·
Okunma
·
Beğeni
·
16253
Gösterim
Adı:
Hacı Murat
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944432351
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fide Yayınları
Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından L. N. Tolstoy (1828-1910), fikri yönü kadar edebi gücüyle de kendisini kabul ettirmiştir. Eserlerine yaşadığı dönemin olaylarını ustalıkla aktaran yazar, Kırım Savaşı sırasında orduda görev yapmış, o bölgedeki gözlemleri sonucu Hacı Murat, Baskın, Kazaklar, Sivastopol Öyküleri gibi ölmez eserlerini yazmıştır.
Hacı Murat, Çarlık Rusyası’nın Kafkaslar üzerinde tam bir hakimiyet kurabilmek için verdiği yaklaşık 50 yıllık (1817-1864) mücadele karşısında direnişin efsaneleştirdiği, Şeyh Şamil’den sonraki en ünlü kahramandır. Yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve iktidar sarmalında şekillenen bir davanın kahramanı olan Hacı Murat, daha sonra Şeyh Şamil ile aralarındaki anlaşmazlık nedeni ile istemeyerek Ruslara sığınmıştır. Ancak Hacı Murat’ın adını tarih sayfalarına yazdırmasındaki asıl etken, şüphesiz direnişinden çok Tolstoy’un olgunluk dönemi romanları arasında yer alan dev eseridir.
Tolstoy, Kırım Savaşı izlenimlerinden yola çıkarak, 1896-1904 yılları arasında yazdığı Hacı Murat isimli romanında Şeyh Şamil’in ünlü komutanının askeri dehasını, Ruslarla olan gerçek ve ibret dolu mücadelesini; o dönemdeki Rusların Türklere bakış açılarını, Rusya’nın yönetim biçimini, Rus subaylarının yaşantılarını ve Türklerin yaşamını konu ediniyor.
Hacı Murat’ın halihazırdaki mevcut çevirilerinin çoğu ikinci dilden çeviri olduğu için eserin aslını ve ruhunu yansıtmaktan veya çevirilerin çok eski olması dolayısıyla günümüz Türkçesinden ve anlaşılırlıktan uzak olması, bütün bunlara bağlı olarak eseri okurken vereceği zevkin kaybolması önemli bir husustur.
164 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Tolstoy farkının her cümlesinde hissedildiği tarihi ve belgesel nitelikli bir roman.

Yazar bu kitabında, 1800 lü yılların ortalarında, Kafkasya'da Ruslara karşı mücadele etmiş Hacı Murat isimli Müslüman bir komutanın dramatik hikayesini anlatıyor. Kitaptaki olayların ne kadarının, gerçek tarihle bire bir aynı olduğunu çok iyi bilemiyorum. Ama inandığım bir şey var ki, o da Tolstoy gibi bir yazarın, büyük çapta araştırmalar yapmadan böyle bir kitap yazmayacağıdır.

Kitabın akıcılığı mükemmel. Ben kitabı, tarihin o dönemini, bir de Tolstoy'un kaleminden okuyup değerlendirmek amacıyla, mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak görüyorum.
164 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10·
Hacı Murat/Tolstoy
Evetttt en bi çok sevdiğim yazar ve yeni bir kitabıyla selamlar. Onun hayatı sorgulamasını ve hayata bakışını çok seviyorum. Sevgiye olan inanılmaz bağını her kitabında okumak bana büyük keyif veriyor. Savaşa karşı olan duruşunu bu kitabında da görüyoruz.
Tolstoy bu romanında, Rus - Kafkas savaşlarını incelerken savaşın şiddeti , yaşam sevgisi gibi konuları işliyor.Bu iki olay arasında bağlar kuruyor.Çoğu yerde savaşın gereksizliği ve acımasızlığını anlatmaya çalışıyor. İşte tamda bu satırları okurken, eğer birde sizde onun gibi barıştan yana ve savaşın her türlüsüne öfke duyuyorsanız, yazarı çok seveceksiniz.
Tarih 1840-50 yıllarıdır, hikâyenin geçtiği yer Tiflis, Grozni , şimdiki Gürcü ve Çeçen şehirleridir. Her iki taraftan da kayıplar olmakta yaşamlar son bulmaktadır. Yazar, bu hayatları; yaşamak adına yapılanları kişilerin kendi halet-i ruhiyeleri üzerinde değerlendirmekte ve romana psikolojik bir hava katmaktadır.
Kitapla ilgili bu kadar bilgi yeterli diye düşünüyorum. Heyecanınız kaybolmasın ve zevkli bir okuma yapmanızı istiyorum.
Bu kitabı okurken yazara tekrar tekrar hayran oldum. Neden derseniz, yazarın savaşa olan nefretini bilmeyen yoktur bu yüzden midir bilmem milliyetçi bir tutum içerisine asla girmemiş ve olayları objektif bir açıdan okura yansıtmayı başarmış.
Gözü dönmüş Rus askerlerinin Çeçen halkını ateşe verdiği sahneleri yok saymadan olduğu gibi aktarması, onu daha çok sevmeme neden olmuştur. Tolstoy candır...
Onun kalemiyle acilen tanışmalısınız...
Kitapla ve sevgiyle kalın...
164 syf.
·3 günde·7/10
Kitaba bağlanmakta epey zorlandım. İlk 60, 70 sayfada o kadar çok isim ve olay geçiyor ki konu bütünlüğü sağlayamadım, kitabı yarım bırakmamak için kendimi zorladım. Kişiler ve olay bütünlüğü oturunca kitap daha rahat aktı.

Kafkasya, Çeçenistan, Rusya topraklarında geçen Hacı Murat'ın hazin öyküsü, Şeyh Şamil, müritler ve Rus Komutanları Tolstoy'un kaleminden okumak fena değildi...

Öncelikle okunacak kitaplar arasında görmüyorum ama çok kitap okuyup da okuyacak kitap arayanlara tavsiye edebilirim...
164 syf.
Tolstoy'un 1896'da yazmaya başlayıp 1904'te bitirdiği ancak ölümünden sonra 1912 yılında yayımlanan bir romanıdır. Tolstoy bu kitabında Şeyh Şamil'in (kitabın bazı yerlerinde Şeyh Şamil'den 'İmam' diye de bahsedilmektedir.) gözde komutanlarından Hacı Murat'ı anlatmaktadır. Şeyh Şamil tarafından öldürülmek istendiği için Ruslara katılan Hacı Murat'ın acı sonu anlatılıyor kısa romanda.
•••Kitapları daha sonra hatırlamak üzere inceleme yazdığımdan bundan sonraki kısım ipucu (spoiler, sürprizbozan) içerebilir. Kitapla ilgili daha genel bilgiler edinmek isteyen bundan sonraki yazıyı okuyabilir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tolstoy bu romanına gördüğü ezilmiş bir devedikeni ile başlayıp bu devedikeninin ona anımsattığı Hacı Murat'ın hikayesiyle devam eder.
1851 yılının soğuk bir Kasım akşamında Hacı Murat müridleriyle birlikte bir Çeçen avuluna saklanır. Amacı Şeyh Şamil'den kaçıp Ruslara sığınmaktır (Şeyh Şamil; Çeçen ve Dağıstan'ın bağımsızlığı için yıllarca Avar hanlarıyla ve Rus çarlarıyla savaşmış bir mürşittir. Hacı Murat bu savaşımlar esnasında onun sürekli yanında olarak naibliğe kadar yükselmiştir.). Ona yardımcı olan köylüler aracılığıyla bir gece orada konaklar. Adamları aracılığıyla Ruslara bir mektup gönderir. Kendisine düşman olan köylülerin köyde olduğundan haberdar olmasıyla köyden kaçar. Rus askerleriyle kararlaştırdığı yerde birkaç zorlu mücadeleden sonra buluşur. Ruslar, Hacı Murat'a tam anlamıyla güvenmemektedir. Ancak onu kabul etmemenin de yanlış olacağını düşünmektedirler. Hacı Murat bütün bunların farkındadır. Her an tetiktedir. Rus komutanlar bu tehlikeli savaşçıyı üslerinden dolayı koruma altında bulundurmaktan çekinip sürekli gözetim altında tutmaktadır. Hacı Murat ise Şeyh Şamil konusunda kendilerine yardımcı olabilmesi için önce ailesini Şeyh Şamil'in elinden kurtarması için yardım etmelerini istemektedir. Ancak Rus tarafı onu birkaç sözle oyalamaktadır. Hacı Murat ailesiyle ilgili bilgi alabilmek için Nuha'ya gitmek istediğini söyler. Yanına Kazak askerler verilerek Nuha'ya gönderilir. Şeyh Şamil ise Hacı Murat'ın annesini, iki eşini, büyük oğlu Yusuf'u ve küçük çocuklarını yakalayıp Vedeno'da hapsetmiştir. Hacı Murat en çok büyük oğlu Yusuf'u sevmektedir. Bunu bilen Şeyh Şamil, Yusuf'a mektup yazdırarak babasından dönmesini istemesini söyler. Yoksa kendisine ve annesine kötülük edeceğini söyler. Bunu duyan Yusuf oradan ayrıldıktan sonra kendini öldürmek ister. Ama Şeyh Şamil'in adamları buna izin vermez. Onu tekrar bir çukurun içine atıp hapsederler. Hacı Murat dostları aracılığıyla ailesini kurtarmasına yardım edenlere üç bin ruble vereceğini duyurur. Kendisine yardımcı olmaya gönüllü olanlar Şeyh Şamil'in Hacı Murat'a yardımcı olanları tehdit etmesi sebebiyle bundan vazgeçer. Rusların da kendisini oyaladığını anlayan Hacı Murat, çareyi adamlarıyla kaçmakta bulur. Amacı Vedeno'ya gidip ailesini kurtarmaktır. Bunun için bir gün gezintiye çıkma bahanesiyle adamlarına atlarını ve silahlarını gizlice hazırlatır. Her zaman on Kazak askeri gözetiminde olan Hacı Murat ve müridlerinin peşine bu kez beş Kazak askeri verilmiştir. Hacı Murat ve müridleri bu beş askerden dördünü öldürerek kaçar, ancak içlerinden Mişkin adlı bir askeri ellerinden kaçırırlar. O da geri giderek kale komutanına haber verir. Kısa süre içerisinde onları yakalamak için milis kuvvetlerle birçok kişi toplanmıştır. Hacı Murat ve adamları soldaki bir pirinç tarlasına girerler bataklık olduğu için geç vakitte bir fidanlığa sığınırlar. Onu gören bir ihtiyar, askerlere saklandıkları yeri söyler. Askerler oraya ulaştıklarında karanlık vakti bir şey yapamayacaklarını anlayıp günün ışımasını beklerler. Günün ilk ışıklarında çatışma başlarlar. Dişe diş, zorlu bir mücadelenin ardından Rusların tarafına geçmiş Hacı Murat, eski bir dostu olan Hacı Ağa tarafından öldürülür. Başı kesilerek askerler tarafından herkese tek tek gösterilir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Roman 155 sayfadan oluşuyor. Ancak son 30-40 sayfasında elimden bırakamadığımı söylemeliyim. Bunun öncesinde romanda çok fazla karakter olduğu için okumakta zorlandım. Hatırlamakta zorlanmamak için hepsini bir kağıda not aldım. Kitaba ara verdiğimde isimleri hatırlamam için faydası oldu. Romanla ilgili okuyucuyu en yoran kısmın bu kısım olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında kitapla ilgili Tolstoy'un, Rus kaynaklarından yararlandığı için hataya düştüğü, romanda anlatılanın aksine; Hacı Murat'ın Şeyh Şamil tarafından verilen önemli bir görev nedeniyle Ruslara katıldığını belirten yorumlar okudum. Hacı Murat gibi milletine ve vatanına bağlı birinin Şeyh Şamil'e karşı gelmeyeceğini düşündüm ben de. Tolstoy da sayfa 78'de bunu ima eden cümlelerde bulunuyor. Aslında bunları Rus kaynaklarının yazamadığını, tam anlamıyla bu kaynaklara güvenmediğini de anlayabiliyoruz. Tolstoy'un bu kitabında Rusları ezici, dalkavukluk özelliklerine vurgu yapan eleştiriler; Hacı Murat'ı ise inançlı, zeki, cesur bir savaşçı olduğunu anlatan detaylar olduğunu belirtmeliyim. Hacı Murat'ı süper bir kahraman olarak da anlatmıyor. Tolstoy, Hacı Murat'ın ağzıyla sayfa 73'te kadınlara yönelik cinsiyetçi bir iki söz kaleme almış. Belki o döneme göre doğru (!) gelebilir, ancak garipsediğimi de belirtmeliyim. Bunun dışında kitapta birkaç yazım hatası fark ettim. Dipnotların olması da işimi kolaylaştırdı. Çeviriyi de beğendim. Ancak dediğim gibi karakter çokluğu beni zorlayan tek kısım oldu. Kitaplar ilgili hatırlayabildiğim detaylar bunlar. Değerli okurlara keyifle okumalar dileklerimle...
167 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Çeçenistan, Kafkasya, Rusya arasında geçen sorunlar, Hacı Murat'ın hikayesi, Şeyh Şamil.. Olayları başlarda fazla karıştırdım. Çünkü karakter ve olay sayısı fazlaydı. Açık konuşmak gerekirse fazla etkilendiğim söylenemez... Bana biraz sıkıcı gelmesine rağmen ilerleyrn senelerde tekrar okuyacağıma eminim. Unutmayın kötü kitap yoktur, okuduğunuz yaşa hitap etmeyen kitap vardır. Her kitaptan mutlaka bir şeyler kazanırız, bu yüzden okumanızı tabi ki tavsiye ediyorum :)
Hac Murad ı bir-neçe defe oxumuşam, - çox maraqladır xüsusən yazarın orada türk sölərin işlətməsi çox xoşuma gelir.. Ancaq hadiselerin bu cür inkişaf etmesi fonunda Hacı Muradın belə sonluqla həlak olmasın heç hezm ede bilmirem.....
246 syf.
·58 günde·8/10
Sonunu farklı beklerken aslında duygu olarak içimin burulduğu bir durum oldu. Her şey için umudum varken aslında kitabın hayalden çok gerçek hayatı anlattığını fark ettim..
160 syf.
·5 günde
"Hacı Murat" ,on dokuzuncu yüzyıl Kafkas halkları arasında efsaneleşen Şeyh Şamil'le davalıdır. yurt edinme,hayata tutunma,bağımsızlık,tutsaklık,ihanet ve iktidar sarmalında biçimlenen bir davanın kahramanıdır. zayıflıklarının ve gücünün farkında bir kahraman. Acımasız bir coğrafyanın geniş yürekli insanları arasındaki iktidar mücadelesinde taraf olmak zorunda kalmak gibi. Aslolansa direnmek. her koşulda direnmek ve ayakta kalmak.
164 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yorumlaması en zor kitaplardan birisi olabilir Hacı Murat. Çünkü Tolstoy'un bir kısmını yaşadığı, bir kısmını dinlediği ve geri kalanını da uydurduğu bir hikayeymiş bu. Biraz çocukça geliyor uydurdu deyince ama "hikayenin bilinen kısmına uygun yazdı" anlamında uydurdu diyorum. Konusuna gelirsek: Şeyh Şamil'den kaçan yiğit savaşçı Hacı Murat'ın, ailesini Şamil'in elinden kaçırmak amacıyla Ruslarla işbirliği yapmak istemesi ve sonrasında yaşanan olaylar diyebiliriz. Anlatım, beni zaman zaman Shakespeare ve Yaşar Kemal okuyor olduğum yanılgısına düşürdü ki, bahsi geçen üç yazarı da çok seviyorum. Konusundan ziyade anlatışın güzelliği için okunacak kitaplardan bence. Tavsiyemdir. =)
164 syf.
·3/10
Bölümler arası geçişler oldukça yavaştı.
Kitabı, zayıf kalmış bir roman olarak düşünüyorum.
Tolstoy'un Dünya Klasiklerine girdiği romanı bulsam da okusam ..
“Nasıl da acımasız, yok edici bir varlık şu insan; kendi yaşamını sürdürebilmek için ne çok canlı varlığı, bitkiyi yok ediyor.”
İnsanoğlu ne kadar da bencil bir yaratık, hayatını sürdürmek için toprağın altını üstüne getirmiş, diğer canlılara aldırdığı bile yok.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hacı Murat
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944432351
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fide Yayınları
Rus edebiyatının önde gelen yazarlarından L. N. Tolstoy (1828-1910), fikri yönü kadar edebi gücüyle de kendisini kabul ettirmiştir. Eserlerine yaşadığı dönemin olaylarını ustalıkla aktaran yazar, Kırım Savaşı sırasında orduda görev yapmış, o bölgedeki gözlemleri sonucu Hacı Murat, Baskın, Kazaklar, Sivastopol Öyküleri gibi ölmez eserlerini yazmıştır.
Hacı Murat, Çarlık Rusyası’nın Kafkaslar üzerinde tam bir hakimiyet kurabilmek için verdiği yaklaşık 50 yıllık (1817-1864) mücadele karşısında direnişin efsaneleştirdiği, Şeyh Şamil’den sonraki en ünlü kahramandır. Yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve iktidar sarmalında şekillenen bir davanın kahramanı olan Hacı Murat, daha sonra Şeyh Şamil ile aralarındaki anlaşmazlık nedeni ile istemeyerek Ruslara sığınmıştır. Ancak Hacı Murat’ın adını tarih sayfalarına yazdırmasındaki asıl etken, şüphesiz direnişinden çok Tolstoy’un olgunluk dönemi romanları arasında yer alan dev eseridir.
Tolstoy, Kırım Savaşı izlenimlerinden yola çıkarak, 1896-1904 yılları arasında yazdığı Hacı Murat isimli romanında Şeyh Şamil’in ünlü komutanının askeri dehasını, Ruslarla olan gerçek ve ibret dolu mücadelesini; o dönemdeki Rusların Türklere bakış açılarını, Rusya’nın yönetim biçimini, Rus subaylarının yaşantılarını ve Türklerin yaşamını konu ediniyor.
Hacı Murat’ın halihazırdaki mevcut çevirilerinin çoğu ikinci dilden çeviri olduğu için eserin aslını ve ruhunu yansıtmaktan veya çevirilerin çok eski olması dolayısıyla günümüz Türkçesinden ve anlaşılırlıktan uzak olması, bütün bunlara bağlı olarak eseri okurken vereceği zevkin kaybolması önemli bir husustur.

Kitabı okuyanlar 2.701 okur

  • A.Aslı
  • Didem şimşek
  • Mislina Betül Nâsır

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları