M.A.A, bir alıntı ekledi.
24 May 00:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Öte yandan insan, iki kişiden biri kaybedecekse kaybeden olmayı seçtiğinde insandır, insan, kendisi için istediğini kardeşi için istediğinde insandır. İnsan, komşusu elinden ve dilinden emin olduğunda insandır, insan, zamanın ve mekanın emanet olduğunun künhüne vardığında insandır, insan, dünün bittiğinin, yarının temenni olduğunun bilincine ulaştığında insandır.İnsan, çiçeğin de böceğin de hakkını gözettiğinde insandır. Mekke'de insan doğup zalimleşmenin, Reykjavik'te insan doğup insan kalmanın mümkünatı vardır. Biz, karada ve denizde, yedi kıtada ve üç okyanusta Kabe'ye dönüp kıyama duranlarız, iyiliği emretmek, kötülükten altkoymak ve insanları hayra çağırmakla mükellefiz. İyilik bir yoksulu doyurmak, bir yetimin basını okşamak, bir borçluya yardım etmek, bir yolda kalmışa sahip çıkmaktır, iyilik çorbayı komşuyla paylaşmak, sofrayı kimsesizler için kurmaktır. iyilik insanlara zulmetmemek ve zulme razı olmamaktır. iyilik insanı yaşatmanın gayretinde olmaktır.

Dünya Bir Deplasman Biz de Yetimler Gibiyiz, Muammer BilgiçDünya Bir Deplasman Biz de Yetimler Gibiyiz, Muammer Bilgiç
Tuğçe, bir alıntı ekledi.
21 May 20:48 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

“Yardımlaşma zorbalığı. İçimizden bazıları, ötekilere emretmek ve kendilerini dayatmak yerine, tersine, her fırsatta başkaları için kendilerini paralıyorlardı. Tersi bir durummuş gibi gözüküyor, değil mi? Oysa tıpatıp aynı şey. Bu da yeni bir zorbalık ve aynı şekilde, anarşist ilkelere ters.”
“Vay canına! Nasıl ters?”
“Şöyle ki dostum, birine yardım etmek onun yeteneksiz olduğunu kabul etmek olur ya da eğer yeteneksiz değilse, yeteneksizleştirmek ya da öyle olduğunu varsaymak olur. İlk durumda bu bir zorbalıktır, ikinci durumda ise küçümseme. Ya başkalarının özgürlüğü kısıtlanır ya da –belki bilinçsizce– ötekinin hor görülecek biri olduğu, özgür olmaya layık olmadığı ya da özgür olamayacağı ilkesinden yola çıkılır.”

Anarşist Banker, Fernando Pessoa (Sayfa 31)Anarşist Banker, Fernando Pessoa (Sayfa 31)
Hünkar ÖZTÜRK, bir alıntı ekledi.
17 May 11:34 · Kitabı okudu · 9/10 puan

“ Eğer bir generale kelebek gibi çiçekten çiçeğe uçmasını, ya da bir trajedi yazmasını, veya kendisini bir martıya dönüştürmesini emretseydim ve general emrime uymasaydı, suç kimin olurdu?"
“ Sizin.”
“ Kesinlikle. Emirler, yerine getirilebilir şeyler olmalıdır. Otoritenin temeli mantıktır. İnsanlara kendilerini denize atmalarını emretmek, bir devrime yol açmak demektir.

Küçük Prens, Antoine De Saint-ExupéryKüçük Prens, Antoine De Saint-Exupéry

Okuduk, diploma almak için. Okuduk, entel dantel görünüp seçkin manita yapmak için. Okuduk, daha bilgili gözüküp kibirimize malzeme katmak için. Okuduk, daha iyi mevkilere gelmek için, rahat yaşamak için, büyük adam olmak için, emretmek için... Sonra kimse demesin bana bu kadar çok kitap uçuşurken etrafta bunca cahillik nereden geliyor diye!

Hadis-i Şerif
İnsanoğlunun her sözü aleyhinedir; ancak
- iyiliği emretmek
- kötülükten alıkoymak yahut
- Al­lah Tealâ'yı zikretmek
müstesnadır.

(Tirmizî, Zühd 63, (2414).)

R.T, bir alıntı ekledi.
01 May 01:35 · Kitabı okudu · İnceledi

Abdias, insanlar arasındaki ilişkilerin gerçekten çok tuhaf olduğunu da düşündü o sırada. Eşit olmaları gereken bu bozkırın ortasında, yakalandıkları zaman hepsinin yargıç karşısına çıkmaları, başardıkları zaman ise benzer şekilde zengin olmaları söz konusu iken bile, insanlar, kâğıda değil de kanlarına yazılmış, zaman aşımına da uğramayan kanunlara uyuyorlardı. Bu kanunlara göte, meselâ Grişan, tartışmasız şekilde emretmek hakkına sahipti. Çünkü o Şef idi.

Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Sayfa 148 - Ötüken Yayıncılık)Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Aytmatov (Sayfa 148 - Ötüken Yayıncılık)