2 Cilt - Cep Boy

Aşk-ı Memnu

Halid Ziya Uşaklıgil
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·463 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Aşk-ı Memnu, Halit Ziya ile tanışma kitabım oldu. Dizisinden dolayı bir çoğunuz mutlaka adını duymuştur. Edebiyat derslerinde öğretmenlerimizin de en çok bahsettiği ve kitapla dizinin alakası yok dedikleri o muhteşem kitap Dizisini asla baştan sona oturup izlemedim. Arada televizyonda denk geldikçe bakıyordum ve kitabı bitirdikten sonra açıp final sahnesini izledim Bence dizinin final sahnesindeki duygular ve diyaloglar daha etkileyici olmuş. Kitabın finalinde duygu yoğunluğunu çok az hissettim. Genel olarak kitabın içeriği ile dizinin içeriği benziyor fakat kitapta yan karakterler ve duygular çok ön planda değilken dizide yan karakterler ve duygular ön planda. Kitapta Firdevs Hanım arka planda, çıkarcı bir anne rolündeyken dizide ana karakter rolünde, güçlü ve entrikacı bir karaktere dönüştürülmüş durumda. Kitapta Matmazel daha geri planda, sadece Nihal ve Bülent’in mürebbiyesi olarak bahsedilirken dizide ise daha sıcak, koruyucu, duygusal bir figür olarak işlenmiş; köşk ve çocuklar için adeta “ikinci anne” konumunda görülüyor. Tek tek bütün karakterlere değinmek çok zor fakat genel olarak dizideki karakterler daha ön planda ve rolleri aktifken kitapta olaylar daha çok Behlül, Bihter ve Nihal etrafında dönüyor.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi·463 syf.··
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 00:48
Aşk-ı Memnu;bir yasak aşkın hikayesi... Diziyi izlemeden önce kitabı okumuş olmak isterdim çünkü okurken diziden sahneler kafamda canlandı malesef.Ama yine de o dönemi düşünerek hayal etmeye çalıştım.Okumayı çok isteyip anca fırsat bulabildim ama olsun. Bana göre Bihter;Adnan Bey ve Behlül'ün hırslarının kurbanı oldu.Adnan Bey kendinden yaşça küçük bir kadının güzelliğine aşık olarak evlenmek istedi ve hataydı.Behlül'de doymak bilmez çapkınlığıyla Bihter'i yoldan çıkardı sonra da sıkıldı Nihal'e geçiş yaptı onunda başını yaktı.Bihter'de Firdevs Hanım'ın kızı olmanın hakkını verdi ve hiç benzemek istemediği annesine benzedi.Nihal ise en masumu oydu zaten.Geç bitirebilmiş olsam da beğendim. Iyi okumalar.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi·463 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 00:32
Halid Ziya, Servet-i fünun döneminde kaleme aldığı eserinde evlilik kurumu ve onun getirdiği sorumlulukları okuyucuya çok güzel aktarmıştır. Bihter'in verdiği kararlar ve pişmanlıkları, Behlül'ün hovarda yaşamını, Firdevs Hanım'ın kızlarıyla olan çelişkileri kitaba sürükleyici bir hava katmaktadır. Edebiyat düşkünü herkesin okuması gereken bir eserdir.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi·463 syf.··
2023 65. kitabı
Aşırı sıkılarak okudum çok fazla betimleme var. Bir de diziden sonra okuyunca çok basit kaldı tabii. 6-7 sayfa Bihter'in vücudunu anlatıyor. Atlayarak okudum zorla bitirdim. HİLMİ ÖNALSIZ AŞK-I MEMNU OLMAZ :D
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi·403 syf.··
2019 38. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2019 12:50
Kitabı iki cilt halinde okudum iyiki de öyle yapmışım çünkü tek kitap olunca sıkılırdım diye düşünüyorum. Olaylar hızlı gelişiyor bu da iyi bir sey benim için. Diziyi izlemedim ama yine de kitabın diziden daha iyi olduğunu düşünüyorum. Beni rahatsız eden tek şey sürekli tekrarlayan "minimini" kelimesiydi. Bir yerden sonra keşke saysaydım kaç kere kullanıldığını diye bile düşündüm.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi·463 syf.··
2025 25. kitabı
Halit Ziya'nın unutulmaz romanlarından olan Aşk -ı Memnu, tartışmasız Servet-i fünun edebiyatının en önemli romanıdır. Kitap, yasak aşk konusunu ele alır. Her ne kadar ismi böyle olsa da çerçevesi oldukça geniştir. Aile içi çöküş, bireyler arası duygu karmaşası, yalı hayatı gibi konular da yer almakta. Romanın girişlerinde Halit Ziya'nın betimlemeleri sizi sıkabilir fakat yazarımızın asıl amacı Bihter karakterinin bulunduğu o psikolojik bunalımı okuyucuya geçirmek istemesidir. Ki bunu oldukça başardığını söyleyebilirim. Sanatçımız da naturalist olduğu için bu olay örgülerinin böyle olması mantıklı ve yerindedir. Roman,realizmden - romantizme geçiş hatta daha doğrusu naturalizmden-romantizme geçiş romanıdır. Bu cümleyi şöyle açıklayabiliriz:Asıl amaç o dönemin gerçeklerini saf bi şekilde anlatmak fakat olaya karakterlerimizin duygu ve ilişkileri dahil olunca iş romantizme dönüyor. Romanın gerçekten yaşanmış olduğu söylentilerinin olduğunu da söylemek isterim.Ki bunun böyle olması da olası. Çünkü yazarımız realist kişiliğinden dolayı gözlem ve deneylere yer vermiştir. İyi okumalar...
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi·463 syf.··
2023 87. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2023 14:30
İlk ciltin yarısına kadar sıkılmıştım. Fakat yarıdan sonra daha akıcı ve ilgi çekici buldum. Dizisini hiç izlemedim. Dizide duyduğum kadarıyla Bihter ve Behlül başrolmüş ama kitapta asıl ana karakter Nihal isimli kız. Güzel bir kitap.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Aşk-ı Memnu - Kitap Yorumu
10/10
·463 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 00:39
Başyapıt… Türk edebiyatının yüzlerce, binlerce kıymetli eseri var. Aşk-ı Memnu da şüphesiz, onların başında geliyor. Konusunu anlatma gereği duymuyorum zira herkes biliyor. Fakat o nasıl bir anlatım, nasıl bir dil kullanımı ey Halit Ziya? Bihter’in çektiği acıları öyle derinden hissettiriyor ki kitap, okumayı bir kenara bırakıp Bihter oluyorsunuz o an. Birçok kişinin düşüncesinin aksine bu kitap yasak aşkın cazibesini değil, yasak aşkın kişiyi nasıl bir çıkmaza soktuğunu anlatıyor. Her şeyiyle harika bir eserdi. Kesinlikle herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Aşk-ı Memnu
İnceleme
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
Puan vermedi
Halid Ziya, bu kitapta aşkı pembe bir masal gibi değil; insanın kendine bile itiraf edemediği duyguların ağırlığıyla anlatıyor. . Her karakterin içinde ayrı bir fırtına var ve o fırtınalar birleşince, kaçınılmaz bir yıkım ortaya çıkıyor. Bihter’in hikâyesi en çok etkileyen kısım oldu. . Güçlü görünmeye çalışan ama içinde derin yaralar taşıyan bir kadın… Sevilmek isterken yanlış bir yola sapması, kaçtığı kaderin peşinden yeniden onu bulması… Onu bazen anlamak kolay, bazen de çok zor; ama ne olursa olsun, yaşadığı şeyin “yasak bir aşk”tan çok daha büyük bir iç boşluk olduğunu hissediyorsun. . Behlül ise kararsızlığıyla, sorumsuzluğuyla, anlık arzularıyla romanın en karmaşık yüzlerinden biri. Onunla Bihter’in ilişkisi, iki insanın birbirini tamamlaması değil; iki yaralının birbirini daha da yaralaması gibi. Adnan Bey ise sakin görünse de, aslında en derinden kırılanlardan. . Onun o sessiz duruşunda, içinde patlayan ama dışa hiç taşmayan bir acı var :( Roman boyunca İstanbul’un o eski köşk havası, yasak duyguların ağırlığı, bastırılmış nefesler, saklı bakışlar derken, her sayfada bir gerilim hissediliyor. . Kaçınılmaz son geldiğinde ise insan yalnızca “başından beri belliydi” diyebiliyor… ama yine de acıtıyor.. Aşk-ı Memnu, kimin haklı olduğunu tartıştıran bir roman değil; insanın zaaflarını, arzularını, gururunu ve yenilgilerini anlatan çok gerçek bir hikâye. Aşkın her zaman mutluluk getirmediğini, bazen en yakıcı tarafının tutku olduğunu, bazen de insanı en çok kendisinin yaraladığını gösteriyor. ``` Bazı aşklar yaşanmak için değil, insanı değiştirmek için vardır. .
1000Kitap
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Karbon Kitaplar Yayınları · 201922,9bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2015 124. kitabı
Aşk-ı Memnu'nun romanını da okudum, dizisini de izledim. İnsanlar orada bölünmüş aile yapısını, amcasını aldatan bir yeğeni, eşini aldatan bir kadını görüyor. Hatta daha da ileri giderek Behlül'ü Bihter'in baştan çıkardığını söylüyorlar. Halbuki hikaye, toplumun kadına bakış açısını muhteşem bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gelin bir de hikayeye şu açıdan bakın: 50 yaşlarında bir adam, kendi kızından yalnızca birkaç yaş büyük bir kızla evleniyor. Öyle bir zamanlama ki hem kızın babasının ölümünden kısa bir süre sonra hem de kız, annesinin babasına olan ihanetinden ötürü annesinden nefret ederken, onu suçlarken.. Çok manidar değil mi? Adnan Bey, kızı yaşında bir kıza göz dikmenin bedelini ödedi, kızın en zayıf anında, bir baba figürüne en çok ihtiyaç duyduğu anda ondan faydalandı. Ama insanlar bunu tamamen göz ardı etti ve Bihter'i suçladı. Bihter, Behlül'den uzun süre kaçmaya çalıştı, reddetti. Behlül sürekli hep bir şekilde üzerine gitti. Dediler ki "Bihter'in bu davranışı Behlül'ü ayartmak içindi." Ama Bihter geri durmasaydı, yine kötü kadın gözüyle bakacaklardı, nitekim baktılar da. "Adnan'la evlenmeseydi" diyeceksiniz, kız babasının, annesinin ihaneti yüzünden öldüğünü düşünüyor ve ondan nefret ediyor. Adnan'la evlenmeseydi nefret ettiği, dahası sızlanmaktan başka bir iş yapmayan bir kadınla aynı evde yaşamaya mahkum kalacaktı, dahası kalan borçlar için annesinin utanmadan babasını suçlamasını duyarak yaşayacaktı. Adnan'la evlenmek onun için bir çıkış oldu. Ama hayır, toplumun gözünde suç olan bu, bir adamın kızı yaşında kadına göz dikmesi değil! Olanların vicdan azabını, hayal kırıklığını, acısını Bihter tek başına üstlendi. Adnan mutluydu, Behlül mutluydu, umursamadan devam ettiler ama Bihter öldü ve şimdi hala bir şekilde Bihter'i suçluyorlar. Çünkü suçlu
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,9bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.