Bir Politikacının Portresi

Fouché

Stefan Zweig
Çevirmen:
Burhan Arpad

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·223 syf.··
2021 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 22:05
Yeryüzü iktidarının ve büyüklerinin nasıl da geçici olduğunu çok iyi gösteren bir eser. İç dünyası tutkukarla dolu bu karakteri yanlızca tek bir düşünce en son anına kadar ayakta tutabiliyor. Politikada bir kez daha yükselebilme umudu.
1000Kitap
FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2006883 okunma
9/10
·223 syf.··
2021 30. kitabı
·
190 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 00:00
Fransız Devrimi'nden Napolyon imparatorluğuna ve Bourbon restorasyonuna kadar her dönemde iktidarda kalmayı başaran polis şefi Joseph Fouché'nin, o korkunç oportünist zekasının biyografisidir. Zweig, bu "siyasi bukalemun" üzerinden, devlet aygıtının, bürokrasinin ve iktidar hırsının her türlü ahlaki ve devrimci ilkeyi nasıl yiyip bitirdiğini ustalıkla resmeder. Bir devrimi ve ideali savunmak yerine sadece devleti ve gücü elinde tutmaya tapan yozlaşmış bürokratın tarihsel anatomisidir. Devrimci siyasetin, ilkesizlik ve pragmatizm karşısında nasıl çürüdüğünü görmek için mükemmel bir karakter analizidir.
1000Kitap
FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2006883 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2024 13. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2024 22:14
Her devrin adamı , herkesin adamı ya da hiç kimsenin adamı olan usta siyasetçi Fouche dan bahsetmektedir. Tam bir dönek , omurgasız ama bunlar politika için her zaman geçerli olan şeylerdir . Bugünde bu tiplerden çok vardır .
FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2006883 okunma
Dönekliğin Hikayesi
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 23:29
-------------------JOSEPH FOUCHE İNCELEMESİ------------------------------- Dünya tarihinde birbirinden ilginç devlet adamları, krallar, imparatorlar vardır. Ancak Joseph Fouche’yi hepsinden ayıran bir özellik var. Bu adam alçaklığın, dönekliğin, ilkesizliğin, omurgasızlığın, hainliğin kitabını yazmıştır. Kimlere kazık atmamıştır ki; ihtilalin en önemli figürü Robespierre, onu çöplükten çıkaran Barras, yol arkadaşı Babeuf, ünlü diplomat Talleyrand, Napolyon ve daha ismini hatırlamadığım bir sürü kişi…Fouche bu dünyaya ihanet etmek için gelmiştir. İhanet ve entrika onun için hava gibi su gibidir. Bunlar olmadan yaşayamaz adeta. İhanet edecek kimse bulamayınca kendi kendine ihanet etmiştir ki zaten bu da onun sonu olmuştur. Bir insan sürekli kazanan tarafta olabilir mi? İki tarafın çatışması durumunda tam ortada durmayı ve her iki tarafta da açık kapı bırakmayı başarabilmek ne denli büyük bir beceri. Basit bir rahipken bir cumhuriyetçiye dönüşüyor. Ve ne kadar rahip varsa mallarına mülklerine el koyuyor. Bu da yetmiyor yüzlercesini idam ettiriyor. Bu sebeple de Lyon Kasabı olarak anılmaya başlıyor. Tabi kesmiyor Fouche’yi bunlar. Meclisteyken Jakoben tarafında yer alıp daha sonra rüzgâr tersine dönünce Radikallerin arasına karışıyor. Bir süre sonra da cumhuriyetçi gömleğini tamamen çıkarıp monarşi taraftarı oluveriyor. Zira Napolyon yükselişe geçiyor. Napolyon zayıflayınca bu kez yine at değiştirip kralcı oluveriyor. Bir ara komünist olup soyluların mallarını yağmalarken, bir süre sonra Fransa’nın en zengin ikinci adamı oluveriyor. Okurken bile başınızı döndürecek bu döneklikleri bir seri katil soğukkanlılığı ile yapıyor Fouche. Bu kadar negatif özelliğini saydık. Peki hiç mi olumlu özelliği yok? Nedir bu adamı her iktidar döneminde bu kadar alternatifsiz kılan? Fouche
Biyografi
Joseph FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2007883 okunma
9/10
·256 syf.··
2025 69. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 22:04
Zweig, Joseph Fouché’de tarihin en tehlikeli politik figürlerinden birini neredeyse cerrahi bir soğukkanlılıkla disseke eder. Bu eser, bir biyografiden çok, ahlaki bir yargılamadır. Zweig, Fouché’yi bir insan değil, “soğuk zekânın vicdansız biçimi” olarak anlatır. Onun gözünde Fouché, sadakat ya da inançtan yoksun, yalnızca hayatta kalmak ve yükselmek için şekil değiştiren bir siyasi bukalemundur. Devrimci, kralcı, Napolyoncu ve sonra yine kralcı… Zweig’in kaleminde bu dönüşümler, zekânın zaferi değil, ruhun çürümesidir. Yazar, Fouché’nin kurnazlığını hayranlıkla değil, tiksintiyle analiz eder; çünkü Fouché, insan zekâsının etikle bağını kopardığında nelere dönüşebileceğini kanıtlar. Zweig’in dili keskin, ironik ve psikolojik derinlikle doludur. O, Fouché’yi anlamaya çalışırken aslında gücün karanlık yüzünü, politik aklın vicdanla çatışmasını anlatır. Sonuçta eser, sadece bir tarih portresi değil, ahlakın sessizce öldüğü anların felsefi bir incelemesidir.
Joseph FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2007883 okunma
Omurgasızlığın Tarihi: Joseph Fouché ve Zübükler Çağı
9/10
·256 syf.··
2025 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 15:17
Bazı insanlar vardır; ne tam bir hain ne de sadık, ne devrimci ne de muhafazakar… Sadece güçlü kimse, onun yanında saf tutar. Stefan Zweig’ın Joseph Fouché tam da böyle bir mahlukatın biyografisi. Sadece biyografi değil lanet okuma ayini gibi.. Zweig’ın nefret ettiği birini bu kadar ustalıkla anlatması da başka bir keyif. Aziz Nesin’in “Zübük” karakterinin Fransız prototipi… Omurgasızlık öyle genlerine işlemiş ki, adam dik duramıyor ama hep ayakta kalıyor… Zweig, Fouché’yi sadece bir politik karakter olarak değil, bir “tipoloji” olarak inceliyor bence. Çünkü bugünün gazetecisinde, bürokratında, ekran yalama uzmanlarında bolca gördüğümüz bir yaratık bu. (Kitabı okurken o kadar çok kişi geçtiki aklımdan…) Güç kimdeyse onun postuna yapışan, yalanı utanmadan söyleyen, ihanet ederken bile yüzü kızarmayan tiplerden. Adam en yakın dostu Robespierre’i sırtından bıçaklıyor, sonra onun yerine geçiyor. Sonra Napolyon’a tapıyor, o da düşünce kralcı oluyor… (Eminim sizinde aklınızdan isimler geçmeye başladı) Fouché gibiler sadece politikada yok. Ofiste, okulda, ailede, arkadaş çevrende hatta WhatsApp gruplarında bile en güçlü kimse onun peşine takılan bu karakterlere rastlarsın. Sadece politik omurgasızlık değil, ahlaki omurgasızlık da meslek olmuş artık. Ve Fouché gibi zübüklerin altın çağı yaşanıyor şu anda: Etik yok, utanma yok, ahlak yok, edep yok, hiç bir kırmızı çizgileri yok… Zweig Fouché’yi anlatırken sanki günümüz politikacılarını tokatlıyor. Adeta “Bu kitabı okuyun da neyle mücadele ettiğinizi anlayın!” diyor. Genel olarak şunu diyebilirim; Tarih şunu gösteriyor; bir omurgasızın üstüne hep daha büyük bir omurgasız, daha karaktersiz bir hokkabaz çıkar. Ve eski omurgasız, sahnenin kenarına itilir. Fouché gibi tiplemelerin makus talihi budur: Güçlü olanın yanında
Joseph FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2007883 okunma
Siyasetin derin karanlığında bir adam
9/10
·278 syf.··
2021 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 22:26
Kitap ilk 1929'da yayınlanmıș. Bir biyografi halinde. Stefan Zweig kaleminin çok usta olduğunu tek ben düşünmüyorum sanırım. Yayınevi olarak tavsiye etmiyorum ama kitabı öneririm. Siyasete ilgili olanlar bayılacak bence. Kısaca Joseph Fouche den bahsetmek gerekir bence. Fouche ilk olarak Fransa'da bir papaz okulunda öğrenim görmüş ve öğretmenlik yapmıştır. Daha sonra Nantes 'deki Jakoben kulübunde milletvekilliği yapmıştır. Bir ulusal Konvansiyon( anayasa değişimi için toplanmış kurul)' da kralın idamı yönünde oy kullanmıştır. Ve o zamanda 1600 kişinin ölümden sorumludur. Oldukça gaddar, hırslı, sürekli yükselmeyi hedef alan Fouche 1799 da polis bakanı olarak Napolyon' un hizmetine girmiştir. Polis bakanı ise ; devlet için her şeyden haberi olan bakan yani casus diyebiliriz. Daha sonra 1809' da otranto dükü konumuna girmiştir. Waterloo savaşının yenilgisinde kendisi sorumlu tutulmuştur ve 18.Louise olan kralın yardımı ile tekrar görevine çağrılmıștır. Fakat Fouche devrim meclisinde kralın öldürülmesi yolunda oy verdiği için kral katili olan edilip sürgüne yollandı. Toplamda 4 sürgün yemiş Fouche. Ve en büyük iki rakibi olan Robespierre(avukat ve devlet adamı) ve Napolyon'u devirmeyi başarmıştır. Son sürgünde ise devlet gözetiminde olmus ve bir daha ayağa kalkmasına ızın verilmemiş. Yaşlılıktan da ölmüştür. Gaddar bir devlet adamı ama daha çok öfkeli. Annesini ve kardeşlerini işkence ile kaybetmiş devlete öfkesi ölümüne kadar sürmüş. Stefan Zweig onu doğru tanıtmak için yazmış gibi geldi bana kendi yorumu ile. Hatta şair olan Lamartine de Fouche için şu yorumu kullanmış : ' bu yüzyılın en önemli devlet adamlarının sırasına koymasını gerekirdi.' 25 yıllık devlet adamının bana göre haklı davası varmış anlatılana göre. Siyasetin kirli yönleri, hırslı elleri,
Edebiyat
Joseph FoucheStefan Zweig · Doğubatı Yayınları · 2020883 okunma
her devrin adamı
Puan vermedi·278 syf.··
2024 5. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 23:24
Her devrin adamı Sen çok yaşa Yaşayacaksın da. Su akar yolunu bulur Bulmasa da bulursun sen suyun yolunu Kendinin yolunu. Sev kendini Sev dememe gerek yok sen seversin zaten Kendini. Çek aynayı karşına seyret kendini Öv kendini, seviş kendinle aynada. Doyamazsın kendine Kimse doyuramaz seni Sen bile doyuramazsın kendini. Miden sonsuz Tabansız miden Tavansız miden Sonsuz evreni kıskandırır Sen çok yaşa Herkesten çok Herkesten güzel Herkesten mutlu Doyamazsın yoksa kendine.
Edebiyat & Roman
Joseph FoucheStefan Zweig · Doğubatı Yayınları · 2020883 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
Beğendi
·
2021 104. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2021 19:11
Tarihi değiştiren arka plan kişileri arasında yer alan Joseph Fouche,dışarıdan bakıldığında hiç kimseye hiçbir şeye sadakatla bağlı olmayan ve çoğunluğun tarafına her zaman geçerek aslında kimsenin dostu olmayan,hırslı ve entrikacı işbirlikçi kişiliği ile kusursuz bi haindir.Oysa içerisinde bulunduğu durum ve şartlarla değerlendirildiğinde,Fransız Devriminin getirdiği sürekli değişen denge politikası ve bu denge politikası içerisinde bedenleri giyotine acımasızca giden Kral ve yanlıları bazen de düşmanları arasında aslında bi dahi de sayılabilir. Aydınlanma özel tabiyet ilişkisinin olduğu düzene karşı gelerek bireyi özgürleştirmiş,ruhsal derinliklerine inerek yükseltmiş,siyasal ve ekonomik alanda özne olarak “ben”i algılamasını ve “ben”e göre düşünerek benmerkezli olmasını sağlamıştır.İnsanın yalnızca kendine tabi olmasını ve kendinin iktidarı olmasını öne çıkarak hristiyan-feodal düzene karşı çıkışı ifade eden Aydınlanmayla insanlar bağlarından kopmuştur.İşte böyle bir zamanda kilisede yetişen Fouche de yakın zamanda kiliseyle tüm bağlarını koparıp gerektiğinde tanrıtanımaz gerektiğinde de merhametli ve güç kimde ise onu tanır olacaktır.Onun gücü elinde bulundurabilmesinin tek yolu iktidardan geçmektedir.Aslında sadece onun değil Machiavelli ‘nin de belirttiği gibi siyaset dinden ve ahlaktan özerk bir olgu olarak ortaya çıkmaktadır.Dolayısıyla ahlak yargılarından bağımsız bu olgunun içerisinde sadakat ve bağlılıklar o dönemde bozulan feodalitedeki gibi kutsal değildir,siyasetin bir gerçeğidir hatta şu an bile siyasetin devam eden gerçeğidir.Fouche siyasetin böyle yürüdüğünü keskin zekasıyla kavramıştır.Öyle ki ailesi arasındaki Fouche ile politika içerisinde yer alan Fouche aynı kişi değildir.Fizikçi Fouche güçlü sezgileri ile güç dengeleri arasındaki en ince
Joseph FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2013883 okunma
Zweig'in biyografi yazarlığı da eşsizdir!
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2010 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2010 11:54
Stefan Zweig'in bu biyografi türündeki çok önemli yapıtını Burhan Arpad'ın nefis çevirisiyle okumuştum. Zweig bu esrerinde, Fransız devrimi ve sonrasının en çalkantılı 30 yılı boyunca nice kellenin uçtuğu, iktidarın sırasıyla devrimciler, kralcılar ve imparator yanlılarının arasında el değiştirdiği kanlı bir dönemde, postu deldirmeden, her dönemin kudretli adamı olmayı başarmış Joseph Fouche'nin portresini muazzam bir canlılıkla aktarır. Dünyanın en kötü insanları sıralamasında hep ilk sıralarda sayılan Fransız polis şefi ve politikacı Fouche'nin adını ilk olarak 90'lı yıllarda İstanbul emniyet müdürü olan Necdet Menzir'in valiliğin önüne astırdığı pankartlar sayesinde duymuştum. Fouche'nin sözleri bizim polis şeflerimizin yolunu aydınlatıyordu. Merak edip araştırınca Zweig'in bu nefis eserinden haberdar oldum. Zweig ise onu şöyle tanımlıyor; "Joseph Fouche rastgele ihanet eden biri değil, tam bir ihanet örneğidir. ihaneti dahilik yapabilmiş bir mizacı vardır."
1000Kitap
Joseph FouchéStefan Zweig · Can Yayınları · 2007883 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.