Bir Sürgünün Anıları

Aziz Nesin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

KIL OLDUM ABİ...
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2020 148. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 19:52
Lise yıllarım, abimin beni yönlendirdiği kitapları okumakla geçti. Aziz Nesin de onlardan biridir. (Diğeri de yine çok değerli bir yazar. Onu başka bir incelemede anlatmak isterim.) Aziz Nesin'in kitaplarını kahkahalarla okurdum. Ama nereden bilirdim ki lisede beni güldüren adam, üniversitede ağlatacak. Evet ben Aziz Nesin diyince hep güldüm, ta ki 1993 yılına kadar. Üniversite yıllarım ise unutamadığım ve yaşadığım sürece de unutamayacağım çok acı iki olayla geçti. UĞUR MUMCU SUİKASTİ İlki, sadece yazdığı doğrular birilerini rahatsız ettiği için hala faili bulunmamış (Aslında belli de biz de yedik diyelim) olan Uğur Mumcu suikastidir. Uğur Mumcu'yu tanımayan genç arkadaşlara kısa bir şekilde tanıtmak isterim. Uğur Mumcu gazeteci, araştırmacı ve yazardır. 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir. Suikasti yapanlara kıl olmaktan başka bir şey gelmedi elimden. MADIMAK KATLİAMI İkincisi ise ülkemizin yüz karası olan Madımak Katliamı. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin, bazı örümcek kafalı kimselerin kışkırtmaları sonucu yakılması. Aziz Nesin, bu katliamdan sağ kurtulan kişilerden biridir. Her ne kadar öldürmek için uğraşmışlarsa da başarılı olamamışlardır. Aziz Nesin'in ateistliği bahane edilerek birçok cana kıyılmıştır. Acı olan ise yapılanlar yanlarına kar kaldı, tıpkı Uğur Mumcu suikasti gibi. Aziz Nesin bu acı olaydan 2 yıl sonra geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Madımak katliamını yapanlara kıl olmaktan başka bir şey gelmedi elimden. BİR SÜRGÜNÜN ANILARI Aziz Nesin'in Bursa’da geçirdiği aylar insanın içini acıtıyor. Hani deriz ya YOK ARTIK, öyle bir durum işte Aziz Nesin'in sürgün günleri. İnsan yaşadıklarını nasıl bu
Edebiyat
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
Bir Ateistin Zırvalamaları(!)
10/10
·223 syf.·
Beğendi
·
2021 251. kitabı
''Bir Sürgünün Anıları'' her ne kadar ''anı'' türünde bir edebi metin olsa da döneminin Türkiye'sini, siyasi yapısını, düşünce özgürsüzlüğünü ( böyle bir kelime yok diye uyarı alıyorum bilgisayardan, napayım siyasetçiler tarafından yapılmış ve başarılı olmuş, literatüre geçebilir ''özgürsüzlük'') anlamak için bence ansiklopedik bir değer taşıyor. Aynı zamanda Aziz Nesin'i anlamak için de en iyi otobiyografik eserlerden biri. Ama tabi ki birinci elden yazılan bu kitaplardan ziyade halk arasında dolanan görüş neyse ona bürünüyor birçok insan. ''Komünist!'' "Ateist" "İslamiyetle ilgili görüşleri şöyle şöyle" Ya arkadaşım, sen kim oluyorsun? Harbiden ne sanıyorsun kendini merak ediyorum. Bu sana mı kaldı? Sanane. Seni ilgilendiren bu mu? Niye çocuklara olan sevgisi konuşulmuyor? Niye mizahı yönden başarısı konuşulmaz? Neden şu an da Türkiye'nin en büyük matematikçilerinden biri olan Ali Nesin'in babası olduğu konuşulmaz? Gerçi kaçımız biliyoruz ki değil mi... 100'ün üzerinde birbirinden kıymetli esere sahip olan bir edebi deha. İki kelimeyle kimisi her şeyi ispatlayabileceğini sanıyor. Yazık gerçekten üzülüyorum. Bir yazarın size olan yakınlığını ölçmek istiyorsanız önce eserlerine bakın derim. Aziz Nesin çok sivri dilli bir insan. Kimi zaman bu sivri dili yumuşatmak için mizah yapıyor kimi zaman da sadece mizahtan anlayacak kadar kafası olanların anlayabilmesi için bu edebi türe kaymıştır. Ama onu bu hale getiren en büyük sebep acıları (bana göre). İnsan o kadar acının altında kaldıktan sonra bir yerden sonra kaldıramıyor, hissizleştirmeye çalışıyor, gülüp geçiyor, güldürüp geçmeye çalışıyor en sonunda. Ki Nesin'in yüzünde her ne kadar samimi bir insan ifadesi olsa da gözlerinin içi sivri biber turşusu gibi. Sürgünde yaşadığı anılar Nesin'e olan sevgimi ve saygımı
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 52. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2018 01:22
“Sevgili Okurlarım Bu dizide topladığım yazılar hikaye değildir. Hikayede de az çok yazarın kendisi, kişiliği bulunur elbet. Ama bu kitapta okuyacaklarınız gerçek yaşamımdan bir bölüm olan benim sürgün anılarımdır. Size o günlerin acı, çok acı olduğunu söylemeyeceğim. En acı günler bile üzerinden yıllar geçtikten sonra, dalında dura dura ballanan meyveler gibi tatlılaşıyor. Şimdi sürgünde geçen o acı günlerimi andıkça gülüyorum. Anlatınca da dinleyenler gülüyor. Bunları siz de gülesiniz diye yazdım.” -- Sevgili Aziz Nesin'in yazıp da dağıtılmayan (arka yüzünü dahi henüz bastırmadığı) bir broşür yüzünden, sürgün cezası ile Bursa ya gönderildiği dönemdeki anılarını anlattığı bu kitap, zaman zaman güldürdüğü halde, kendisinin de dediği gibi o dönemin düzenine bol bol sövmeme neden oldu dersem, yalan söylemiş olmam galiba. "Kitabın ilk baskısında (yukarıya kopyaladığım yazıda), geriye dönüp baktığımda gülüyorum, anlatınca dinleyenler de gülüyor ve ben bunları sizler gülün diye yazdım" dediği halde, 37 yıl sonra 13. baskıda aynı düşüncede olmadığını belirterek, "o acı günleri çekmeme neden olanlara çok kızıyorum ve sizlerinde kızmasını diliyorum" demiş. Her ne kadar ayrıntısına girmese de eşinden ayrılmasına ve o dönemler çok acılar çekmesine neden olmuş bu sürgün. Sonradan kaldırılan bir madde yüzünden 10 ay hapis ve 4 ay sürgün çekmiş, kendi tabiri ile 2 çocuğu ve o zamanki eşi daha çok çekmiş bu acıları. Bir aile yıkılmış ve çok acılar çekilmiş. Bunlara rağmen bu kitabı okurken, anılarını anlatışına, o mizaha bazen kahkaha bile attığım oldu. Zaten aslında istediği de buydu, bizler gülelim diye yazıyordu. Kitapta sürgün döneminde başından geçenleri ve bazı mektupları yayınlamış. Sırf sürgün olduğu için görünce kaçanlar mı dersin, yol değiştirenler mi dersin, benimle
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
10/10
·223 syf.··
2019 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2019 13:51
Aziz Nesin , küçük yaşlardan beri okumaktan en keyif aldığım yazarlardan biri. Onun mizahı, tabii ki bizi küçük yaşlarda sadece güldürurdu. Düşündürmeye ve sorgulamaya biraz daha büyüyünce başladik. Bugün geldiğimiz noktada tespitleri aynen geçerliliğini koruyor. Çünkü öyle bir toplumuz ki, elli yılda bir kendimizi tekrar ediyoruz. Bu kitap onun öykülerinden oluşan bir kitap değil. Yaşamının dört aylık bir süresinin özeti. Askeri mahkemeden aldığı 4 aylık sürgün cezasının ( 10 ay da tutukluluk var ) kah trajik, kâh komik anılarından oluşan bir anı kitabı. Peki bu sürece nasıl gelindi. Yine karanlık günlerden geçtiğimiz yılların birinde emperyalizme teslim olduğumuz gunlerde, Sabahattin Ali ile birlikte çıkarmış oldukları bir dergi vardır. Marko paşadir ismi. İşte o dergideki yazılarından dolayı dikkatleri üstüne çeker Aziz Nesin . Dergi hükümete muhalif bir dergidir ve halkı uyarma görevini layıkıyla yapar. Yazılanlar, cizilenler hükümetin hoşuna gitmez ve yazara dava açılır. Hızlandırılmış bir kararla 10 ay tutuklu kalır, 4 ay da Bursa'ya sürgün edilir. İşte bu bu kitap, Bursa'daki sürgünde geçen trajikomik anıları anlatır. *** Buradan sonrası kitapla ilgili bilgiler verir. İstanbul'dan uzaklaştırılan yazar, Bursa'ya iki candarma nezaretinde getirilir. Karakola her gün iki kez imza vermesi gerekmektedir. Ne kalacak yeri ne de parası vardır. İki gün aç gezdiği olur, çay içtiği zaman ondan mutlusu yoktur. Geride bıraktığı eşi ve çocuklarinin nasıl gecinecekleri başka bir derttir. Arkadaşı bildiği insanların ona selam vermekten bile korktukları dört ay geçirir Bursa'da. Bu anıları okurken bir yandan çok üzülüyorsunuz, hatta küfür kıyamet gidiyorsunuz, bir yandan da öyle mizahi bir dille anlatıyor ki gulumsemekten alamıyorsunuz kendinizi. Velhasıl çok çektirdiler Aziz Nesin 'e. Ama aynı
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2019 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2019 10:00
Herkese merhaba. Bir süredir şehir dışında olduğum için kitap okuma fırsatım çok az olduğu halde elimden gelebilecek tüm imkanları seferber ederek kitap okumaya çalıştım. Bir günde okuyacağım kitabı sanırım üç günde okumuş oldum. Şubat ayında bunu telafi etmem dileğiyle:) Aziz Nesin’in internetten bulamadığım “Zübük” kitabını sahafçılarda ararken denk geldiğim ve hemen satın aldığım “Bir Sürgünün Anıları” kitabını aşırı bir yoğunluk içerisindeyken okumaya başladım. Bu kitap; Aziz Nesin hakkında çok şey bilmeme ve çok değerli görmeme rağmen okuduğum ilk Aziz Nesin kitabı oldu. Yoğunluk içerinde okumama rağmen çok akıcı, çok zevkli bir kitaptı. Zevkli diyorum çünkü yazar Bursa’da, sürgündeyken yaşadığı o günleri mizahi bir şekilde kaleme almıştır. Okurken; acıma duygusu yerine, “Ne müthiş adamsın sen, acılarını, hayal kırıklıklarını bile bizlere, bizi güldürecek bir şekilde aktarabiliyorsun.” diyebiliyor insan. Aziz Nesin “Nereye Gidiyoruz” adlı broşürden ötürü 10 ay hapis ve 4 ay Bursa’da sürgüne mahkum edilmiştir. Bursa’da sürgündeyken hayatında bir çok şey değişmiştir. Açlık ile, parasızlık ile, değişik değişik insanlar ile mücadele ederken, bir yandan da arkadasında bıraktığı ailesine nasıl yardım edebileceğinin çarelerini aramaktadır. Bunları da o dönemde Haluk Yetiş’e yazdığı mektuplardan anlayabiliyoruz. Sırt çeviren insanlara, parasız kaldığı günlere, aç aç uyuduğu gecelere rağmen dimdik duran, duruşundan ödün vermeyen Aziz Nesin sen çok güzel bir insansın. Varlığınla erken yaşlarda tanışmama rağmen, kaleminle geç tanıştığım için kendime çok kızıyorum. Yine de diyorum henüz geç değil. Okumaya devam. Herkese iyi okumalar diliyorum. Ufak bir not: Zübük kitabını bulamadım, hediye etmek isteyen olursa seve seve kabul ederim:)
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Çektiği acılar ve sürgünüyle bile insanları güldürmeye çalışan “Aziz” adam. Kitabın önsözünde geçen bir kısımla başlamak isterim incelemeye; “Üzerinde yaşayanların hepsinin güldükleri, gülüştükleri bir dünyaya içimde sonsuz bir özlem var. Yaşamımı kendi gücümce böyle bir işe harcamaktan sevinç duyuyorum.” İşte böyle bir düşünceyle hayatını bağdaştırmış bu güzel gönüllü insan. Çektiği acılara rağmen bir şeylerden ve umudundan vazgeçmemiş. Uğruna inandığı şeyler için savaş vermiş. O zaman biraz kendinden bahsetmemek olmaz. Asıl adı Mehmet Nusret’tir. İstanbul’da doğmuş. Eğitiminden sonra bir süre askeriyede görev yapmış. Bir çok dergide ve mecmuada yazılarıyla yer almış, çoğu kez yazdıklarından dolayı cezalar almış ve tutuklanmış. Kimsesiz çocukları okutmak amacıyla Nesin Vakfı’nı kurmuş ve kitaplarının tüm gelirlerini buraya bağlamıştır. Ayrıca Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında şeriatçılar tarafından çıkarılan bir yangından sağ kurtuluyor Nesin. Ama 37 can kaybı ile sonlanıyor bu katliam. Bildiğiniz gibi Sivas Katliamı ya da Madımak Olayı. Çeşme’de kalp krizi geçirerek vefat etmiş. Öldükten sonra bile insanlara faydası dokunsun diye kadavrasını tıp fakültesi öğrencilerinin araştırmalarında kullanmasını vasiyet etmiş. Peki neden sürgüne gönderilmiş dersiniz? İşte bu anı olarak ele aldığı eserinde sürgün günlerini anlatıyor. Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa adlı dergiyi çıkarmaktadırlar. Tek parti (CHP) iktidarı dönemidir ve hükümet düşüncelerinden, yazdıklarından dolayı dergiyi ve Aziz Nesin’i susturmak istemektedir. Yayının bir çok yazısı Nesin’e ait ama kendi adıyla paylaşmıyorlar. Polis ve iktidar çok sonradan öğreniyor ona ait olduğunu. O dönemlerde Truman doktrini kapsamında ülkemize yapılan Amerikan yardımı(!) tamamen başka emeller
Siyaset
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2018 20:22
Aziz Nesin etkinliğini düzenleyen Ultra İşsiz abim https://1000kitap.com/Nordavind ‘ya ve NigRa Hanım’a saygı, sevgi ve teşekkürlerimi iletiyor, bu incelemeyi asla vazgeçmeyen ve düşmeyen Aziz Nesin ‘e ithaf ediyorum.. İzahı olmayan şeylerin mizahi olur(muş)...! Aziz Nesin tam olarak bunu yapmıştır.... Çektiği cefa, yaşadığı onca şey...! Kitabı okuyan gözler, satır başına geri geliyor... Nasıl mümkün olabilir diyorsun.. Ama oldu işte diyor Aziz Baba..! Oku da anla diyor.... Toplanın o halde İzahı olmayan işin, Mizahına vuralım incelemede...! Döneme gidelim ne var ne yok o dönemde? Emperyalizmi bu topraklardan söküp atan Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti, o ebedi hayata göçtükten sonra hızlı bir şekilde şekil değiştirmeye başladı.. "Milli" kavramı yok olmaya başlıyor ve dış ülkelerden yardım almak için çeşitli nedenler ortaya atılıyordu. 1945 ‘te Hitler Almanya’sı düştü ve Sovyetlerin komünist rejimi hız kazanmaya başlamıştı. Türkiye dik durmayı başarmak yerine, bir tarafa kaymak durumunda hissetti kendisini. Bunu zamanında kendisinden hiç bir şey vermeden başaran Ülke, şuan acz içindeydi.. Hâlbuki tüm imkânsızlıklara rağmen milli mücadeleyi vermiş bir ülkenin devlet erkanları pasif bir duruma düşüyor, acemice kararlar almaya başlıyordu... 1953’ten sonra ise, izahı kalmayacak işler yapmaya başlayacaktı Celal Bayar’ın temel attığı, Adnan Menderes’in yükseldiği Demokrat Parti.. Aynı zamanda ülkeye dinamiti yerleştirip, Amerika’nın uşağı olma yolunda çok büyük adımlar atacaklardı.. Sonu malum bir son oldu ya neyse.. Ve bunu önceden görmüştü Aziz Nesin…. 1946’larda gördü.. Olacağı bu dedi… Dinlemediler, ama oldu… Aziz Nesin görmüştü görmesine de, görmese miydi? Herkes gibi o da mı görmezden gelmeliydi? O da mı
Siyaset
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
Türkiye'nin Gogol'u, Mizahın BABA'sı Aziz Nesin
10/10
·223 syf.·
Beğendi
·
2019 12. kitabı
"Bizim kalemimizin yönünü, hayatımız çizmiştir ; ondan böyle acı, keskin, buruk, gözyaşlı ; hatta gülmecemiz bile..." Aziz Nesin'in Anıları(S.239) Sürgünün anıları, birkaç aydır kah Ulucami yakınından geçerken(bkz.Hafız Aziz anısı) göz kırpıyor, kah gecenin bir saatinde dar sokaklarda sessizce yürürken " Hülasa bu koskoca Bursa şehrinde Aziz yapayalnızdır." sözü zihnimde şimşekler yıldırımlar olup çakıyor, kah Aziz Nesin'in o battaniyeyi satamadan geri döndüğü gündeki buz gibi soğuk, ta o zamandan şu havaların ısındığı Nisan günlerine gelerek ciğerlerime işleyip bana yine yazmayı hatırlatıyor. Öyleyse vakit gelmiştir. Bu incelemeyi Aziz Babayı en az benim kadar seven yüce işsiz https://1000kitap.com/Nordavind'ya ithaf ediyorum. Rakın ve 'perensipli' leblebin, mezen bol olsun mirim. Mizahın en çok beslendiği meseleler çarpıklıklar, trajediler, ciddiye alınmamışlıklardır. Şimdilerde televizyonda izlediğimiz salt güldürü içeren absürd hareketlerin hiçbirinin 'mizah' ile yakından uzaktan alakasının olmaması da bu derin kaynaklardan beslenmiyor oluşundandır.(Çghb istisna tutulabilir). Mizah büyük kitlelere ulaşmanın en iyi yollarından biridir, ama bu kitleye ulaşıldığında onlara olan gönül borcu vardır her zaman, yalnız büyük yazarlar/komedyenlerin derinden hissettiği. Yıllardır uyuyanları davulla zurnayla uyandırır mizah, siyasi kokuşmuşlukların, yalanın, iki yüzlülüğün yakasını asırlardır bırakmaz. Ve şüpheniz olmasın bu ülkede mizah hakettiği yeri kesinlikle Aziz Nesin ile bulmuştur. Sabahattin Ali ile çıkardığı Markopaşa başta olmak üzere onca mecmua neden kapatılmıştır? Kitleler tatlı tatlı uyutulmalı ki yönetmek pek kolay olsun. Uyandıranlara da gözdağı vermeli ki mizahın dili fazla uzamasın. 'Gerçek' mizahın bizi olduğu kadar koyun güdücüleri de rahatsız eden,
Edebiyat
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2020 200. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 14:35
Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup _ zaten boyu kısaydı diyebilirler:))) diyen küçük Dev Adam Aziz Nesin. Aziz Nesin sadece bir yazar değil, çağın haksızliklarına karşı direnen bir aydındır . Sayısız kez yargılanmış, tutuklanmış,sürgün edilmiş ancak söylemek istediklerini söylemekten vazgeçmemiştir. Bir Sürgünün Anıları'da Bursa'da geçirdiği dört ayda yaşadığı anıları anlattığı kitap. Çay mı simit mi? Çay ısıtır, simit doyurur derken açlığı ve soğuğu duyduğunuz... Komşu çocuğuna sarılarak kendi çocuklarına duyduğu özlemi gidermeye çalışan babanın özlemini hissedeceğiniz... Bir zaman okul arkadaşı olan insanların sürgün olunca onu görmezden geldiklerinde sinirden deli olacağınız bir anılar demeti... Aynı kitapta hem gülmekten hemde acıdan göz yaşı döke bilir misiniz? Bu kitabı okurken evet bu mümkün işte... Bir kızımız olsun, Adı da Gülsün.. Bu gözyaşları .. Yaşam boyu gülsün diye çocuklarımız . Demiş ve ölümünden sonra bile çocukları güldürmeye devam ediyor...Tesekkürler Aziz Nesin. Son bir teşekkür de kitaba büyük merak uyandıran Tuco Herrera'ya .
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2020 91. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2020 11:12
Aziz Nesin'i nasıl anlatsam, nereye koysam hiç bilmiyorum. Ama sevdiğim yazarlardan ilk üçtedir her zaman. Kendimi muhalif olarak gördüğüm için olabilir belki de. Ne de olsa muhalif olunmuyor doğuluyor :))) Mizah çok zor bir iştir bana göre, ince bir zekâ gerektirir. Mizah ile hakaret arasındaki o ince çizgiye dikkat etmek lazım. Ve bunu en iyi yapandır Aziz Nesin. Siyasiler bunu her ne kadar hakaret olarak görseler de mizahın dibidir Aziz Nesin'nin yaptığı. Zaten biz millet olarak asla eleştiriyi kabul etmeyiz. En büyük ozelligimizden ikincisidir. Birincisi ise her konuda bilgimizin olması. Kitaba gelirsek, yazdığı bir yazı yüzünden 10 ay hapislikten sonra 4 aylık Bursa sürgünündeki anılardan oluşur. Kitabın başından sonuna kadar tebessüm ederek okudum. Yaşadığı maddi manevi sıkıntıları nasıl trajikomik anlattığına bizim gibi kendisi de şaşırıyor aslında. Çok büyük acılar çekiyor ama en kötüsü ailesinden uzakta olması ve onlara yardım edememesi geliyor. Bunların üstüne bir de yakın arkadaşlarının onu görmezden gelmesi,onu görünce yolunu değiştirmesi ama yine de onlara hak vermesi çok büyük bir erdem. Her şeye rağmen iyi ki bu dünyaya geldin ve geçtin.
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma

Yazar Hakkında

Aziz NesinYazar · 190 kitap
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.