İnsan hayatta yalnızca bir şeyi dört dörtlük yapabilir... yalnızca tek bir şeyi ama onu da tam yapmak gerekir... bunun ne olduğu önemli değildir, hiç kimse kendini aşamaz ama hayatını tek bir şeye odaklayan doğru bir şey yapmıştır. Bu şey yalnızca doğru, dürüst, temiz bir şey olmalıdır ve insanın kendi kanı canıymış gibi benimsediği bir şey olmalıdır... Eğer insan kendi yapıtğını doğru buluyorsa diğer insanların buna saçmalık ya da aptallık demelerinin önemi yoktur... insan hizmet etmeyi bilmelidir, hizmet etmeyi, doğru dürüst hizmet etmeyi bunun için teşekkür edilsin ya da edilmesin, mükafatlandırılsın yada mükafatlandırılmasın... insan yaptığı şeye sahip olursa... sağlam durması gerekir ve başına bir tahlilsizlik gelirse uyuz bir köpek gibi kovulursa ve üstelik bir de kendisiyle alay edilirse... işte o zaman dişlerini sıkması ve sağlam durması gerekir....
Aşkının hayal gücüyle onu fazlasıyla kutsallaştırmış, bedensel bir yakınlık kuramayacak ölçüde mukaddes ve ruhani kılmıştı.Onu uzaklaştıran ve kendine imkansız görünmesini sağlayan, aslında Martin’in kendi aşkıydı. Arzu duyduğu tek şeyden, kendini aşkıyla mahrum etmişti.
"Bu insanları oldukları gibi kabul etmek gerek. Parayı seviyorlar ama bu hep böyle oldu. İster deri, ister kağıt, ister bronz, ister altın olsun, insanlık parayı sevdi."