Son zamanlarda okuduğun en etkileyici kitap diyebilirim. Okurken daha önce niye okumadığım içinde baya hayıflandım. İtiraf etmem gerekirse okumak için geç kaldığım ve Maksim Gorki gibi bir yazarla tanıştığım roman oldu.
Kitaba gelecek olursam; Kitaba başlar başlamaz kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz, o devrim bir parçası olmaya çalışıyorsunuz. Maksim Gorki “Ana” kitabında, bir annenin yüreğinden kopup gelen sese yer verirken, bu annenin oğluna, inancına ve sonradan benimseyip sahipleneceği davasına karşı yüklendiği sorumluluğu da bu sorumluluğun ciddiyetini de büyük bir ustalıkla satır satır işlemiş. Yıllarca kocası ve toplum tarafından ezilen Ana karakteri ve burjuva sınıfına sırt çevirerek direnişlerini sürdüren diğer kadınlar; devrimci mücadelede kadınların ne denli önemli rol oynadığını göstermiş.
Bir toplumun düşüncesini, zulümle geçen yaşayışa nasıl baş kaldırıldığını, hakikatin peşinden giden, halka bu hakikati gösterip bu kötü yaşayışa son vermek isteyen, toplumun nasıl yıllarca bu zulme, haksizliğa sessiz kaldığını düşünüp; halkı ezen, tutsaklaştıran düşünceye karşı gelen, özgürlük için yarına inanan, bu umutla çalışan, çabalayan gençleri basit, kolay anlaşılır bir dille anlatmaktadır.
Dahafazala spoiler vermeden yorumlamamı burada keserken. Kesinlikle okumanızı öneririm. Çalışanın emeğini aldığı ve halkların insanca yaşadığı güzel günleri daha fazla beklememek umuduyla. Keyifli okumalar