Çevirmen:
Ahmet Cemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 01:35
Bir sabah uyandığında tutuklandığını ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenen K. bunun önce bir şaka olduğunu düşünür fakat onun artık bir hükümlü olduğunu bildirmeye gelen Franz ve diğerlerinin ciddiyeti karşısında bu düşüncesinin hiç de mantıklı olmadığını idrak etmek mecburiyetinde kalır. Ortada bir dava ve bir tutuklu vardır fakat bu davanın ne mahkemesi ne de bir savcısının olmaması hikayenin absürt olan yanıdır. Bu absürtlüğe dahil olan bir diğer şey ise çevresindeki herkesin bu davadan haberdar olmasıdır. K. belirsizliğin simgesi olmuştur adeta. Bastırılmış duygular adamı Kafka okur yapar:)) Hakikaten Kafka mükemmel bir yazar. Onu tanımak çok güzel, onun gözleriyle bakmak çok güzel. Evet, satırlarında onun yalnızlığını hissetmek çok güzel değil belki ama yalnız olmadığınızı hissettirmesi çok hatta başka bir güzel sanki. Sevgili Kafka, eserlerinde her zaman kendini anlatmış. Dava adlı bu eserinde de kahramanımızın yaşamı yaşayamamasından ötürü kendini yaşama tutuklatması; Kafka' nın kendisini anlattığının bir ispatı değil midir? Daha çok felsefi bir dile sahip olan Dava, K.' nın hayatına son vermesi ile sona erer. Eğer Kafka ile bu eserde tanışmış iseniz, size geçmiş olsun çünkü Kafka' yı gerek ağır dili olsun gerek absürt hikayesinden olsun artık okumak istemeyeceksiniz. Dava' yı sonlara atmanızı tavsiye etmek isterim gelin görün ki üç dört kitabını okuyan bana, güvenip güvenmeyeceginiz de muamma:) Absürtlük o kadar kötü mü ki ? Her zaman olmasa da bazen iyidir bence.. Dilek hakkınızın stoklarla sınırlı olmadığı bir dünyanızın olması dileğiyle...
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2020 211. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2020 00:14
Klasik bir sabaha uyanır gibi açarsınız gözlerinizi ama öyle değildir.Odanızda daha önce hiç görmediğiniz resmi giyimli ,suratsız iki adam size tutuklu olduğunuzu söyler.Suçunuzun ne olduğunu bile söylemezler.Hakkınızda bir dava vardır. ........ Bu tutuklamanın ve bugünkü sorgulamanın arkasında büyük bir örgüt bulunuyor.Peki bu örgütün varlık nedeni,baylar?Bu neden suçsuz insanların tutuklanmasından ve bunlar hakkında anlamsız, çoğu zaman da sonuçsuz soruşturma açılmasından başka bir şey değil.(syf.66) Ne kadar tanıdık.Bundan bir süre önce ülkemizde pek çok kişi benzer olayları yaşadı,ne yazık ki..Ben bu bölümü okurken aklıma saygıyla andığım rahmetli Prof.Turkan Saylan geldi.O yaşta,hasta haliyle böyle bir suçlamayla karşılaşmıştı.Arkasında neler olduğu sonradan ortaya çıktı ama ne fayda... Kitabımızın kahramanı Josef K.'nın başına gelen de bu.Tutuklu ama neyle suçlandığını bilmiyor.Bildiğimiz anlamda bir mahkeme,yargıçlar ve avukatlar yok.Önce tek başına savunmaya çalışıyor kendisini ama olmayınca bir avukattan destek alıyor.Ama öyle farklı bir sistem ve düzen ki işler hiç beklediği gibi gitmiyor.Kitabin son sayfasına kadar suçu merak ediyorsunuz. Okurken çok şeyi sorguluyorsunuz ;adaleti,yasaları,insan ilişkilerini,batıl inanışları,değerleri... Herkesin okurken farklı sonuçlar çıkarabileceği bir kitap. ..... 'Bir sürü şey arasında adalet kaybolup gidiyor ,ortada hiç bir şey yokken ,mahkeme bir suç yaratıyor." "Tek suçum insan olmaktı."diyor Kafka.. Herkese iyi okumalar.
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
4/10
·230 syf.··
2020 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 17:45
Dava’ya, hikayenin kasvetli olduğunu bilerek başladım. Böcekli kitap gibi keyifli olmayacaktı. Ancak aradaki farkın bu kadar büyük olmasını da beklemiyordum. Dönüşüm’de çok rahat açıklanabilecek bir
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2020 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 20:06
Herkesin kendi içinde yargılandığı bir DAVAsı vardır. Bu davada ya başkalarından medet umar ruhumuzu kaybederiz yada içsel özümüzü keşfeder hayatı kazanırız.©
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.·
Beğendi
·
2020 54. kitabı
·
İnceleme yazıp yazmamak konusunda çok kararsızım. Çünkü ne kadar uğraşsam da eksik kalacağımdan hiç şüphem yok. Yazar :30.ncu yaş gününde kendi kafasında kurduğu mahkemenin bir senelik süreçteki syrini takiben 31. Yaş gününe bir gün kala intihar etmesinden bahsediyor. Kitabın en sevdiğim yanı şu oldu, o psikolojide olan birinin yani bay k. nın diliyle anlatılmış. O yorgunluğu iliklerinize kadar hissedip sıkıyır sizi hatta. Kitabı bitirince üzerinize çöken yorgunluk ve huzursuzlukta cabası
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
Bu da benim davam
Puan vermedi·248 syf.··
2023 12. kitabı
Kitabın son 50 sayfası kala gerçeklesen bir sahne var . Tüccar block , avukat huld ve bay K arasında olan . Avukat kendi himayesi altından çıkmak isteyen -kendisine göre inançsız -bay K ye gücünü göstermek için Tüccar block'u çağırır ve tüccarın diz çökmüş bir halde kendisine duyduğu korkuyla karışık saygı ve hayranlığını seyrettirir . Bu durumu beğenmeyen Bay K ' ye öylesine kör bir inanışla karşı çıkan Tüccar , Avukata Bay K 'yi inançsızlığı ve itaatsizliği için şikayet ederken aklıma gelen tek şey yıllardır süre gelen din tacirleri ve onların sözde himayesi altına aldığı insanlar oldu . Kör körüne bir bağlanış , insanların inançlarından faydalanmaya çalışan güç düşkünü tacirler ve de tüm bunları görüp karşı çıkmaya çalışan insan profili . Asırlar süren tarih sahnesinde sürekli oynanan bu komik piyes ne yazık ki bu günde burda gerçekleşti.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
#spoiler
6/10
·248 syf.·
2020 6. kitabı
Boğan bir kitap, tıpkı Dönüşüm gibi. Kitabı okurken betimlenen her şey kasvetli, her yer karanlıktı zihnimde. Belirsizlikle, en az karakter kadar durumu kavrayamamakla, karakterin aksine sürekli neden diye sormakla geçti kitap. Ortada bir dava var. Dava konusu yok. Davaya sebep olan olay veya durum yok. Kanun hem karakterden hem okuyucudan gizleniyor. Kanuna dair tek net bilgi 'Katadrelde' bölümünde bahsi geçen kanunun girişindeki bir kıssa. Ama kıssanın hissesi bile belirsiz. Josef K.'da bu kadar belirsizliğin arasında ne yaptığının ne hissettiğinin çetelesini tutamıyor elbette. 'Ya öyleyse, ya böyleyse?' derken kalbi deşiliyor. Tutarlı davranamıyor, kendine yol çizemiyor. Çünkü işinde yıllanmış avukatlar bile mevcut durumun, mevcut mahkemenin, mevcut hukukun büyük resmini çizemiyor. Her şey belirsiz ve belki de adamına göre. Yargıçlar Josef K.'yı sebebini açıklamadan infaz edebilecek kadar gaddarlar. Ama kim olduklarını, nerede olduklarını, davacının kim olduğunu, davalının neden davalı olduğunu söyleyemeyecek kadar da korkaklar. Tuhaf olan da davanın hiç bitmemesi. Aslında bitiyor: Ya davalı öldürülerek ya da gerçekte aklanarak. Ancak gerçekte aklanmalar kanıtlanamayan efsanelerden, avukatların müşteri toplamak için belki de uydurduklarından ibaret. Görünüşte aklanma ve sürencemede bırakma ise davanın diğer süreçleri: aslında bunlar uzun bekleyişlerin sonunda delirmenin ya da belirsizlikten usanıp ölmeyi yeğlemenin diğer isimleri. Josef K. ise davalı olarak iki yılını bile bitirmeden ve daha dilekçesini mahkemeye sunmadan bir köpek gibi - onun deyimiyle - ölüyor.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
DÖNÜŞÜM-kitap yorumu
7/10
·248 syf.··
2023 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 12:52
Franz KafkaFranz Kafka 'dan daha önce dönüşüm kitabını okumuştum. Dünya'da belki de en çok konuşulan, kafkaesk kavramının ortaya çıkmasını sağlayan bir yazar olması kitaplarını her daim merak etmeme sebep
Roman
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
7/10
·248 syf.··
2021 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2021 15:22
Kafka ve metaforları... Bunu derken aslında başka bir şey mi anlatmak istedi? Bu bir sistem eleştirisi mi yoksa ben mi fazla bir mana yüklüyorum? Bu davanın konusu ne öğrenebilecek miyiz? Konuyu bilmeden nasıl savunma yazabilir ki, bu avukat neden konuyu sormuyor? Tamam, bu bir sistem eleştirisi. Sorgulamadan, bir yargıya varıp hemen eyleme geçiyorlar. Mahkeme hakkında söylenen "gelince kabul edilirsin, gidince bırakılırsın" tanımlaması bir çeşit bilmece mi? Dönüşüm kitabında da Dava'da da bir düzenli çalışma karşıtlığı sezdim. Örneğin Dava'da yukarıda belirttiğim mahkeme için söylenen söz işe gidip gelmeye atıf olarak alınabilir. İşe de sanki gönüllüymüşüz gibi gidiyoruz ama aslında gitmemizdeki temel sebep, zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılamak için bile gereksindiğimiz para olgusu. İşimize gelince kabul ediliyoruz ve gidince bırakılıyoruz. Kitapta tanımlanan mahkeme gibi. Detaya bakmayı seven insanlar için, bol bol satır aralarına bakmaya zorlayan, okuması keyifli bir kitap. Okuduktan sonra üzerine düşünme evresi de devam ediyor ve bir kitaptan beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Kafka'nın vasiyetinin gerçekleştirildiği ve eserlerini hiç bilmediğimiz alternatif bir evrende yaşamadığım için mutluyum.
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma
7/10
·248 syf.··
2022 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 10:54
Roman çift yüzlü bir karakteri simgelemekte (K., Franz). Metaforlar zinciri... Adalet ve yasa karmaşası... Ütopik aynı zamanda distopik bir yargı sistemi...
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 199963,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.