• 239 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Leyla ErbilKalan

    Gecede ile başlayan Leyla Erbil okuma yolculuğuma edebiyat dünyasını hallaça çeviren kitabı Hallaç ve onun arkasından Kalan ile devam ediyorum.Leyla Erbil’in kadın karakterleri ile tanışıklığımızın bu sefer ki durağı Lahzen oldu.

    Leylâ Erbil 2009 yılında yapılan bir röportajda “Sur içinde bir ev bir mahalle bir yaşantı anlatmaya çalışıyorum. Taşlığı Sarnıcı olan bir ev. Annenin anlaşılmaz bir Fran dol tutkusu var. Bir de Asya tarafında hala var. Öyle bir git gel kabaca türü henüz belli değil dediği “ve adını” Frandol”koymayı düşündüğü Kalan 2011 yılında yayınlanmış.
    Frandol eski bir Yunan Grek dansıymış,iç içe geçen iki halka kurulup halkalar bir birinin
    Zıt yönünde hareket ederek oynanan bir oyun.Leyla Erbil’de romanda bu ikiliği deli saçması gibi gelen,bilinç akışından korkusuzca dökülen Lahzen’in sözleriyle topluma ayna tutar.Toplum tarafından dayatılan dinsel,mitolojik,siyasi ve toplumsal olan tüm öğeleri yer yer alay,mizah ve hiciv dolu söylemlerle yer yüzene çıkararak topluma iğne batırmış.
    Bir taraftan hala ve annesinin ikinci eşi dayı dedikleri kişilerin gelenekçi bakış açıları bir yandan da etrafı surlarla çevrili İstanbul ve tarihi.Lahzen’in kendi bölünmüş benliğinin parçalarından dökülen geçmiş.İki koldan ilerliyor kitapta.

    Yine bilindik cümle yapısı devrik cümleler.üç virgülle biten cümleler ve hiç büyük harf kullanılmaması.

    Hallaç’a oranla daha anlaşılabilir bir dille yazmış Leyla Erbil Kalan’ı.Leyla Erbil kitaplarını Yitik Ülke’den çıkan Elmas Şahin’in incelemesi olan Leylâ Erbil Kitabı ve Aylak Adam Yayınları tarafından çıkarılmış Kaya Tokmakçıoğlu’nun hazırladığı tuhaf bir kuştur,gölgesi zihin adlı inceleme kitaplarıyla birlikte okuyorum.
    sen Hangi bilinçtesin lahzen hangi göklerin bulutlarından yağdın bu çorağa söyle son bilinç ölüm olacağına ölüm anında bilincin bilinci yapılamayacağına göre hangi kavşağındasın tinsel gerçekliğin
    anlatıp duruyorsun;anlatmak istediğin bunlar mı,,, bunlarla nereye varacaksın bilmiyorsun? çocukluğundan umduğun bir şey var!hakikatin özünü oradan mı çıkarmak istiyorsun?...hakikatin özü sözü tözü gözü; hakikat duran,bekleyen bir şey mi,,,hakikat hayatı kendimizin bir parçası haline getirebildiğimiz bir şey diyordu diren,,,bırak bu çıkmaz sokaklarda dolaşmayı,,,dinlen biraz,,,hastasın sen ilacını al...