Vitaminlendik
Her gün soğuk yiyecekler, biraz kümes hayvanı, yeşil sebze, kırmızı et, peynir yiyip süt içmeli. Baharat, çorba, biber, domates yok. Ayrıca etrafını bereketli ve güzel şeylerle kuşatmak.
Alıntı
Sırtında domates kırmızısı bir manto vardı. Eskimişti. Ama Nisan güneşinin büyücülüğü işini pek güzel görüyordu. Zaten pır pır çakan sarışın saçlar dururken kim bakar mantoya, topuğu kaykılmış pabuca? Ne var ki, pamuk prenses kederli görünüyordu, yorgundu, yalnızdı, yalnızlığının şarkısını söylüyordu kıyıdan kıyıdan gidişiyle, öne eğik başıyla. Artık hiç ümidim kalmamışsa bilmem; ama hayal meyal hatırladığıma göre yalnızlıklar mücize beklerdi yedinci, sekizinci yaşlarda. Pamuk prenses de, acaba bekliyor muydu? Öyle ise beklediği oldu: Akıl almaz maceralar peşinde Kaf Dağı'ndaki en yüksek doruktan inip gelen bir kartal mıdır, yoksa bombardıman filolarının arasına dalmaya hazırlanan bir F/8888 avcı uçağı mı, anlayamadım; kollarını yana açmış, sıfır numara traşlı başı gerdan kırarcasına yana eğik, kısa ama olabileceği kadar hızlı adımlarla "uuuvvv" uğuldaya uğuldaya bir delikanlı beliriverdi yanında pamuk prensesin. Hızla geçti, sonra aynı hızla döndü, solladı, sağa geçti, bir çember çizdi, uzaklaşacakmış gibi yaptı, ama yıldırım gibi döndü, bir çember daha çizdi. Bu arada kanatlar, görülmemiş bir fiyaka ile bir sağa, bir sola yatıyor ve kartal mıdır, jet mi ne, boyuna "uuuvvv"luyordu. Belli belirsiz kanat sürünmeleri de oldu. Pamuk prensese gelince, o durdu, olmadı, yana çekildi, olmadı, koşup kaçmak istedi, olmadı, karşı kaldırıma geçeyim dedi, gene olmadı. Ve pamuk prenses kurtulmak, kaçmak istedikçe kartal -veya jet- daha bir korkunç "uuuvvv"larla daha dar çemberler çizdi etrafında. Pamuk prenses öfkeli. Pamuk prenses korkmuş. Pamuk prenses üzgün.
Sayfa 252·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beni sıktığını düşünüyormuş zaman zaman, öyle söylüyor. O kadar saçma ki bu, o lafı her duyduğumda kendimi domates kasası gibi hissediyorum. Ağlıyorum öyle konuşmaların sonrasında. Hadi ağlamak demeyelim de gözlerim doluyor diyelim. Hiçbir yere sığamıyorum. Ben onu çok seviyorum. O bana inanmıyor. Bir gün inanacak biliyorum ama ne zaman bilmiyorum. Daha fazlası gelmiyor elimden. Bekliyorum...
Domates meyve mi, sebze mi?
"Bilimsel açıdan çiçeğin yumurtalık kısmı göz önünde bulundurulduğunda domates bir meyvedir aslında tam da bitkibilimsel anlamda "dutsu meyve"dir."
Sayfa 87·Kitabı okudu
Alıntı
Güneşin altında Kara toprağın üzerinde Olgun bir domates gibiyim. Güneş kokuyor bedenim Çıplak ayaklarım toprakta Hep burdaymışlar gibi yerleşik.
Şiir
Hayatın hızı,sesler,kokular,renkler hepsi çok farklı.San Lorenzo pazarından domates alırken kırmızının,varlığından bile haberdar olmadığımız farklı tonlarıyla tanışıyorsunuz.