Adı:
Emma
Baskı tarihi:
17 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057982230
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Emma, Aşk ve Gurur yazarının ölümünden önce kaleme aldığı son romandır. Bu romanda Londra'nın güneybatısında, sınırlı sayıda ailenin bir araya geldiği köy-kasaba arası bir yerleşimde (Highbury), işi gücü bu insanlar arasındaki ilişkileri yönlendirip onları evlendirmek olan bir kızla karşılaşıyoruz. Yapıtlarında dönemin Ingilteresi'nin ve kendi sosyal çevresinin dışından hiçbir konuya el atmamış olan Jane Austen, taşradaki bu küçük yerle- şim merkezini, insanların girip çıktığı bir tiyatro sahnesi gibi kullanıp özellikle soylular ve burjuvalar arasında kalmış bir sosyal statü olan "centilmenlik" tanımını temsil eden kişilerin üzerinden ironik, acımasız bir toplumsal eleş- tiri gerçekleştiriyor.
468 syf.
·4 günde
Hani bazen hayatın hengamesinden yoruluruz ve bir tek korunmalı evimizin duvarları içerisinde olduğumuz zaman ruhumuz dinlenir ve deriz,
" Evim, benim cennetim! " diye! Böyle zamanlarda,
" Evim de olmak, ne güzel! " derim.
Ailem ve kitaplarımın arasında sosyal hayatımı azaltarak ama okuduğum kitaplardaki kahramanların eşliğinde yoğunlaştırarak yaşamak ve var olmak!


Dışarıda lapa lapa kar yağarken sıcacık evimde, elimde yeni demlenmiş bir fincan çayım ile kitap okuyabilmenin ve zevkine varmanın ayırdında olmak! Bir de okuduğum kitaptaki kurgu, kar görüntüleri ile harmanlanmış betimlemeler ile doluysa değmeyin keyfime! Olay örgüsünde anlatılan kahramanlar, benim nazarımda soyut olmaktan çıkıp somut olma yönünde yavaş yavaş ilerler! Onlar sanki muhitimde yaşayan arkadaşlarım, dostlarım! Hayatta yıkılmadan dimdik ayakta durma ve ben daha yaşıyorum, ölmedim dediğim var olma amacımdırlar, bir bakıma.

Bazı, kitaplar vardır...
Okunduktan sonra kişinin benliğinde hiçbir tesir yaratmaz! Yaratmadığı gibi, zamanla tarihin tozlu sayfalarında yok olmaya yüz tutarlar. Ama bazı kitaplar vardır ki; etkin olduğu dönemin üzerinden asırlar geçse dahi okunmasını her daim muhafaza eder. Bu da yetmez! Okuyan şahsa öyle bir tesir eder ki, mevcut olanı değiştirir ve değişik olanı mevcut kılar. Bir keşfediş yani yeni ufuklara açılan bir kapı gibi, salt insan özündeki var olanı, bir kıvılcım ile tutuşturup alevlendirendir.

Eser okunması kolay ve akıcı bir anlatıma sahip! Her kesimin zevkle okuması gereken mükemmel bir klasik. Belki süregelen hayatınızı değiştirmez fakat hayata bakışınızın olumlu yönde değişmesini sağlayan bir yazar, Jane Austen...

Ne zaman yeni bir kitap okumaya başlasam, içimi bir korku seli kaplar.
" Ya gereğinden fazla üzülür yada yüreğimde derin bir sızı hissedersem! " diye, hayıflanmaktan geri durmam! Anlayacağınız hazin bir değişikliktir, yaşadığım! Haftalar sonra gündelik hayatımın, alışılmış akışına dönerim. Tabii ki tek bir farkla, artık o eski Ben, Ben değilimdir aslında! Benliğimi hem içten, hem de dıştan aydınlatan bir ışımayla devam ederim, yaşantıma!

" Erdem kendi,kendinin ödülüdür. " derler,
her yeni bir eser de, yeni erdemler keşfederim, bir bakıma.

Eser erkek hegemonyasının egemen olduğu bir dönemde yaşayan, Emma isimli genç bir kızımızın hayatı üzerine kurgulanmıştır. İyi ve kötü olaylar karşısında, sağduyulu ve dilinin haddini bilmeyen insanlara verdiği eylem ve içsel tepkileri okumak güzeldi.

Kendi başına buyruk, kendini biraz fazlaca beğenmiş ama iyi yürekli kalbinden de ödün vermemiş bir kahraman var, okurun karşısında. Yanlış yaptığında yaptığının hatalı olduğu ayırdın da, duygulu ve hassas. Muhatabı olduğu kişilere karşı, farklı bir tavır sergilese de...
468 syf.
·4 günde·10/10 puan
Jane Austen'den daha muhteşem bir kitap..
Bu kitabın anlatma dilini ve ardıcıllığını müthiş buldum.Resmen yazar insanda bağımlılık yapıyor desem yeri var.

Kitabımızın kahramanı Emma küçük yaşında annesini kaybetmiş, 12 yaşı olunca da kız kardeşi evlenmiş ve Hartfielf malikanesinin hanımı olmuş..
Babasına çok bağlı, kendi bildiğini yapan, aynı zamanda çok akıllı ve güzel bir kızdır...
En sevdiği şey çöpçatanlıktır ki küçüklüğünden ona bakan mürebbiyesiyle Mr. Widson'un arasını yapınca bu zafer onu sarhoş eder..işin devamı için başkalarına çöpçatanlık yapmak niyetindedir..gel gör ki bu isteği zamanla kendi sevgisinin karşısına duvar örücek hale gelir..Dikbaşlığının ve vurdumduymazlığının pişmanlığıyla kendini ve etrafındakileri ne kadar üzdüğünü anlar.

Jane Austen'le zamanla Tolstoy'un anlatım diliyle uygunluk buldum. Mesela iki insanın bir konu üzerindeki tartışmasındakı ateşlilik, kendi fikrini savunma..yani onların yanındaymışsınız gibi hissediyorsunuz zamanla . Ve bir bakmışsın 5 sayfa geçmiş hala tartışıyorlar..yani olaylar sindire sindirile anlatılıyor, yani sabırla okunmalı olan kitaplardır onların kitapları..aynı zamanda da "Emma".

Bu arada Jane Austen'in kitaplarının hemen hemen hepsine film çekilmiştir..isterseniz baka bilirsiniz..ama benim gibi kitabın yarısından filmi izleyip sonra kitaba devam etmeyin, sabırlı davranın:)

İyi okumalar
480 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Emma yazarın en sevdiği romanıymış. Ben ilk Aşk ve gurur kitabını okumuştum. Bu iki güzel kitabı kıyaslarsak ben tercihimi Aşk ve gurur'dan yana kullanıyorum. Sebebiyse Elizabeth'e olan hayranlığım. Profil adımdan anlaşılıyordur gerçi... Her ince detayına kadar baş karakterleri çok güzel işlemişti.
Aynı Aşk ve gurur da olduğu gibi bu kitapta da Emma karakterini olsun, Mr. Knigthley karakterini olsun özel olarak ele almış. Emma ilk başlarda sinir olası bir kız. Kendini beğenmiş, burnu havada. Güzelliğine de güvenen birisi, ailesi tarafından da el üstünde tutulmuş belki böyle kendini beğenmişliği bu yüzdendi.
Emma'nın yıllar içinde ki değişimi güzel anlatılmış.  Mr. Knigthley'e hem saygı duyup hem sinir olmayı başarması güzeldi. Mr. Knigthley'nin Emma'nın kendisini geliştirmesin de büyük payı var. #67925866 böyle değer veren insanlar pek yoktur... Her zaman Emma'nın yaptığı hataları ona güzel bir dille anlatması Emma'nın da onun bu görüşlerine değer vermesi, kötü davranışlarını düzeltmeye çalışması güzeldi. Bir insan kendini olumlu yönde geliştirebiliryormuş demek ki.

O zamanın şartlarına bakılınca mutlu olmayı başarabilen insanlarmış. Kurdukları dostluklar çok güzel anlatılmış. İnsanlar bir araya geldiklerinde gerçek sohbet etmeyi ne güzel başarıyorlar. Komşuluk, insana değer verme konuları ele alınmış. Herkes birbirine saygılı. Yazılan bir mektuba dahi ne güzel değer veriliyor. Anlatma şekline olsun, yazım kuralına olsun nasıl hisler içinde yazıldığına olsun mektupların bile ayrı bi değeri var.
Yazar bu kitapta da evlilik konularına yoğunlaşmış. Emma'nın çöpçatanlıkları bitmek bilmedi. İkna yeteneği var kızın orası kesin. Aslında Emma bi kadın kendini nasıl geliştirir bunun örneği. Başlarda ne kadar sinir olsam da sonradan Emma'ya karşı fikrim değişti.

Her toplumda kendini geliştiren, güçlü kadınlara  her zaman ihtiyac vardır.

Bu güzel kitabı iyi ki okumuşum.
480 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Jane Austen ''Emma '' romanını 1815 yılında yazmıştır. İnsan yaradılışının zayıf yönlerini, bir yandan da 19. yüzyıl İngiliz toplumunun katı ve ikiyüzlü geleneklerini inceden inceye alaya alır.
480 syf.
·3 günde
Jane Austen'in en sevdiği romanı olan Emma benimde en sevdiğim romanlar arasına girmiş bulunuyor. ~

Jane Austen, Emma romanında yaşadığı Victoria Döneminin sosyal hayatını, kadın, evlilik, sosyal statü ilişkilerini ve insanların düşünme karar verme davranma niteliklerini anlatmakta. ~

Okurken düşündüren, heyecanlandıran ve sürükleyici olan bir konuya sahip. ~

Jane Austen'in en sevdiğim özelliği ise romanlarında akıcı bir dil kullanması ve olayları yorumlama gücü. Tavsiye ederim. ~
480 syf.
·7 günde·9/10 puan
Jane Austen’ın romanlarına bakınca ilk dikkat çeken unsur evliliktir. Olaylar genelde bunun etrafında şekillenir çünkü Austen’ın dünyası hayatında çok az dram yaşandığı için ve hayatı boyunca çok az seyahat ettiği için biraz küçüktür.

Austen’ın kendisi de romanlarını minyatür eserlere benzetir. Bir mektubunda bunu şöyle dile getirmiştir: ‘ İki inç genişliğinde küçük bir fildişi üzerinde çok ince bir fırçayla çalışıyorum. ‘

Jane Austen böyle küçük bir konuyu ele alıp hala etkisini sürdüren böyle güçlü romanlar yazmasını da bir romanı teknik açıdan nasıl yazacağını bilmesine ve ironiyi ustaca kullanmasına borçludur aslında.

Romanlarını okuduktan sonra fark edeceğiniz üzere Austen’ın kadın karakterleri doğru şeyi yapmaya kararlı
genç kadınlardan oluşur. Hayatın zorluklarıyla karşılaşırlar ve bu yolda da olgunlaşırlar.

Emma da da ana karakterimiz olan Emma’nın kitabın başında sonuna olan değişimi görülmeyecek gibi değildi bana kalırsa. Başlarda kendisinden hiç haz etmezken sonlara doğru kendisini sevmeye başlamam da bu değişimin etkisi büyük oldu diyebilirim.

Kitabın arka kapak yazısından yola çıkarak konusunun bir taşra kasabasındaki üç genç kızın gerçek aşkı arayışını anlattığını söyleyebiliriz. Her ne kadar kuru bir konu gibi gözükse de roman bir yandan dönemin yapısının katı ve ikiyüzlü geleneklerini de yine Austen usulü bir alayla sorguladığı için okuması insana oldukça keyif veren bir roman Emma.
480 syf.
Yazardan okuduğum ikinci kitap Emma. İlki kadar beni maalesef çok tesiri altında bırakmadı ki kaldı ilk okuduğum eser Gurur ve Önyargı olunca zaten mümkünde değildi. Belki de ben beklentimi çok üst düzey tutarak başladım. Ancak yinede sürükleyiciliğinden ödün vermemiş yazarımızın kalemi.
Kitaba gelecek olursak adından da anlaşıldığı gibi Emma adlı bir karakter bizi karşılıyor. Emma küçük yaşlarda annesini kaybetmiş, babasına aşırı düşkün olan, ablası evlenince de malikanenin hanımı olan bir kız.
Yazarımız Emma’ya oldukça ukala, dikbaşlı, vurdumduymaz bir karakter olarak can vermiş ve okurken ilk başta bu yüzden ona sinir olabiliyorsunuz, benim öyle olmuştu. Kendisinin tek gayesi çöpçatanlık yapmak. Kaldı ki yazarımız zaten bu eserde evlilik konusunu işlemiş okurken sizlerde izdivaç vari olduğunu fazlasıyla hissedeceksiniz. Bunları da ele alıp toparlayacak olursak, yazar bu eserde dikbaşlı olan Emma karakterinin sivri dili nedeniyle başına gelen olayların tesiri altında kalıp zaman içerisindeki değişimini okuyucuya vurgulamak istemiş. Bir kadının yaşadığı zorluklara göğüs gererek başarıya ulaşmasına şahit oluyorsunuz. Günümüz şartları göz önünde bulundurulduğunda gerçekten her toplumda var olması gereken bir kadın profili sunmuş bizlere. Keyifli okumalar dilerim.
480 syf.
·12 günde
Jane Austen... Romanlarındaki  bütün erkek karakterlerine hayranım. Bugün kitapların önce filmini izledim. Okurken sıkılırım diye düşünüyordum ama filmler gerçekten çok yetersiz kalıyor. Sadece o atmosferi hayal etmemize yarıyor. Okurken sahneler gözümde canlandı. Kitabın içeriğinden bahsetmeyeceğim. Sadece Emma bana o kadar itici gelmedi. Çoğu insan zaten kendimi beğenmiş ve övgüler duymaktan zevk alıyor. Emma içimizden biri ve Knightley'in ise olağanüstü bir karakter. Herkes hayatında onu  gibi birini ister. Emma'da bunun farkına varır. Neyseki romanımız yine mutlu sonla bitti. Bilkide Jane Austen hayatındaki mutluluk beklentilerini belkide romanlarında yaşadı. Kitabın filmi ve mini dizisi var. Filmi çok güzeldi. Dizisini ise izleyeceğim. Sizede tavsiye ederim.
472 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
‘’Emma’’, ‘’Gurur ve Önyargı’’dan sonra okuduğum ikinci Jane Austen kitabı oldu. Kendisinin de en sevdiği kitabıymış ‘’Emma’’. Okuduktan sonra sebebini anlamak güç olmadı.

Olaylar dönemin İngiltere’sinde bir taşrada geçiyor. Baş karakterimiz Emma, kibirli, kendini beğenmiş, asil bir kız. Hayatı boyunca el üstünde tutulduğu için de bir hayli şımarık ve istediği her şeyin olabileceğini düşünen bir kişiliğe sahip. Okurken kendisine sinirlenmemek mümkün değil, yani sizlere karaktere gıcık olacağınız garantisini verebilirim. Kaldı ki kitapta Bay Knightley dışında hemen hemen çoğu karaktere tam anlamıyla ısınamadım. Madem konuya karakterlerden giriş yaptım, o zaman söylemek isterim ki kitabın karakterleri o kadar incelikli ve güzel tasvir edilmiş ki canlı kanlı insanlarmış hissiyatıyla okudum. Her karakterin kendine has özellikleri başarılı şekilde anlatılmış. Emma Woodstone, George Knigthley, Harriet Smith, Frank Churchill, Jane Fairfax, Bay Woodstone, Bayan Bates, Bay Elton… Oldukça fazla karakter var kitapta. Kafayı sağlığına takmış ve her şeyi dert edinen, Emma’sını kusursuz bulan Bay Woodstone, fazlasıyla çok konuşan ve kafa ütüleyen ama aslında iyi bir kalbe sahip Bayan Bates ilgi çekici karakterlerden bazıları. Hele bir karakter var ki, bahsetmeden duramayacak olsam da spoiler olabileceği için incelememde yer vermiyorum.

Kitap dönemin İngiltere’sinde sınıf farklılıklarını, evlilik anlayışını ve insan ilişkilerini anlatan bir eser. Öyle bir anlayış var ki kendiniz çalışarak, emek vererek maddi gücünüzü yükselttiğinizde dahi sosyal statü açısından önemli bir mevkiye erişemiyorsunuz. Kendi emeğinle bir yerlere gelmek ne denli takdir edilesi bir durum olsa da dönemin insanları için burun kıvrılacak bir statü oluyor. Kitaptaki karakterlerin çoğunluğunun tek derdi sosyal statüler, evlilikler, balolar, geziler desem çok da yanlış olmaz. Kitapta büyük bir yer kaplayan ve dikkat çekilen diğer bir olgu da kibir. Özellikle kibrin insana neler yaptırabileceği ince bir şekilde işlenmiş.

‘’Gurur ve Önyargı’’yı kötü bir çeviriden okumuştum. Dolayısıyla istediğim gibi bir okuma süreci yaşamamıştım. ‘’Emma’’nın Zeplin Kitap’tan çıkan baskısını okudum ve çevirinin oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Kitapta imla yanlışları fazlaca var. Başlarda tek tük olsa da kitabın sonlarında bayağı artıyor, sanki sıkınılmış da özen gitmiş gibi. Yeni baskılarında bunu düzeltecek olurlarsa gerek çevirisi gerekse kapak tasarımıyla oldukça beğendiğimi söylemeliyim.

Daha önceden Emma’nın mini dizisini izlediğim için aslında kitabın olay akışına hakimdim. Bu okuma sürecime herhangi bir etkide bulunmayıp zevkle okusam da acaba olayların akışını bilmesem bazı olaylara daha çok şaşırır ya da daha büyük bir merakla okur muydum onu merak etmedim değil.

Son olarak ''Emma''yı ''Gurur ve Önyargı''dan daha çok beğendiğimi de söylemek isterim. Umuyorum ki benim Jane Austen okumalarım devam edecek.

Hepinize Jane Austen’ın ‘’Emma’’ romanını tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim.
480 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Emma, Jane Austen'ın en sevdiği romanıymış, okudukça sebebini anlamak güç olmadı. Olayları Emma'nın bakış açısından okumak zevkliydi, çoğu zaman okurken kendimi romanın içinde gibi hissettim. Çöpçatanlık yaparak başına gelmeyen kalmayan Sevgili Emma'mız yanlışlarından da ders almamaya kararlıydı, Mr. Knightley tarafından uyarılmasına rağmen. Keyifle okuyup tanıştığım bu taşra hayatındaki karakterleri, biran önce sizinde okumanızı öneriyorum.
480 syf.
·12 günde
Kitabı sevdim evet ama kitap okurken beni biraz yordu. Düşündüğümden çok daha uzun bir sürede bitirdim çünkü beklediğimden yavaş ilerleyen bir konusu vardı. Günlük hayattan bir kesit sunmuştu yazar bize, öyle meraktan sayfaları nasıl çevirdiğinizi bilmediğiniz bir kitap değil ama dili çok naif ve ruh tahlilleri mükemmeldi. Son 100 sayfası bana kitabı gerçekten sevdirdi, pek umudum yoktu ama kitap tam da benim düşündüğüm ve istediğim gibi bitti. Daha okurken kimin kiminle evleneceğini çoktan tahmin etmiştim, olanlara çok şaşırmadım. Kitapta favorim kesinlikle George Knightley’di. Emma’ya bazen çok sinir oldum. İşleri olması gerektiğinden çok daha karışık bir hale getirmiş.

Okunması gereken bir klasik, öneririm evet ama ilk okuyacağınız Jane Austen kitabı bu olmasın bence. Yazarın diline alışmak için önce Aşk ve Gurur okunabilir. Çünkü bu kitap güzel olmasına karşın durağan ve yavaş ilerleyen bir kitap. Ben çok sevdim, yazarın en sevdiği kitabı buymuş, galiba yaptığı ruh tahlilleri ve kişilik çözümlerini beğendiği için olsa gerek diye düşünüyorum.
468 syf.
·31 günde·Puan vermedi
Makale yazmaktan başımı kaldırıp nihayet kitabımı bitirebildim. Emma, Jane Austen'ın 1800'lü yıllarda yazdığı kitabı. Emma, taşrada yaşayan fakat kendi iç dünyasında fırtınalar kopan genç bir kız. Hayatı boyunca asla evlenmek istemeyip, sürekli birilerini baş göz etme çabasına anlam veremedim.
Kitaptaki Emma oldukça şımarık, insanları sınıflandıran, kibirli bir yapıya sahip; filmde canlandırılan Emma ise tam bir şirinlik abidesi. Mutlu sonla biten bu İngiliz romanını okumak isterseniz bu çeviriyi kesinlikle önermem, çok kötüydü. 18. yüzyıla şöyle bir gidip geldim. İnsanların minnacık şeylerden mutlu olduğu, nezakette cömert davrandığı, tatlı bir hikayeydi.
Austen'ın bu öyküleri kendine ait bir odası olmadan, oturma odasında kaleme aldığını düşününce daha bir değerli oluyor gözümde. Satırlarında sık sık Austen'a yer veren Virginia Woolf'a da selam olsun.
“İşte bizim en büyük derdimiz bu değil mi, baba? Dünyanın yarısı, öbür yarısının zevk ve eğlencelerini bir türlü anlayamaz.”
Seni gözbebeğim gibi sevmekle ancak kendime iyilik ettim ben. O kadar yakından ilgilenip de seni olduğun gibi sevmemek elimde değildi
Benim bir inancım var. Eğer bir kız kendine evlenme öneren erkeğe evet mi, hayır mı diyeceğini bilmiyorsa, hayır, demelidir. Öyle ya, dünya evine böyle bocalama, kuşku içinde girilmez. İnsan hiç düşünmeden kabul edebileceği erkeği beklemelidir.
Bak, işte, gene hemencecik onu düşünüyorum. Her zaman aklıma gelen ilk insan! Nasıl da suçüstü yakalıyorum kendimi ama?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Emma
Baskı tarihi:
17 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057982230
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Emma, Aşk ve Gurur yazarının ölümünden önce kaleme aldığı son romandır. Bu romanda Londra'nın güneybatısında, sınırlı sayıda ailenin bir araya geldiği köy-kasaba arası bir yerleşimde (Highbury), işi gücü bu insanlar arasındaki ilişkileri yönlendirip onları evlendirmek olan bir kızla karşılaşıyoruz. Yapıtlarında dönemin Ingilteresi'nin ve kendi sosyal çevresinin dışından hiçbir konuya el atmamış olan Jane Austen, taşradaki bu küçük yerle- şim merkezini, insanların girip çıktığı bir tiyatro sahnesi gibi kullanıp özellikle soylular ve burjuvalar arasında kalmış bir sosyal statü olan "centilmenlik" tanımını temsil eden kişilerin üzerinden ironik, acımasız bir toplumsal eleş- tiri gerçekleştiriyor.

Kitabı okuyanlar 2.726 okur

  • Zehra Berfin Çakın
  • Eylül Gülşen
  • İDÖ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları