Frankenstein

Mary Shelley
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yarattın Ama Neden Sevmedin?
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 12:21
Bazı hikâyeler tek bir yerden okunmaz.
Frankenstein
Frankenstein
tam olarak böyle bir metin. Onu yalnızca bir korku hikâyesi olarak görmek mümkün. Bilimin sınırlarını zorlayan bir deney olarak okumak mümkün.
FrankensteinMary Shelley · Bilgi Yayınevi · 202021,6bin okunma
Beni Yaratan O Korkunç İrade, Şimdi Beni Mi Yargılıyor!
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 23:57
Kitap+Film Bazı romanlar vardır, okur bitirdiğinde “Keşke şöyle bitseydi…” diye iç geçirir. Frankenstein ise ilginç biçimde, bu isteğe hem kitapta hem de filmde farklı cevaplar veriyor. Mary
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,6bin okunma
Hadi gelin kendi canavarımızla yüzleşelim..
Puan vermedi·256 syf.·
2026 3. kitabı
Wictor ah Wictor, sen ne yaptın böyle… Madem böyle bir saçmalığa kalkıştın, hiç düşünmedin mi yaptığını sevmen gerektiğini; sevgisizliğin nelere yol açacağını? Okuduğum Frankenstein kitabının ,yazarı hakkında küçük bir notla incelememe başlamak istiyorum. Yazarımız Mary Shelley, bir akşam toplantısında “Hadi herkes bir korku hikâyesi yazsın” denilen bir ortamdayken henüz 17 yaşındadır. Bu meydan okumanın ardından oturup romanını kısa bir sürede kaleme alır. Kitap yayımlandığında ise dönemin koşulları gereği kadınların yazar olması kabul edilemez görüldüğünden, eser isimsiz olarak basılır. Ancak adı açıklandığında Mary Shelley, edebiyat tarihine ilk bilim kurgu romanını yazan kadın yazar olarak geçer. Kitap, insanın kendi yarattığı karanlıkla yüzleşmekten korkmasını ele alır. Bana göre canavar, insanın kendi gölgesidir. Wictor bu hikâyede Tanrı rolünü üstlenir; aslında kendi yaratır ve sonra yarattığından korkar. Canavar ne tam anlamıyla yaşar ne de ölebilir. Arada kalmış bir varlıktır;tıpkı bizler gibi. Sevilmeden, anlaşılmadan anlamını kaybetmiş bir dünyada dolaşır. İnsanın kaderi de budur: yaşamakla ölmek arasında kalmak. Bana göre insanlık da kendi canavarından kaçamaz, çünkü o canavar hepimizin içindedir. Ve Frankenstein bize tek bir şey söyler: Eğer yüreğin buna razıysa, kendini affederek var ol. Yaşa;başka ne yapabilirsin ki? Okuduğum en ilgi çekici ve en çok iz bırakan eserlerden biri oldu. Herkese tavsiye ediyor, hepinize keyifli okumalar diliyorum.
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,6bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2022 3. kitabı
CENNETİ YİTİRMEYİ YENİDEN GÖZE ALMAK YA DA PROMETHEUS'A TEKRAR HIRSIZLIK YAPTIRMAK "Hepimiz için bir hayâlet hikayesi yazalım" dedi Lord Byron. 1816 yılında Mary Shelley ve eşi Percy
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,6bin okunma
Kendi Yarattığın Kimsesizliğe Uyanmak
Puan vermedi·272 syf.··
2026 21. kitabı
Mary Shelley’nin bu eseri benim için bir roman değil, uzun zamandır içinde yaşadığım o "yapay sessizliğin" yankısı gibi. Victor Frankenstein’ın laboratuvar penceresinden dünyayı dışladığı o anlarda, aslında kendi inşa ettiğim duvarları gördüm. Bir "mükemmel" peşinde koşarken hayatın o pürüzlü ama gerçek dokusundan kaçmanın, insanı nasıl bir duygusal çoraklığa ittiğini Victor’un her satırında hissettim. Kitabın en çok canımı yakan yeri, o kulübenin çatlağından sızan ışığı izleyen ama o ışığa dokunmaya cesaret edemeyen yaratığın haliydi. O sahne, benim için sevgiyi ve bağlılığı "ikinci bir dil" gibi, hep bir aksanla ve sonradan öğrenmeye çalışmanın edebi bir özeti gibiydi. Ana dili şefkat olmayan bir çocuğun, dünyayı sadece bir gözlemci gibi izlemesinin o derin sızısı.... Victor kendi eserinden korkup kaçarken, aslında kendi içindeki o sevilmemiş, "kusurlu" parçadan kaçıyordu. Ben de bu kitabı okurken anladım ki; ne kadar uzağa gidersek gidelim, ne kadar "mükemmel sistemler" kurarsak kuralım, o ilk laboratuvarın kapısını kapatıp gerçek gökyüzünün altına çıkmadan uyanış başlamıyor. Şimdi bu satırları, Frankenstein’ın o tekinsiz çalışma odasından çok uzakta, doğanın tam ortasında ve kendi "ham" halimle barışmaya çalışarak yazıyorum. Artık mesele bir mucize yaratmak değil; o mucizeyi beklemekten vazgeçip, kendi sesinin o en çıplak ve savunmasız halini kabul edebilmekmiş.
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,6bin okunma
9/10
·256 syf.··
2018 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2018 17:46
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 31. kitap oldu. Sanırım yavaş yavaş serinin yayımlanan son kitabını yakalayıp İthaki ile beraber gidebileceğim. Henüz önümde okumam gereken 9 kitap
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,6bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 17:46
Öhh öhhöo ben geldim:) selamlar efeniimm buyurunuz küçük bir inceleme;) Frankenstein ya da Modern Prometheus – Mary Shelley (1818’de yazılmış, hâlâ bazı modern insanlardan daha ileri. ;))
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,6bin okunma
Frankenstein 200 Yaşında!
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2018 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2018 00:57
Bilimkurgu-Çizgiroman ve Manga Etkinliği kapsamında yapacağım ilk incelemem olacak. Bilimkurgu’nun ilk örneklerinden olan Mary Shelley‘nin Frankenstein’ı ile inceleme yolculuğumuza başlıyoruz.
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,6bin okunma
8/10
·256 syf.··
2022 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 16:37
—Spoiler olabilir— Yirmi yaşına gelmemiş bir kadının dost meclisinde anlatılan korku hikayeleri sayesinde temeli atılan bu roman, yazarına iki yüz yıl sonra da aynı iştah ve zevkle okunacağının
Düşünce
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 202121,6bin okunma
8/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
Frankenstein'ı okuduğumda, kitabın bir korku hikayesinden çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Mary Shelley'nin yazdığı bu eser, aslında insanlık, yaratılış ve sorumluluk gibi derin konuları sorgulayan bir yapıt. Frankenstein, bilim insanı Victor'un hırsları ve canavarı yaratırken unutmaya başladığı insanlık değerleriyle yüzleşmesi üzerinden, insanın sınırlarını zorlamanın tehlikelerini anlatıyor. Kitaptaki canavar, aslında yalnızlık, terk edilme ve anlayışsızlık gibi duygularla boğuşan bir karakter. Onun “canavarlığı” aslında toplumun ona yüklediği anlamlardan kaynaklanıyor. Bu, bazen insanın ne kadar dışlandığıyla ya da içsel savaşlarıyla ilgili bir yansıma gibi hissettirdi. Mary Shelley, korku unsurlarını çok ince bir şekilde kullanarak, hem Victor'un hem de canavarın psikolojik derinliklerini çok iyi işliyor. Zaman zaman karakterlere karşı empati duymaktan kendimi alamadım. Kitabın sonunda, insanın hırslarının ve bilinçli veya bilinçsiz yarattığı şeylerin, ne kadar yıkıcı olabileceğini daha iyi anladım. Kısacası, Frankenstein sadece bir korku romanı değil, insanın kendi yarattıklarıyla yüzleşmesinin, içsel karanlıklarını anlamasının da derin bir hikayesi. Kesinlikle okunması gereken bir klasik.
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,6bin okunma

Yazar Hakkında

Mary ShelleyYazar · 14 kitap
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler. Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür. Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.