Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan Maksim Gorki Rus doğal öykü, oyun ve roman yazarıdır. Küçük yaşta öksüz kaldığı için öğrenim görememiş, çalışmak zorunda kalmış, dolayısıyla Rus işçi sınıfının yaşamını çok yakından tanıdı. Küçük yaşta edindiği bu acı deneyimler, acı anlamına gelen “GORKİ” takma adını seçmesine yol açtı. Gençlik yıllarında popülist hareketin temsilcilerinden bazı devrimci düşünceleri öğrendi. Sonraları ise bu hareketi Rus köylüsüne idalize etme eğilimini reddetti. 1913-1923 yılları arasında yaşam öyküsünü dile getirdiği “ Çocukluğum” , “Ekleğimi Kazanırken” ve “ Benim Üniversitelerim” adlı yapıtlarını yayımladı. 1936’da aniden ölen Gorki’nin, ölümünden sonra doğduğu kente adı verilmiştir.
Babası ölen Leksey, annesinin yeniden evlenmesi ve doğduğu yer olan Nijni Novgorad’a dönüşü, büyükbabası ve büyükannesiyle yaşamaya başlaması, bu süreçte yediği dayaklar, hayatın zorluğu ve sadece birkaç ay gidebildiği okulu büyükbabasının zoruyla bırakıp çalışmaya başlaması anlatıyor.
Kitaptan alıntılar.
“Demek isteğim şu: Yıllardır yakarışlarını dinlerim, ama bir gün olsun Tanrıya içinden gelen bir söz söylemedin. Hep ezberlediğin aynı sözleri yineleyip durdun.”
“Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar, susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar... o zaman da ağaçla da konuşmaya razı olur.”
“Bana öyle geliyor ki, ben çocukluğumda, birçok basit ve silik kişilerin, tıpkı arılar gibi, yaşam üzerindeki deney ve daşüncelerinin balını getirip bıraktığı bir kovan gibiydim. Bunlardan her biri ve herkes kendi tarzına göre, ruhumu cömertçesine zenginleştiriyordu. Bu bal gerçi çoğu defa kirli ve acıydı, ama ne de olsa, bilginin her türlüsü değerli bir maldır.”