• Tanrım nasıl uzun gelmiş, nasıl bitmez tükenmez olmuştu bu dokuz yıl, dört bin gün ve şu güne,şu geceye kadar dört bin gece! Ne çok zaman geçmiş ne çok zaman yitirilmişti...
  • 200 syf.
    ·8/10
    Babamın bana zorla kitap okutturmasıyla çocukluğumun ilk kitabıdır Ay’a Yolculuk İyi ki de zorla kitap okuturdu belki babam olmasaydı bugün hiçbir zaman kitaplardaki o güzel karekterleri tanımamış olacaktım herhalde bugünleri hesaplamış babam
    Ben bu kitabı ilk okuduğumda 50 sayfa büyük punto kitaptı bugün bütün detaylarıyla 210 sayfa olarak okudum
    Kitabın konusunu kısaca yazayım Amerika’da silah kulübünde top mermileri yapılır ve barış zamanında top mermileri üretmeyen bu kulübün üyeleri ( savaş çıkmasını isteyen kulüb üyeleri ) Ay’a top gönderme fikrini ortaya atar daha sonra bir Fransız ben Ay’a gitmek istiyorum diye ortaya çıkar top şekli mermi şeklini alır kitapta mekik geçmiyor mermi olarak geçiyor galiba uzay aracı mekik bizim zamanımıza göre evrilmiş bir kelime neyse sonra bu mermi insan taşıyacak şekilde dönüşümünü anlatıyor ki bu kitabın yazıldığı zamana bakılırsa Ay’a yolculuk nerdeyse bir asır sonra gerçekleşiyor 🪐
    Bilimkurgu kitaplarını sevmememin genel sebebi mutlaka gelecekte olacak yada yapılacak birşeylerin birilerinin hayal gücüyle çok önceden öngörülmesi ve kesinlikle tavsiye ederim bu kitabı güzel bir olay örgüsü var tekrardan okumuş olmaktan dolayı çok mutluyum çünkü daha çocukluğumun kitaplarının yeni basımlarından en az evde yüz kitap daha var Her güne bir kitap hedefime uymayı düşünüyorum hadi bakalım
    Kitaba dair tek bir alıntı yazacağım
    Onlar , Tanrı’nın yeryüzü yaratıklarına koyduğu sınırları çiğnemiş , insanlığın dışına taşımışlardı..
    Kitap puanım : 5 / 5
    #işbankasıkültüryayınları #JulesVerne #AyaYolculuk #DeLaTerreALaLune #hasanaliyücelklasikleri #kimneokudu  #OkudumBitti #OkudumOkuyun #Kitaplaryolda #KitapTavsiyem #Bookstagram #kitap #kitapsevgisi #bookish #books #Kitapyorumu #neokuyorum
  • Her zamankinden daha pis, daha bırakılmış ve daha yoksulum. Güne başlayabileceğim hiçbir somut ya da soyut görüntü yok.
    Tezer Özlü
    Sayfa 54 - Yapı Kredi Yayınları
  • Aslında işin aslı şöyle hakim bey
    Aslı'yı ilk gördüğüm gün başlıyor işin aslı
    Aslı birgün benim nacizane kaptan şoförlüğünü yaptığım
    56 Chevrolet taksiye biniyor
    ve "Karagümrük'e" diyor bana
    Karagümrük o dakika gönlümün başkenti, başımın tacı, ruhumun
    ilacı oluyor.
    Delikanlıya yakışmaz, yolculuk esnasında en ufak bir rahatsızlık ya da edepsizlik etmiyorum.
    Yalnız indiği evi, yolu, sokağı, kapıyı mıh gibi aklıma çakıyorum
    "Oğlum" diyorum bizim chevrolete
    "Bu kapıyı unutma
    Birgün ilk bu kapıda gelin arabası olacaksın"
    Sorup soruşturup, bulup buluşturup en nihayetinde Aslı'yı
    istetiyorum.
    Ama gel gelelim kızın üvey anası kızı bir türlü vermeye
    yanaşmıyor.
    İkinci kez istetiyorum.
    Bu kez üvey abi "bizde taksici esnafına kız yok" diyor
    Allah'ın hakkı üçtür.
    "Anam seni de yorduk ama hadi bir kez daha iste" diyorum
    Kapı anamın yüzüne bir kez daha kapanıyor
    "Oğlum bu işin aslı yok" diyor.
    Bakkalın çırağı Osman'ın eline bir mektup sıkıştırıp
    Aslı'ya gönderiyorum
    "Kaçar mısın benimle" diyorum "kaçarım" diye cevap yazıyor
    Mübarek Cuma gününe anlaşıyoruz
    Hani yalnız gitmeyeyim bizim Rıdvan'ı da çağarayım diyorum
    Rıdvan beline babadan kalma altıpakları takıp gelmiş
    "Oğlum Rıdvan bu ne" diyorum."Ne olur ne olmaz abi sen sür"
    diyor.
    Sürüyorum
    Açıl ey Karagümrük ben geliyorum

    Karagümrük yanıyor polis beni arıyor
    Karagümrük yanıyor herkes benden biliyor
    Ben suçsuzum diyorum kimse beni duymuyor
    Bunu bir tek sevdiğim bir de allah biliyor

    x3

    Aslı diyorum Aslı ne oluyor
    Ne oluyor demeye kalmadan polis kapıyı çalıyor
    Polis kapıyı çalıyor
    Polis içeri giriyor
    Memur bey diyorum kız reşit kendi isteğiyle geldi
    Memur bey "tamam" diyor "kıza bişey dediğimiz yok
    Ama Karagümrük yanıyor
    Kızı kaçırmasına kaçırıyorsun da
    Karagümrük'ü niye yakıyorsun be evladım"
    Aslı bu ne diyor diyorum
    Aslı hiç bişey demiyor
    Meğer bizim Aslı kaçarken telaşlala yemeği ocakta unutmuş
    Yemek yanmış tutuşmuş
    Sonra perdeler tutuşmuş
    Sonra ev tutuşmuş
    Sonra karagümrük tutuşmuş
    Veryansın etmiş bizim üvey kaynana sokaklarda
    Taksici ramazan kızı kaçırdı mahalleyi de ateşe verdi diye
    Nihayetinde attılar beni nezarete
    Tez vakit sonra mahkeme günü geldi
    Hakim aslıya sordu
    "Kızım seni bu adamı kaçırdı"
    "Evet hakim bey"
    "Mahalleyide bu adamı yaktı"
    "Ee evet hakim bey"
    Ne eveti Aslı
    Nikah kıymıyoruz Aslı
    Ne eveti
    Meğer üvey anayla üvey abi baskı yapmışlar evde kıza
    Evide mahalleyide Ramazan yaktı diyeceksin diye
    7 Yıl Bayrampaşa'da geçer geçmesine de
    Yalandan 7 yıl yatmak 70 yıl gibi delir kanı deliye
    Birkaç güne kalmadı
    Koptu kafamın belkayışı
    Dedim ki kendi kendime
    Ben buradan kaçarım
    Gider bu kez harbiden Karagümrük'ü yakarım
    Şimdi hepiniz merak ediyorsunuz dimi hakim bey
    Yaptım mı yapmadım mı diye
    Yaptım
    Bayrampaşadan kaçtım
    Önce gidip üvey abisinin Balat'taki kahvesini
    Daha sonra da üvey annesinin yeni aldığı evi benzin döküp
    Yaktım
    Şimdi hakim bey cezam neyse çekerim
    İçerde de iyi hali bozmam sizi temin ederim
    7 Yıl değil 70 yıl bile olsa
    Paşa paşa yatarım
    Karagümrük'ü yakarım
    Sonra girer paşa paşa yatarım hakim bey
    Paşa paşa yatarım

    Karagümrük yanıyor polis beni arıyor
    Karagümrük yanıyor herkes benden biliyor
    Ben suçsuzum diyorum kimse beni duymuyor
    Bunu bir tek sevdiğim birde Allah biliyor
  • 198 syf.
    ·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Çok önceden okuduğum bir eser olmasına rağmen tekrar okuma isteği duydum .Kitabın dili oldukça sade ve akıcı. Seksen günü birkaç güne sığdırabilirsiniz. Özellikle okuma alışkanlığı olmayanlar kesinlikle sıkılmayacaktır diye düşünüyorum.Kitabın konusu ise kısaca ;
    İngiliz centilmen Phileas Fogg, üye olduğu kulüpteki arkadaşlarıyla seksen günde dünyanın etrafını dolaşacağına dair iddiaya girer. Bahsi kazanabilmesi için 21 Aralık 1872 Cumartesi günü kulüpte olması gerekmektedir. Phileas Fogg, İngiltere Bankası’nı soyan hırsız sanılan tüm yolculuk boyunca, onu bir türlü tutuklayamayan polis müfettişi Fix tarafından takip edilecektir.Birbirinden farklı ülke ve coğrafyaları gezerlerken sizde oralarda gezmek istiyorsunuz. Okuyarak bir nebze ordaymış gibi hayal etmek insanı keyiflendiriyor. Jules Verne'in o inanılmaz hayal gücüyle hayaller alemine dalabilirsiniz. Jules Verne ne kadar başarılı bir yazar dememe gerek var mı ?
  • Bunlar o güne kadar itiraf etmeye ya da yorumlamaya asla cesaret edemediği ayrıntılardı ve her biri duygularını keskin bir şekilde aydınlatıyordu.
  • Z’den AA’ya doğru bir kez daha öğrensem harfleri,ilmik ilmik dokusam geçmişi geriye doğru,parmak parmak izini sürsem acıların,el çizgilerimde bir yolculuk yapsam doğduğum güne,değişik güzergahlar,rotalar denesem cesurca,yeniden küçük bir çocuk olsam,beceriksizce kalemi kavrayan ve adını ilk yazan...