Bez Cilt

Aşk-ı Memnu

Halid Ziya Uşaklıgil
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 02:25
Kitabı bitirdiğimde hislerim çok karışıktı. Bazı karakterler eksik anlatılmış gibiydi; özellikle Firdevs Hanım’ın geçmişi ve Behlül’ün evdeki yeri muğlaktı. Bihter’e kızmadım, başta iyi şartlarda yaşamak cazip gelsede; gençti, sevilmek istiyordu. Behlül ise her kadına âşık olup çabuk sıkılan, güvensiz biriydi. Evin içindeki herkes, özellikle hizmetçiler her şeyi biliyor ama susuyordu; bu suskunluk beni çok rahatsız etti. Nihal, annesiz büyümüş, zayıf ve içine kapanık bir kızdı. Bihter’in ölümü, o dönemin ahlaki baskıları düşünüldüğünde kaçınılmazdı. Halid Ziya Uşaklıgil dönemi için güçlü bir eser yazmış. O dönemi okuyunca; bu gün de erkeklere güven konusundaki düşüncelerin aynı olamsı üzücü. Herkese tavsiye ediyorum, mutlaka okunmalı, okuyacaklara iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
Allah kimsenin başına Nihal gibi evlat/ üvey evlat vermesin!
4/10
·464 syf.··
2023 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2023 22:10
Kitabın servet-i fünun eseri olması, dönemin yaşantısını İstanbul’unu çok iyi yansıtmasını falan geçiyorum. Herkes çok beğeniyor tamam. Benim eleştirim bundan ziyade karakterlerle ilgili. Hepimiz gerek diziden gerekse kitabı okuyarak yeri geldi Bihter’in eşine sadık olmamasından dolayı ona kızdık. Yada yeri geldi Behlül’ü amcasının imkanları bırakıp aşkına sadık kalmamasından dolayı bencil bulduk. Ama Nihal bence asıl bencil olan o. Kitabın adı bence Nihal’in ergenliği falan olmalıymış. Kitabın şuan yarısındayım ve Nihal’in aptalca şımarıklıklarından, herhangi bir olayda ilgi çekme çabalarından gına geldi. Bülent, Behlül, Adnan Bey, Beşir, evdeki hizmetçiler bile hepsi kendinin olsun isteyen, istedikleri olmayınca krizlere giren, babasının kendine olan zaafını kullanan, annesiz oluşundan çıkar sağlayıp sürekli kendini acındıran bir kızdan bahsediliyor. Yaşanan ihtiraslarmış, imkansız bir aşkmış, ihanetmiş falan hepsi Nihal’in arsız inatçılığının ve ergenliğinin gölgesinde kalmış. Babasının evlenmesine, Bület’in okula gitmesine, hizmetçilerin memuriyet kazanıp gitmelerine bile sırf kendi yalnız kalırım korkusuyla izin vermek istemiyor. Yalnız kalmamak için çevresindeki herkesin ona bağlı olmasını asla hayatlarını yaşamalarını istemiyor. Aşk-ı Memnu Halid Ziya Uşaklıgil Gerçekten kurgusal bu karakterden öylesine nefret ediyorum ki, okuyanlara sabır diliyorum.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2024 17. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 14:30
Dizi ile alakası olmayan bir eser. Diziden çok ama çok bağımsız diziyi izleyenler kitabı okumaya gerek görmeyip şiddetle kitabı okumasını tavsiye ederim. Hem dizi, hem kitap ikisi de birbirinden bağımsız.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
MALSIN BEHLÜL
8/10
·464 syf.··
2026 1. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 22:00
Behlül kadın olsaydı eğer; baştan çıkarıcı, tahrik edici, sapkın, sapık hatta küfür diyebileceğimiz her kelime ona atfedilirdi. Ama yine utancından ölmesi gereken kişi Bihter oldu. Beraber ölselerdi çok daha tatmin edici bir son olurdu benim için.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
7/10
·464 syf.··
2020 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2020 11:32
Aşk- ı Memnu dizisi ile daha çok konuşulan bir eser. Ben dizisini izlememiş olmama rağmen sosyal medyada geçen diyaloglardan dolayı sonunda ne olacağını biliyordum. Açıkçası kitap betimlemeler açısından bana göre çok yoğun bir kitaptı. Bence her olay en küçük ayrıntısına kadar aktarılmıştı. Bu kafamızda canlandırmak açısından iyi olsa da kitabın akışı açısından biraz zor bir okuma sağlıyordu. Benim için bu sayfa sayısına göre bir tık uzun bir okumaydı. Ve bana göre sonu çok havada kalmıştı. Olay sadece Bihter ve Nihal üzerinde yoğunlaşmıştı. Onların olayı bitince diğer karakterlerin sonuna değinilmemesi benim çok hoşuma gitmedi. Ama genel olarak güzel bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
Puan vermedi·460 syf.·
2025 33. kitabı
Kitap 384 . Sayfasından sonra geri sarmaya başladı. 417 . Sayfaya kadar tekrarlamış. Olay atlanmış kitabı basan kişi yada hazırlayan sanırım dikkat etmemiş. Olay kurgusu kaybolmuş
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
AŞKI MEMNU-kitap yorumu
8/10
·464 syf.··
2023 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2023 02:21
Herkesin bildiği, okumasa bile bir dönem inanılmaz popüler olan ve hala gündemde diyebileceğimiz dizisinden dolayı hakkında fikir sahibi olduğu bir eser olur kendisi. Dizisini 1000 kere izlemiş ve çok çok sevmiş biri olarak kitabını ayrı bir merak ediyordum. Arasında çok bir fark olmaz diye düşünmüştüm ancak yanılmışım. Öncelikle incelememe kitap ve dizi arasında çok büyük farklar olduğunu söylemekle başlamak istiyorum. Dizisinin gereğinden fazla ek yapılarak yansıtıldığını düşünüyorum. Tamamen uzatabilmek için pembe bir türk dizisi klasiğine çevirmişler aslında. Bu şekilde de soluksuz izlediğim ve sevdiğim bir dizi oldu ama yine de kitabını okuduktan sonra kitap ve dizinin yansıttığı dönem farkı, o ağır türk edebiyat kokusu ve ağdalı dille dizideki heyecanlı akış arasındaki farkı çok net gördüm. Çoğu karakter, sahne ve olay çok farklıydı. Özellikle karakterlerin duyguları ve hissettiği şeylerin değişikliği de beni çok şaşırttı. Behlül'ün dizidekinden daha fazla şımarık, kötü ve umursamaz oluşu, Bihter' asla aşık olmayışı ve sadece eğlence olarak görmesi, Nihal'e olan aşkı; Bihter'in çok daha hırslı, behlül2e aşık olmayışı ama günahını örtebilecek kelimenin sevmek olduğunu farkedip kendini ikna etmesi, Adnan Bey'in daha uyanık ve Nihal konusunda aralarındaki iletişimin daha az ve çalkantılı oluşu, Nijal'i behlülle yakıştırması, Beşir'in tamamen pasif bir karakter oluşu, Bülent'in aslında acımasız denebilecek bir karakterde oluşu, Matmazel'in kitap boyu çok az gözükmesi, Ana karakterin bihter ve behlül değil de nihal olması, Nihal'in dizidekine kıyasla çok daha bencil, çocuk, kıskanç, kaprisli ve tuhaf oluşu çok şaşırttı ve farklı geldi. Yazardan okuduğum 2. kitap oluyor aşkı memnu. ilk kitabı mai ve siyah olmuştu ve tek kelimeyle mükemmeldi. en sevdiğim türk edebiyatı
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
ve Behlül kaçar…
Puan vermedi·464 syf.··
2023 21. kitabı
Eveettt geldik Bihter’in intihar ettiği final sahnesine Öncelikle şunu söyleyeyim (ama bence tabii) Nihal, kitapta daha baskın anlatılıyor. Baş kahraman Nihal gibi. Behlül sayesinde erkeklerden nefret etme eşiğine geldim (zaten çok sevmem!). Dizide yine az biraz vicdan azabı çekiyor ama kitapta hiççç öyle bişey yok, karakter sıfır. Bihter de ayrı bi’ acınası karakter.. Ama âh o eski Boğaziçi’ni, Büyükada’yı ve Beyoğlu’nu anlatan yerleri yok mu kalbimi çaldı Bazı sahnelerin sözleri birebir kitaptan alınmış. Buraları okurken bi’ tebessüm etmedim değil :) “Anlasanıza, ölüyorum. Onların gözümün önünde seviştiklerinden, gözümün önünde… Ben işkenceler içinde kıvranırken, onların saadetlerinden ölüyorum…” “Geceyi Tepebaşı’nda bir opereti dinleyerek geçirdikten sonra ertesi gün Makriköy (Bakırköy) bağlarında bir siyah çarşafın peşinde dolaşırken görülürdü. Bir pazar günü Concordia şarkıcılarından birini arabayla Maslak’a kadar götürür, bir cuma günü Çırçır suyunda saz dinlerdi” Bunları yapan Behlül tabi ki “Güneşin son ışıkları baygın öpücüklerle Kanlıca tepelerini yalıyor, ta ötede Beykoz’dan yavaş bir akışla gelen beyaz bir bulut parçasının bir kenarı donuk şişe beyazlığıyla parlarken altında geniş bir çizgi gitgide koyulaşan bir gölge şeklinde duruyordu.” “Karşıda Heybeli’nin yeşil sırtları, beyaz binaları güneşin bol tufanları altında yıkanıyor, hafif bir rüzgâr esintisi güzel kokulu öpücüklerle Nihal’in sarı saçlarını öpüyordu ve önünde güneşli mavi dalgalarını seren denize bakınarak beyaz oda, bu sabah gülüşünde daha başka bir ferahlık hazzıyla gülümsüyor gibiydi.” Aşk-ı Memnu Halid Ziya Uşaklıgil
Kitap İncelemeleri
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
6/10
·464 syf.··
2024 2. kitabı
Diziye uyarlanmasıyla popüler kültürün mihenk taşlarından biri olan Aşk-ı Memnu, benim için biraz ağırdı. Kitapta çok fazla betimleme yer aldığı için okurken yordu beni diyebilirim. Karakterler tanımlanırken, bir yer tasvir edilirken ya da bir duygu dile getirilirken hep süslü betimlemelere yer verdiği için okuyucu soluk soluğa kalıyor.
Edebiyat & Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 00:00
Aşkı Memnu, zengin ve yaşlı Adnan Bey ile genç ve güzel Bihter'in evliliğiyle başlayan, ancak Bihter'in Adnan Bey'in yakışıklı yeğeni Behlül'e yasak bir aşk beslemesiyle karmaşıklaşan bir hikaye. Bu yasak ilişki, yalıdaki herkesin hayatını derinden etkileyerek ihanet, tutku ve trajik sonuçlara yol açıyor. Halit Ziya Uşaklıgil'in bu romanı, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını, insan psikolojisini ve ahlaki değerlerini de inceliyor. Aşk-ı Memnu kitabına başladığımda, dizisinin etkisiyle daha entrikalı ve olaylı bir kurgu bekliyordum açıkçası.Kitabın yazıldığı dönemi göz önünde bulundurduğumuzda aslında yine de olaylı bir yapısı var; ancak benim beklentilerime kıyasla oldukça masum bir anlatımı olduğunu söyleyebilirim.Genel olarak değerlendirdiğimde ise kesinlikle okunmaya değer, güzel bir eser. Eğer henüz okumadıysanız, mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202022,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.