Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kovada bulut!
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 17:07
Havada Bulut, ilk kez 1946 yılında Büyük Doğu Dergisi’nde roman olarak bölüm bölüm yayımlanır. İlginçtir ki Sait Faik, kitabın adını önce “Kovada Bulut” olarak düşünür. Ancak yayınevi sahibi “Havada Bulut” adını önerir. Bir başka söylentiye göre ise kitap, bir yanlışlık sonucu bu adla yayımlanmıştır. Her ne kadar Havada Bulut kulağa hoş gelen, hayal gücünü çağıran bir isim olsa da, benim gönlüm hâlâ Kovada Bulut’tan yanadır. Çünkü havada bulut görmek şaşırtıcı değildir; oysa kovada bir bulut, merak uyandırır. İçinde özlem, tutku, sevinç ve bana göre mutlu bir çığlık barındırır. Aynı anda hem sevinci hem burukluğu yaşatan, tutulmak istenip tutulamayan bir duygudur bu. Tıpkı evine kovayla bulut götürmeye çalışan bir kız çocuğunun hissettikleri gibi… Saf, masum ve umut dolu. Bu hikâye kitabı, 1951 yılında Varlık Yayınları tarafından kitap olarak yayımlanır. Aynı zamanda Sait Faik’in ölmeden önce yayımlanan son öykü kitabıdır. Bu öyküleri yazdığı dönemde yazar ağır siroz hastasıdır. Belki de bu nedenle, insanlarla birlikte olma ihtiyacı, insan sıcaklığına ve sevgiye duyduğu özlem bu kitapta daha yoğun hissedilir. Özellikle Köpekli Adam anlatılarında ve sevdiği kızın mahallesi olan “Yorgiyanın Mahallesi”ni anlatırken bu duyguyu okura derinlemesine geçirir. Havada Bulut’un önemli özelliklerinden biri de romanvari yapısıdır. Okur isterse öyküleri tek tek okuyabilir, isterse bir bütün hâlinde… Ancak bir bütün olarak okunduğunda kitap gerçek anlamda tadını bulur. Çünkü öyküler birbirini tamamlar; parçalar birleştiğinde esas anlam ortaya çıkar. Bu yazım tekniği yazarı sınırlamaz, aksine ona daha geniş bir anlatım alanı açar. Roman disiplininin katı kuralları da, klasik öykü kalıpları da burada yoktur. Bu özgürlük, Sait Faik’in ruh hâline son derece yakışır. Bu kitapta Hikâye +
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 155. kitabı
Sait Faik Abasıyanık, Türk öykücülüğünün en özgün ve etkileyici isimlerinden biridir. Öyküleri, genellikle sıradan insanların günlük yaşamlarına odaklanır ve karakterlerini büyük olayların gölgesine değil, küçük ama anlam yüklü anların içine yerleştirir. Onun öykücü yönünü belirgin kılan en önemli özelliklerden biri, insanlara karşı duyduğu derin sevgi ve merhamettir. Bu yaklaşım, anlatılarının sıcak, içten ve samimi bir dille örülmesini sağlar. Sait Faik’in dili yalın ama derindir; sözcükleri özenle seçer, abartıdan uzak durur ve okurda güçlü bir duygu dünyası kurmayı başarır. Benim öykü denilince ilk aklıma gelen isimlerin başında gelir. Öyküleri okurken insanı ve doğayı gözlemleme konusundaki ustalığını bir kez daha ortaya koyduğunu göreceksiniz. Kitaptaki hikâyelerde sıradan hayatların içindeki incelikler ön planda. Yazar, karakterlerini büyük çatışmaların içine yerleştirmek yerine, onların gündelik yaşamlarındaki küçük ayrıntıları büyüterek insan ruhunun derinliklerine inmeyi başarıyor. Öykülerdeki mekânlar yalnızca arka plan değil, anlatılan her şeyin duygusunu belirleyen canlı birer unsur hâline geliyor zihnimde. Öykülerde hem çocukluk anılarının izlerini hem de yazarın topluma ve insan ilişkilerine yönelik duyarlı bakışını hissetmek mümkün. Sait Faik, her öyküde insanın yalnızlığını, umutlarını, küçük mutluluklarını ya da hayal kırıklıklarını anlatırken tüm hissi size geçecek eminim. Bu nedenle Havada Bulut, yalnızca bir öykü kitabı değil, insanı anlamaya yönelik güçlü bir edebî tanıklıktır. Yazarın dünyaya bakan sesi, kitaptaki her hikâyede kendini hissettiriyor.
Edebiyat
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2025 595. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 21:26
"HAVADA BULUT" "-Yani nasıl bir dünya arzuluyorsunuz? "Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya... İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya... Sokaklarda sefillerin bulunmadığı bir dünya... Kafanın, kolun çalışabildiği zaman insanın muhakkak doyabildiği, eğlenebildiği bir dünya..." Sait Faik Abasıyanık’ın Havada Bulut kitabı, edebiyatımızda türlerin sınırlarını zorlayan, hatta çoğu zaman tamamen aşan bir yapı taşır. Dışarıdan bakıldığında on beş öyküden oluşmuş gibi görünür; fakat bu öyküler arasındaki örtük bağlar, tekrar eden temalar, ortak karakterler ve akışkan anlatı sayesinde kitap neredeyse bir roman bütünlüğü sunar. Hatta bazı eleştirmenler tarafından erken dönem bir “postmodern anlatı” örneği olarak da değerlendirilmesi boşuna değildir. Edebiyatı kelimelerden halı dokumaya benzetiriz ya, gerçekten de öyle. Kimi yazar karmaşık desenlerle, bilinç akışı gibi zor tekniklerle hayran bırakır bizi. Kimi cümleleri ters yüz eder, şaşırtır. Kimiyse halının bütünündeki mükemmel tasarımla kazanır gönlümüzü. Yazar, birbirine incecik bağlarla tutunan on beş hikâyeden oluşan bir dünyaya davet ediyor bizi. Kimi zaman sokağın köşesinden geçen bir balıkçı, kimi zaman kahvede oturan bir delikanlı, kimi zaman da bir çocuk düşer bu hikâyelerin içine. Her biri bağımsız gibi görünse de, aslında içten içe birbirine dokunan, aynı havayı soluyan, aynı hayatın içinden geçen öykülerdir bunlar. Zaten bu yüzden bir zamanlar roman olarak bile değerlendirilmiş; okur dilerse öykü tadında, dilerse roman bütünlüğünde okuyabilir. Ama Sait Faik’in böyle bir derdi olduğunu sanmıyorum doğrusu. Onun derdi her zamanki gibi insan. Sait Faik bu kitapta yine insana odaklanıyor. İyi bir gözlemci oluşunu, insan ruhunun derinliklerine inen tahlilleriyle
Edebiyat
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
Puan vermedi
Bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık’ın Havada Bulut kitabından söz etmek istiyorum. Kitap The Kitap Yayınları etiketiyle yeniden okurla buluştu. Havada Bulut ilk kez 1951’de yayımlanmış.Kitapta toplam 15 öykü yer alıyor. Her öyküde bambaşka bir hava var.Kitaba adını veren Havada Bulut en sıradan günlerin bile insanın içini yoklayan sessiz duygularla dolu olduğunu hatırlatıyor. Diğer öykülerde ise insan ilişkileri, mahalle hayatı, yalnızlık, küçük sevinçler ve kendine has bir İstanbul kokusu hissediliyor. Sait Faik’in duru anlatımı gündelik hayatın içindeki o görünmez ayrıntıları bir anda görünür kılıyor.... Bir çayın buğusunda bir sokak sesinde ya da bir vapur dumanında Sait Faik’e rastlamak isteyenlere…
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 20:07
Kitap birbiriyle bağlantılı hikâyelerden oluştuğu için bir roman bütünlüğü oluşturuyor. Sokaktaki arabacıdan, hayat kadınlarına kadar günlük hayatta karşılaşabileceğimiz insanlardan oluşan kahramanlarımızı yazarımız yargılamadan olduğu gibi anlatıyor.
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
7/10
·124 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 16:08
Sait Faik bu kitabında da toplumu gözlemlemiş birbirleriyle olan bağlarını bir gözlemci edasıyla bizlere aktarmıştır.birbirinin devamı niteliği olan bölümlerden oluşan kitap. Keyifle okunabilir
Alıntı
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 104. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 12:43
#okudumbitti YAZAR: SAİT FAİK ABASIYANIK YAYIN: THE KİTAP YAYINLARI Herkese merhabalar bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık’ın havada bulut kitabıyla geldim. Sevgili Sait Faik’in Havada Bulut kitabı, aynı duygunun etrafında buluşan 15 güçlü hikâyeden oluşuyor. Her hikâyede küçük bir ayrıntı, küçük bir insan ve hayatın içinden bir an var; fakat bu anlar öyle sıcak ve doğal anlatılıyor ki okurda derin bir iz bırakıyor. Kitabı bitirdiğinde sanki İstanbul sokaklarında dolaşmış, vapur seslerini duymuş, bir balıkçının yorgunluğunu hissetmiş gibi oluyorsun. Hikâyelerde yer alan karakterler hayatın içinden: geçim sıkıntısıyla mücadele eden balıkçılar, yalnızlığını saklayan adamlar, içten içe kırgın kadınlar… Kimse kusursuz değil ama hepsi gerçek ve samimi. Sait Faik, hüzünle umudu aynı yerde buluşturup insanın kırılgan yanına dokunmayı başarıyor. İstanbul da öykülerde yaşayan bir karakter gibi. Kıyıları, yağmuru, dar sokakları ve özellikle deniz anlatımları, insanların iç dünyasıyla kusursuz bir uyum içinde. Kitaptaki karakterlerin çoğu yalnız ama bu yalnızlık karanlık bir boşluk değil; aksine insanı düşündüren, kendi içine baktıran bir sessizlik. Bu yüzden hikâyelerde kendinden bir parça bulmak çok kolay. #ALINTILAR Kara kara kazanlar Kara yazı yazanlar Cennet yüzü görmesin Aramızı bozanlar. İnsanın damarında şeytan gezdirmeye başladı mı, başlıyorlar namustan bahsetmeye. Artık o şeytan gezinen mahluk, namus dinler mi? Şeytan da paradır beyin para! "Çok gülen çok ağlar."
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 20:30
Merhabalar değerli kitapseverler, Bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık kaleminden çıkan Havada Bulut adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitabın içerisinde on beş öykü yer almaktadır. Bu öykülerde bir karakterin çiftlik kurma hayalini, bir başka karakterin sevgilisine yazdığı iki ayrı mektubu, bir ağaçla yapılan sohbeti ve daha birçok farklı hikâyeyi okuyoruz. Yazar, öykülerini genellikle İstanbul’da ele alırken; umut, hüzün ve aşk gibi temaları işlemiştir. Tüm öyküler birbirinden güzel ve ilgi çekiciydi. Benim gibi öykü severlere keyifli okumalar dilerim.
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
Puan vermedi
Sait Faik’in Havada Bulut kitabı birbirinden bağımsız gibi görünen ama aslında aynı duyguda buluşan 15 hikâyeden oluşuyor. Kitabı okurken hep aynı hissi yaşadım: Sait Faik, insanların görünmeyen yüzlerine dokunuyor. Her hikâyede küçük bir an, küçük bir insan, küçük bir ayrıntı var ama hepsi insanın içine işleyen bir sıcaklık taşıyor. Bu yüzden kitabı bitirince sanki İstanbul sokaklarında dolaşmışım, vapurun dumanını yüzümde hissetmişim, bir balıkçının yorgunluğunu omuzlarımda taşımışım gibi oluyor. Hikâyelerde genelde sıradan insanların yaşamları var: geçim derdindeki balıkçılar, hayata tutunmaya çalışan gençler, yalnızlığını içine gömmüş adamlar, kırgınlıklarıyla sessizce yaşayan kadınlar… Ama Sait Faik bunları öyle yumuşak bir dille anlatıyor ki, o hayatların içindeki kırılgan güzelliği görüyorsun. Kimse parlak değil, kimse kahraman değil; herkes gerçek, herkes içten. Kitaptaki hikâyelerde hem bir hüzün var hem de garip bir umut. Yani insanın içini burkan bir şey oluyor ama hemen ardından küçük bir ışık beliriyor. Bazen bir çocuğun bakışıyla, bazen bir martının uçuşuyla, bazen bir kahvehane sessizliğinde… O küçük ayrıntılar hikâyeyi ayakta tutuyor. Sait Faik’in tüm eserlerinde olduğu gibi burada da “insan sevgisi” çok baskın. O kimseyi küçümsemiyor, kimseyi yargılamıyor; sadece görüyor ve bize gösteriyor. Birçok hikâyede İstanbul’un kendisi adeta bir karakter gibi: kıyıları, vapurları, yağmuru, rüzgârı, dar sokakları… Şehir o kadar canlı ki bazı sahnelerde sanki sesleri gerçekten duydum. Özellikle deniz anlatımları insanın içine işliyor—bir dalganın sesiyle bir insanın içindeki fırtına arasında bağ kuruyor gibi. Zaten Sait Faik’in en büyük gücü bu: doğayı, insanı ve şehri tek bir duyguda buluşturması. Kitaptaki karakterlerin çoğu yalnız; ama bu yalnızlık.
Edebiyat & Roman
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma
Puan vermedi
Merhaba gönül heybemin güzel dostları Bugün sizlere Sait Faik Abasıyanık'ın Havada Bulut kitabı ile geldim Buram buram deniz kokusu,melankoliye karışan umut. Sait Faik kitaplarının ruhu... "Dünyayı sevgi kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak herşey"... İnsanı ,doğayı ve hayatın küçük anlarını anlatan hikayelerle farklı duygulara yolculuk yapacağımız bir kitap keyifli okumalar dilerim
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · The Kitap · 20254,281 okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.