Tomris Uyar

Tomris Uyar

Yazar
Derleyen
Çevirmen
Editör
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.4
1.947 Kişi
okuyor-dolu
7,2bin
Okunma
v3_begen_dolu
1.959
Beğeni
goz
61,7bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
Türk Öykü Yazarı ve Çevirmen
Doğum
İstanbul, Türkiye, 15 Mart 1941
Ölüm
4 Temmuz 2003
Yaşamı
Tomris Uyar (d. 15 Mart 1941 - ö. 4 Temmuz 2003) Türk öykü yazarı ve çevirmen. İngiliz Kız Ortaokulunda, Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde eğitim gördü (1961). İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine bağlı Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi (1963). Papirüs dergisi kurucularından olan Uyar’ın deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dönemin belli başlı dergilerinde yayımlandı. On öykü derlemesinden Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. 60’ı aşkın çevirisi kitaplaşan Uyar’ın günlükleri, “Gündökümü” genel başlığı altında, yayımlandı. Yürekte Bukağı ve Yaza Yolculuk öykü kitapları ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı aldı. Tomris Uyar, şair Turgut Uyar ile evlidir ve Hayri Turgut Uyar isimli, İTÜde öğretim görevlisi bir oğulları vardır. 2003 yılında kanser nedeniyle vefat eden yazarın kabri Zincirlikuyu Mezarlığındadır.

Çevirdiği kitaplar

Tümünü Gör
Küçük Prens
Küçük Prens
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
İnci
İnci
John Steinbeck
John Steinbeck
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Mrs. Dalloway
Mrs. Dalloway
Virginia Woolf
Virginia Woolf
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Başkan Babamızın Sonbaharı
Başkan Babamızın Sonbahar...
Gabriel Garcia Marquez
Gabriel Garcia Marquez
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Aynanın İçinden
Aynanın İçinden
Lewis Carroll
Lewis Carroll
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Alef
Alef
Jorge Luis Borges
Jorge Luis Borges
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
108 syf.
Otuzların Kadını
Tomris Uyar, Türk edebiyat dünyasının perde arkasında cereyan eden, oldukça ses getiren aşklarda başrol oynamış bir isim. Ki bu aşklar edebi bir verimliliği de beraberinde getirmiş ve sayesinde edebi literatürlerimize başta şiirler olmak üzere nice ürünler girmiştir. Tomris Uyar denilince aklımıza ilk etapta Ülkü Tamer, Cemal Süreyya, Edip Cansever ya da Turgut Uyar ile yaşadığı aşklar ve evlilikler geliyor. Kimbilir belki de bu tarz sansasyonların yoğunluğundan dolayı, Tomris Uyar'ın edebi yönünü keşfetmeye zaman bulamamışızdır. Ben kendisi ile, ilk öykü kitabı olan İpek ve Bakır sayesinde tanışmış ancak pek hoşnut kalmamıştım. 1992 yılında yayımlanan bu eseri ise sanırım olgunluk çağının getirdiği deneyimden olsa gerek, edebi incelikleri, özenle seçilmiş kelimeleri ve vurucu hissiyatıyla, zerafet dolu kıvrak bir zeka örneği olarak karşıma çıktı. 108 sayfalık, birbirleri ile ilişkili 8 öyküden oluşuyor kitabımız: *Pentimento *Otuzların Kadını *Sarpsarı Dönüş Yolu *Fal *Gelgit *Pençe *Alatav *Çivi Kitabın ismi ile ilgili bir ayrıntı vermek istiyorum.Zira isim yanlış anlamaya mahal verecek türden.. Eserde otuzlu yaşlardaki kadın değil, 1930 lu yıllardaki kadına değinilmiş. Tomris Uyar'ın bu öyküleri , bilindik tüm klişelerden sıyrılarak tamamen hisleri ile meydana getirdiği çok aşikar. "Otuzların kadını" imajı çizerken aslında tüm kadınları bu imaj çerçevesine sokmayı hedeflemiş ve bunu başarmış. Kendi öz annesi Celile Gedik'i merkeze alarak, tüm otuzlu yıllar kadınlarının yaşadıklarını, heveslerini, hayallerini ve içlerinde kalan ukdeleri, dönemin değer yargıları ve toplumsal şartları etrafında bize aktarmış. Kadınlık ve annelik gibi konulara yaklaşımı, kadının iç dünyası, onun ataerkil düzen içerisindeki konumu çok başarılı bir şekilde yansıtılmış. Kitapta gerçekten çok güzel incelikler var, mesela bir sayfada el altından bize şöyle sesleniyor Uyar: '"Bu bulmacayı çözmeyi sana bıraktım. Kitap, senin. İster kalıtımsal ögelerden yararlan, ister yüz binlerce öbür ögeden. Ama gelir gelmez bana' bir dakika' demeden  bir çay doldur. " Diğer 1970 sonrası öykücülerinde gözlemlenen imgesellik, çağrıştırmalar, betimlemeler ve iç monologlar Tomris Uyar'da da yoğun bir şekilde göze çarpıyor. Dönemin toplumsal ortamındaki bireye(kadına), bireyin içsel dünyasına yönelimi ve öykülere empoze edilebilecek gündelik - ruhsal gerçekliklerin dozunun nasıl ayarlanması gerektiği hususlarında çok beğendiğim bir örnek oldu. Kadın olgusuna yaklaşım konusunda duyarlı saptamalar yapması, kadınlığa soyut olarak biçim, renk ve tat anlamında misyonlar yüklemesi ve bu anlatıları özgün bir halde okura sunması, kitabı başarılı bulmamdaki diğer etkenler... Kitap zaten çok kısa olduğu için, daha fazla değinip, öykülerin  heyecanını kaçırmak istemiyor ve  Tomris Uyar'ın bizlere bir mesajı ile kapanışı yapıyorum: "Beni, şunun bunun eşi veyahut  sevgilisi olarak değil, kalemim ve fikirlerim ile tanımaya çalışın." Huzurlu uyu cesur kadın!
Otuzların Kadını
Otuzların Kadını
yildiz
8.0/10 · 694 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
Reklam
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.