Adem ile Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10,8bin
Gösterim
Adı:
Adem ile Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
25 Haziran 2020
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257109451
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Mark Twain'in altı öyküsüne yer verilen kitapta; yazarın ilk kadın ve erkeğin günlüğünü mizahi dille kaleme aldığı Âdem ile Havva'nın Güncesi, kahramanın bakış açısıyla İncil'deki olayla­rın anlatımına dayanıyor. Meşhur öykücü, geleneksel din öğre­tisini sorgulamakla kalmıyor; okura kadın erkek eşitliğine dair düşündürücü ve bir o kadar da eğlenceli bir okuma sunuyor.

Havva hayvanları isimlendiriyor, ateşi buluyor, Koru'daki evle­rine her türlü yeniliği getiriyordu. Evet, Âdem'in Havva hakkın­da öğreneceği çok şey vardı ve tabii ondan öğreneceği...

Kitapta yer alan diğer öykülerse şöyle: Çalınan Beyaz Fil, Mil­yonluk Banknot, Caleveras'ın Meşhur Zıp Zıp Kurbağası, Bir Köpeğin Hikâyesi ve Sağ mı Ölü mü?
178 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
İncelememin giriş kısmında kitabı şiddetle tavsiye ettiğimi ve “ENLER” listeme girdiğini söylemeliyim.

Adem ve Havva ilk insanlar olarak cennette var oldular. Önce Adem ardından Havva geldi. İkisi de birbirlerine yabancıydı ve ikisini de birbirine çeken bir şeyler vardı. Havva bunu cinsiyete bağlıyordu.

Kitap Adem’in ve Havva’nın birbirleri, dünyayı, çevreyi anlamlandırma hakkındaki görüşlerini günlük şeklinde her ikisinin de kendi ağızından aktarıyor.
Mark Twain o kadar güzel bir üslupla kitabı kaleme almış ki. Kimi zaman bir tebessüm , kimi zaman çatık bir kaş ve düşünmekten kırışan alnınızla okuyorsunuz kitabı. Yazılandan çok çok daha fazla şey veren bir roman kaleme almış Mark Twain.

Adem’in gözünde en başta Havva rahatsız eden, sürekli konuşan, her şeye ad veren bir yabancı , bir çokbilmişten ibaretken ; Havva için Adem her zaman keşfedilebilecek bir yanı olan , saygıyı ve sevgiyi hak eden biri. Hatta Havva zekasıyla onu kırmamak için isimlerini bildiği şeyleri , bildiğini belli ederek değil de sanki öyle olduğunu hissettiğini hissettirerek aktarıyor Adem’e. Adem tarafındansa bu “çok bilmişlik” olarak algılanıyor.

Kadın ve erkek üzerine oldukça fazla şey bulabileceğimiz bir bilgi seli bu kitap. Ben Havva’yı okurken kendi kişiliğimden , mizacımdan çok fazla şey buldum. Cinsiyet kavramına bakış açımızı da genişletecek bir kaynak.

Bilim, bilgi açlığı, bilme arzusu kitabın oturduğu bir taht. Cennetten kavulmalarının sebebi olan elma bir bilginin meyvesi. Hiçbir şeyi bilmemek cennette kalmanızı sağlar ama bilginin tadına baktığınız anda kovulursunuz ve ölümle siz ve sizin soyunuzdan gelen her şey , dünyada bulunan her varlık ölümle cezalandırılır. Neden?
Tanrı neden üç yaşında bir bebekten daha fazla şey bilmeyen ve merak duygusu sürekli içinde olan bir canlıyı merak etti diye cezalandırır ? Üstelik yaratırken , her insanın mizacının farklı olduğunu ve bu mizacı onlara kendinin verdiğini söyleyerek … Neden bu acımasız cezayı verir?

Şeytanın tarih boyunca kadınlar üzerine çullanması , o çok severek okuduğumuz masallarda bile yasak elmaya ve Havva’ya gönderimde bulunulması, kadınların yıllarca aşağılanmasına, şeytan olarak algılanmasına sebebiyet veren o bilgi meyvesinin , şehvetin yeni bir bakış açısıyla kaleme alınması… Bence günah keçisi olarak görülmüş , tarih boyunca yaşayan ve yaşamakta olan tüm kadınların ve onları şeytanın ahbabı ve tehlike maddesi olarak gören tüm erkeklerin bu kitabı okuması gerekli. Kadının tehlikesinin şehvetinden , fiziksel özelliklerinden değil de zekasından dolayı olduğunu ve bunun tehlikeden çok insanlığa , dünyaya bilim adına ve bilgi adına getirileri ve artıları olduğunu kağıdına aktaran Mark Twain’e teşekkürü bir borç bilirim.

Kitap aynı zamanda felsefeyi de içinde bulunduran müthiş bir sorgulama kitabıdır.Siyaset, bilim, din , insan özellikleri hakkında rahatsız etmeyen , akıcı bir üslupla bizi bu konularda bilgi ve soru yağmuruna tuttuğu gibi bir cümleyi size ömür boyu düşündürecek, içinize kuşku tohumları ekecek cümleler kurmaktadır. Çok çok güzel bir kitap. Site içinde daha çok okunmasını temenni ederim.
148 syf.
·7 günde
Âdem'le Havva'nın Güncesi kitabını çok merak ederek almıştım. Uzun süredir kitaplığımda okunmayı bekliyordu.
İyi ki de okudum, harika ötesi bir anlatımı var. Okuması çok keyifli. Kitap kısa öykülerden oluşuyor. En beğendiğim öykü Adem'le Havva'nın öyküsü oldu. Mark Twain, Adem'le Havva'nın öyküsünde kadın ile erkek arasındaki farkı çok güzel bir şekilde anlatmış. Adem (Erkek) öyküde yaşadığı olayları düz bir şekilde Havva (Kadın) ise çok detaylı bir şekilde anlatıyor. Yazar kitapta bu konuda çok iyi ironi yapmış.
Kitap kesinlikle okumaya değer. Kitabın içindeki diğer öyküler de gayet güzel.
Kitabı okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
147 syf.
SADECE ADEM İLE HAVVA'NIN GÜNCESİ ÖYKÜSÜNÜN YORUMLAMASI


Öncelikle bu yazıyı okurken arka fonda, aşağıda ilişik olan şarkıyı dinlemenizi hatta sonrasında klibini izlemenizi öneririm.

SOKO - First Love Never Die : https://youtu.be/-_Y2jfK06pY

---------------------------------------

Havva anamız Adem babamız veya Eva anamız Adam babamız dünya yuvamız.

Düşünsenize, gözünüzü bir açmışsınız, her yer o kadar canlı renklere sahip ki!
Her şey o kadar saf ve temiz ki aldığınız oksijen ciğerinizi yakıyor. Daha yeni doğdunuz ve yeni doğar doğmaz gözleriniz yanmaya başlıyor cennet bahçesinin zerafetinden.

Bir gün uyanmışsınız ve kaburganızda bir leke var. Yanı başınızda da uzun saçlı bir yaratık! Kim bu nereden geldi? Zararlı mı? Yaratık doğruluyor ve ses çıkarıyor.
Her şeye isim takıyor. Adem'in peşinden ayrılmıyor. Çünkü bu yaratık sevgi dolu ve yaşadığı dünyayı hayvanları bitkileri o kadar çok seviyor ki her nesne ile arkadaş oluyor.

Yıldızlar ile dost oluyor onları selamlıyor. Adem'i merak ediyor ve sonra ne oluyor biliyor musunuz???

Adem'e değer veriyor. Tabi o zamanlar aşk meşk falan yok. Ama Eva anamız Ademi çok çok çok seviyor. Onun gönlünü almak için de yasak ağaçtan elmalar topluyor Adem'e veriyor.

-"Yasak elmalar bunlar. Onun dediğine göre bir iş açacakmışım başıma. Olsun!
Onu hoşnut kılmak uğruna, başıma gelecek her işi göze almaya hazırım." diyor koca yürekli Eva.

Adem ise hep ondan kaçıyor. Onun çekip gitmesini istiyor. Miskinliğine devam etmek istiyor.

-"Yeni yaratık kendisinin dişi olduğunu söylüyor. Belki de uyduruyordur. Her neyse, beni hiç ilgilendirmez.
Başımdan çekip gitse de şu çenesinden kurtulsam tek." diye düşünüyor Adem.

O malum elmanın yenmesiyle bütün dünya değişiyor ve dünyaya ÖLÜM geliyor. Kaplanların koynunda uyuyabilirdi Eva önceden ama artık uyuyamıyor. Bütün canlılar birbirlerini yemeye başlıyor. Ölüm dünyaya balyoz gibi iniyor.

Kaçıp iki insan başka yere yuva kuruyor. Bir gün Havva ufak bir yaratık ile beliriyor. Adını Kabil koyuyorlar. Kimse bu yaratığın ne olduğunu bilmiyor. Sonrada bir tane daha yaratık geliyor. Buna da Habil diyorlar.

Artık ilk ailemiz yuvasında yaşıyor. Zaman geliyor geçiyor derken dünyaya gelen ÖLÜM, herkese tadını tattırıyor.

Bildiğimiz üzere Kabil kardeşi Habil'i yaralıyor ve ölmesine sebep oluyor. Henüz aileden kimse ÖLÜMün ne demek olduğunu bilmiyor ki! Şeytanın tasvir ettiği gibi "uzun bir uyku hali, ama bildiğin bir uyku değil.". Eva ana için ne büyük bir acı. Dünyanın ilk cinayeti, ilk ölümü, ilk acısı, ilk kaybı, ilk gözyaşı.... Bir ananın ilk feryadı. Acaba Havva ana o elmayı yediğine pişman olmuş muydu oğlunu ölü görünce? Bunu asla bilemeyiz sanırım.

Ömrünü sevgiye ve güzelliğe adamış Havva anamızı saygı ve sevgi ile yad ediyorum.

Adem klasik erkek, hisseder ama pek belli edemez. Adem de onu çok seviyor ve hatta diyor ki:
-Aradan geçen bunca yıldan sonra, başlangıçta Havva'yı zaman zaman yanlış anlamış olduğumu görüyorum. Cennet Bahçesi'nde onsuz yaşamaktansa, dışarıda onunla birlikte yaşamak çok daha güzel. İlkin çok konuştuğunu düşünüyordum hep, şimdi ise bir gün susmasının, sesinin günlerimden silinmesinin benim için büyük bir acı olacağını düşünüyorum.
Bizi birbirimize yaklaştıran, bana onun yüreğindeki iyiliği, ruhundaki tatlılığı tanımayı öğreten o ilk kestane bin yaşasın!

Biraz ketum olsa da Adem baba iyi birisi. Havva yı çok sevmiş sonraları. Yukarıda da diyor ya..

Adem'in güncelerinde cümleler birer ikişer cümle ile sınırlı iken Havva'nın günceleri oldukça uzun ve betimleme kaynıyor. Çünkü Eva sevgi dolup taşan bir kalbe sahip. Konuşmayı da çok seviyor :)))

Çok enfes ve mizahi yönü güçlü bir öykü idi. Herkese tavsiye ederim. Normalde tavsiye işini sevmem pek ama bu kısa ve sıcacık öykü için istisna yapabilirim. :))

Okuyacak olanlara keyifler dilerim.

Bu öyküden edindiğim çıkarımlar şunlardır:

1) Dünyaya ölüm indiğinden bu yana, hayatı çok ciddiye almak aptallıktır.
2) Sevgi sadece insana değil canlıya, cansıza, dünyaya, galaksiye, evrene beslenebilen bir duygudur.
3) Sevdiklerimizin ölümüne ağlamak, kendi bencilliğimizden ileri gelir. Biz en çok kendimizi düşünürüz.
4) Sevdiklerimizin ardından elbette göz yaşı dökeriz ama dökerken de güzel anılar ile tebessüm edebilmeliyiz.
5) Sevgi yetmez tek başına; emek, özveri, mücadele, dayanışma varsa sevgi bir anlam kazanır. Yoksa beş harfli bir kelimeden öte gidemez.
6) Sevdiklerimize kızarken, tavır alırken veya kötü söz söylerken, onların bir gün hayatımızdan göçüp gideceğini, ardından ise bize pişmanlıkların kalacağını düşünmek gerek bazen.
7) Kaybedişler aslında birer kazanımdır. Bazıları meyvelerini geç verir.
8) Sevilenler ihmale gelmez.
9) Sevdiğini söylemek, belli etmek ayıp bir şey değil.
10) Ayıp derseniz şayet, en büyük ayıbı işleyin. Şahane sevin, doğaçlama dans edin.
11) Sizi mutlu edecek şeyleri asla ve asla ertelemeyin. Mottomuz şu olsun "ŞİMDİ DEĞİL İSE NE ZAMAN"

Sevgi ile sağlıcakla, esen kalın.



Eva'nın mezarında ise şu yazılıymış:

Cennet, O'nun olduğu yerdi.
Adem

---------------------------------------
Final şarkımız da yine aynı sanatçıdan.
SOKO - We Might Be Dead By Tomorrow : https://youtu.be/hqj8_RdLoJE
148 syf.
10 saat sürecek olan bir Mersin-Antalya yolculuğu esnasında okurum diye alıp yolculukta kapağını dahi açamadığım kitap. Uzun yolculukta okumak için alınan hiçbir kitap okunmaz bu yazılı olmayan bir kuraldır. Dağlara bayırlara çimenlere ay çiçeklerine tarlalara seralara dalınıp mütaala edilir. Neyse... Ben bunu neden anlattım? Ben buraya neden çıktım, niçin çıktım?

Bundan sanırım 2-3 sene önce Jack London'un Ademden Önce kitabını okuduktan sonra (itinayla tavsiye edilir) insan oğlunun zihinsel fiziksel evrensel gelişim süreçlerine daha bir merak salmıştım. -Ki Ademden Önce kitabındaki rüya mevzusu beni baya baya aydınlatmıştı. Denişik bir algoritma örneğinde sunulmuştu. Sanırım bundan mütevellit nerede bir Ademle Havva vakası görsem bodoslama dalarım mevzuya. Bu kitabın arka kapağını dahi okumadan başlığını görüp almam gibi. Mizahşör Twain'in kaleme aldığı içerisinde çeşitli öykülerin bulunduğu bu yapıt oldukça sürükleyici idi. Yaz sıcağında özellikle nemli bir şehirde yaşıyorsanız (bilen bilir kitap okumak eziyettir) klimayı açıp karşısında keyiflice okuyabileceğiniz bir kitap. Meraklılarına önerilir.
167 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitabı hakkıyla değerlendirme noktasında küçük, benim için büyük bir adım olan bu incelemeyi, nadide incelemesiyle #32644397 beni harekete sevk eden, güzel insan Büş'e ve incelemeyi paylaşıp, okumamı sağlayan, güzel insan Kyrios & Maldoror'a ithaf ediyorum...

Adem ile Havva'nın Güncesi... Kitab-ı Mukaddes(Eski Ahit ve Yeni Ahit) ana çerçevesinde gelişen, Twain'in eşsiz anlatımı ile hayal gücünün doruk noktasına ulaşan, tarif edilmesi mümkün olmayan, yoğun ve çarpıcı hisler yaratan bir eser...

Kitabımız dört ana başlıktan oluşuyor. Bunlar; Adem ile Havva'nın Güncesi, Cennetteki O Gün, Dünyadan Mektuplar, Adem Ailesinin Belgesi. Başlıklar üzerinden incelemeye giriş yapmak istiyorum.

ADEM İLE HAVVA'NIN GÜNCESİ

Adem, yanındaki yeni varlığa alışık değil. O, ayakaltında dolanıyor. Yalnız kalmak istiyor, O'nun diğer hayvanların yanına gitmesini istiyor. Adem 'ben' diyor, Havva 'biz.' Havva'nın sorgulaması, gözünün değdiği şeyleri anlamlandırması, açıklaması pek çekilecek gibi değil. Bunların hiçbir değeri, geçerliliği yok. Neyse o, bütün görünenler ve görünmeyenler. Sorgulamak gereksiz, anlamlandırmak saçmalık. O yönetecek, Havva işe yarayacak. Tanıdık geliyor öyle değil mi?

Havva, İlk Deney olduğunun farkında. Naif, meraklı, sorgulayan, üreten, şefkatli, alçakgönüllü... Öyle ki, Adem'in bilgisizliğini yüzüne vurmamak, onu tanımak, onunla vakit geçirmek için çırpınan bir varlık. İncinmesinden öylesine korkuyor ki, bazı şeyleri ona atfediyor. Kendisi ürettiği halde! Her nefes alıp, verişinde "biz" diyor. O nerede ise, ben de orada olmalıyım, beraber yaşamalıyız, diyor. Adem anlıyor geç olsa da. Haykırıyor Havva'nın mezarı başında. "O her neredeyse, Cennet orasıydı."

Twain, toplumdaki kadın-erkek rolünü, ta en baştan, Adem ve Havva'ya giderek anlatıyor. Bugünü, ilk 'akıllı' insanlara giderek anlatıyor. Bize de okuyup, hayran olmaktan başka bir çare kalmıyor. O kadar yoğun duygular içerisinde bırakıyor ki anlatılması gerçekten güç. Toplumdaki kadın ve erkek rolünün temelini anlamak istiyorsanız, bu bölümü okumanız yeterli olacaktır. Böylelikle bazı şeyleri daha kolay değerlendirebileceğimizi düşünüyorum.

CENNETTEKİ O GÜN

Bu bölümde bütün semavi dinlerde yer alan, Adem ile Havva'nın cennetten kovulma hadisesi işleniyor. Tek bir farkla. Twain usulü! Burada çok ince bir nokta belirliyor, Twain. Şeytan, Havva ile konuşuyor. Neden? Çünkü bilgiye aç olan, anlamlandırmak isteyen Havva. Şeytan, çok güzelsin, diyor. Havva, Adem'de çok güzel deyip, hemen Adem'in kafasına taç örüyor ve öpüyor. 'Kadın nedir?' sorusunun cevabını almışızdır umarım. 'Acı, korku, ölüm, sonsuz, ahlak, doğru, yanlış nedir?' Şeytan'ın sorduğu bu sorular altında ezilmek istemiyordu Havva. Çünkü o 'Gerçek Kadın' profilinin ilk temsilcisiydi, saf bir kadındı. Bilgiye açtı, elmayı yedi. Adem için fark etmezdi, yemek için yedi. Öğrendiler ama bilgi, çoğu zaman pahalıya mal oluyordu. Gocunmayacaklardı. Elma, bilimi temsil ediyordu. Bilimi cennette tatmışlar, dünyada hazmedeceklerdi. Yazgı bu şekildeydi. Şeytan ölüm dünyaya girdi, dedi. Ölüm neydi peki? Cevaplanmayan bir soru. Cevabını bulabilecekler miydi?

DÜNYADAN MEKTUPLAR

Bana göre en ağır ve çarpıcı bölüm. Twain, yaklaşık altmış sayfa, Şeytan'ın ağzından Tanrı'ya ağır bir ültimatom yazmış. Bu bölüme hakim olan, Tanrı'nın ve Kitab-ı Mukaddes'in ağır bir şekilde eleştirilip, taşlanmasıdır desem doğru demiş olurum zannımca. Rahatsız edici ve fazlasıyla geriyor. Kitab-ı Mukaddes'te yer alan çoğu hükmün yakasına yapışıp, Tanrı'dan hesap sormak istiyor. Twain, Tanrı'ya, İsa'ya, Nuh'a, Kitab-ı Mukaddes'e, insanlara oldukça sinirli. Bunu her sayfasında hissedebiliyorsunuz. En beğendiğim bölüm olduğunu belirtmek istiyorum.


ADEM AİLESİNİN BELGELERİ

Ve kitabımızın son bölümü. Bu bölümde, Kitab-ı Mukaddes'te yer alan Adem'in soyundan gelenlerin mektupları yer almakta. Bu bölümde medeniyet, ülke, vatanseverlik, cumhuriyet, hükümet, siyaset gibi bazı kavramları ele alıp içine yüklenen sığ anlamların eleştirisini yapıyor Twain. Bu kavramların da yakasına yapışıp, bi' güzel benzetmeden de bırakmıyor. :)

Naçizane incelemem bu şekilde, dilimin döndüğünce. Kitabı tavsiye ediyor, herkese keyifli ve yer yer rahatsız edici okumalar diliyorum. :)
216 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı okul dolayısıyla zorunlu olarak okumak durumunda kaldım. Kitap çok akıcı hızlı bir şekilde ilerliyor ve günlük biçiminde yazılmış. (adı üstünde). Yabancı yazar olması sebebiyle onun ilk insan hakkında yorumu, düşünceleri ve kurgusu benim mantığımla uyuşmadı. Ne çok kötü ne de çok iyi bir kitap diyemem ama diyebileceğim tek şey ne bilgi anlamında ne de düşünce olarak pek bir şey katmadı.
Herkese keyifli okumalar dilerim..
ebru cemre
ebru cemre Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler'i inceledi.
148 syf.
kütüphanede tesadüfen denk geldiğim ve daha ilk cümlesiyle beni içine çeken bir kitap oldu.Okadar keyifliydi ki okurken bitmesini hiç istemedim. İnsanın varoluşundan bu yana kadın ve erkeği esprili bir kalemle dile getiren yazar,Adem ve Havva'nın düşüncelerini günlük şeklinde okuyucuya sunmuş.
Birbirlerini ilk gördüklerinde hissettikleri,yasak meyve,cennetten düşüş, şeytan kavramlarına mizahi bir biçimde yaklaşarak,ilgi çekici bir hava yakalamayı başarmış.Özellikle beni güldüren tarafı
Günümüze değin,hiç değişmemiş olan kadın erkek ilişkisini harika bir dille anlatmış olması Havva'nın Adem'i neden sevdiğine dair sorgulamaları ? Aşk,Annelik,korku,ahlak,ölüm gibi duygularla ilk kez tanışan bu iki insanın gözünden dünyaya bakmak
çok çok keyifliydi
178 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tek oturuşta bitirdiğim kitaplar nadirdir. Bu da onlardan biri oldu. Tadı damağımda kalan kısmı Adem ve Havva’nın dünyayı keşfedilerinin biraz daha uzun tutulmasını isterdim. Onun dışında dinin oluşturduğu Tanrıyı eleştirmeleri güzeldi. Saldırgan bi dil yoktu, yargılar dayandıkları mantıgıyla desteklenmişti.
178 syf.
Gördüm şöyle standın üzerinde ismini, ”Adem ile Havva’nın Güncesi”.. Daha o andan itibaren belliydi güzel bir kitap olduğunn :)
Kitap 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde Adem ile Havva’yla tanışıyoruz, onların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini yüzümüzde oluşan sırıtışla okuyoruz. 2. Bölümde Mark amcanın sivri dilini şeytanın ağzından dinliyoruz, oldukça doğru çıkarımlar yaptığını söylemek hiç de yanlış olmaz. 3. Bölüm de ise dünyadaki insanların mektupları ile güncelerinden oluşan daha gerçekçi olan kısıma geçiyoruz, bu kısımda da değindiği öyle güzel ve doğru noktalar var ki..
Kitap birçok şey katıyor okudukça. Bakış açımız genişliyor özellikle din konusundaki kalıplaşmış birtakım bağnaz düşünceleri bir kenara atıp da okumakta fayda var :)
Bir kitap demek yeni fikirler, yeni bakışlar demektir..
İhtiyacımız var :)
Okuyun, okutturun..
168 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Benim için inanılmaz yorucu bir kitaptı. İlk yarısının esprili dili ve yazarın kurgusu kendini okursa da kitabın ikinci yarısında çok zorlandım ve bitirmek için okudum. Keyifli bir okuma deneyimi yaşayamadım maalesef.
148 syf.
Kisa kisa oykulerden olusan bir kitap. Tabii ki en sevdigim bolumleri Adem ve Havva’nin gectigi bolumlerdi. Kadin ve erkegi boyle guzel anlatmak Oldukca keyifli Kitabin birkac öyküsü inanilmaz sıkıcı idi, okumakta zorlandigimi itiraf edebilirim
Zeliş
Zeliş Adem'le Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler'i inceledi.
168 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kısa öykülerden oluşan gayet akıcı bir dile sahip bir kitap. İçinde en beğendiğim öykü Adem’le Havva’nın öyküsü oldu. Kadın dünyası ile erkek dünyası arasındaki farkı ironiyle beraber harika bir şekilde vermiş. Hayal gücünün doruk noktasına ulaştığı yoğun ama çarpıcı bir anlatım. Kesinlikle en’ler listeme girdi. Kitaplığınızda sadece bu öykü için bile olsa bulundurmanız gerektiğini düşünüyorum. Hocam “ağzıma
su alıp tükürsem orucum bozulur mu ?” tarzında müslümansanız okumayın derim. Diğer öyküler bu kadar etkiledi mi beni ? Immm sanırım hayır. Herkese keyifli okumalar
"Adem de bir insandı topu topu; her şeyi anlatmaya yetiyor bu...
Elmayı elma diye değil yasak olduğu için istemişti. Gerçek yanlış, yılanı yasak etmemekti.Yılan yasak olsaydı, elma yerine onu yerdi Adem..."
"Bence bir kimse başka bir kimseye dar gününde yardım ederse, sövmezse, kötü söylemezse, her işe burnunu sokmazsa, Tanrı'nın adını da küçük' t' ile yazmazsa işini sağlama bağlamıştır. "
"Yasak elmalar bunlar. Onun dediğine göre bir iş açacakmışım başıma... Olsun! Onu hoşnut kılmak uğruna başıma gelecek her işi göze almaya hazırım!.."
Bu sabah ilgileneceğini düşünerek adımı söyledim ona. Hiç oralı bile olmadı. Çok garip. O bana adını söylese, bambaşka davranırdım. İşittiğim bütün sesler içinde kulağımı en çok okşayan, onun adı olurdu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adem ile Havva'nın Güncesi ve Seçme Öyküler
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
25 Haziran 2020
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257109451
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Mark Twain'in altı öyküsüne yer verilen kitapta; yazarın ilk kadın ve erkeğin günlüğünü mizahi dille kaleme aldığı Âdem ile Havva'nın Güncesi, kahramanın bakış açısıyla İncil'deki olayla­rın anlatımına dayanıyor. Meşhur öykücü, geleneksel din öğre­tisini sorgulamakla kalmıyor; okura kadın erkek eşitliğine dair düşündürücü ve bir o kadar da eğlenceli bir okuma sunuyor.

Havva hayvanları isimlendiriyor, ateşi buluyor, Koru'daki evle­rine her türlü yeniliği getiriyordu. Evet, Âdem'in Havva hakkın­da öğreneceği çok şey vardı ve tabii ondan öğreneceği...

Kitapta yer alan diğer öykülerse şöyle: Çalınan Beyaz Fil, Mil­yonluk Banknot, Caleveras'ın Meşhur Zıp Zıp Kurbağası, Bir Köpeğin Hikâyesi ve Sağ mı Ölü mü?

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0