Derin Deniz, bir alıntı ekledi.
6 dk.

Örtünmek için bir yaprağa ya da bir hayvan derisine ilk sarınan ilkel hayvan kesinlikle bir dişiydi.

Erkeğin Yarısı Kadın, Cang ŞianliyenErkeğin Yarısı Kadın, Cang Şianliyen

Hayvanlar üzerinden günümüzdeki sistemi anlatmaya çalışmış yazar. Bir başkaldırı yapıtı. Çok beğendim . Bu kitap sayesinde yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Yetti canım, gayri yetti bre! Bu rezilliğe hayvan olsa katlanamaz bre! Savulun heeey!"

IV. Murad, Yavuz BahadıroğluIV. Murad, Yavuz Bahadıroğlu
Fırat Mişe, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

"Düşmanın sipariş ettiği, münafığın kurduğu, demagogun yaydığı ve avamın kabul ettiği şaiya, töhmet ve yalanlar karşısında aciz kalmış geviş getiricileridir!"

Şayia = Yaygın söylenti
Avam = Halkın cahil tabakası / Halk
Demagog = Halk avcısı
Töhmet = İşlendiği sanılan suç / Suçlama
Geviş = (hayvan) yutmuş olduğu yiyeceği midesinden ağzına çıkarıp yeniden çiğnemek.

Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 166)Ebuzer, Ali Şeriati (Sayfa 166)
Nursel, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu

Son Söz
Vejetaryenlik, doğruluk ve dürüstlük yolunda atılmış ilk adımdır ve bu adım gelecek kuşaklar için son derece değerlidir. Çünkü insanla hayvan arasındaki kölelik ve tutsaklığı kaldırır ortadan. Sahtecilik, parazitlik, hırsızlık ve savaş gibi şeyleri kökünden yok eder. Huzurlu ve mutlu bir yaşamın sergilendiği kırlar ve tarlalar artık, doğanın
süsü olan canlıların işkence edildiği, öldürüldüğü korkunç manzaralar sahnelemekten kurtulur. İnsanların yüreklerinde, gerçek kardeşlik duyguları uyanır. Bu duygu yalnız insanları değil, doğadaki tüm yaratılmışları birbirine bağlar.

Vejetaryenliğin Yararları, Sadık HidayetVejetaryenliğin Yararları, Sadık Hidayet
Esra, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

"Yeni antropoloji insanı "dik yürüyüşlü, düşünen hayvan" diye tarif ediyor. Onun dik yürüyüşlü oluşu belki bütün kâinata ve başka varlıklara hâkimiyetini sağlamak içindir. Belki de gururu ile üstünlüğünün alâmetidir veya her yönde hareketini kolaylaştırıcıdır. Kimbilir, belki de başını yıldızlara kaldırmak ve ellerini ALLAH'a açmak içindir."

Kültür ve Medeniyet, Nurettin TopçuKültür ve Medeniyet, Nurettin Topçu

Veganlık Üzerine
Ön yargılar ile, sözüm ona popüler ve hevesvari bir diyet akımı gibi görerek, araştırmadan, bilimsel belgeselleri izlemeden, herşeyi okuyup da bu konu ile ilgili hiçbir şey okumayan arkadaşlara veganlık ile ilgili söyleyeceklerim var.

Sadece burada değil tüm sosyal mecralarda konun geçtiği yerlerdeki yorumlarda o kadar sığ sorular ile olaya yaklaşılıyor ki, kendini eğitimli, akademik olarak yetişmiş olarak gören biri bile etobur bir hayvanın başka bir hayvanı yemesini öne sürüp aklı sıra veganlığı çökertiyor ve kendi yediği ete onay arıyor.

Doğanın kendi içindeki dinamiğini anladığınızda, doğal ortamında yaşayan her canlının kendi tabiatına uygun beslendiğini kavradığınızda, tabiatına uygun bu döngüye hiç bir veganın dışardan müdahale etmediğini gördüğünüzde, böyle yaklaşımların ne kadar anlamsız ve sığ olduğunu anlayacaksınız.

Konu çok uzun ve sadece ilgili olanların merak ederek araştırıp kendilerini bu yönde değiştirebilecekleri bir konu. Kimse istemediği sürece hiçbir söylem ile ikna olmaz. Yalnız şu ayrımı bilmek lazım: Ben de yıllarca diğer insanlar gibi et ve hayvansal ürünleri yedim ve bunların savunuculuğunu yaptım. Yani bu konuda benim sizin gibi bir hayat deneyimim var ama sizlerin benim gibi bir yaşam deneyiminiz yok. İşte bu yaşam deneyimi bilinci oluşturan temel unsur.

Kediye köpeğe v.s. yemediğiniz hayvanlara yapılan eziyetlere üzülüyor ve vicdanınız sızlıyorsa; bir an için kuzuların, buzağıların da annelerinin sevimli yavruları olduğunu, onların da ruhlarının ve hislerinin olduğunu, onların da üzüldüklerini sütten zorla kestirildiklerinde ve diğerlerinin kesildiği mezbahalarda duydukları ve hissetikleri ile acı acı ağladıklarını, çoğunun işkence şartlarında kapalı kafeslerde yaşamaya zorlandıklarını, hareketsiz, havasız ve mikroplu ortamlarda yaşadıkları için sürekli hasta olmamaları adına ilaçlarla vücütlarının mahvedildiğini, gdo lu diye almadığınız mısırın tonlarcasını onların yediğini ve etlerinin o gdo lar ile oluştuğunu, sırf et endüstrisine meta üretmek için milyonlarca kilometrekare verimli toprağın hayvan yemleri üretmek için kullanıldığını, bu harcanan üretim enerjisinin ve payının %10 unun doğrudan bitkisel gıdalara, temiz suya ve bunların insanlara sağlıklı ulaşmasına harcansa dünyada açlığın ve hastalıkların büyük oranda önüne geçilebileceğini, sırf güçlüyüm ve hakim olabiliyorum diye her türlü hayvanı sömüreceğini düşündüğünde aslında genel kabullere göre; "güçsüz olan" tüm halklar, kadınlar, çocuklar üzerinde yapılan güç sergilemelerini ahlaken dile getiremesen de onayladığını, insanlığın bilinç atladığını, zamanın ve dünyanın değiştiğini, yüzlerce yıl öncesinde yeterli gıdaya ulaşma şartları ile şimdinin farklı olduğunu, şu anda yiyecek tüketiminin temelini reklamların ve yönlendirmelerin oluşturduğunu lezzet odaklı seçimlerin sağlık ve gerekliliğin çok önüne geçtiğini,
İnsan varlığının sadece kaba maddeden ibaret olduğunu düşünmüyor aynı zamanda ruhsal da bir varlık olduğunu hissediyorsanız; 'ruh'a saygı göstermen ve hayvandan ruhsal seviye olarak üstün olmayı onun bedenini sömürme hakkı olarak görmek değil, tevazu ve olgunluk göstererek nefsini eğitip sevgi ile onlara yaklaştığında ruhen yükselebileceğinizi,
yukarıda sıraladıklarımdan herhangi birine muhalif olabildiniz ve ya kendine göre mantıksız bir şey buldun diye tüm anlattıklarımı bir tarafa atmayıp üzerinde düşünülmeye değer olduğunu,

Görmenizi ve anlamanızı temenni ediyorum.

Esmanur Ek, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Belki de insan, başkalarının canıyla beslenen yırtıcı bir hayvan gibi gaddar, hırslı ve sinsi davranırsa hayat iyi ve güven doluydu, sevecen ve temkinliydi.

Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 52)Karmaşık Duygular, Stefan Zweig (Sayfa 52)
Nursel, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okudu

Riyazet hayatı sürdüren Hz. Ali etoburluk hakkında şöyle buyurmuştur: "Lâ tec'alû butûnekum mekâbiru'l-hayvânât" yani "Midelerinizi hayvan mezarlığı yapmayın."

Vejetaryenliğin Yararları, Sadık HidayetVejetaryenliğin Yararları, Sadık Hidayet

Çok saçma!
Çocukluktan ziyade ihtiyar olmayı isterim, insanları iyisiyle kötüsüyle fark edebilen biri olmak, oldukça fazla kitap okumuş olmak, şuankinden daha çok şiir bilmek, daha fazla insanla tanışmak, daha çok hayvan sevmek, daha fazla biriyle ömür geçirmiş olmak isterim. Aynı zamanda daha fazla acı çekmiş, daha fazla üzülmüş, daha fazla insanların kötülüklerine katlanmış olmak isterim. Her şeyden daha fazla düşünebiliyor musunuz? Çocuk olmayı istemek ne ahmakça derim, böyle bir seçenek varken ve gelecek zamanda, zaman oku tek yönlüyken hem de, sevinmek yerine ihtiyarlıyoruz diye üzülmek hem ahmakça, hem çok saçma!