Diriliş

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·430 syf.·
2021 30. kitabı
Tolstoy'un en çok bilinen kitaplarının pek azını okumuş biri olarak Diriliş'i okumak bence güzel bir seçimdi. Kitap gayet akıcı, duru bir anlatıma sahipti. Benim tembelliğimden ötürü kitabın uzun bir sürede bitmiş olması kötü ve sıkıcı demek değil elbette. :D Tolstoy'un birçok kitabında olduğu gibi yine bu kitabında da bir vicdan, adalet, din temaları yoğunluktaydı. Bilhassa Prens Nehludov'un vicdan muhakemesi ana tema. Bunların yanı sıra Rus ceza hukuku, toplumsal eşitsizlik de büyük bir eleştiri niteliğinde verilmişti Tolstoy tarafından... Ve şuna da değinmek istiyorum ki karakterler çok başarılıydı kanımca. Hele de Katyuşa Maslova.. Güzel işlenmişti. Sonlarına doğru sıkılmadım değil. Belki de daha güzel bir çeviri ile okusaydım aldığım haz daha yoğun olabilirdi. Yine de çarpıcı, büyük bir eser. Tavsiye ederim, okumalısınız. Tabii daha iyi çeviriyle...
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Morpa Kültür Yayınları · 200021,6bin okunma
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2019 26. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2019 04:23
Sene iki biiiiinnn 16 :) lisedeyiz(Havza Anadolu İmam Hatip) dini bir dersimiz var ve okulumuz da da Atilla Öz adında çok donanımlı, kültürlü bir ilahiyatçı hocamız var Burdan ona selam olsun Hocamız mizacı gereği hiçbir zaman tek bir konu anlatmazdı konu+olay(gerçek, hikaye, sosyal yaşam) anlatarak ders işlerdi, öğrenciler genelde dersinde uyurdu ben anlam veremezdim çünkü anlattıkları şeyler çok güzeldi ve yine bir olay anlatıyordu insanlık ya o zaman dalmışım tabi ne dediğini anlamadım ama Tolstoy'un Diriliş romanını duydum okudum demişti ordan Bi konu anlattı neyse merak ettim okul kütüphanesinden buldum aldım okuyum dedim maalesef ilk 5 sayfada bıraktım o zamanlar kitap okumuyordum. Sonra geçen gün üniversitesi kütüphanesinde gezerken Rus edebiyat bölümünde Diriliş'i gördüm hemen aklıma bu olaylar geldi dedim artık okuyacağım aldım ve okudum. Kitap ilk 400 sayfası olay örgüsü son 30 sayfası ise gerçek anlatılmak istenen konu içeriyor ve Tolstoy yapısı gereği dini görüşü olan ve bu romanda da sonucu din üzerinde özetliyor. Beni etkileyen en önemli yer şuydu; "bağcılar, efendisinin bahçesinde hasat için çalışırlar ama bir müddet sonra bu bağı benimseyip isyan ider kargaşa çıkartır. Hal böyle olunca da bağcılar cezaya uğrar..." Yani biz de bu dünya bahçesinde birer işçiyiz, hasatımızı yapıp doğru düzgün yaşayıp gitmeliyiz. İsyan çıkartıp da cezaya tabii olmamalıyız. Açıkcası kitap 10/10 bir kitap herkese şiddetle tavsiye ederim. Okuyabilirsiniz.. :) Selametle
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Morpa Kültür Yayınları · 200021,6bin okunma
10/10
·614 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2021 12:39
Öncelikle harika bir hikaye, ve duygular detaylar öyle yazılmış ki sanki gerçek olabileceğini hissettiriyor. Biraz araştırınca da gördüm ki Tolstoy kendi yaşntısından kesitler ve bir arkadaşının yaşamından kesitlerden faydalanmış. Bence faydadan öte bu kadar detaylıca yazılması mümkün değil. O hissedilen duyguları kendisisi yaşamadıysa nasıl aktarabilir? her neyse... Zengin bir ailenin çocuğu olan Nehüldov saf ve temiz çocuktur. Kendini geliştirir kibardır. Okur, hayatını düzgün yaşar ailenin küçük filozofu bile olarak anılır. Aynı evde kaldıkları hizmetçi yetim kızdan çok hoşlanır onunla oyun oynarken ansızın öper, küçük kızda aynı saf duygularla karşılık verir, hiçbir cinsellik yaşanmadan bu saf duygular çerçevesinde aşkları sürer. Nehüldov'un ailesi kendisinin gelişimi için şehre askeri okula göndermeye karar verirler, o dönemlerde de Türklerle savaş çıkmıştır ve evden uzaklaşır. Orada kaldığı süre zarfında saflığını kaybeder tamemen dünysal bir insana ben merkezli birine dönüşür ve kendinden başkasını düşünmez hale gelir. Bu yeni değilşimi yüzünden birçok yeden takdir görür ve soylu olarak çağrılır. Hatta mahkemelerde jüri üyeliği yapmaktadır. Cepheye gitmeden önce ailesinin yanına dönmek ister ve aynı zamanda küçükken aşık oluğu kız aklına gelir oda orada mıdır ? diye meraklanır. Eve varır ailesi ile vakit geçirirken hizmetçi kızın halen orada çalıştığına tanık olur. Malesef gençliğindeki saflığı yitirdiğinden kötü bir şehvetle ona sahip olmak ister günlerce peşini bırakmaz ve zorla ona sahip olur hatta dolabın üzerine para bırakır. Genç kız hamile kalmıştır aile bu durumu fark eder kızı evden uzaklaştırır. Nehüldov'da cepheye gitmiştir hiçbir şeyden haberi yoktur. Genç kız sefillik çeker ve birgün karşılaştığı bir kadın ona sahip çıkar, kadın genel ev sahibidir
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Morpa Kültür Yayınları · 200021,6bin okunma
Diriliş
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Bir Vicdan azabı romanı olan diriliş;usta yazar ve dünya edebiyatında büyük söz sahibi olan Tolstoy'un bana göre en güzel 3 romanından biridir (diğerleri Anna karanina ve savaş ve barış) yıılar önce yapılan yanlış bir davranış ve yıllar süren vicran azabı üzerine yazılmış muhteşem bir eser olan bu yapıt beni derinden etkileyen bir kitaptır herkesin kütüphanesinde bulunması gereken ve mutlaka okunması gereken bir eserdir.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Morpa Kültür Yayınları · 200021,6bin okunma
Erkek
Puan vermedi·430 syf.··
2018 63. kitabı
"... bütün erkekler -ihtiyarı, genci, liseliler, generaller, aydınlar, soylular ya da cahiller- hepsi hoşlarına giden kadınlarla cinsel ilişkide bulurlar. onun için, her ne kadar kendilerini başka işlere vermiş gibi gösterirlerse de gerçekte bütün erkeklerin asıl istediği yalnızca budur."
DirilişLev Tolstoy · Morpa Kültür Yayınları · 200021,6bin okunma
Kitap hakkındaki fikrim
Puan vermedi·430 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
Gayet güzel bir kitap, kesinlikle okumalısınız. Vicdanının peşinden giden prens Nehludov'un Katyuşa için neler ulaşabileceğini anlatıyor. Gerçekten güzeldi okuyun yani şimdi kitap içinden bilgi de vermek istemiyorum tadı kaçar diye ama seversiniz. Diriliş Lev Tolstoy
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Morpa Kültür Yayınları · 200021,6bin okunma
8/10
·553 syf.··
2024 89. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 17:40
Katyuşa maslova ve Nehludov üzerine kurulu hikayede Nehludov baş karakter. Katyuşa’yı infaal eden Nehludov bir kez daha yolları kesişir ve hikayede başlar. Üçüncü göz tekniği ile aktarılmış bu hikayede açık nokta bırakılmamış okuyucunun kafasında her şey oturmuştur. Lev Tolstoy eserlerin başında bir cümle yazar ve o tüm eseri anlatandır her zaman. Bu eserde: O zaman Pyotr yanına sokuldu, şöyle dedi: Rabbim! Bana kötülük eden kardeşimi kaç kez bağışlayacağım? Yedi kez mi? İsa yanıt verdi: Yedi kez değil, yedi tane yetmiş kez bağışlayacaksın. Matta, XVIII, 21-22 . İncilden bu alıntıyı yaparak başlar. Karakterde bu başlangıcın izlerini sonuna kadar izlerini görüyoruz. Nehludov: ruhsal kişiliği, yaşayan kişiliği arasında devamlı gelgitleri olan, sıkışıp kalmış kendince doğruyu bulmaya çalışan bir karakter. Onun gelgitleri sizlerde de sorgulamalar yaptırtıyor. İyilik ve kötülük arasında kalıp hangi taraf nasıl ağır basar? Kötülük kararı hep kendi için iyi olan mıdır? *bir kere kötülük yapıp tüm yaşamı maf ettikten sonra iyilik yapmaya çalışmak! İyilik midir? İnsanların o dönemde dahil ilk düşündükleri şey kendi çıkarları. Yapılan tekliflere dahil kendi yararına olduğuna bakmaksızın kesin bir çıkarı var düşüncesi ile yaklaşması…. Gençken idealist olanların yaşamlarını realist olarak yaşaması… Toprağında hava gibi su gibi insanın hakkı olduğu düşüncesi… Çevresindeki eşine dostuna yabancılaşması..çevresinin sığ düşünceleri… Günün Rusya’sının adaletsizlikleri… İnsanların birbirlerini cezalandıra bilme hakları… vb. Birçok konuyu dönemin Rusya’sında okurken esasında hala çağımızda olan sorunları bizlerde yaşıyor ve yabancılaşıyoruz. Lev Tolstoy eserin sonunda yine incilden ayetler ile İncil sorgulaması, tanrı sorgulaması neye nasıl baktığını, neye neden inanıp, inanmadığı ince
DirilişLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201921,6bin okunma
Diriliş - L. N. TOLSTOY (Bazı kitaplar ertelemeye gelmez, okumadan ölmeyin!)
10/10
·637 syf.··
2022 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2022 23:45
Okumadan önce korkutmuştu hacmi! Kalın gelmişti gözüme! Ah o lanet olası ön yargılar! "Sen bu kadar çok şeyi, bu kadar az sayfaya sığdırabilmeyi nasıl başardın Lev Tolstoy!" Evet doğru duydunuz! En son bu duyguyu Fyodor Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler kitabında hissetmiştim. Öylesine dolu dolu, katmanlı bir eser ki, bunu ancak Tolstoy gibi bir usta yazabilirdi. Büyük yazarlar en donanımlı eserlerini ölmeye yakın veriyorlar olsa gerek! Diriliş Neresinden başlasam bilemedim! Elimden geldiğince spoiler vermeden devam edeceğim! Bir dirilişin, Bir uyanışın, Bir yeniden var oluşun romanı! Başkahraman Prens Nehlüdov merkezinde gelişiyor olaylar. Daha gençliğinde kendini keşfetme, ruhsal dünyasını zenginleştirme sürecindeyken toplumla tanışıyor kahramanımız! Ve toplum onun özünü kendi hamuruyla yoğurup kendisi olmaktan çıkarıyor! Sonrasında bir kızın hayatını alt üst edecek bir hata yapıyor ve yıllar sonra bu hatayı düzeltmek adına çırpınmaya, diriliş öyküsüne başlıyor. Sibirya'ya giden bir mahkûm kafilesi... Birçoğu suçsuz. Öyle bir adalet sistemi var ki 15-16 yaşındaki çocuklar bile idam ediliyor. İnsanların kaderi birkaç kişinin ağzında... Dayaklar, işkenceler, rüşvet. Dönemin Rusya'sında kokuşmuş olan ne varsa olanca cesurluğuyla gün yüzüne çıkarmış Tolstoy. "Ee, anlatın bakalım, toplumun temellerinin altını oydunuz mu? Suçluları aklayıp suçsuzları mahkûm ettiniz mi?" (s. 129) Kadın olmak neden her dönemde bu kadar zor! Kadınsan bir de güzelsen seni güzellikler beklemesi gerekirken yaşamadığın acı kalmıyor! Ne çocukluğunda rahat veriyorlar, ne gençliğinde, ne çalışma hayatında ne de hapishanede! "İnsanın içindeki vahşi hayvanın hayvani yönü iğrenç." (s. 433) Bunun hayvanlıkla da bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Eminim hayvanlar birbirlerine karşı bu kadar art niyetli olmazlar! Muhteşem
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Vicdan Azabı
10/10
·637 syf.··
2023 55. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 21:47
#189729771 İnsan Neyle yaşar kitabı incelememde Lev Tolstoy dan detaylı olarak bahsetmiştim. Tekrara düşmemek için linkini bıraktım, oradan kısaca okuyabilirsiniz. Diriliş romanını Tolstoy 1899 yılında yazmıştır ve bu büyük kalemin ne yazık ki son kitabıdır. Evet biliyorum sizde diyorsunuzdur keşke daha çok yazsaydı, diye. Ama yine de edebiyat dünyasına birçok önemli kalem gibi az değil, çok eser bırakanlardandır Tolstoy. Kitap 19.yy Rusya sındaki alt ve üst sınıf sorununu ve insan yapımı yasaların adaletsizliğinin ve kurumsallaşmış kilisenin ikiyüzlülüğünün bir açıklaması olarak tasarlanmıştır. Bu kitabı politik, felsefik bir kurgu roman olarak değerlendirebiliriz. Bu kitabın Tolstoy un hayatı açısından bir diğer önemi de şudur ; Diriliş'in yayınlanması, Tolstoy'un 1901'de Kutsal Sinod tarafından Rus Ortodoks Kilisesi'nden aforoz edilmesine yol açmıştır. Kitaptaki kızımızın hikayesi üzülerek söylüyorum ki gerçek arkadaşlar. Tolstoy un bir dostu olan Koni bu hikayeyi Tolstoy a anlatmıştır. Bir üst sınıftan oğlan 16 yaşındaki bir öksüz kızı gerçek hikayede de hamile bırakıp, ondan kaçmıştır. Yine kitaptaki gibi o kızımızda geçimini sağlayabilmek için fahişelik yapmaya başlamıştır. Sonra genelevde hırsızlık yapan kızımızın yargı sürecine jüri olarak katılan baştan çıkaran bu üst sınıf oğlanımız vicdana gelip, kızımızla sonrasında evlenmiştir. Kitabı yazmasını hızlandırma nedeni ise kendisi gibi pasifist olan arkadaşı Dukhobortsy'in göçüne yardım etmektir. Tolstoy'un Dukhobortsy'e 34.200 rublelik yaptığı yardım , Kanada'daki Dukhobortsy'nin torunları tarafından Tolstoy Malikanesine birçok teşekkür mesajının gelmesini sağlamıştır. Karakterlerden biri olan Toporov, o zamanlar Kutsal Sinod'un Başsavcısı olan Konstantin Pobedonostsev'in bariz bir karikatürüdür. Katyuşa yani
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Gücün haklı çıktığı yerde, adalet bekleme!..
9/10
·637 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 11:20
Bir prensin ahlaki uyanışını, ruhunun dirilişini, toplumsal eşitsizliğin farkına varışının hikâyesi... Baş karakterimiz Prens Nehlüdov tatil için gittiği halalarının yanında kalırken, evin hizmetçisi Maslova'ya aşık olur ve onunla bir gece geçirir. Ama onun geçirdiği bir gece hem Maslova'nın tüm hayatına, hem de Nehlüdov'un yıllar sonra onunla tekrar karşılaşmasıyla vicdan azabı çekmesine yol açar. Bu olaydan sonra Maslova çok zorluklar çeker, çalıştığı evden kovulur ve kötü yola düşüp fahişe olur... Bir gün Maslova bir olaydan dolayı yargılanmak üzere mahkemeye çıkar ve mahkeme de jüri olan Nehlüdov ile karşı karşıya gelir. Ve o günden sonra Nehlüdov için vicdan azabı, acıma ve suçluluk duygusu ön plana çıkar, gelgitli düşünceleri peşini bırakmaz ve kendine yeni bir yol çizmeye karar verir. Tek isteği Maslova'nın suçsuzluğunu ispatlamak ve ona olan acıma duygusundan dolayı, onu bundan sonraki yaşamında yalnız bırakmayıp onunla evlenmektir. Nehlüdov bu amaç doğrultusunda hareket ederken gördüğü durumlar onu dönemin Rusya'sının yozlaşmış adaletsizlikleriyle, eşitsizlikleriyle, güçlünün hep güçlü ve haklı olduğu, paranın olduğu yerde adaletin olduğunu, paran yoksa suçsuz da olsan suçlu olduğunu, hâkim ve savcıların bile kendi çıkarları doğrultusunda hareket edip yargı dağıttığı bir toplumla karşıya karşıya gelir. Kısacası paran varsa adaleti satın alabilirsin! diyor Tolstoy ve ekliyor insanların oluşturduğu bir kurumun kusursuz olması beklenemez. (Sayfa,457) Ee böyle bir kurumdan adalet de beklenemez. Her ne kadar Tolstoy yüz küsur yıl önceki Rusya'nın kokuşmuş, çürümüş hukuk ve ekonomik sistemine isyan edip, eleştirel bakış açısıyla bakıp yerden yere vuruyor olsa da günümüzde de hâlâ benzeri durumları yaşıyor oluşumuz acınası bir durum. **Ee anlatın bakalım
İnceleme
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.