Aşkın Suçları

Marquis de Sade
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·248 syf.··
2023 47. kitabı
Marquis De Sade'yi sadizmin kuruculuğundan hatta bu kavram isminin kendisinden geldiğinden biliyoruz. Okuduğum diğer kitaplarında bu kavramın, cinsellikle birleştirerek bizim için çok uç hatta gidilmesi kesinkes yasaklanmış sınırlar dahilinde olduğunu da biliyoruz. Bizim için diyorum çünkü Anadolu coğrafyasının kültürel ve ahlaki yapısı bunu asla kabul etmiyor. Haa! Yapılmıyor demiyorum tabii ki, o ayrı mesele. Sodom'un 120 Günü ve Yatak Odasında Felsefe kitaplarından çok uzun bir süre sonra Sade okumak, karşılaşacağım tablonun az çok ne olacağını söylüyordu aslında bana ama bu öyküler kitabında bu tabloyla karşılaşmadım. Aşkın Suçları, adı aşk olarak belirlenmiş eylemler eşliğinde, insanların yapabileceklerini gösteriyor. Kitaptaki öykülerde bu yapılabilecekler kimi zaman tesadüf olarak anlatılıyor kimi zaman da ve çoğunlukta isterik bir biçimde sergileniyor. Bunlar arasında; ensest ilişki, ahlakı sorgulama ( ki bu sorgulama çıkar gözetir), cinsel tatmine ulaşmak için cinayet gibi eylemler var. Sade'yi önceki kitaplarından aldığımız düşünceyle belli bir kalıba oturttuktan sonra bu kitabında, bize kazandırdığı kalıpları yıkan cümlelerle karşılıyoruz. Çünkü insanı ahlaki çöküşe götüren eylemlerin kötülüğünden, ahlakın her yerde farklı olmasına rağmen bu farklılığın bir yanlışı örtbas etmeyeceğinden bahsediyor. Özellikle dini kurumların bu gibi katı kurallarını destekliyor Sade. Heyecanla okunan bir kitap oldu. Özellikle ikinci öykünün sonunda karşılaştığımız olaylar hayret verici bir sahneydi.
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Zeplin Kitap · 20191,703 okunma
Bizde olsa bugün dahi içerideydin, SADE
7/10
·248 syf.··
2021 221. kitabı
Daha önce yorumladığım #romanlarüzerinedüşünceler eseriyle bu kitaba yanıt verdiği tartışmaları ve hikayeciligini merak ettiğim için okudum. İlk hikayede yavan gelen konu (kızın maddiyat uğruna yanlış izdivacı), diğerlerinde yerini orijinalliğe ve tam bir kurgu ustalığına bıraktı kendini. İkinci hikayede; hem kız kardeşin hem oğlunun katili,hem babasının eşi hem de annesini giyotine gönderen bahtsız bir kadın,üçüncüsünde; katil kız kardeşi ile bilmeden evlenen dürüst adam, dördüncüsünde; sevgilisine göz koyacak kadar kötü bir annenin çevirdiği entrikalar arasında aşık bir çift ve beşincisinde ise; kızıyla ensest ilişki yaşayan kocaya sahip dindar bir kadını okuyacaksınız. Tüm hikayelerde tema, ahlak (namus) ve cinsellik (ensest dahil) sorgusu. Fakat yazar; bir yandan din ve ahlakın toplum için gereğini vurgularken diğer yandan aynı toplumdaki yozlaşmaları ve bakış açısını da inceliyor. Ahlaki görüşleri yüzünden hayatı zindanlarda geçmiş olan yazar, bu hikayeleri günümüzde bizim gibi muhafazakar ülkelerde yayimlasaydı inanın, farklı bir sonuç olmazdı. Bazı şeyleri anlatabilmek için üzerine giderek açıklamak gerekir yoksa her toplumda görülebilen çarpıklıklar gizlenerek değil. Kimi yerlerde karakterlere söylettiği konular bugünler için de tartışmalı hâlâ. Ara vererek #justine 'e geçeceğim.
Edebiyat
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Zeplin Kitap · 20191,703 okunma
7/10
·248 syf.··
2021 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 11:07
Bu kitapla ilgili incelemelere bakarken bir okurun Marquıs De Sade ile tanışmak için iyi bir kitap olmadığını yazdığını hatırlıyorum. Kitabı okuduktan sonra bu tespitin yerinde olduğunu söylemek istiyorum. Yeşilçam filmleri tadında, bol olağanüstü tesadüfleri olan üç öykü var kitapta. Sade'nin tabulara ve yasaklara savaş açmış, hayatının otuz yılını hapishanede geçirmiş bir yazar olduğunu düşündüğünüzde fazlaca basit kalan öyküler bunlar. Öyküler basit senaryolar biçiminde ve maalesef anlatımda herhangi bir derinliğe sahip değil. Sade ile tanışmak için başka bir kitap seçmelisiniz...
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Zeplin Kitap · 20191,703 okunma
Marquis de Sade'i anlamak üzerine
9/10
·248 syf.··
2021 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 10:00
1 yılı aşkın süredir Sade okumak için can atıyordum. Okuduğum ilk kitabı da bilerek seçtim diyebilirim. Marquis de Sade sanırım bir felsefe kitabında bir alıntı da görüp google amcaya kim diye sorup deli gibi merak etmiştim. Birçok kaynaktan kendisini okuyup durdum. Spotify'da çok sevdiğim Gerisi Hikaye'de 2 bölümlük podcastini dinledim. Mutlaka dinleyin derim. İşte size kolaylık olsun; open.spotify.com/episode/04GOw9I... Nietzsche benim hiç kimseyi önüne koyamayacağım bir kişiliktir. Yegane bir durum olsa gerek. Sanırım vazgeçilmez 2 numaram Sade olacak. İşin özü ikisinin de bakış açıları çok benzer, hukuka bakış açıları, sevgiyi ele alış yöntemleri, aykırı yaşamları, dine olan eğilimleri, kadınlara olan eğilimleri (Sade daha atılgan ve zevksel yönelimleri ele alırdı); daha çok Sade okudukça bu liste elbette uzar. Geçelim kitaba, 5 tane hikayeden oluşan evrende Sade'in temel konusu aşk olmuş fakat hepsinde kader, erken evlilik, ensest gibi konularla hikayelerine olağanüstü hava katmıştır. Hikayelere tek tek değinip sığ bir inceleme yapmak istemiyorum. Keza komple okumadan çok tatsız gelebilir sizlere de. Ama 1 tanesi var ki, daha kitabı okumadan namını duyduğum bir hikayeydi. Bir baba düşünün (adını 1 kereye mahsus yazıyorum, Franval) 20'ye girmeye doğru kendinden birkaç yaş küçük bir kızla evlenir. Biraz aile temelli bir evliliktir. Kısa sürede kız çocukları olur. Adını Eugenie koyarlar. Ama baba kızı anneden koparır ve onu lüks içinde ahlak kurallarından yoksun ama her türlü sanatsal, felsefi ve fen konularında eğitir. Kız 16'sına geldiğinde baba ona bir teklifte bulunur. Duygularını ve hislerini açar ve kızı da sizden daha iyisini bulamam diyerek enseste müsade eder. 17'nin ortalarına doğru ilişki kuvvetlenir,
1000Kitap
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Zeplin Kitap · 20191,703 okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Hayatının yarısını hapishanede ve tımarhane de geçirmiş bir kişinin bilincinde gezinmek tehlikeli ve ilginçti... Yazarın olduğu ve olmak istediği insanların hikayelerine tanık olduk.
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Zeplin Kitap · 20191,703 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2022 5. kitabı
“Suçu resmederken kullandığım fırça darbeleri seni rahatsız edip canını sıkarsa, bil ki kurtuluşun yakındır; zira en başından beri ulaşmayı amaçladığım hedef budur. Ancak burada betimlenen gerçek seni gücendirip yazarına lanet etmene yol açarsa… bil ki, zavallı okur, burada karşılaştığın, asla iflah olmayacak kendi benliğindir." "Aşkın Suçları", beş hikâyeden oluşan bir kitap.Ahlâk ,cinsellik, özgürlük gibi konular etrafında şekillenen hikayeler , en az yazarının hayatı kadar kafaları allak bullak eden ; okuru düşünmeyede iten felsefî anlatımı oldukça fazla olan bir kitap. Kitabı ilk aldığımda içeriği hakkındaki tahminim ,okuduklarım değildi açıkçası. Bu yüzden biraz şaşırdığımı itiraf ediyorum. Çünkü ,öyküler öyle sıradan okuduğumuz masum öyküler gibi değil. Bu yüzden bir an kitabı okumayı bırakıp , yazarın hayatını araştırma gereği duydum. Marquis De Sade ,Aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geliyor.10 yaşına kadar ise Katolik bir baş rahip olan amcasının yanında kalıyor. Daha sonra sıkı ve en ağır cezaları ile nam salmış bir lisede öğrenimine devam ettikten sonra , 1757 yılında çıkan bir savaşa katılan Sade ,6 yıl sonra savaştan geri dönüyor. Lakin Sade artık eskisi gibi değilmiş.Belki yaşadıkları onu değiştirmiş ya da onda olanı ortaya çıkarmış, orası bir muamma. Sadece aldığı dini ve askeri eğitime rağmen ,topluma aykırı , ahlaksız hareketler sergilemeye başlaması ,herkesin dikkatini çeken bir durum olmuş. İlk aykırı davranışı ise ,kız kardeşi ile evlenmek istemesi . Fakat aile bu duruma karşı çıkıp ,onu münasip gördükleri başka bir kız ile evlenmeye zorlamışlar. Zaten ne olduysa da ondan sonra iyice patlak vermiş. Evinde verdiği seks partileri , insanın dile bile alamayacağı acayip fanteziler, yanında çalıştırdığı insanlara zorla yaptığı cinsel
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Zeplin Kitap · 20191,703 okunma
Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
Puan vermedi·136 syf.··
2024 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 14:36
Başlık herkesin bildiği gibi Murphy kanunları kurallarından biri. Yazarımız için hayat bu ve fazlasını içeriyor. Kitaptan daha çok yazarın hayatı çok ilginç inceleme için çok uzun olur merak edenler ayrıca araştırabilir. Kısaca bildiğimiz sadizim isim babası. Kitap 3 öyküden oluşuyor kısaca murphy’den yardım alalım; “Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir” biraz içeriğe girersem spoiler veririm diye giremiyorum. Birinci bölüm kadercilik İkinci bölüm hırsın zararları Üçüncü bölüm erdem suçları. Hikayelerde kurgu var ama işleme çok yalın ve basit kalıyor. Felsefe var ama edebiyat yok. Sadizmin babası aynı zamanda Ahlaksızlığın filozofu tabiki… hikayelerde bunuda görebiliyoruz sokak ağzıyla söyleyeyim “yok artık ebesinin …….” Diye bağırıyorsunuz. Ben puanlayamadım arafta kaldım okuyanlar ya da sonradan okuyanlar yorumlara yazabilirler. Yatak Odasında Felsefe kitabını yazarın okuyacağım. Kitaptaki güzel felsefe ve alıntıları ise şöyle; “Keşke bir şiir okumuş, bir kedi sevmiş olsaydınız. Belki bu kadar kirletmezdiniz dünyayı.” “Zaman her şeyin ilacıysa, fazlası intihara girmez mi?” “Kimseyi suçlama, suçlanacak biri varsa o da sensin. Sonuçta o sana küçük bir umut verdi, sen ise ona herşeyini verdin.” “Sahiden herkes yaşar mı yaşattığını ?” Marquis de Sade inat evet herkes yaşar yaşattığını…
Edebiyat
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Can Yayınları · 20211,703 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 00:01
☆Bir sayfada sadizm kelimesinin kaynağının Fransız yazar Marquis De Sade'den geldiğini okumuştum ve o zamana kadar da ne yazarı duymuştum ne de kitaplarını. Bir araştırma yaptım, yazarın hayatı aşırı ilgimi çekti ve onu tanımak istedim. Çoğu okur yazarın anlattıklarının herkesin kaldırabileceği türden şeyler olmadığını belirtiyordu ve açıkçası bu sırada gerçekten okuru yazarın kitaplarına karşı çok büyük bir ön yargı ile yaklaşmasına sebep olacak incelemeler okudum. Ama bu durumun bende, yazarı okuma isteğimde herhangi bir olumsuz etki yarattığını söyleyemeyeceğim. Başlangıç olarak Aşkın Suçları adlı aslında 11 öyküden oluşan ama bizlere bu kitapta sadece 3 tanesi sunulan kitabını seçtim. Az önce kitabı bitirdim ve kitabın çizilmemiş, yazılmamış bir sayfası bile yok. Yeni bir insanla daha tanışmış ve konuşmuş hissediyorum. ☆Öncelikle yazar hakkındaki düşüncelerimin (henüz üç öyküsünü okuduğumdan kaynaklı) diğer kitaplarını okuduktan sonra daha detaylı ve iyi şekilleneceğini düşünüyorum. Ancak şimdilik aklımdakileri size açmak istiyorum. Ben bu kitapta, yazarın anlatmak istediklerinde benim bildiğim sadizm örneklerine rastlamadım. Vikipedi'de yazar hakkında şöyle diyordu "Yazılarında ahlakı, yasayı, dini öğeleri dikkate almadan aşırı özgürlüğü (hatta ahlaksızlığı) ve en iyinin zevk olduğunu savunuyordu." Bence bu kitapta tam tersi. Üç öyküde de ahlakı, yasayı, özgürlüğü, erdemi, inancı ve mantığı savunduğunu düşünüyorum. Açıkçası okuduğum bu üç öyküde hiçbir şey beni rahatsız etmedi tam tersi yazarın düşüncelerine katılıyorum. Çok güzel yerlere değindiğini ve bize bu öyküler üzerinden çok büyük bir mesaj iletmek istediğini düşünüyorum. Dediğim gibi internet üzerinde insanların betimlemesi üzerine tanıştığım Sade ile okuduğum Sade tamamen farklı. Sadece düşüncelerini
Edebiyat
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Can Yayınları · 20211,703 okunma
Birde benim gözümden bakın Sade efendiye
10/10
·320 syf.·
2023 55. kitabı
Ben ne okudumm! Okudum mu yaşadım mı ne oldu anlamadım bile. Marquis de Sade efendi bu nasıl bir tanışmaydı? Siz manyak hatta psikopat bir herifsiniz efendim.Defalarca bir hışımla kitabı kapattım attım kenara, sonra sessizce alıp pür dikkat okudum. Ya da hiç bir beklentim olmadan ne okuduğumu bilmeden okuduğumdan olabilir bu etkilenme. Şimdi şöyle; kitabımızın ismi değişik ne alaka bende anlamadım 4 hikaye var ilk 3 hikaye Aşkın Suçları nda var asıl 4.hikaye bomba Erdemle Kırbaçlanan Kadın da varmış. Yanılıyorda olabilirim çünkü o kitapları görmedim. Valla ara vere vere sindirerek okudum. Sadizm babası, aykırı hikayelerin anası, Friedrich Nietzsche başucu kitabının yazarı sayın Sade memnun oldum sizi tanıdığıma. O kadar eleştirilmenize rağmen hem konular, hem de insanı sıkmadan ilerleyen akıcı diliniz beni mest etti. Sade Tanrı'yı sorgular, Sade iyinin her zaman kazanmadığını uzun uzun anlatır,Sade kötünün başarısına bol bol dem vurur,Sadenin ilahi adaleti yok, vicdanî yok, Tanrısı yok, merhameti yok, zevkleri için herşeyi yapabilen Sade işte bu sizde tanışın içeriğe hiç girmek istemiyorum onun tadına siz varın. Sadece şu cümleleri ekleyim; "Ey Tanrım, artık adaletinden şüphe etmeme izin verilecek mi, bana zulmeden insanlar gibi her zaman kötülüğe kulluk etmiş olsaydım, daha büyük felaketler altında mı ezilecektim?’’, ‘’Bu kadar acınacak, zavallı bir hayat için doğmaya değer miydi yani?’’ der. Hatta kitabın sonunda ise bambaşka kafa karıştırıcı bir soru ile başbaşa bırakır biz zavallı okurlarını. Hoşçakal Sade
1K
İpek TenMarquis de Sade · Altın Post Yayıncılık · 20131,703 okunma
erdemin ağırlığı altında ezilen insan
Puan vermedi·160 syf.·
2026 17. kitabı
İlk bakışta ahlakın sınırlarını zorlayan hikâyeler toplamı gibi görünse de, metnin derin katmanlarına inildikçe bunun yalnızca bir kışkırtma ya da skandal üretme çabası olmadığı, aksine insan doğasının karanlık yüzünü sistematik biçimde açığa çıkarma girişimi olduğu anlaşılır. Sade, burada romanı yalnızca bir anlatı türü olarak değil, insanın maskesini düşüren bir araç olarak kullanır; nitekim eserin girişinde de romanın amacını, “iki yüzlü insanı bütün yönleriyle açığa çıkarmak” şeklinde tanımlar. Bu yaklaşım, metnin tamamına yayılan bir düşünsel gerilim yaratır: erdem ile suç, merhamet ile zulüm arasındaki sınır giderek bulanıklaşır. Eserde yer alan hikâyeler özellikle Dorgeville anlatısı bu gerilimin en yoğun biçimde hissedildiği bölümlerdir. Dorgeville karakteri, iyiliğin neredeyse saf hâlini temsil ederken, karşısına çıkan figürler bu iyiliği sistematik olarak aşındırır, hatta onu kendi karşıtına dönüştürecek kadar zorlar. Bu noktada Sade’ın asıl derdi, “kötüyü yüceltmek” değil, iyiliğin kırılganlığını teşhir etmektir. Çünkü metin boyunca görülen şey şudur: insan, yalnızca dış dünyadaki kötülükle değil, kendi içindeki eğilimlerle de sürekli bir çatışma halindedir. Özellikle Dorgeville’in trajedisi, bu çatışmanın kaçınılmaz sonucudur. Onun merhameti, onu kurtaran değil, tam tersine yok oluşuna zemin hazırlayan bir unsur haline gelir. Bu durum, Sade’ın temel tezlerinden birini açık eder: toplumun dayattığı ahlaki kodlar ile doğanın içsel dürtüleri arasında uzlaşmaz bir gerilim vardır ve bu gerilim çoğu zaman bireyi parçalar. Nitekim hikâyenin sonunda iyilik kazanmaktan ziyade tükenir; erdem, kendi ağırlığı altında çöker. Dil ve anlatım açısından bakıldığında, Sade’ın metni yer yer tekrarlarla ve yoğun betimlemelerle ilerler. Bu durum ilk etapta bir hantallık
1000Kitap
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Fahir Önger Yayınları · 19671,703 okunma

Yazar Hakkında

Marquis de SadeYazar · 27 kitap
Donatien Alphonse François le Marquis de Sade (Fransızca okunuşu:maʁki: dəsad) (d. 2 Haziran 1740 - ö. 2 Aralık 1814), Fransız aristokrat ve felsefe yazarı. Erotik edebiyat'ın önemli yazarlarındandır, genellikle sert pornografik yazılar yazardı. Yaklaşık 29 yılını hapishanede, 13 yılını akıl hastanesinde geçirmiştir ve en önemli eseri Sodom'un 120 Günü'nü hapishanede yazmıştır. Bir diğer önemli eseri de Justine'dir. Sadizm'in kökeninin onun yazdıklarına dayandığı bilinir. Yazılarında ahlakı, yasayı, dini öğeleri dikkate almadan aşırı özgürlüğü (hatta ahlaksızlığı) ve en iyinin zevk olduğunu savunuyordu. Sade, 32 yıl farklı hapishanelerde ve akıl hastanesinde hapsedildi; onbir yıl Paris'te (on yılı Bastille'de geçti), bir ay Conciergerie'de, iki yıl kalede, bir yıl Madelonnettes'de, üç yıl Bicêtre'de, bir yıl Sainte-Pélagie'de ve 13 yıl Charenton akıl hastanesinde. Yazılarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı. "Sadizm" kavramı adından türetilmiştir. Sade kitaplarında kişilerarası ilişkilerde insanın insansal yanı bir kez yitirildiğinde, neler olabileceğinin bilgisini verir. Kişilerarası ilişkilerde insanın sahip olduğu onur bir yana bırakıldığında, ortaya çıkan yeni ilke kendi yararını koruma sonuna kadar götürülecek olursa; zorunlu olarak "sadizm"e varılır. Yani insandaki insansal olan tek şey doğaysa, doğrudan doğa nedenselliği insan türünün yapıp etmelerini belirliyorsa, insan olmak cani olmayı da beraberinde doğal olarak taşır. Eserlerinde ahlaksal eylemin belirleyicisi olarak etik değerler değil de, içgüdüler ya da "koşullu buyruklar" eylemin "ilkesi" yapılırsa neler olacağını anlatır.