Frankfurt Seyahatnamesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.243
Gösterim
Adı:
Frankfurt Seyahatnamesi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054056859
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ahmet Hâşim'in Frankfurt Seyahatnamesi, dilimizde yazılmış en güzel seyahat notlarından biridir. Okuyanın yolculuğa dair düşüncelerini derinden etkiler. Hâşim, daha Hitler iktidara gelmeden Almanya'ya bakıp şu yorumu yapmış bir şairdir: Almanya pembe ve büyük bir elmadır. Fakat içi kurtludur. Bu eseri okumak sizin de öngörülerinizi geliştirirse şaşırmayın…
84 syf.
·3 günde
Kelimelerle oynarken, bilek kalınlığındaki bir ipin üzerinde gezinen cambaz gibi. Ahmet Haşim tam olarak ne aradığını bilen, gözlem noktasında Yaşar Kemal'e parmak ısırtacak surette bir kabiliyete sahip olan biri. Bu kitabı okurken; Frankfurt'un sokaklarında gezinecek, birkaç dilenciyle tokalaşacak, birkaç Alman tanıyacaksınız.

Bilenler hatırlayacaktır, Ahmet Haşim okurken kitabın bitecek olma kaygısı sizleri henüz kitabın ortasındayken sarmaya başlıyor.

Benim gibi kelime avcılığını sevenler, oltalarını muhakkak Haşim deryasına atmalı.

Dertli okumalar!
84 syf.
·8/10 puan
Okuduğumuz şey nesnel bir Frankfurt gezi yazısı mı yoksa sanatçının ruhunda canlanan bir Frankfurt mu? :)
Bir gece vakti umutsuzca yola çıkmış bir şairin gözünden Frankfurt. Hastalığı sebebiyle ziyaret ettiği şehire her ne kadar olumsuz duygularla gelmiş olsa da ruhunda değişen renklere tanıklık etmemiz mümkün.
Küçük bir ihtimal de olsa kitabın asıl amacı olmasa da, dönemin insanları eğitme gibi bir amaç güttüğünü de öne sürebilirim sanırım.
84 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Vapurla Paris seferi sonrası yurtdışı için Sirkeci’den tren kalktığını da öğrenerek başladık bu kitaba. Gitmesinin nedeni olarak da sürekli seyahat kitapları okuduğunu anlatıyor yazarımız. Tabi yazarın bu gezilerden memnun kalamadığını sürekli bir bahane bulduğunu (sinekleri bile bahane ettiğini) görüyoruz. Bunun nedeniyse hayalinde kurduklarıyla gerçekten gördükleri arasında hiçbir benzerlik bulamamasından kaynaklanan hayal kırıklıkları diyebiliriz.
Yazar Almanya için çok güzel bir cümle kullanıyordu aslında. Yurtdışı hevesi olanları içeride tutmak için de yazılmış olabilir ama olsun. Çok hoş bir cümle kurmuştu. Bu cümle nerede geçiyor ben göremedim gibi laf edecekler olursa da ‘Caddeler’ bölümünün sonuna bakabilirler.
“Almanya, pembe ve büyük bir elmadır fakat içi kurtludur” cümlesi aslında yazarın düş kırıklığını çok açıkça ifade etmişti.
Tabi sadece olumsuzluklar söz konusu değil. Yazar ara sıra karşılaştığı nükteleri de aktarıyor ki alıntı yapmıştım bende bir tanesini. Oldukça hoş bir yazıydı benim için.
Son olarak biraz da yazarın kendisinden daha doğrusu neden bu tarz bir üslubu olduğundan bahsedelim. Burada da etkilendiği kişi 1858-1915 yılları arasında yaşayan Fransız Tenkitçisi Gourmont etkilerini görüyoruz. Bu bilgiyi de nereden aldın Sadık diyecek olursanız Bir Seyahatin Notları adlı yazılarında belirtmişti ancak buraya eklemek aklıma geldiği için burada yazıyorum. Herkese keyifli okumalar, bol kitaplı günler diliyorum. İyi günler dilemiyorum çünkü az evvel diledim hava karardı, dolu falan yağdı, daha fazla şansımı zorlamak istemedim. 
84 syf.
Merhabalar, yazının devamı spoiler içerebilir.
Ahmet Haşim'in okuduğum ilk kitabıydı. Daha önceden birkaç şiirini mesela "O Belde", "Bir Günün Sonunda Arzu"yu bilir ve severdim. İlk olarak, bu kitabın normal seyahatnameler gibi olmadığını belirtmeliyim. Dıştan çok içe yani düşüncelere odaklandığını söyleyebilirim. Özellikle satır aralarında hep bir Doğu-Batı karşılaştırması vardır. Kitap "Harikulade" bölümü ile başlar. Seyahati harikuladelilikler olarak tanımlaştır Haşim. Ki bu tanımlayı bir hayli teşvik edici bulduğum için beğendim. Ve aynı zamanda "harikulade" ve "alelade" nin aynı cümlede kullanılması da hoşuma gitti. Ardından "Gece" bölümü geliyor. Bu bölümde ise dikkat çekici şey Haşim'in geceye şiirlerinden farklı bir şekilde yaklaşması. Bildiğiniz gibi Ahmet Haşim "geceler şairi", kurbağa şair" , şairlerin en garibi" olarak anılıyor. Burda geceler şairi kısmı önemli. Normalde gece konusunu çok kullanan ve seven bir şair nedense bu yazılarında geceyi hep korkulan bir şey olarak göstermiş. Örnek olarak, "İnsan, geceleyin nasıl yola çıkmağa cesaret eder?" cümlesini verebiliriz. Lakin, buna benzer örneklere kitap boyunca rastlayabiliriz."Bulgar Kırları" kısmında ise Bulgar'ı gurbet olarak görmediğini ve oraya karşı çok iyi duygular beslemediği Bulgar için "Fikrin henüz ziyaret etmediği dar alınlar" olarak bahsettiği kısımdan anlayabiliriz. İç sıkıntısı bölümünde ise kitabın tabiattan üstün olduğundan dem vuruyor ki bu kısmı ben çok garipsemiştim. Kımıldamayan ışıklar kısmında ise gece üzerine birçok şey görebiliriz. Alman gecesi kısmında ise yazar artık gurbette olduğunu hisseder ve Batı'ya girdiğinin bilincedir. Hatta öyle bilincindedir ki artık "Sanki bindiğimiz tren ansızın büyümüş, genişlemiş,eşya somlaşmış ve kibarlaşmıştı" demiştir.Doğu-Batı karşılaştırması bu bölümde kendini hissettirmeye başlar. Büyük bir Avrupa şehri bölümünde kentleşmiş sanayileşmiş Avrupa şehirlerinin ne kadar düzenli olduğundan bahseder. Ama kitap boyunca benim hissettiğim bu düzende hep bir ruhsuzluk hissediyordur. Öyle ki, büyük bir Avrupa şehrini gördüyse birisi diğer bütün Avrupa şehirlerini görmüş olarak varsayabileceğini der.Ayrıca bu kısımda oksidentalizm ağır basar. Oryantalizmde olan ruh sır gizem arar Avrupa şehirlerinde ama bulamaz bundan dem vurur. Genel olarak diyebilirim ki Doğu-Batı karşılaştırması vardır. Ben keyifle okudum. Kısa olduğu için bir çırpıda bitebiliyor. Ahmet Haşim'i tanımak adına da güzel bir başlangıç olabilir çünkü dediğim gibi daha çok gözlemlere ve yazarın iç dünyasına, fikirlerine odaklanıyor.
84 syf.
Sıradan bir gezi yazısı kitabı değil kesinlikle. Ahmet Haşim, tedavi amaçlı gittiği Almanya'yı ve gidiş güzergâhında yer alan Macaristan ,Avusturya gibi ülkeleri en ince ayrıntısına kadar müthiş bir gözlem gücüyle aktarmayı başarmış.Haşim'in Almanya'yı dışardan güzel görünen içi kurtlu kocaman bir elma olarak tanımlaması aklımda kalan ilginç benzetmelerinden . Okunulası bir eser.
84 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10 puan
İçerisinde normal hayata bakış açımızı değiştirecek öğelerin bulunduğu seyyar bir gözlük gibi onu takmazsan sadece bakarsın ama takarsan görürsün. Bir şair bir yazar bir insan Ahmet Haşim.
84 syf.
·6/10 puan
Tedavi için Frankfurt'a giden Haşim'in yazılarından oluşan kitap. Gördüğü durumları betimlemelerle anlatmış. Ben beğenemedim ancak deneme tadında okunabilecek kısa bir eser.
96 syf.
·7/10 puan
Klasik bir seyahatnameden mesela İlber Ortaylı seyahatnamesinden farklı bi bakış açısıyla daha otobiyografik pencereden yazılmış bir eser.

Ahmet Haşim Frankfurt’u anlatırken insanını, doğasını sanki kendi kendine sohbet edermiş gibi anlatmış ve Almanlar ile ilgili ilginç çıkarımlarını ve bizle kıyaslamalarını da atlamamış, iyi okumalar.
84 syf.
·Beğendi·5/10 puan
Frankfurt hakkında bilgiler veren fakat aynı zamanda gezilen yerlerin hissettirdiği duyguları aktarmada çok iyi bir kitap.Okurken kendimi orada aynı duygular içerisinde hissettim. Mutlaka okuyun
60 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okuduğum ilk seyahatnameydi ve bayıldım o dönemin düşüncelerini algılamak daha kolay oldu ve kendimi Ahmet Hâşim'in yanında hikayesini anlatırken görsel olarak da izleyen bir insan olarak hissettim
60 syf.
·1 günde·9/10 puan
Hemen okuyabileceğiniz kısa bir eser. Seyahatname okumayı çok seven biri olarak Ahmet Haşim'in betimlemelerine hayran kaldım. Kendisi karamsar biri ancak içindeki bu karamsarlığı sanatıyla çok güzel birleştiriyor. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
53 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
" Usta bir kalem, methettiği şeyin yazısı kadar güzel olduğuna herkesi inandırmayı bir haysiyet meselesi addeder."
Göl Saatleri, Piyale, Bize Göre gibi kitaplarıyla tanınan Türk Edebiyatının usta kalemlerinden biridir Ahmet Haşim. Şiirlerinde sonbahar, akşam gibi sembolleri sıkça kullanması ile tanınır edebiyatımızda. Tedavi için gittiği seyahatinde kaleme aldığı yazılardan oluşuyor bu eseri. Kısa bir eser olduğu için rahatlıkla okunacak türde. Yazıldığı dönemin yaşantısına, kültürel, tarihi ve e sosyal durumuna dair bilgiler içerir. Yazarın dili oldukça sade anlaşılırdır. Eğlenceli dili de eserin okunmasını keyifli hale getirmektedir.
İnsan, hayatının tatsızlığından ve etrafında görüp bıktığı şeylerin o yorucu aleladeliğinden bir müddet kurtulabilmek ümidiyle seyahate çıkar. Bu itibarla seyahat ''harikuladelikler avı'' demektir.
Ahmet Haşim
Sayfa 13 - Kapı Yayınları
İnsanın insandan daha korkunç bir düşmanı yoktur. Gizli mikroplardan daha tehlikeli olan bu iri cüsseli canavarı yenmek hüneri hünerlerden en büyüğüdür, bu muhakkak!
Ahmet Haşim
Sayfa 99 - Kapı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Frankfurt Seyahatnamesi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054056859
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ahmet Hâşim'in Frankfurt Seyahatnamesi, dilimizde yazılmış en güzel seyahat notlarından biridir. Okuyanın yolculuğa dair düşüncelerini derinden etkiler. Hâşim, daha Hitler iktidara gelmeden Almanya'ya bakıp şu yorumu yapmış bir şairdir: Almanya pembe ve büyük bir elmadır. Fakat içi kurtludur. Bu eseri okumak sizin de öngörülerinizi geliştirirse şaşırmayın…

Kitabı okuyanlar 366 okur

  • Emir kayra
  • Kitapsarayı
  • Seydi
  • Nefise Yavuz
  • Zehra Binark
  • Serdar Görkem Saka
  • Muhammet Ali Dağdeviren
  • Bahar
  • ~Sena

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.9 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0