• Ümmu Habibe den rivayetle Peygamberimiz buyurdular ki:

    İnsanoğlunun her sözü aleyhinedir; ancak iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak yahut Allah'ı zikretmek bundan müstesnadır.

    Tirmizi-zühd-63
  • Bir şeyden uzaklaşmak ,ayrılmak anlamına gelir.Siyasi ve itikadi bir mezhebtir.Öncü ismi Vasıl b. Atadır.Akılcı bir yaklaşımla ün kazanmışlardır.Kaderiyyenin adalet anlayışını,Cehmıyyenın ise kader konusu hariç hemen hemen butun gorüslerını alıp getiren Vasıl ve arkadaşı Amr b. Ubeyd böylece Mutezilenin kelami görüşlerini sistemleştirmişlerdir.Ayrıca bu ekol mensuplarına Ashabü’l-Adl ve’t Tevhid de denilmiştir.


    Mutezilenin görüşünün temel ilkeleri:(el-usulu’l hamse)

    1-Tevhıd:Onlara gore Allah bırdır tekdir eşi benzeri yoktur.O vacibu’l vücud’du

    2-Adalet Fiillerin kaynağı bizzat insandır. Mutezile adalet hakkındaki görüşüyle, insanın fiilleriyle ilişkin konularda irade ve kudretının olmadığını söyleyen Cebriyye ekolunun tam karşısında yer almıştır.

    3-Va’d ve’l-Vaid Gelecekte herhangi bir kimse için yarar temin etmeyi garanti eden beyan ve habere va’d (dünyada amelleri ıyı ve guzel olan odullendırılecek), zarar vermeye ve cezalandırmaya yönelik haberi ise vaid(Kötü ve çirkin olanlar cezalandırılacaktır.)denir.Kurtulan, bizzat kendı hür fiilleriyle kurtulucak ve cenneti hak edecek.;kurtulmayıp zarara ugrayan da yine kendi özgür irade ve fiilleri sonucu cehenneme gırecektir. Akılda bu sonucu getırmektedir.

    4-el- Menzile beyne’l-Menzileteyn :İki yer arasındaki bir yer prensıbi tamamen Mutezileye özgü bir esastır..Büyük günah işleyen kişi.mümin olmadığı gibi kafirde degildir fasıktır.Kurucusu Vasıl b. Ata ile ortaya cıkmıştır.

    5-el- Emru bi’l- Maruf ve’n-Nehy-i ani’l- Münker Mutezile’ye göre Maruf emredilmeli, münker de yasaklanmalıdır.İslam toplumunu iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmakla hükümlü kılmış ve Allahın emırlerine sıkıca baglanmalarını istemiştir.

    Mutezilenin bu beş görüşten başka kabul ettıgı bazı kelami görüşleri vardır.


    1.Ahiret aleminde Allah görülmez.

    2.Mütaşabih ayetlerin te’vil edılmesini gerekli görürler.

    3.Kötülük, adaletsizlik bu türden diğer fiiller Allaha isnat edilemez.Allah sadece iyiyi hayırlı olanı yapar.
    5.Mu’tezile husun ve kubuh yani fiillerin çirkinliği ve güzelliği konusunda aklı esas almıştır.

    6.Devlet başkanın belirlenmesinde çoğu seçim yöntemini belirlemiştir.
  • Imanin Subeleri
    BiRiNCi KISIM:
    TASDiKLE iLGiLi iTiKADiYAT'TIR
    30 subedir
    1- Allah'a iman, Allah’in zatina, sifatlarina, birligine ve benzeri olmadığana inanmak da buraya girer.
    2- Allah 'dan baska herseyin hudusuna (sonradan yaratildigna) inanmak.
    3- Meleklere inanmak.
    4- Kitaplara inanmak.
    5- Peygamberlere inanmak.
    6- Kadere, hayir ve serrin Allah 'tan olduguna inanmak.
    7- Ahirete inanmak, kabir sualine, kabir azabina, tekrar dirilmeye,
    mahşerde toplanmaya, hesaba, mizana, sirat koprusune ... inanmak da
    buna dahildir.
    8-- Cennete ve oradaki ebedi hayata inanmak.
    9- Cehenneme, cehennem azabina, kafirlerin ebediyyen orada kalacağına inanmak.
    10-Allah'ui sevmek
    11- Allah icin sevmek, Allah icin bugzetmek. Muhacir ve Ensar
    sahabeyi, AI-i Resul (aleyhissalatu vesselam)'ti sevmek de buraya
    dahildir.
    12- Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'i sevmek. Buna Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e salat ve selam okumak, sunnetine uymak da girer.
    13-ihlasli olmak ve riya ve nifakı terketmek de buraya girer.
    14- Tevbe ve nedamet etmek.
    15- Allah' tan korkmak.
    16- Allah’in rahmetinden umit etmek.
    17- Umidsizlik ve ye'si terketmek
    18- Sukretmek.
    19-Ahde vefa gostermek.
    20- Sabirli olmak.
    21- Tevazu, buyuklere saygi da buraya
    girer.
    22- Sefkatli ve merhametli olmak kucuklere sefkatde buraya girer.
    23-Allah'in kazasina razi olmak.
    24-Allah 'a tevekkul etmek.
    25- Amele guvenmemek, kendini övmeyi ve kusursuz gormeyi terketmek de buraya girer.
    26- Hasedi, cekememezligi terketmek.
    27- Kin ve intikami terketmek.
    28- Gadabi terketmek.
    29-Aldatmamak, su-i zan sahibi olmamak, hilekar olmamak da buraya dahildir.
    30-- Dunya sevgisini terketmek. Mal ve makam sevgisini terk de buraya girer.
    Kalbe muteallik guzel veya kotu amellerden herhangi biri aklina gelir de burada zikredilmemis bulursan, o esas itibariyle bu saydiklarimiz disinda kalmaz, bunlardan birine dahil oldugunu azicik bir tefekkurle gorulsun
    iKiNCi KISIM:
    DiLLE ALAKALI AMELLER
    Bunlar da yedi subeye aynhr:
    1- Kelime-i tevhidi diliyle soylemek,
    2- Kur'an't tilavet etmek,
    3- ilim ogrenmek,
    4-ilim ogretmek,
    5-Allah 'a dua etmek,
    6-Allah'i zikretmek. istigfar da buraya dahildir,
    7- Bos laflardan kacinmak
    Dorduncu KISIM:
    BEDENi AMELLER
    Bu da kirk subeye ayrilir. Bunlar da kendi aralannda uc cesittir
    1. Cesit: MUA YYEN SEYLERE AiT OLANLAR
    Bunlar on alti şubeye ayrilir:
    1) Temizlik. Buna beden, elbise ve mekan temizlikleri de girer. Bedeni hadesten temizlemek icin abdest almak, cenabetten, hayizdan, nifastan
    temizlemek icin yikanmak da girer.
    2) Namaz kilmak; buna farz, nafile ve kaza namazlan da girer.
    3) Zekat vermek; buna sadaka vermek, sadaka-i fitr odemek, comertlik, fukara ve misafirlere yedirip ikram etmek de girer.
    4- Farz ve nafile oruclar.
    5- Haccetmek, umre de buraya girer.
    6- i'tikafa girmek. Kadir gecesini aramak da buna dahildir.
    7- Dinin yasanabilecegi yere gitmek, sirk diyarindan hicret de buna
    girer.
    8- Nezirlerini odemek.
    9- Yeminleri yerine getirmek.
    10- Keffaretlerini odemek.
    11- Namaz icinde ve disinda setri 'avret (ayip yerlerini ortmek, tesetture riayet etmek).
    12- Kurbanlari kesmek, nezir kurbani varsa onu da kesmek.
    13- Cenaze islerine bakmak.
    14- Borcu odemek.
    15- Muamelelerde dogru olmak, ribadan kacinmak.
    16- Dogrulukla sahidlik etmek, hakki gizlememek.
    2. CESIT: KENDiSiNE TABi OLANLARLA iLGiLi SEYLER
    Bunlar alti subedir:
    1) Mesru nikahla evlenip iffeti korumak.
    2) Aileye karsi vazifelerini yerine getirmek. Hizmetcilere iyi muamele
    de buraya girer
    3) Anne-babaya iyi muamele etmek. Onlara karsi ukuk (haksizlik)tan kacinmak da buraya girer.
    4) cocuklarin terbiyesi.
    5) Sila-i rahm.
    6) Buyuklere itaat.
    3. CESIT: AMMEYE MUTEALLiK cEYLER
    Bunlar da onsekiz subedir:
    1) idareciligi adaletle yurutmek,
    2) Cemaat
    e uymak,
    3) Ulu'l-emre itaat etmek,
    4) insanlarz baristirmak. Haricilere ve asilere karsi mucadele de buraaya girer.
    5) iyilikte yardimlasma.
    6) Emr-i bi'l-ma'ruf nehy-i ani'l-munkerde bulunmak (yani insanlara
    iyiligi emretmek, kotulukten menetmek).
    7) Hududu (agir cezalari) tatbik etmek.
    8) Cihad etmek. Kislalarda asker bulundurmak buna dahildir.
    9) Emaneti eda etmek. Ganimetten beste biri (hums) odemek de buraya dahildir.
    10) Odemek sartiyla borc vermek.
    11) Komsuya iyi muamele etmek.
    12) Gecimli olmak. Helalinden mal toplamak da buraya dahildir.
    13) Mali yerinde harcamak. israftan karymmak da buraya girer.
    14) Selam'i almak.
    15) Hapsirana "yerhamukallah" demek.
    16) insanlara zarar vermekten kacinmak
    17) Eglenceden kacinmak.
    18) Yoldan rahatsizlik veren bir cismi kaldirmak.
    Butun bunlar, toplam 77 sube yapar
  • Eleştireceğim o kadar çok yer var ki nereden başlasam ben de bilemiyorum. Bir kere aşşşırı tutarsızdı. Yani karakterlerin aralarında geçen diyalogu birisi kısa film haline getirse saçma sapan görüntüler çıkacağına kalıbımı basabilirim. Sakin sakin konuşurken bir anda emretmek, bağırmak... Gerçek hayatta bu tarz insanları yardım alması için psikologa yönlendiriyoruz ama anlaşılan aptal kızımıza bunlar çekici geliyor. Gerçekten okurken çok delirdim. Sevimli denebilecek bir kapağa ve isme sahip olan bir kitaptan böylesine keko ve "dağ ayısıyla aptal kız" hikeyesi okumayı beklemezdim ben. Çok ciddi söylüyorum: bir Sivas kangalı size Tuna Üstüner'den daha iyi davranabilir. Kitapta geçen "Sen benimsin, bana aitsin." cümlelerini saysak elliyi geçerdi herhalde. Ciddi anlamda kustum. Nefret ettiğim her yere ayrıntılarıyla değinmek isterdim ama instagramın karakter sayısı buna el vermiyor. Bikiniyle havuza girmeyi vücudunu sergilemek olarak gören, bir kadının saat ondan sonra gece dışarıda tek başına ne yapacağını kaba bir şekilde dile getiren bir yazara -ve en üzücüsü de bir kadın yazara- ben pek de saygı duyamıyorum. Ayrıca kendisine çoğunlukla sözel ve yer yer de fiziksel olarak şiddet uygulayan birine hâlâ "Çok yakışıklı, harika biri!" diyen birine de aşık değil sadece aptal diyebilirim! Size durumun ne kadar vahim olduğunu kitapta geçen bir cümleyi hiçbir şekilde değiştirmeden aynen yazacağım şimdi: "Beni vitrindeki bir mal, otomobil standlarındaki kadınlardan daha fazla cinsel bir obje olarak görürken bile ona delice aşık olduğumu bir kez daha anladım." Bu cümle fazla acınası değil mi? Daha da acınası olan ise somut olarak "Sen benim malımsın." diye bir cümle geçiyor olması. Ana karakter her ne kadar bu cümleye tepki gösterse de yazarın bunu yazması bile başlı başına bir suç. Asla normal konuşamayan; emretti, gürledi, kükredi, bağırdı, öfkeyle yanıt verdi, alayla sırıttı, küstahça güldü gibi anlatılan karakterleden hoşlananlar varsa kendilerini bir kez sorgulamalarını öneriyorum. Biliyorum daldan dala atlıyorum ama bir şeye daha değinmek istiyorum. Kitabın cildine yazılanları kim belirliyor bilmiyorum ama utanmasalar finalini yazacaklarmış. 500 sayfalık kitapta son 150 sayfada söz konusu olan bir şeyi arka kapağa, son 50 sayfa kala olan bir olayı da cildin katlanma yerine yazmışlar. Ayrıca hafif kadın, ucuz kadın tarzı kelime grupları da hiç hoşuma gitmedi. Ay anlattıkça sinirleniyor ve parama acıyorum. Yazarı da kadın haklarına bu kadar önem verdiği için (!) tebrik ediyorum.
  • Öfke dansı - Aile ve sosyal ilişkilerimizde olumsuzluklar karşısında, öfkemizi ne şekilde kullanacağımızı ve öfkemizi yapıcı, bir hale getirmek için rehber olabilcek bir kitaptır.

    Toplum tarafından neden kabul edilmiyor. Öfke nedir? Peki öfkelenmelimiyim ? içime mi atmalıyım ? gibi sorulara ışık olacak.
    Aslında öfke tıpkı diğer duygular gibi yaşanmayı hak eden bir duygudur.
    Öfkeli anlarımızda hep suçlayıcı, iyorumlayıcı, ahlak dersi vermeyi, emretmek gibi eylemlerde bulunuruz. Bu durumda karşı tarafı değiştirme gibi bir çaba sarf ederiz. Bu asla işe yaramayan bir yöntemdir. Aksine enerjimizi gereksiz bir şey için harcamış oluruz.
    Öfkemizi doğru bir şekilde yönetmek için benliğimizi kazanmamız lazım.
    Beni öfkelendiren şey ne?
    Ne düşünüyorum? ne hissediyorum?
    Değiştirmek istediğim şey tam olarak ne? gibi soruları sormalıyız kendimize. Benliğimizi kazanmamın tek yolu bu. Ciddi anlamda öfke sorunlarının altında yatan tek şey , benliksizleşmektir.
    Öfkeyi bir döngü dansı olarak görüyor yazar. Bu danstan nasıl çıkarız sorusuna cevap. Tavsiye ederim
  • Ehl-i sünnete göre dinin temel iki kaynağı vardır. Birincisi Kur’an-ı Kerim, ikincisi ise Hz. Peygamber’in sünnetidir.
    • İman ve amel birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Ancak ameller imana dâhil değildir.
    • Bütün inananlar kardeştirler. Ehl-i kıbleyi tekfir etmek kesinlikle caiz değildir.
    • Ehl-i kıble olmasına rağmen, büyük günah işleyenler, imandan çıkmazlar fakat günahkârdırlar. Ancak işledikleri günahlardan tövbe etmeleri farzdır.
    • Allah katında insanlar ancak takvayla üstünlük sağlarlar.
    • İman edilecek hususlar açısından iman artıp eksilmez. Ancak kalplerdeki iman nuru, Allah sevgisi, kulluk şuuru ve ibadet zevki, kulun haline, edebine ve niyetine göre artar ve eksilir. Sürekli işlenen günahlar kalbi öldürür, imanı zayıflatır ve ibadet neşesini yok eder.
    • Bütün müminler Allah’ın dostudur. Ancak müminlerden muttaki olanlar, takvada üstün olanlar Allah’ın veli kullarıdır. Allah dostlarından ve veli kullardan sadır olan kerametler haktır. Fakat velilik için keramet şart ve lazım değildir.
    • Ehl-i sünnet, sevdiğini Allah için sever, buğz ettiğine de Allah için buğz eder. Nefsi için kimseye düşman olmaz.
    • Ehl-i sünnet, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s) Efendimizi hayatında örnek edinir. Bunun için bir Müslüman, hiçbir halde hiçbir kimseye zulüm yapamaz. Müslümanın temel ahlâkı, kusurları affetmek, insanları güzel öğüt ve ikna yoluyla hayra davet etmek, doğruyu yaşayarak göstermek ve herkese iyiliği emretmek ve kötülüklerden de sakındırmaktır.
    • Ehl-i Sünnete göre, ahirette peygamberlerin ve Allahu Teala’nın izin verdiği salihlerin şefaati haktır. Allahu Teala ahirette müminlere cemalini gösterecektir.
    • Eh-i Sünnete göre, Cennet ve cehennem ebedidir. Kalbinde zerre kadar iman ve Allah sevgisi ile ilâhî huzura gelenler, günahları yüzünden cehenneme girseler de, orada ebedî olarak kalmayacaklardır
  • “Müslüman, dalgaların önünde kütük gibi sürüklenmek veya insanlık kervanının ardında kuyruk olmak için yaratılmamıştır. Topluma, medeniyete ve âleme yön vermek için dünyaya gelmiştir. İnsanlığa yol gösteren beşeriyete güç veren, odur. Çünkü o, büyük bir davanın adamı ve gerçek ilmin sahibidir. Dünyanın gidişatından ve harekâtından o mes'uldür. Başkalarına özenmek ve başkalarının izini takip etmek ona yaraşmaz.

    Müslümanın vazifesi insanlığa yön vermek, kumandanlık yapmak, lider olmak, irşad etmek, iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamaktır. Eğer zaman büsbütün kötüleşir, toplum isyan duygularıyla yaşar ve doğru yoldan saparsa; Müslümanın vazifesi silahları bırakıp zamana teslim olmak değildir. Bu durum karşısında Müslümanın vazifesi, Allah’ın hükmü tecelli edinceye kadar kötülüklerle yılmadan mücadele etmektir. Tarifi imkânsız güçlükler ve zorluklar karşısında yılmak, kaza ve kadere sığınmak; zayıf ve sıradan kişilerin harcıdır. Gerçek Müslüman, Allah’ın üstün kazası ve değişmeyen kaderidir.”