Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·704 syf.··
2024 4. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2024 19:44
Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski 19.yüzyıl Rusya 'sının girdiği düşünsel ve dinî açıdan sıkıntılı dönemleri okura sunmayı amaçlamış Ecinniler birçok eleştirmene ve edebiyat adamına göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi siyasî romanlarından biridir.
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20117,3bin okunma
8/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2020 20:48
Dostoyevski, bu kitabında yaşadığı dönemin(19yy) sosyal yapısını romanın içerisine ustalıkla işlemiş. O dönemde yaşanan toplumsal değişimi anlamak açısından önemli bir yapıt. Romanda karakter sayısının fazla oluşu ve olayların seyrinin karmaşıklığı okuyucu olarak beni yordu diyebilirim, belki de okuduğum çeviri nedeniyle oldu, bilmiyorum. Tasvirler, betimlemeler o kadar güzel yapılmış ki bir anda gözünüzde canlanıveriyor anlatılan olaylar.
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20117,3bin okunma
Puan vermedi·704 syf.··
2024 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2024 16:52
19. yüzyıl Rus edebiyatının zirve eserlerinden biri olan Ecinniler Dostoyevski'nin 1872 yılında kaleme aldığı ve siyasi, felsefi ve psikolojik açıdan derinlikli bir romandır. 19. yüzyıl Rusya'sının sosyo-politik atmosferini ve insan ruhunun derinliklerini ustalıkla yansıtan romanda nihilizm, ateizm, siyaset ve devrim gibi kavramlara da değinmiş usta yazar. Dostoyevski diğer eserlerinde olduğu gibi burada da insan ruhunun derinliklerine inerek karakterlerin karmaşık psikolojilerini incelemiş. Cümle aralarında insanın karanlık yönlerine, şiddete ve yıkıma olan eğilimine yönelik ifadelere rastlamak mümkün. Ecinniler hiç şüphesiz büyük yazarın hayatından izler de taşır. Bir dönem siyasi görüşleri yüzünden Sibirya'ya sürgüne gönderilen yazarın bu deneyimi kitabın atmosferine yansımakla birlikte, Dostoyevski romandaki bazı karakterleri sürgün sırasında tanıştığı kişilerden ilham alarak yazmıştır. Ayrıca kendisi de epilepsi hastası olan Dostoyevski'nin bu romandaki bazı karakterleri de aynı hastalıktan mustariptir ve bu hastalığın insan psikolojisi üzerindeki etkileri romanda detaylı bir şekilde ele alınır. Yine hayatı boyunca varoluşsal sıkıntılarla cebelleşen Dostoyevski bu eserinde yaşamın anlamı, ölüm, Tanrı ve ahlak gibi konulara da yer verir.
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20117,3bin okunma
Puan vermedi
"Ruhunu yitirmiş bu çağın vebası; düşünememek değil, hissedememektir.” İnsan yazınca ya da yazabilme cesaretine ulaştığında, - yazdığı ne olursa olsun - bir kahraman yaratır kendine. Ve o kahramana düşünde tasarladığı bir dünya hediye ederken, durduk yere karşısında olan insanlara, muhataplarına söyleyemediği, söylemek istemediği bir dünya sözü o kahraman aracılığıyla iletir. Bilir ki, söyleyeceği şey çok değerlidir, bir çırpıda söylenip de kuru kalabalığa karışmasın, kaybolmasın, yok olmasın. Bunun farkında olarak yazar; güçlü karakterler yaratır ki o karakterin her sözünün, her davranışının, okuyucuların belleğinde travmatik bir etki yaratsın ister. Yazarın gücü, nefes üflediği cümlelerinde gizlidir. O güç, okuyucuyla etkileşime girdiğinde görünür olur. Dostoyevsky'nin "Ruhunu yitirmiş bu çağın vebası; düşünememek değil, hissedememektir." sözünü söylettiği Kirilov, belki romanın diğer kahramanları gibi baş rolde olan biri değildir ama en az diğerleri kadar önemli bir yerdedir Ecinniler romanında. Son söz; hissetmenin, yaşamı sorgularken akıldan fazlasının lazım olduğu durumlarda başvurulacak bir özellik olduğunu unutmamamızdır. Çünkü hiçbirimiz yaşadığımız bu düzen içerisinde ana karakter değiliz, aklımız da bir yere kadardır. Akıl, rutini salık verir. Hisler gerçek benliğinizi ortaya çıkarır... Öktem Gündoğan
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20117,3bin okunma
Puan vermedi·704 syf.·
2025 64. kitabı
Tekrardan okuyacağım bir kitap çünkü okumama rağmen okudum, daha iyi anlamak için tekrardan okuyacağım. Bazı nedenlerden dolayı aralıklı okumamdan dolayı kitabın belirli kısımlarını okumama rağmen kafamda oturmadı Bu yüzden kendime bu incelemeyi yazıyorum ilerde tekrardan gelip okumak için hatırlatma amaçlıdır. Sağlıcakla kalın..
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20117,3bin okunma
Puan vermedi·904 syf.·
2024 66. kitabı
Her romanında içindeki cinleri birer birer kovar. Rene GirardRene Girard Barındırdığı Siyasi kimliklerle EcinnilerEcinniler , karakterleriyle okuduğum en siyasi roman. Okuduğum en iyi
Düşünce
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Beyninizi yerinden oynatacak bir karakter!
8/10
·823 syf.··
2024 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 19:12
KİTABA KISA BİR GİRİŞ Aynı gece hem doğum hem ölüm olması ne acı bir şey! Diye düşünmüştüm fakat kitabın acı ile dolu olmayan tarafı olmadığını hatırlayınca çok da üzerinde durmadım açıkçası...
Edebiyat
CinlerFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20187,3bin okunma
Uzun ve meşakkatli bir yoldu.. :)
Puan vermedi·897 syf.··
2026 56. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 20:08
42 gün sürmüş. Araya giren 3-4 kitap olsa da çok uzun zaman geçirdik birlikte. Kendisini özleyeceğim ama ona tekrar dönüp özlem gidermeyeceğim sanırım. :) Tadında bırakacağım. Yaşandı ve bitti. :)) Kitap ve karakterler üzerine ayrıntılı bir değerlendirme yapmayacağım. Yazmayı düşündüm ama düşünürken bile yoruldum. Altından kalkamam. Vazgeçtim o yüzden. Benim de üzerine biraz okuma yapmam gerekiyor sanırım. Üşenmezsem tabi. Uzun olmasına rağmen yoğun da bir eser çünkü. Az öz bir şeyler geveleyip bırakacağım. :) Çok geniş bir karakter yelpazesine sahip. Her karakter kendi başına derinliğe sahip ayrı bir dünya diyebilirim. Biraz bunun etkisiyle biraz da dönemin sayfa başına para alma olayından dolayı olsa gerek oldukça uzun bir eser. Ama yine de keyifle okudum. Yani okumamın uzun sürmesinden ötürü bir sıkılmışlık oldu sadece. Yoksa kitabın sıkıcı bir tarafı olmadı benim için. Bu sebepten kitabı daha uzun sürecek bir boş vaktinizde okumanızı öneriyorum. Bölününce hikayeden ve karakterlerden kopabiliyorsunuz. (Böyle durumlarda da yapay zekadan faydalandım. Kim olduğunu unuttuğum karakterleri sordum, hızlıca hatırlattı. Bu yöntem de kullanılabilir bu tür kitaplarda, özellikle Rus klasiklerinde.) Kesinlikle büyük bir eser. kalın harflerle söylüyorum. :) kesinlikle okunmalı. Herkese keyifli okumalar :)
1000Kitap
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
10/10
·904 syf.··
2020 27. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2020 23:37
Dostoyevski'ye, onun herhangi bir eserine nasıl inceleme yazılır, bilmiyorum. Daha önce hiç denemedim, çünkü genelde onun düşüncelerini ve eserlerini kendi içimde çözümlemeye ve özümsemeye çalışırım.
Edebiyat
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
39 gün süren yolculuğun sonunda…
Puan vermedi·904 syf.·
2026 231. kitabı
Selamm… EcinnilerEcinniler, kısacası bir roman olmanın ötesinde, insanın içindeki o karanlık, anarşst ve hatta bazen sapkın dürtülerin sokağa dökülmüş haliydi. Hele bir karakter var ki (Nikolay), hem nefret ediyo hem de herifin karizmasına kapılmaktan kendini alamıyorsunuz. :D Bazı bölümlerde Bu kadr da olmaz dedirtiyo ama aslında o devirde Rusya’da kaynayan o kaosun, bugün bile bizim içimizde bir yerlerde pusuya yatmış olduğunu fark edince bir ürperti geliyor açıkçası… Dostoyevski kitapta ideolojik bir tokat atmış bariz… fikirlere kapılan insanlar değil, fikirlerin kölesi olan cinliler diyor resmen. İkinci perdeye geçtğinde ise mevzu sadece siyasetten çıkıp direkt ruhun derinliklerine dalıyor. Kirillov’un o kendi tanrısı olma kafası ya da Verhovenski’nin ortalığı birbirine katan sinsi planları derken, okuyanların kitaba neden bu kadar bayıldıklarını anladım.. :)) Dil ağır gelebilir ama o samimiyet, o insana dair en pis sırları bile şak diye masaya koyma hali okuyucuyu kitaba bağlıyor. Velhasıl, bu kitap öyle çerezlik bir şey değil , sağlam kafa istiyor.. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski okumaya alışkın olanlar özellikle çok seveceklerdir :) Vesselam..
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.