Sezgin Kaymaz'dan okudugum yedinci roman Farfara. Onun farklı bir roman dünyası var. Stiline alışkın olmayan bu ne anlatıyor diyebilir ama bir kere okumaya başlayınca da devamı mutlaka gelir. Son dönem Türk edebiyatının en iyi kalemlerini biri bence. Romanlarını diğerlerinden ayıran ortak bir dil ve anlatım ,benzer temalar ama tamamen farklı konular ve kurgu yapısı var.
Bir defa ironik-mizahi bir dil,hayvan karakterlerin iç Anadolu ağzı ile konuşması, ölüm,öte alemin bu dünya ile iç içe geçmesi gibi ortak durumlar var.
Ölüm ve yaşam iç içe geçmiş gibidir. Bu dünyada yaşayanlardan çok öte alemde kalanların ne yaptığı ile ilgilidir.
Roman Ankara'da geçtiği için Ankara ağzı ile konuşur kahramanların ekseriyeti. Taksiciler, onların aileleri,kabadayılar,genelev çalışanları,köpekler...
Akıcı,komik bir anlatımı var. Köpeklerin saf,çocuk gibi konuşması,bir kabadayının yanılıp şaşıp bir genç kız gibi konuşması,bir veterinerin kaptırıp Ankara ağzına kayıvermesi komik durumların oluşmasına neden olur.
Sezgin Kaymaz'in romanlarında en önemli karakterler hayvanların. Özellikle de köpekler. Bunlar düşünür, konuşur,hisseder.
Farfara kalabalık kadrolu bir roman. Aynı ismi gibi. Farfara,karmaşa ,karışıklık demektir. Köpekler,kadınlar,erkekler....Her kesimden bir sürü karakter var. Haza hanfendi Mücella Hanım'dan genelevdeki Alev'e,Tahsin Bey'den Kasap Selime,Doktor Efraim Yücetürk'ten Veteriner Kazım Bey ve onun öğrencilerine kadar....
Hepsi bir köpeğin peşinden koşarak kendi sorunlarını çözmeye çalışır: Beyaz kuyruklu bir doberman Lucky-luki-Madonna-Matahari.
Roman son kertede insan doğasını,bencilliğini,sevgiyi sorgular.
Hiç Sezgi Kaymaz okumamışlar Kün ya da Nefha romanından başlayabilirler bence.
Farfara'dan önce yazılmış Lucky adlı bir romanı daha var. Ben onu