Dara Hinarê

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zengini kim olsa sever, iş fıkarayı sevmekte...
Puan vermedi·93 syf.·
2025 290. kitabı
Yaşar Kemal`in 1950 li yıllarda Çukurova’ya makinelerin girmesiyle birlikte işsiz kalan Çukurovalıları anlattığı, kısa ama etkileyici romanı. Yaşar Kemal, makineleşmenin ve kapitalizmin insanın hayatına ve duygularına, doğaya ve sosyal hayata etkilerini mitolojik diliyle Hösük, Aşık Ali, Memet, Yusuf ve çocuk Memet karakterleri üzerinden anlatıyor. Çukurova’ya çalışmaya giden beş köylü arkadaş traktörler ve biçerdöverlerin tarıma girmesiyle emeklerinin nasıl da değersizleştiği gerçeğiyle acı bir şekilde yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Hepsi umut dolu, kimisi öfkeli, kimisi hasta, kimisi hayalperest olan karakterler iş bulamadıkça Hüyükteki Nar Ağacı umuduna doğru adeta koşuyorlar, kurtuluşun onda olduğuna inanıyorlar. Ancak kapitalizm Hüyükteki Nar Ağacını da yıkmaktan geri kalmıyor. Tıpkı bu dönemde de olduğu gibi teknolojinin gelişmesi o dönemde insanların duygularını alt üst ediyor Okurken içinde kendimden de çok şey bulduğum ve her okura gönül rahatlığı ile okumasını tavsiye edececeğim bu esere veda ederken sürçü lisan ettiysem affola temennisinde bulunarak keyifli okumalar dilerim.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Her ömre bir nar ağacı gerek. Gerçek bir umut esintisi.
Puan vermedi·93 syf.··
2023 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2023 16:42
》31 Ocak 1951'de kitabı bitiren yazar, eseri kaybetmiş. Kadirli'deki annesinin sandığında bulunmuş, ardından amcasının oğlu tarafından 1966'da kendisine getirilmiş. Eserin ilk beş sayfası kopmuş olmasına rağmen bu sayfalar, yazar tarafından yeniden yazılmış. Neredeyse hiçbir değişiklik olmadan 1982'de yayımlanmış. 》Kendi köylerinden yokluk ve sefaletten kurtulmak için, iş bulmak umuduyla yola çıkan beş arkadaşın hikayesi anlatılıyor kitapta. Mehmet, Yusuf, Çocuk Mehmet, Aşık Ali, Hösük. Her birinin hayalleri var. Hayal dediysek öyle büyük büyük şeyler gelmesin aklınıza. Yaşamak, ailelerini geçindirmek için gereken üç beş kuruş yalnızca. 》Ama gittikleri Çukurova, tarımda insan gücünün yerini makinelerin almasıyla birlikte onlara çare olamıyor. İş bulmanın düşündükleri kadar kolay olmadığını görüyorlar. Üstelik bunun üzerine bir de arkadaşları Yusuf hasta oluyor. Açlık, yoksulluk, umutsuzluk ve hastalık gibi bir çok derdin ortasında kalıyorlar. 》Karşılaştıkları bir kadın, bir nar ağacından bahsediyor. Onu bulurlarsa içinde bulundukları bütün sıkıntılardan kurtulacaklarını söylüyor onlara. Buluyorlar mı bulamıyorlar mı orasını söylemem doğru olmaz. Ama insanın en çaresiz anlarda bile hep tutunmak istediği, hep içinde bir yerlerde var olan o umudu simgeliyor bu nar ağacı adeta. 》Bu serüvende Yaşar Kemal yoksulluğu, çaresizliği, ezilmeyi, acımasızlığı, cahilliği, umudu, vefayı, dostluğu, paylaşmayı aynı anda hissettiriyor bizlere. 》Ustaca betimlemeleriyle bizi Çukurova'ya götürüyor. Havasını, suyunu hissediyor, tereyağlı bulgur pilavı kokusunu alıyor, buz gibi ayrandan bir yudum da siz içiyorsunuz. 》Kapitalizmin Çukurova'ya düşen büyük gölgesini her satırla görünür kılıyor. Aşık geleneğini, yoldaşlığın ne demek olduğunu, Anadolu'nun gelenek göreneklerini bu kısacık
Edebiyat
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Umut
9/10
·93 syf.··
2025 80. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 17:33
Yazılışının üzerinden otuz bir sene geçtikten sonra yayımlanan bu eser Yaşar Kemal in “ Doğa ve insan ilişkilerini en iyi anlamda verdiğim yapıtlarımdan biri.” dediği romanıdır. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, tarımsal makinelerin gelişi ile işsiz kalan halkın durumu oldukça derin işlenmiştir. Kitap, dağ köyünde yaşayan insanların ektikleri tohumların çürümesi ile başlayan aç kalma korkusu sebebiyle, çalışmak için Çukurova’ya inen beş ırgatın mücadelesini konu ediyor. Aynı zamanda Traktörün tarıma girmesi ile yarıcılar ve mevsimlik işçilerin dramını ve Çukurova’ya düşen karanlığı da konu alır. İşsizlik,aşağılanma, hastalık ve mücadele karakterlerin ortak hayallerini yok ederek, hikayeyi çaresiz bir acıya dönüştürür. Neden Nar ağacı? NAR , çeşitli kültür ve inançlarda zengin sembolik anlam taşımıştır. Şifa, aşk, sağlık ve bereket ile ilişkilendirilmiştir. İçinde tuttuğu onlarca tanecik birlik ve beraberliği simgeler. Romanda da karakterlerin nar ağacına duyduğu inanç, hem geleneksel değerlere bağlılığı hem de yaşama tutunma dayanağı olarak işlev görür. Her ne kadar makinelerin hayatı kolaylaştırdığı görünse de, insan emeğinin kıymetine paha biçilemez… Kâh hüzün, kâh umutla okunacak güzel bir eser…
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
YAŞAR KEMAL & HÜYÜKTEKİ NAR AĞACI
8/10
·93 syf.··
2023 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 09:56
Selam arkadaşlar Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan Yaşar Kemal uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı, hemen en ince kitaplarından birini seçip başlamak istedim. Hüyükteki Nar Ağacı, aslında 1951 yılında yazılmış ancak Yaşar Kemal eserini kaybetmiş. 1982 yılında tesadüfen bulması üzerine düzenlemeler yapmış ve yayımlamış. Yani kitap 1982 yılında basılmış olsa da Yaşar Kemal’in ilk eserlerinden diyebiliriz ve bence benim gibi Yaşar Kemal'e başlayacak olanlar için ideal bir eser. Kitabımız, Hösük, Aşık Ali, Yusuf ve çocuk Mehmet’in Çukurovaya çalışıp para kazanmaya gitmesiyle başlıyor. Köy köy gezip iş arıyorlar... peki bulabiliyorlar mı? Maalesef Çukurovada yaşayanlar bile iş bulamazken onların işi bir tık daha zordur... Çünkü artık makineler vardır. Büyük traktörler ırgatların yaptığı işi ellerinden almıştır. Teknolojik ve bilimsel gelişmeler sonucunda insana daha az ihtiyaç duyulunca hem yerli halk hem de diğer illerden iş için gelenler elleri boş döner. Peki Kitabın ismi nereden geliyor? Konuyla bir alakası olmadığını düşünenler elbette olacaktır hemen kısaca ondan da bahsedeyim; Bir Nar ağacı varmış, köylü bir kadının anlattığına göre öyle sıradan bir ağaç değil dertlilere deva, işsizlere iş verirmiş. Kısacası ne istersen olurmuş eğer o ağacın gölgesinde dilenirsen... İş aramaya diye gurbette köy köy gezen kahramanlarımız bu ağacı bulmaya çalışır. Çünkü hepsinin bir dileği vardır.. kimin yok ki? Onlarla birlikte bu heyecana ortak oldum, içimden umarım bulurlar bile dedim o kadar kaptırdım kendimi :) Oturduğunuz yerden Çukurova'yı geziyorsunuz, dağlarını, ovalarını, köylerini... Onlarla birlikte gurbete çıkıyorsunuz sanki. Öyle sıcak öyle güzel bir eserdi ki çok sevdim. Herkese tavsiye ederim dediği gibi Yaşar Kemal'e başlayacaklar için çok güzel
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
9/10
·93 syf.··
2000 26. kitabı
·
122 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2000 00:00
Yaşar Kemal’in kısa ve güzel romanı hüyükteki nar ağacı isimli eserinde bizlere, karısı yıllar önce kaybolmuş olan Taşbaşoğlu Ali ile yol boyunca ona eşlik eden yolcu ve gezgin anlatıcıların hikâyesini anlatır. Ali, karısının ölmediğine, bir gün mutlaka geri döneceğine inanır. Onun izini sürmek için köy köy dolaşırken karşılaştıkları insanlar, Anadolu’nun söylencelerle iç içe geçmiş gerçekliği ile okuyucuya yansır. İkili, sonunda bir hüyükte yalnız başına büyüyen bir nar ağacıyla karşılaşır. Bu nar ağacı, eserin simgesel merkezidir: hem umudu hem sabrı hem de yaşamın gizemini temsil eder. Ali, nar ağacının karısına dair bir işaret olduğuna inanır; doğa, insan ve kader arasında görünmez bir bağ kurar. Kitabın ana konusu bence insanın içsel yolculuğunu, yalnızlık ve arayışını, umutla kurduğu bağları ve doğanın gizemli gücünü anlatan şiirsel bir metin olmuş.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2024 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2024 12:16
Yaşar Kemal, basılmadan kaybolmuş bu kitabının yıllar sonra annesinin sandığında bulunduğunu söyler. hüyükteki nar ağacı teknolojinin tarlaya girmesi ile insanların nasıl işsizliğe ve yaşam kaygısına düştüğünün çok güzel bir örneği. Nar ağacına kavuşmak bir umut. bir serzeniş ve bir bekleyişin hikayesi Kitap boyunca karakterlerin yolculuğuna eşlik edersiniz ister istemez, onlarla üzülür, onların çaresizliğini hisseder ve onlarla umutlanırsınız. Doğa, sizler için yeniden "doğa" olmanın anlamına kavuşur. Şüphesiz bu, Yaşar Kemal'in yöre halkının diliyle süslediği diyalogların ve olay akışındaki inanılmaz akıcılığın etkisidir..
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19826,2bin okunma
10/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2020 180. kitabı
Güzel Çukurova'nın doğal güzellikleri ve bereketli topraklarının yanısıra kendisine büyük hayallerle gelen tarım işçilerinin yaşadığı zorluklar ve hastalıklar anlatılmakta. Ne denebilir ki yine Çukurova anlatan Yaşar Kemal ise bir başka güzel.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
yılın son kitabı
10/10
·93 syf.··
2020 107. kitabı
2020 yılına en sevdiğim yazar Yaşar Kemal ile başlamıştım, yine Yaşar Kemal ile bitiriyorum. Yaşar Kemal Hüyükteki Nar Ağacı’nı 1951 yılında yazmış ama kaybetmiş. 1982 yılında tesadüfen bulmuş, düzenlemeler yapmış ve yayımlanmış. Yani kitap 1982 yılında basılmış olsa da Yaşar Kemal’in ilk eserlerinden diyebiliriz ve Yaşar Kemal’e başlamak isteyenler için ideal bir kitap olabilir. Marshall Planı 2.Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konmuş ABD kaynaklı, ekonomik yardım paketidir. Türkiye’de Marshall Planı çerçevesinde bu fondan para almıştır. Böylece traktör ve tarım araçları işçilerin hayatına girmiştir. Yaşar Kemal’in “Doğa-insan ilişkilerini en iyi anlamda verdiğim yapıtlarımdan biri" dediği “Hüyükteki Nar Ağacı”, Mehmet, Hösük, Aşık Ali, Yusuf ve çocuk Mehmet’in Çukurovaya çalışıp para kazanmaya gitmesiyle başlıyor. Daha önce Çukurovada çalışarak para kazanan Mehmet iş bulacaklarından emindir. Fakat değil dağdan gelenler Çukurovada yaşayanlar bile iş bulamamaktır. Peki neden? Traktörlerin tarım hayatına girmesiyle köylülerin çoğu işsiz kalmış, ağalar köylüleri işlerinden kovmuştur. Tarım alanında yapılan bu yenilikler hem işçi hem de toprak ağası tarafından farklı bakış açılarıyla verilir: İşçilerin gözünde işsiz kalmaları, başka çalışıp para kazanacak yerlerinin olmaması anlamına gelirken toprak ağalarının gözünde artık işçilerle uğraşmadan işlerini devam ettireceği anlamına gelir. Yaşar Kemal’in her eserinde olduğu gibi bu eserinde de işçiler, ağalar, kırklar, aşıklar ve türküler, doğa betimlemeleri, Çukurova var. Osman Şahin Yaşar Kemal’in eserleri için ‘’Bir dil ağzı, bir dil sütü, bir çağla tadı bulur, bir sözcük tomurcuğunun coşkusunu yaşarım. Yapıtlarındaki doğayı, yöreleri, ırgatları, köylüleri, yörükleri
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
9/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2024 16:50
Kitap Çukurova' yı, Çukurova insanını ve çaresiz yoksulluğu, hayatın acımasızlığını anlatıyor. Bir grup insan iş, aş için dağ köylerinden kalkıp Çukurova' da köy köy dolaşıyorlar fakat değil iş, bir dilim ekmek bulma imkanı bile kalmamış. Kimi yerde aşağılanıyorlar, bazen az buçuk yiyecek veren çıkıyor fakat genel olarak suratlarına bakan bile yok ! İçlerinden biri ha öldü ha ölecek derecede hasta, öyle bir çaresizler ki çölde susuz kalan insanlara denk gelecek kadar. Romanı okurken, sanki o kişilerle berabermişçesine o yokluğu ve çaresizliği yaşıyor, onlarla birlikte köy köy dolaşıyor, onlarla birlikte aşağılanıyor ve Çukurova' nın havasını resmen soluyorsunuz. Aynı zamanda bir yöre kelimelerle en fazla ne kadar iyi tasvir edilir, ne kadar iyi yaşatılırsa Yaşar Kemal de o derece başarılı bir anlatım sergiliyor. Sayfa sayısı da az olduğu için kısa sürede okunabilecek, tavsiye ettiğim bir eser.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Kayıp bir eser, kurumuş bir ağaç, yitip giden insanlık...
9/10
·116 syf.··
2025 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 08:56
1951'de yazılan, kaybolan, yitip giden, yıllar sonra küflü bir sandıkta, ilk sayfaları eksik halde bulunan bir eser: Hüyükteki Nar Ağacı Öyle şeyler geliyor ki eserin başına Çukurova'da değil Avrupa'da yazılan bir kitap olsa efsanesi dilden dile dolaşır, dünyada okumayan kalmazdı. Peki ya siz okudunuz mu? "Yusuf'u kuyudan çıkaran Allah, bizim yüzümüze bakmadı, bakmayacak." Bir gün size ihtiyaç kalmasa ne hissederdiniz? Varlığınızın insanlığa sunacak bir şeyi olmasa? Yaptığınız işi yapay zeka yapsa, yerinizi robotlar alsa... Çok mu uzak? Veyahut çok mu yakın! Çukurova'da işçilerin başına gelenler de tam olarak öyle! Traktörler çıkmış, insan gücü değerini yitirmiş. Makinelerle uğraşmak insanla uğraşmaktan daha iyi geliyor toprak sahiplerine. Peki ya onca yıl topraklarda çalışan insanlar ne yapacak? Bazen gitmek gerekir değil mi? Peki ya gittiğin yer geride bıraktığın yerden daha kötü çıkarsa... İş bulma umuduyla yola çıkıyorlar Memet, Aşık Ali, Hösük ve Yusuf. Gazap Üzümleri'ndeki gibi bir yolculuk. Her adım, umutlarında tıpkı kitap gibi yitip giden bir kayıp. "İnsanların canlarını dişlerine takmak zorunda kalmadan yaşayabilecekleri bir yere hiç gelebilecek miyiz acaba?" "Hayır, hayal ile yoktur benim işim. İnan ki ne dediysem görüp söylemişim," der Mehmet Âkif Ersoy bir şiirinde. Yaşar Kemal'in eserlerindeki başarı da burada yatmaktadır. Anadolu insanının yaşayabileceği her acıyı tatmış, yokluğun her halini görmüş, görüp yazmıştır. Gençliğinde ırgatlık, amelebaşılık yapmıştır. İşçinin ruhunu derinden tanıyacak kadar birdir onlarla. Aşıklık geleneğini yaşamıştır. Kim der ki eserdeki "Aşık Ali" ondan başkası... Yokluğu, yok olandan daha iyi kim anlatır? "Ne bok yesin, yokluk... Yokluk ateşten gömlek." "Zengini kim olsa sever. İş fıkarayı sevmekte." İlk yıllardaki gibi duruyor eser, yazıldıktan
Edebiyat
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Toros Yayınları · 19826,2bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.