "Hititçe" metinler ve bölgedeki diğer dillerden ikisi (Luvice ve Palaca) dünya nüfusunun neredeyse yarısının konuştuğu Hint-Avrupa diye bilinen bir dil grubunun ilk kez ortaya çıkan bir bölümünü oluşturur. Hint-Avrupalıların ve dillerinin kökeni neredeyse 200 yıldır büyük bir tartışma konusu olmuştur. Bu dönemde çok farklı sorunların bir araya gelmesinden kaynaklanan muazzam bir kargaşa söz konusuydu; bu sorunların başlıcaları dillerin birbirlerinden ayrılması ve evrim geçirmesi, kültürde, sanat üslubu ile çanak çömlekte meydana gelen değişimler ve kavimlerin ilerlemesiydi. Ancak yine de bunlar birbirinden ayrı görünümlerdir ve elde edilen ipuçlarının diğerleri hakkında bir fikre varmak için kullanılması gerekmeyebilir.

    Avrupalı bilim adamları 18. yüzyılın sonlarında Hint tarihi ve kültürünün karmaşıklıklarını ilk kez fark ettiklerinde, kendi ”klasik" kültürlerinin ölü dilleri ile -(Eski) Yunanca ve Latince Hindistan'ın benzer ölü dili -Sanskritçe arasındaki benzerlikler ve Sanskritçenin İran'ın eski dillerine çok yakın oluşu da çarpıcı bir şekilde hemen fark edilmişti. Tüm bu dillerin, çok benzer cümle yapılan ve diğer yapısal özellikleriyle büyük bir diller ailesinin -Hint-Avrupa dil ailesinin parçası olarak birbirleriyle ilişkili olduğu ortadaydı. Ancak yine de önemli farklılıkların ortaya çıkmasına imkân verecek bir süre birbirlerinden izole kalmış olmalılar. Hint-Avrupa dilleri arasındaki bazı benzerlikler çarpıcıdır. Sanskritçede savaş arabasının adı ratha, Latincede tekerleğin adı rota’dır. Belli başlı Hindu tanrıları açıkça Hititlerinkilerle özdeştir; Hititçe karşılıkları parantez içinde olmak üzere adları şöyledir: İndra (İndara), Varuna (Uruvna), Mitra (Mitira), Naksatras (Nasatiya). Hint-Avrupa dilleri arasındaki belli ilişkiler çok belirgindir. Avrupa'da Germen, Baltık ve Slav dilleri birbirleriyle İtalik-Keltik grubuyla olduğundan daha yakın bir ilişki içindedir. Roman dillerinin -Fransızca, İspanyolca, Portekizce,italyanca ve Romence Latinceden veya Hintçe, Urduca, Bengali, Pencap, Marathi ve Sindhi dillerinin Sanskritçeden türediklerine hiçbir itiraz yoktur, Eski diller uzmanları, artık bilinmekte olan çok büyük sayıdaki HintAvrupa dilleri arasında bağlantı kumaya çalışmışlardır. Bu diller arasında önemli yapı ve gramer benzerlikleri vardır, bu da başka dil yapılarıyla herhangi bir önemli birleşme ihtimalini dışarıda bırakır. Yine de zaman içinde meydana gelen gelişmeler, özellikle de “ödünç kelimeler"in benimsenmesi ve dillerin birbiriyle karışması (İngilizcede olduğu gibi) bu diller için basit bir ”evrim ağacı” oluşturmayı mümkün kılmıyor. Büyük çaplı ayrımlar belli olsa da, neredeyse bu alanda çalışan bilimadamları sayısı kadar farklı yaklaşım vardır. Bazı dil uzmanları tüm dillerdeki bazı ortak özellikleri bir araya getirip, bundan tüm diğerlerinin türediği düşünülen ilk bağımsız dili (ProtoHint-Avrupa veya PHA)’ yeniden oluşturmaya çalışmışlardır. Bu son derece hatalı bir uygulamadır. Varolan Roman dillerinden ”Latince"yi yeniden oluşturmak için kullanıldığında ve sonuçların yanlış olduğu görülebildiğinde, güvenilirliği hakkındaki şüpheler doğrulanmıştır. Dillerin evrimi karmaşık bir konudur ve bazı genel özellikler bir yana bırakılırsa, Hint-Avrupa ailesi içindeki tam bağlantıyı ve evrim modelini belirlemek zordur.
  • Kontes bazı dillerin bazı konulardaki düşünceleri daha iyi ifade edebildiği kanısındaydı. İnsan aşktan ve benzeri önemsiz konulardan söz ederken Fransızca konuşur, trajedi ve felâketleri Rusça anlatır, iş dili olarak Almanca'yı kullanır, hizmetçilere İngilizce emir verirdi.
    Trevanian
    Sayfa 60 - undefined