Adı:
Delikanlılık
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756457473
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Özpınar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aden Yayınları
Baskılar:
İlkgençlik
Delikanlılık
Yeniyetmelik
Açıklamaya gerek yok: Nekludov'un etkisiyle, istencim dışında ona benzer davranıyorum.Onun hayat görüşlerini benimsiyordum.
Nekludov'un hayat görüşüne göre, insanın katışıksız bir erdeme erişebilmesi için büyük çaba göstermesi gerekirdi.İnsan hayatının amacı, hatalardan arınıp kusursuzluğa ulaşmak olmalıydı.O günlerde insanın arınması, tüm kötülüklerin ve ahlaksızlıkların ortadan kaldırılması bana mümkün geliyordu.İnsanın kendisini düzeltmesinin, erdemli ve mutlu olmayı başarmasının çok kolay olduğunu düşünüyorum.

Sonuç olarak, gençliğimizdeki bu büyük isteklerle umutların gerçekte gülünç olup olmadığını ve bu isteklerin gerçekleşmemesinden kimin sorumlu olduğunu, yanlızca Tanrı bilir.
Tolstoy'un yarı otobiyografik roman üçlemesinden ikincisi. Birkaç hafta önce Çocukluk kitabını okumuştum. Bu kitap'ta onun devamı, burda Tolstoy büyüyor artık, lise çağları, kafayı çalıştırıp düşünmeye de başladı. Gelecek var bu çocukta. Bedenen geliştiği gibi, düşünce olarakta Tolstoy'un gelişmesini görüyoruz romanda. Bunun dışında babaannesi, babası, kardeşleri, hocaları ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerin ve olayların anlatıldığı bir kitap. İlk kitapta olduğu gibi burda da kurgu katmış Tolstoy, yani tamamen gerçek değil.
Kitabı alırken ve okurken bir hata yaptım. Araştırmadım. Eğer araştırmış olsaydım Tolstoy’un otobiyografi denebilecek üçlemesinin ikinci kitabını okumak üzere olduğumu anlayacaktım. Böylece ilk kitabı okumadan, ayrıca Tolstoy’un kendisinden söz ettiğini anlamadan kitabı okuyup bitirdim.
İlk kitabı okumamam yüzünden mi bilmiyorum ama karakterler konusunda devamlı, “Bu kimdi?” diye kendi kendime sordum ama birkaç bölüme kalmadan aklımdaki soru işaretleri giderildiği için çok da bir sıkıntı yaşamadım.
Bunun dışında kitap bana çok bir şey katmadı ancak bir biyografi kitabı olarak Tolstoy’un ilk gençliğini okumak, duygu ve düşüncelerinin gelişimini bilmek keyifliydi. Bunun dışında mutlaka okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap olmadı maalesef.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.303 Oy)19.065 beğeni43.386 okunma3.021 alıntı182.973 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.545 Oy)8.828 beğeni28.709 okunma836 alıntı139.667 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.655 Oy)5.764 beğeni19.670 okunma836 alıntı101.211 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.474 Oy)7.871 beğeni21.385 okunma3.999 alıntı129.392 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.352 Oy)3.444 beğeni10.505 okunma5.265 alıntı95.482 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.284 Oy)9.249 beğeni25.629 okunma1.827 alıntı118.751 gösterim
  • Kumarbaz
    8.2/10 (1.583 Oy)1.472 beğeni5.261 okunma1.101 alıntı30.808 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.454 Oy)8.030 beğeni22.791 okunma826 alıntı89.797 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.889 Oy)8.846 beğeni26.336 okunma2.658 alıntı114.786 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.016 Oy)6.361 beğeni16.819 okunma2.897 alıntı86.096 gösterim
ilkgençlik bitti. muhtemelen soğukların başıydı o meş'um sonu. acaba insanın zihnini diri ve dinç mi tutuyor soğuk? zira çocukluk'ta, edindiğim kanaat şu: akıp giden sanki ben yaşıyormuşum gibi içine alan esinti tadında ki günler nasıl geçip gitti. şimdi o sesler ve hayatlardan arta kalan satırlara dizili semboller. bir deyiş misali: bir gün gelecek unutulduğun bile unutulacak. ilkgençlik, başlı başına bahar yelinin tolstoy'ça esin kaynağı. kıpır kıpır. karl ivanoviç'in dramı öyle sarmallıyor ki herkese pay var. ve yas bitiyor. hayat göveriyor. soyut düşünceler. kuşkuculuğunu bir çırpıda biçimlendiren felsefi çıkarsamaları ileri yıllara bir gönderme olmuş. baba tekrar tahta oturuyor. artık usta. kendi adıma, "çocukluk" ve "ilkgençlik" hislerin ifadesinin kültürle coğrafyayla ve etnisiteyle uzak yakın alakası yok. insan her yerde insan...
Yeniyetmelik, Tolstoy'un bilinen eserlerinden olmamasıyla beraber, okuduğunuzda sizi ergenliğinize götürecek çocukluk sorgulamalarını, ilk nefretlerinizi, ilk kinlerinizi, din hakkındaki ilk sorgulamalarınızı ve birçok şeyin ilklerini size hatırlatacak bir kitaptır. Kitap, erin çağındaki bir çocuğun gençliğe kadar yaşadığı dönemde çektiği sıkıntıları, içe dönükleşmesini, düşüncelerini ifade edemeyişlerini, çevresini algılama biçimini anlatıyor. Bende çocukluk anılarının tadını bıraktı, eğer erin çağınızı anmak isterseniz, tavsiye ederim.
Tolstoy bu eserinde ergenlik çağındaki bir gencin gözünden etrafındaki kişileri ve onlarla olan ilişkilerini anlatmış. Kitap kısa kısa bölümler halinde yazılmış, bu nedenle okuyucuyu sıkmıyor. Fakat ben okurken geçen isimleri ve karakterleri yerlerine oturtmakta zorlandım. Onun dışında akıcı bir dile sahip ve sayfa sayısı az olduğundan seyahatlerde okunabilecek ideal bir kitap.
Uzun zamandır bir kitaptan bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum. Ergen psikolojisini başından sonuna bu kadar güzel anlatan bir yapıt görmedim. Üstelik bunu sadece 144 sayfada yapmış. Ancak her bir cümle o kadar anlamlı ve muazzam ki insanı kendine hayran bırakıyor. Anne babalar kişisel gelişim raflarındaki ergen psikolojisini anladıklarını sanıp anlatmaya kalkışan yazarları okumaktansa oğullarındaki değişimi en güzel bu kitabı okuyarak anlayabilirler diye düşünüyorum. Kitaptaki son derece etkileyici cümleleri Türkçeye ustalıkla çeviren Ayşe Hacıhasanoğlu'na ayrıca teşekkür ederim. Keyifli okumalar.
İlkgençlik kitabını okumadan önce çocukluk kitabını okursanız kitap daha çekici ve anlaşılır oluyor elbette. Ama okumamışsanız bile Harika diyebilirim. Olaylardan çok yarattığı etkiye, hisse önem veren herkes okumalı şimdi sıra gençlik’te :)
Kitabın konusu kısaca:Babaannesinin ölümünden hemen sonra faytonla başlayan seyahat, seyahat sırasında yaşanan olaylar, anlatılıyor.Babaannesinin ölmesinde üzüntü değil, ölümün korkunçluğu duygusu hissedilir diyor tolstoy.Kitabın sonunda aklınızda soru işareti beliriyor. Ayrıca Kitap akıcı ve sayfa sayısı az.
Otobiyografik eserler okumayı çok sevdiğimden sanırım, tek solukta biten ve devamını (Gençlik) sabırsızlıkla okumaya başladığım güzel eser. Yaşadığımız yerküreye doğmuş, üzerinde yürümüş, üzülmüş, eğlenmiş, düşünmüş, ağlamış, kahkahalar atmış ve en nihayetinde bu dünyaya bir de imza atabilmiş bir insanın hayatını, kendi kalemiyle anlattığı serinin ikinci kitabı ‘İlkgençlik’. Tolstoy müthiş tasvir yeteneğini hissettirerek okutuyor kitabı. Hatta biraz iddialı olarak, okuduğum en güzel mekan tasvirlerinden biriyle karşılaştım diyebilirim bu kitapta (kitabın birinci ve ikinci bölümündeki yolculuk anlatımı). Öyle ki, yolculuğun içerisinde hissediyor insan okurken kendini. Tek kelimeyle şahane.
Tolstoy un yarı otobiyografik 3 kitabından ikincisi olan ilkgençlik..
Çocukluktan çıkıp gençliğe doğru adım atan Tolstoy un yaşadığı olaylar sade ve akıcı bir dille anlatılmıştır.. Felsefi olarak olayları sorgulamaya başlıyor..
Kendimi her geçen gün daha yalnız hissediyordum, en büyük zevkim bir kenara çekilip düşünmek, gözlem yapmaktı.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 83 - İş Bankası Kültür Yayınları 1. Baskı 2015
“Doğuştan utangaçtım ve çirkin olduğuma inandığım için utangaçlığım daha da artardı. Bir insanın yönünü çizmesinde hiçbir şeyin dış görünüş kadar dramatik bir etkisi olmadığına inanıyorum, aslında dış görünüşünün çekici olup olmadığına duyduğu inanç, dış görünüşten çok daha etkilidir.”
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 3.Basım, Ç: Ayşe Hacıhasanoğlu
Gururlu bir yalnızlıktan haz almak için aklımın ve hayalimin bütün gücünü zorlardım.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları 1. Baskı 2015
Bir düşünce belli bir biçimde kanıya dönüşür. Çoğu zaman hiç beklenmeyen, aynı kanıya varmak için diğer düşüncelerin geçtiği yollardan değil, bambaşka bir yoldan geçebilir.
Soyut düşünceler, insanın, belli dakikalardaki ruh durumlarını bilinçli bir biçimde tutabilme yeteneğinden doğuyor. Soyut şeyleri düşünmeye karşı olan eğilimim, algı yeteneğimi doğal olmayan bir biçimde o kadar geliştirdi ki, bazen en basit bir şeyi düşünürken içinden çıkılmaz bir düşünce çözümlemesi çemberine giriyor, artık beni ilgilendiren sorunu değil, düşündüklerimi düşünmeye başlıyorum. Ne düşündüğümü kendime soruyor, düşündüklerimi düşünüyorum, yanıtını veriyorum. Peki şimdi ne düşünüyorum? Ki, düşündüğümü düşünüyorum, kafam karmakarışık, bu hal böylece sürüp gidiyor.
Evet ama insan hep aynı kalamaz ki; bir gün gelir değişmek gerekir.
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Delikanlılık
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756457473
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Özpınar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aden Yayınları
Baskılar:
İlkgençlik
Delikanlılık
Yeniyetmelik
Açıklamaya gerek yok: Nekludov'un etkisiyle, istencim dışında ona benzer davranıyorum.Onun hayat görüşlerini benimsiyordum.
Nekludov'un hayat görüşüne göre, insanın katışıksız bir erdeme erişebilmesi için büyük çaba göstermesi gerekirdi.İnsan hayatının amacı, hatalardan arınıp kusursuzluğa ulaşmak olmalıydı.O günlerde insanın arınması, tüm kötülüklerin ve ahlaksızlıkların ortadan kaldırılması bana mümkün geliyordu.İnsanın kendisini düzeltmesinin, erdemli ve mutlu olmayı başarmasının çok kolay olduğunu düşünüyorum.

Sonuç olarak, gençliğimizdeki bu büyük isteklerle umutların gerçekte gülünç olup olmadığını ve bu isteklerin gerçekleşmemesinden kimin sorumlu olduğunu, yanlızca Tanrı bilir.

Kitabı okuyanlar 115 okur

  • Caner Toptaş
  • Albatros
  • Hülya Beler
  • Preacher
  • Aslı Erdoğan
  • Black Orchid
  • Halil Korkmaz
  • Dr.Okur
  • Kitap Kurdu
  • Quidam

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3 (1)
9
%0
8
%9.1 (3)
7
%3 (1)
6
%3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0