5 tanesi hariç hepsini okudum. 1984 kitabının yarım bırakılmasını ideolojik baglılıklar sonucu olarak görebiliriz. Günümüz dünyasının kısmi aynası işlevini görse de o bağlılığın yarattığı farkındalık yarım bırakmaya itebilir okuyanları. Cesur yeni dünya da keza öyle. Değişime kapalı insanların tercihi olmuyor distopik kitaplar. Martin Eden, yüzyıllık yalnızlık,körlük, iki şehrin hikayesi, Suç ve ceza gibi kitaplar kurgusal olarak harika fakat okunması ağır gelen kitaplar. Çünkü olay örgüsünden ziyade genel kültüre katkı saglayan içerikleri mevcut. İnsanımız sonuç odaklı olduğu için edebi tatları almaya pek yanaşmıyor. Kürk mantolu Madonna fazla duygusal bulunabiliyor. Oysa derin duygusal yapıdaki insanların vazgeçilmezi niteliginde. Bunların hepsi birbirinden degerli ve güzel kitaplar. Okuma alışkanlığının bu kadar az olduğu bir dönemde kitapların yarım bırakılmasına şaşırmıyorum. Kendimce basit bikaç neden tespit etsem de asıl neden okuma alışkanlığının kültürümüze yerleşmemiş olması. Kitapseverler icin bu listedeki kitaplardan bazıları başyapıt niteligindeyken sıradan bir okuyucu için anlam ifade etmeyebilir. Mesela 1984, Martin Eden, körlük kitapları benim için ilk 10 favori kitaplarım arasında. Şaşırmadım ama üzüldüm yarım bırakanlar adına..