Amok Koşucusu

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 01:23
Amok daha çok Malezya ve Filipinler'de görülen ilginç bir rahatsızlıktır. Bir anda eline geçirdiği silahla koşarak önüne çıkan her şeyi öldürmeye başlayan Amok koşucusunu görenler onun yolundan uzaklaşmaya çalışırlar. Amok koşucusu yorgunluktan bayılana kadar veya birisi onu vurana kadar koşmaya devam eder. Aslında her insan hayatının herhangi bir döneminde Amok koşucusu olmuştur. Mesela olmamanız gereken birisine âşık olmuşsunuzdur, gözünüz çevredeki hiçbir şeyi görmez sadece ona doğru koşarsınız yorgunluktan bayılana kadar, veyahut aşkınız bitene kadar. Kumar masasına oturmuşsunuzdur kazanmak dışında hiçbir şeyi görmemiştir gözünüz, kazanana kadar veya düşüp bayılana (paranız bitene) kadar devam etmişsinizdir. Hiç olmadı bebekken acıkmışsınızdır, sadece süte odaklanmışsınızdır karnınız doyana kadar koşmaya(ağlamaya) devam etmişsinizdir ya da düşüp bayılana kadar. Her insan aslında Amok hastalığına yakalanmıştır farklı tarzlarda. Kitaptaki doktorumuzda hastasına yardım etmeyi ve sırrını saklamayı o kadar hayatının merkezine koyuyor ki sonunda ölümüne sebep olacak “Amok” deliliğine yakalanmış olarak buluyor kendisini. 70 sayfalık kısa fakat bir o kadar da uzun bir serüven, Geç kalmadan okumalısınız...
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Girdap Yayınları · 2020134,9bin okunma
9/10
·80 syf.··
2025 41. kitabı
Amok koşucusu insanin bir deli gibi önünü arkasını düşünmeden bir şeye saplanıp kalmasını anlatıyor.Burda ki duygu saplantının kişiyi onursuzlastirmasi ,degersizlestirmesi noktasına kadar varıyor.Kahramanimiz Doktor burda görevini yerine getirememe sorumluluğu altında büyük bir pişmanlık vicdani rahatsızlık yaşar.Yardim isteyen kadının gururlu ,kibirli,soğuk tavrından rahatsız olduğu icin yapamayacağını söyler. Kadın çekip gittikten sonra büyük bir ruhsal çekişme yaşar içten içe bu da onu delirtir adeta takıldığı tek şey kadını bulup yardımcı olmaktır. Hekimliği gereği yardım edememesi ruhsal bir çöküşe sokar onu bu durum saplatinli bir hal alır.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Girdap Yayınları · 2020134,9bin okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2023 18:27
Bu kitap tek solukta okunabilecek, okurken de zamanın adeta kayıp gittiği bir deneyim sağlıyor. Zaten Stefan Zweig' ın her zaman çok güzel bir üslubu ve anlatımı vardır. Aksini görmedim hiç...
Amok KoşucusuStefan Zweig · Girdap Yayınları · 2020134,9bin okunma
8/10
·80 syf.··
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2021 00:00
Zweig bu kitabında da vermek istediği mesajı, birisinin başından geçen olayı bir başkasına anlatma yoluyla bize vermiş. Bu kitabında bir doktorun birçok viski eşliğinde anlattığı ona göre mahvoluş hikayesini dinliyoruz. Bu doktorun, diğer kadınlardan farklı bulduğu bir kadınla karşılaşınca hissetmiş olduğu duyguları ve kendisinden yardım isteyen bu kadının yardımına karşılık vermediği zaman yaşamış olduğu pişmanlığı hissedebiliyoruz. Bazen birisine delicesine aşık olduğumuzda onun için hiçkimseyi tanımadığımız bir ortama sadece onun yüzünü daha rahat görebilmek için girebiliriz. İşte o zaman biz zateen bir amok koşucusu olmuşuzdur. Yardım etmek mi? Güldürme beni doktor! Bir Zweig klasiği...
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Girdap Yayınları · 2020134,9bin okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2020 8. kitabı
Amok Koşucusu Amok Koşucusu, bana göre Stefan Zweig’in insan ruhunun karanlık tarafını en iyi gösterdiği eserlerden biri. Öyküdeki doktor karakteri, gururuyla vicdanı arasında sıkışmış bir insanın nasıl yavaş yavaş takıntıya, hatta deliliğe sürüklendiğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Beni en çok etkileyen nokta, başta kadına yardım etmeyi reddeden doktorun, daha sonra bu reddedişin ağırlığını kaldıramayıp bir “amok koşucusu” gibi kör bir tutkuyla kendini parçalayacak bir yola sürüklenmesiydi. Bu bana, bazen bir anlık gururun ya da kibirin, insanın hayatındaki en büyük pişmanlıklara yol açabileceğini düşündürdü. Zweig’in dili çok akıcı ve kısa bir öykü olmasına rağmen yoğun bir atmosfer yaratıyor. Özellikle “amok” metaforu, sadece bir cinnet hâli değil, insanın kontrolsüz tutkularına ve pişmanlıklarının ağırlığına yenik düşmesini de simgeliyor. Kısacası, bu kitap bana şunu düşündürdü: İnsan, içindeki tutkuları ve gururu kontrol edemezse, kendi hayatının da koşarak felakete sürüklenen bir “amok”a dönüşmesi kaçınılmazdır. Gurur ve kibir insanı yalnızlaştırır. Doktorun kadına yardım etmeyi sırf gururu incindiği için reddetmesi, aslında kendi mesleki sorumluluğunu hiçe saymasıydı. Günümüzde de bazen egomuz yüzünden yardım etmeyi, özür dilemeyi, doğru olanı yapmayı erteliyoruz. Oysa küçük bir kibir, büyük pişmanlıklara dönüşebiliyor. Pişmanlık, insanı tüketir. Doktor, zamanında kabul etmediği bir şeyi sonradan saplantı hâline getirdi. Bu da gösteriyor ki pişmanlık duygusu, sürekli dönüp duran bir girdap gibi insanı içine çekebiliyor. Bugün de ertelenmiş iyilikler, söylenmemiş sözler ya da yapılmamış fedakârlıklar bizi gece uykusuz bırakabiliyor. Takıntılar körleştirir. Zweig’in “amok” metaforu, aslında günümüzün bağımlılıklarına ve takıntılarına çok benziyor. Bir
Amok KoşucusuStefan Zweig · Girdap Yayınları · 2020134,9bin okunma
8/10
·64 syf.··
2017 160. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2017 10:48
“Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum… Neden bu kadar çok Zweig kitabı okumaya başladım, bilmiyorum...” Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi... Peki Amok koşucusu nedir? Hemen cevaplayayım, bir tür çıldırma durumudur. Bu tabir, bugün dünyanın her yerinde benzer cinnet olaylarında faili tanımlamak için kullanılır. Kökeni bir çeşit intihar saldırısı geleneğine dayanır. Amok koşucusu sonuna kadar savaşır sonunda savaştığı şey uğruna ölür. Hem ülkemizde, hem de dünyanın pek çok yerinde, bir dizi insanı öldürüp ardından kendisini öldüren insanların haberlerini sürekli duyuyoruz/okuyoruz. İşte bunların hepsi birer amok koşucusu. Bu durumun aktörlerinden, şayet hayatta kalanlar varsa, ifadeleri de genelde şöyledir; “Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum…” İşte amok koşucusu da böyledir. Bir çıldırma haliyle harekete geçer. Kendisinin gücü kalmayacak ve artık düşüp ölecek hale gelene kadar karşısına çıkan her şeyi yok etme eğilimindedir. Esasen yazarımız Stefan Zweig da bir amok koşucusudur. Yaşamına intihar ederek son verdiğini düşünürsek, kısmen de olsa yazarın da bir amok koşucusu olduğunu söyleyebiliriz.
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma
8/10
·60 syf.··
2023 50. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 14:30
İlk okumaya başladığımda ne okuduğumu anladım desem yalan olur derken bir anda olayların içerisinde buldum kendimi. Kitap nedenini bilmediğimiz bir kaza ile başlıyor, kahramanımız olayları anlatmaya başlıyor. İnsanların birbiri ile muhabbetinden, gülüşmelerinden, mutluluklarından rahatsız olan kahramanımız huzuru gündüzleri uyuyarak, geceleri ise ayakta kalarak bulmaya çalışıyor. Bir gece huzuru tek başına bulduğunu sandığı bir zamanda yanan piponun çıkardığı ışık bulunduğu ortamda yalnız olmadığını öğrenmesine vesile oluyor. Kitabın kapağındaki Amok Koşucusu ismi; Malezyalı iyi yürekli sıradan birinin içkisini içip, duygusal olarak umursamaz ve monoton bir moda girdikten sonra bıçağını kaparak, hızla at gözlüğü takmış gibi hedefe kilitlenip dosdoğru koşmasından bahsediyor. Kahramanımız yalnızlığını başka biriyle paylaştığı gecelerde artık hikâyesini Amok Koşucusuna benzeterek anlatmaya başlıyor. Başarılı bir doktor olan kahramanımızın kibir ve egosuna yenilerek nasıl bu duruma düştüğünün hikâyesini anlatıyor. Kahramanımızın hikâyesinde kibri, nefreti, duygusallığı, aşkı ve sonunda yaşamış olduğu pişmanlığa tanıklık ediyoruz. Yaptıklarını takdir etmeyenler olabilir ama sonunda sözüne sadık biri olduğunu göstermiş olması kahraman üzerindeki olumsuz havayı dağıttı diyebilirim. İnce bir kitap, başlarda biraz sıkıcı gelse de ilerleyen sayfalarda hikayenin akışına kapılıp gidiyorsunuz. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma
Harika
10/10
·64 syf.··
2025 24. kitabı
Çok söze gerek yok. Mutlaka okunması gereken bir kitap.. ben çok beğendim. Zweig farkını ortaya koymuş. Amok Koşucusu, bireyin yalnızlaştıkça kendi iç sesine hapsolduğunu ve bu iç sesin kontrolsüz hâle geldiğinde yıkıcı bir güce dönüşebileceğini anlatır. Zweig’in dili sade fakat son derece yoğundur. Bu yönüyle eser, kısa olmasına rağmen uzun süre etkisini sürdüren, düşündürücü ve sarsıcı bir edebi metindir.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma
Belki de insan her şeyi içine atmaktan yoruluyor zamanla!
Puan vermedi·96 syf.··
2024 71. kitabı
Ah Stefan Zweig sen gene neler yazdın, bizi nerelere sürükledin. Film izler gibi canlandı gözümün önünde yazdıkların. Ne demek amok; hastalık cinnet hali. Amok hastalığına yakalanan kişi kendini kaybediyor. Bizler de bazen kendimizi kaybetmek istemez miyiz bilinmezlerin içinde. Aslında çoğumuz yaşadığımız birçok şeyi unutup bir amok koşucusuyuzdur belki de hayatta. Bir kasabada doktor olan adam karşısına çıkan bir kadının peşine takılır ve her şeyini geride bırakır. Doktorun tek amacı kadının son isteğini yerine getirmek... Ey aşk sen ne yaramaz çocuksun, kime nerede, ne zaman, ne yaptıracağım belli olmuyor. Kısa etkileyici güzel bir kitaptı ve en güzel öğretisi verilmiş olan bir sözün ne pahasına olursa olsun tutulması gerektiği. Hepimizin verilmiş olan sözlerimizi tutabilme cesaretini gösterebilmesi dileğiyle... Keyifli okumalar
Amok KoşucusuStefan Zweig · Venedik Yayınları · 2019134,9bin okunma
7/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Öykü adını, Malezya'da bir tür cinnet halini tarif etmek için kullanılan "amok" tabirinden alır. Basit ama akıcı bir kurguya sahiptir. Bir doktorun, mesleki hayatını bir tutkuya ve bir kadının sırrını saklamaya feda edişini çok güzel anlatmıştır. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.