Bir Zanaatkarla Beklenmedik Karşılaşma

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.191
Gösterim
Adı:
Bir Zanaatkarla Beklenmedik Karşılaşma
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052983874
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Baskılar:
Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma
Beklenmedik Karşılaşma
Bir Zanaatkarla Beklenmedik Karşılaşma
Kendini Paris’in renkli kalabalık caddelerine vuran anlatıcı, bakışına değen ne varsa gizeme dönüşen bir avare kesilmiş gezinirken bir anda gözüne şüpheli bir yabancı ilişiyor. Kanarya sarısı pardösüsü içinde, Gogol öykülerinden fırlamış bir memuru andıran bu adamın çok geçmeden avını arayan bir yankesici olduğunu fark ediyor. Ve bir yanda zanaatın gönül çelen büyüsü, diğer yanda vicdan ve ahlak duygusu ikilemiyle kendini beklenmedik bir maceranın içinde buluyor.

Dickens’ın Oliver Twist’inden Robert Bresson’un Pickpocket’ına uzanan çizgide atlanmaması gereken bir uğrak.
64 syf.
Stefan Zweig... Bu ismi görünce fazla düşünmüyorum. Yazmak için yaratılmış, diye düşünüp okumaya başlıyorum.
Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma adlı bu eser biri kitaba ismini veren enfes bir hikâye ile Yeşilçam hissi yaşatan Prater'de İlkbahar isimli iki hikâyeden oluşuyor. İlk hikâyedeki tahliller, ikinci hikâyedeki betimlemeler muteşem...
İlk hikâyedeki anlatım ve yaşattığı hissiyatı daha evvel Mecburiyet, Korku, Amok Koşucusu, Bir Kadının Yaşamından 24 Saat kitaplarında da yaşamış, hissetmiştim. Psikolojik yaklaşımları beni benden alıyor.
Anlatım tarzı, ifadelerin sadeliğiyle birlikte muazzam etkileyici hâlleri, sözü ve olayı çok uzatmadan kısa paslarla vermek istediği mesajı ve olayın ya da kişinin psikolojik durumunu aktarması yazarı harika bir hikâyeci ve psikolog kılıyor bana göre. Ve bu başarısını farklı hikâyelerde aynı ihtişamla yapıyor oluşu da ayrı bir hayranlığa sebep oluyor.
Kitap incecik, bir çırpıda okuyabilirsiniz. Okuyup bir hırsızın nasıl seyredilip bir yazarın gözünde ete kemiğe büründüğünü görürsünüz. Ya da aşkın insanı içinde bulunduğu durumdan çıkarıp farklılaştırdığına tanıklık edersiniz. Zaten aşk, kişinin içinde var olan kişiyi ortaya çıkardığına inanmaz mıyız?
Keyifli okumalar..
64 syf.
Stefan Zweig eserlerini okurken gözlerinizin yerini onun gözleri alır, cömertçe sunar bunu, görmeyi öğretircesine gördüklerini hissettirir satırlarında. Kitaptaki iki öyküden ilkinde gözlerini daha çok hissettim, bir hırsızı gözlemlemesi üzerinden. İkinci öykü ise daha kısa ama daha anlamlıydı. Yaşam maddi ışıklarla aydınlanırken özün karanlıklarda kaybolmuşsa, onu tekrar bulabilir misin?
80 syf.
·Puan vermedi
“ Zaten dünyanın en mutlu insanları , bir şeyi bedava elde edip onun Tanrı’nın bir lütfu olduğunu düşündükçe kendinden geçen yoksullar değil midir ? ” Syf. 100 . Kitapta beni en etkileyen cümle !

Betimlemelerin ve anlatımın güzelliği karşısında şaşırıyorsunuz. Okurken her sayfa film sahnesi gibi gözünüzde canlanıyor. Sarı ceket , yırtık ayakkabılar , meydana gelen polis arabası ... her şey gözününüz önünce canlanıyor. Stefan Zweig yine kısa bir zaman diliminde tutkuyla okuyabileceğimiz şahane bir eser bırakmış bizlere ...
80 syf.
·1 günde
Buyurun size okuduktan sonra pişman olmayacağınız Stefan zweig'in eseri daha. Kitabın içeriği hakkında çok kısa şunu belirtmeliyim okurken insana heyecan ve merak arasinda medcezirler yaşatmayı başarmış bir eser. Stefan zweig kalemi sizi kolay kolay yaniltmaz.
64 syf.
·1 günde·9/10 puan
Herkese merhaba :)
Lokmalık kitaplar serisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kitap 59 sayfa ve iki hikayeden oluşuyor. Klasik Zweig tarzı bu hikayeler rutin hayata sahip insanların farklı durumlarda duyduğu heyecanı çok güzel işlemiş. Kısa olması da ayrıca güzel bir şey. Yemek sonrası, çay-kahve içerken tatlı niyetine okunabilr.
Keyifli okumalar :)
64 syf.
·1 günde·9/10 puan
Bu kitap diğer kitaplarına oranla daha az beğendiğim bir eseri oldu Zweig'ın. Daha çok gözlem yeteneğinin ağır bastığı iki öykü var kitapta. İlk öykü olan Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma büyük bir heyecanla ne olacak acaba dedirterek kendini okutuyor. İkinci öykü Prater'de İlkbahar daha durağan ama kısa olduğu için bir çırpıda okunuyor.
Sherlock Holmes gibi gözlem yapan ve bundan keyif alan ilk öyküdeki kahramanımız ava giderken avlanıyor diyebiliriz. Avın kendisi olabileceğini hiç düşünmüyor. Tam bu esnada çok şaşırdım, öykü adını burdan alıyor beklenmedik karşılaşma.

İki öyküde de sıradan insanların sıradan hayatlarını ele alıyor. Ama en sıradan olan hayatlarda bile çalkantılar ve heyecanlar olabileceğini bize gösteren çarpıcı iki örnek.

Çok sevemedim ama okunması gereken eserlerden bence yine de. Farklı bakış açılarından dışarıyı gözlemlemek iyidir. ;)
64 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitap iki kısa öyküden oluşuyor. Kitabın adı da olan ilk öyküyü daha çok sevdim. Zweig bu öyküsünde yine muhteşem gözlem yeteneğini konuşturmuştu. İkinci öykü Prater' de İlkbahar biraz daha kısa ve durağan. Uzun süredir Zweig okumamıştım. Özlemişim... 2021' in okunan ilk kitabı olarak kayıtlara geçsin bakalım.
Ş.Tuana
Ş.Tuana Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma'yı inceledi.
64 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Stefan Zweig' ın yeni bir kitabı daha diğer eserlerinde verdiği hazla yine bizi şaşırtmıyor ...
İki hikayeden oluşan bur kitap. Kişinin psikolojik durumunu mükemmel bir şekilde hissetiren güzel bir kitap ..
Okumanızı tabii ki tavsiye ederim :)
İyi okumalar:)
Gülden
Gülden Bir Zanaatkarla Beklenmedik Karşılaşma'yı inceledi.
80 syf.
·1 günde·Beğendi
Bu bir intihar mektubudur ; " Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yine de yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz”.
İMZA: ÖLÜMSÜZ ADAM S.ZWEİG Bir kitap bir insana ne yapabilir ki!? Demeyin. Montaigne Denemeler isimli kitabı Stefan Zweig ‘e mezar oluyorsa bu kitaplar bize ne yapmaz ki!? Kitapta dikkatimi çeken bir detay vardı bunu başka bir kitabında daha önce de görmüştüm. Yakup Kadri Karaosmanoğlu ‘nın Sodom ve Gomore ‘ den tasvirlediği bir bölüm var şuan sayfa sayısını bulamadım... Yabancı yazarlar arasında yazar olabilmek ile yazan olabilmenin arasındaki en yüce farkı Stefan Zweig’te gördüğümü her zaman söyleyeceğim. Bir insan ne kadar mütevazi olabilir derlerse Zweig kadar “olamazlar” diyebilirsiniz kısaca... Rekabet yok, kin yok, yarış yok; eleştiri var, sevgi saygı var, dünyanın haline üzülüp düzeltmek için çaba var. Gogol, Dickens, Balzac’tan verdiği örneklemeler mevcut. Çoğu kitaplara bakın özellikle çağımız yazanlarına.. Ben merkezli bir algıları var. Eleştiriye kapalı... Tavşan dağa küsmüş ama dağın tavşanı çokmuş kalbim hep yitip giden yazarlarda.. Saygıyla sevgiyle rahmet diliyorum her birine... Veda mektubunu her okuduğumda hâlâ ürperirim.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Sabahın erken saatlerinde uyanıp yeni yıla, yeni bir güne kitap okuyarak başlamak çok güzel bir duygu. Güneşin doğuşunu sevdiğim bir yazar olan Stefan Zweig'tan yeni bir kitapla karşılamanın verdiği sevinci yazarak anlatamam...

Stefan Zweig'in kütüphanemde bulunan Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma kitabı Türkiye İş Bankası tarafından 2020 yılının Ağustos ayında çıkmıştır. Kitap Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma ve Prater'de İlkbahar isimlerindeki iki öyküden oluşur. İlk öykü olan Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma, kahraman tarafından bir zanaatın mesleğini sürdüğünü sıradaki gözlemlerinin anlatıldığı bir öyküyken Prater'de İlkbahar, bir kadın kahramanın hislerinin anlatıldığı bir öyküdür.

Kitabın konusunda değindikten sonra sıra kitap hakkındaki yorumlarımda...
Açıkçası kitabın isminden de anlaşılacağı kitabın içinde zanaat var. Zanaatı söylemeyeceğim, merak arttsın :-)) Ve zanaatın ince ayrıntılarına değinmesi merakımın artmasına ve diğer sayfaları daha dikkatli okumama neden oldu. Diğer öykü için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama. Genel olarak konusu okuduğum diğer romanlara benzeyen bir öyküydü, etkilenmedim.
64 sayfalık iki öyküden oluşan bir kitap. Kitabın sayfa sayısının az olması duyguların yoğun bir şekilde açığa çıkmasını sağlıyor. Ve anlatımı da okuyucu yormayan türdendi. Kitaptan hiç ayrılmadan 1 saatte bitirdim. Kitabı beğendim özellikle ilk öykü olan Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma'yı.
Rahat okuma yapabileceğiniz güzel bir kitap.

Şimdiden ~İYİ OKUMALAR~
64 syf.
·6/10 puan
Yıla güzel bir başlangıç yaptım bu kitapla. Zweig okumayı her zaman sevmişimdir. Tüm eserlerini okumayı istediğim nadir yazarlardan, benim için yeri her zaman ayrı. Bu kitabında da yine beni şaşırtmadı. Büyük bir zevkle okudum.
Kitapta 2 kısa öyküsü var. İlk öyküsü diğer Zweig eserlerinden farklı geldi bana. Sherlock bakış açısına benzer bir anlatımla yazılmış olması diğer eserlerinden farklı kılıyor. Karakterlerle empati yapmak, duygularını hissedebilmek Zweig’ın hep yapmış olduğu, alışılmış yazım tarzı. Ondan bahsetmeme gerek bile yok.
İkinci kısa öyküsünü ise sevemedim. Çok mu kısaydı yoksa ben mi anlamadım bilmiyorum. Kitabı okuyan varsa yorumlarda tartışmak isterim.
Zweig okumayı seviyorsanız zaten tartışmasız bu kitabını da seversiniz. Tavsiyemdir.
... Yardım çağrısında bulunmayan bir insana yardım etmekten daha zor bir şey yoktur, çünkü yardım dilenmiyorsa mutlaka son bir şey daha vardır: Israr edip incitmememiz gereken gururudur bu.
Stefan Zweig
Sayfa 27 - İş Bankası Kültür Yayınları
Ancak herkes de bilir ki, yardım çağrısında bulunmayan bir insana yardım etmekten daha zor bir şey yoktur, çünkü yardım dilenmiyorsa mutlaka son bir şey daha vardır: Israr edip incitmememiz gereken gururudur bu.
Stefan Zweig
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Zanaatkarla Beklenmedik Karşılaşma
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052983874
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
Baskılar:
Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma
Beklenmedik Karşılaşma
Bir Zanaatkarla Beklenmedik Karşılaşma
Kendini Paris’in renkli kalabalık caddelerine vuran anlatıcı, bakışına değen ne varsa gizeme dönüşen bir avare kesilmiş gezinirken bir anda gözüne şüpheli bir yabancı ilişiyor. Kanarya sarısı pardösüsü içinde, Gogol öykülerinden fırlamış bir memuru andıran bu adamın çok geçmeden avını arayan bir yankesici olduğunu fark ediyor. Ve bir yanda zanaatın gönül çelen büyüsü, diğer yanda vicdan ve ahlak duygusu ikilemiyle kendini beklenmedik bir maceranın içinde buluyor.

Dickens’ın Oliver Twist’inden Robert Bresson’un Pickpocket’ına uzanan çizgide atlanmaması gereken bir uğrak.

Kitabı okuyanlar 893 okur

  • Tülay karaboga
  • Can
  • Muhammed Akyüz
  • Aslıhan Öztürk
  • Evelyn Age
  • Hediye Durmiş
  • nida
  • myworld
  • Kardelen Ölmez
  • Berfin yilmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3 (10)
9
%1.8 (6)
8
%4.1 (14)
7
%1.5 (5)
6
%0.6 (2)
5
%0.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0.3 (1)
1
%0