İtiraflarım

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2022 17:31
Beyin yakıcı düşünceleriyle sürekli kendini ve hayatı sorgulayan Tolstoy, ejderha siyah beyaz fare ve bal kavramlarıyla bu kitaba başlar. Ejderhayı ölüm kavramıyla,siyah beyaz fareleri gece gündüz kavramıyla ve balı ise avuntular kavramına benzetiyordu. Düşüncelerinde "ejderhanın beni parçalamaya hazır olduğunu bildiğim halde, hayatın dallarına tutunuyorum ve bu azaba niye düştüğümü bir türlü aklım almıyor ve şimdiye kadar bana teselli vermiş olan balı emmeyi deniyorum. Ama bal bana tat vermez oldu artık; beyaz ve siyah fareler gece gündüz tutunduğum dalı kemirmekteler..."der.. Tolstoy oyle derin düşünür ki kitabın yarısına kadar hep yaşamın gereksiz olduğunu düşünür. Sayfa 60,61,62,63 ve 64'de insanoğlunun hayatta bulunduğu yolları kendince isimlendirir ki ; kendisini de dördüncü yola "zayıfların yolu" safına katar. Sayfalarda ilerledikçe Tolstoy'un muhakemeleri artar ve kendisini var eden gücün olduğunu kabul edince,yaşamaya da devam edebileceğini hissetmeye başlar. Akabinde sorularında boğulduğunu hisseden Tostoy Sayfa 96 'da en güzel itirafını ve duasını şu sözlerle dile getirir ; " Tanrım bana merhamet et,beni koru! Tanrım bana bilmediğimi öğret! Ne var ki, hiç kimse bana merhamet etmedi. Hayatımın bir durma noktasına geldiğini hissediyorum" der ve alıntılarda da bahsettiğim gibi bence bu en büyük ve en güzel itirafıdır. İntihara bile zaman zaman düşüncelerinde yer veren Tolstoy, kendisini yaratan güç kavramını ikrar ettiği an bu olumsuz düşüncelerini terkeder ve artık şu sözleri dile getirmekle devam eder; " Hiçbir şey anlamadığım zamanlar kendime Bu benim hatam,ben günahkarım, diyordum " der... Tolstoy yer yer hala düşüncelerle yaşamı sorgulamaya devam etse de ışığı inançta bulur. Benim için hayatıma muhteşem eserlerinden biri olarak imzasını atan bu
İtiraflarımLev Tolstoy · Araf Yayıncılık · 201429,3bin okunma
8/10
·128 syf.·
2022 38. kitabı
Lev Tolstoy - İtiraflarım Yayınevi: Araf Yayınları Basım yılı: 2014 (2.baskı), ilk baskı 1880 Sayfa sayısı: 127 Kitabı okumaya başlarken bir beklentim yoktu, açıkçası almamın sebebi kitabın isminin popüler olması ve zaman zaman çevremde de duymamdı. Ama okudukça güzel ve anlamlı olduğunu anladım. Lev Tolstoy'un yazım biçimini beğeniyorum, açık ve anlaşılır. Kitapta bir olaydan çok düşünceler anlatılmasına rağmen cümleler ilk okuyuşta hemen kavranabiliyor. Anlattıkları da çok hoşuma gitti, evet, Tolstoy kendisi ve yaşadığı birtakım olaylar hakkında "itiraflarına" yer vermiş ama bana daha çok bir "arayış" var gibi geldi. Belki de, aslında çoğumuzun bu arayışı gerçekleştirmesine rağmen fazla dillendirilmemesinden dolayı bunu bir itiraf gibi görmüştür. Arayış dediğim de şu soruyla başlıyor: "Hayatımın amacı ne? Ne için?" Ve bundan sonrası da bu sorunun cevabını ilk akıl ile bilimlerde aramak ama burada bulunamayacağını anlayıp akıldışı yöntemlere -inanç, kalp, sonlu ile sonsuzu bir arada düşünmek- başvurmak ile devam ediyor. Ve Tolstoy bu süreç sonunda Tanrı'ya ulaşmayı başarıyor. Tolstoy; bu İtiraflarım kitabında bir yaratıcının olduğuna nasıl ulaştığını anlattığını, ama çevresinde gösterilen dini öğretinin hakikatleri olduğu gibi yanlışlarının da olduğunu, hangi yanlış-doğruların olduğunu ve hangi sonuçlara ulaştığını kitabın devamında yazacağını söylüyor. Onu da okumak istiyordum ama maalesef devam bölümleri yayınlanmamış. ~ 2022
İtiraflarımLev Tolstoy · Araf Yayıncılık · 201429,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2019 95. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2019 12:36
Eminim bundan her insanın sorununu gündeme getirmiş. Her insanın ıstırap çektiği konulara değinmiş ,onları anlamak için ,sonu belirsiz bir arayışa girmiştir. Dinlerin farklılaşması,kendi ideolojilerini sadece empoze etmek adına ,öldürmekten imtina etmemeleri en acı gerçeklerden yalnızca bir tanesi. Bizi birbirimizden ayıran sadece bu "Düşüncelerimin doğruluğu ,Dinimin üstünlüğü,ırkımın yüceliği " hissidir. Bir insan neye sahip olursa olsun,insani hissiyatları ön planda olmaması hepimizin istirapı. Bugün tolstoy'u okuyorsak : Ortak sorunlarımız var demek ,ortak ıstıraplarımız var . Irk ,din,mekan ayrımı yaparak bu hakikati görmezden gelmek,cahillige yapılmış bir katkidır bence.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Araf Yayıncılık · 201429,3bin okunma
Bütün ruhumla iyi bir insan olmayı diliyordum.
Puan vermedi·128 syf.··
2023 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2023 17:30
Bu kitap öyle somut itirafları içeren bir kitap değil. Hatalarının farkına varan, hayatını ne kadar anlamsız bir şekilde yaşadığını gören Tolstoy, sorgulayıcı bir şekilde kafasını kurcalayan soruların peşine düşüyor. -Bugün ne yapıyorum, yarın ne yapacağım -Neden yaşıyorum -Hayattaki amacım ne -Yaptıklarımın sonu ne olacak gibi sorularla itiraf değerindeki düşüncelerini kendi hayatından bize bu kitap sayesinde aktarıyor. Tolstoy hayatı boyunca yaşamını anlamlandırmaya çalışmış, inancını sorgulamış, evliliğinde mutsuz olmuş ve manevi anlamda yolunu kaybetmiş bir adam. Tolstoy bir yaratıcının var olduğu düşüncesinden yola çıkarak onu arar, onu düşünür. Tanrıya inanmanın kendisine hayat verdiğini düşünür. Onun için tanrı hayattı, tanrıyı arama isteği ise sık sık intiharı düşünen Tolstoy'u intihardan ve ölümden vazgeçiriyor. Bu kitapta İslamiyete dair bir şeye pek rastlamadım ama Tolstoyun adım adım İslamiyete yaklaştığını hissettim. Zaten bir rivayete göre de Müslüman olduğu söylenilir. Yani Tolstoy bu kitapta ser verip sır vermiyor da olabilir. :) Hayatın anlamını, varlık nedenimizi düşünmeyi sağlayan ve gerçekten çok başarılı olan bu eser, Benim hayata bakış açımı değiştirdi. Gerçekten okunmaya değer bir kitap altını çize çize ilerledim. Aslında bu kitabı okumadan önce kendi kendime sorduğum birçok soruyu da bu kitapta buldum ve bu kitaba daha çok bağladı beni. Tolstoyu anlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun.
İnceleme
İtiraflarımLev Tolstoy · Araf Yayıncılık · 201429,3bin okunma
İtiraflarım
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 18:40
Lev Tolstoy'un bence en etkili eserlerinden biri olan bu eser; ilk başta tolstoy dinden uzaklaşmasını anlatmaktadır. Daha sonrasında ise: ne için varız? Neden yaşıyoruz? Yoksa amaçsız bir şeklilde mi yaşiyoruz? Sorularını sorar ve bu sorulara dürüst cevaplar vererek, hayatın bir anlamı olmadığını insanın amaçsız bir varlık olduğunu, sadece sonsuz içinde bir parça olduğunu düşünür. Ve bu anlamsızlığa karşı 4 insan çeşidi olduğunu anlatır. Birinci gurup; cahil kesimdir ve bunlar hayatın anlamsız olduğunun farkına olmayan guruptur. İkinci gurup ise hayatın anlamsızlığını farkındadır ama bununla pek ilgilenmezler ve hayatın tadını çıkarırlar. Üçüncü gurup ise hayatın anlamsızlığını farkındadır ve bu hayata son verilmesi gerektiyini savunanlardır. Dördüncü gurup ise -ki tolstoyda bu düşünceye sahip olduğunu söyler- bu hayatın anlamsızlığını farkındadır ama ölmek yerine yaşamayı daha mantıklı bulurlar. Ve daha sonra ise tolstoy intihar etmeyi düşünür , daha sonra ise bundan vazgeçer, ve islamı, budizimi, hristiyanlığı araştırır ama bundan bir sonuç alamayınca hüsrana uğrar. Daha sonra Tolstoy, tanrı var mıdır? Varsa hangi ve nasıl bir tanrıdır? Gibi sorular sorar ve sonunda tekrardan hristiyan olur.
İtiraflarımLev Tolstoy · Araf Yayıncılık · 201429,3bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 20:26
Sevgili Okurlar, Bugün size Lev Tolstoy ’un İtiraflarım kitabından söz edeceğim. Tolstoy, hem gençliğini hem öğreticilik yıllarını hem de hayatının bütün kırılma noktalarını dürüstçe önümüze koyuyor. Onun en büyük inancı mükemmelliğe ve kusursuzluğa olan inancıydı. Entelektüel olgunluğa ulaşmayı denedi, iradesini tamamlamaya, ahlaki olgunluğa erişmeye çalıştı. Ama bu arayış zamanla yerini daha farklı arzulara bıraktı: daha güçlü, daha önemli, daha meşhur, daha zengin olma isteğine… Ve bütün bunları saklamadı, dürüstçe itiraf etti. “Bir zampara ve sahtekârdım” dedi. Sonra çevresine yabancılaşarak, hem çevresindeki insanlardan hem de kendisinden tiksindiğini açık yüreklilikle dile getirdi. Tolstoy gerçeği keşfetmek istiyordu. Ama hangi gerçeği? Ve sonunda vardığı nokta şuydu: hayatın hiçbir anlamı yoktu. Peki, siz hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın ruhunda yatan, hayatı mümkün kılan o en temel soruyu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonu ne olacak? Hayatımın tamamının sonunda ne olacak? Tolstoy bu soruları sordu. Biz de onunla birlikte sorduk. Ve onunla birlikte cevaplar aramaya başladık. Bu soruları sorarken, Süleyman’dan Sokrates’e, Schopenhauer’den kutsal kitaplara, bilimden felsefeye kadar pek çok kapıyı araladı. Onunla birlikte biz de bu dünyalara girdik. Ama şunu da gördük: Bilginin alanlarında yaptığı gezintiler onu mutsuzluktan kurtarmadığı gibi, daha da derin bir umutsuzluğa sürükledi. Hayatın anlamını bulmaya çalışırken, çoğu zaman yeni soruların, yeni çıkmazların içine düştü. Ve bütün bunları da dürüstçe önümüze koydu. Sorular çoğaldı:Tanrı var mı? Ben neden varım? Ben neden yaşıyorum? Bugün yaptıklarımın sonu ne olacak? İnsanlığın henüz bilmediği yönleri neler? Bir insan, kendisi gibi ne olduğunu bilmeyen insanlardan oluşan bir topluluğun
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,3bin okunma
İki hayatın eşiği
Puan vermedi·104 syf.·
2025 78. kitabı
Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır, Ve sonunda topla kendini der. Lev Tolstoy Lev Tolstoy yaşamını, söylemiyle “iki hayat” evresinden oluşan bir insan olarak tanımlıyor. Hayatının ilk döneminde şöhret, zenginlik, dünyevi zevkler ön planda, bu dönemde Tolstoy, aristokrat kökeninin sağladığı imkanlarla lüks bir yaşam sürüyor. Bu zaman diliminde edebi dehasını da ortaya koyuyor. “ Savaş ve Barış ” ile “ Anna Karenina ” gibi dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarını bu zaman diliminde kaleme alıyor. Eserlerinde bireysel tutkular, Rus toplumsal yapısını ve tarihsel olayları iç içe geçiriyor. Aristokrasiyi, savaşın yıkıcılığını birey-toplum ilişkilerini eserlerin merkezinde derinlemesine çözümlemeleriyle yer veriyor. Ellili yaşlarında Tolstoy’un iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlıyor. Varlık ve ün içinde geçen yaşamı yazarı ruhsal bir krize sürüklüyor. Hayatının anlamını, insanın gayesini ve ölüm karşısındaki insanın konumunu sorgulamaya yöneliyor. Sorgulamalar sadece felsefi değil, aynı zamanda dini ve ahlaki bir uyanışa doğru zihinsel ve duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Tolstoy, bu dönüşümü İtiraflarım dediği ( İtiraf ) otobiyografik eserinde tüm samimiyeti ve açıklığıyla anlatıyor. Bu eser, onun hayatındaki iki evreyi birbirinden ayıran bir dönüm noktası, adeta bir eşik görevi görüyor. Tolstoy, kitabında içindeki yaşamı hissetme boşluğunu dolduracak manevi anlamın arayışına yöneliyor. Tolstoy’un yaşadığı ikinci hayat edebi üretimine de yansıyor. ikinci döneminde daha yalın, maneviyata yönelen ve ahlaki soruları konu edinen eserler yazıyor. İkinci döneminde İnsan Neyle Yaşar? , Diriliş gibi eserlerinde Tanrı’ya yönelen, sadeliği ve hizmeti esas alan bir ahlak anlayışı ön
Düşünce
İtirafLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,3bin okunma
Tolstoy: Hayatı sorgulayan adam...
8/10
·94 syf.··
2024 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2024 01:17
Tolstoy’un “İtiraflarım” adlı kitabı öz yaşam öyküsünden yola çıkarak kendi yaşam hikayesini anlattığı etkileyici bir otobiyografik eserdir. İç dünyasını en gerçekçi bir şekilde derinlemesine irdelediği eserinde hayatı sorgulayarak, yaşamı ve ölümü yargılayarak hakikate ulaşma çabasını anlatıyor. Daha da detaya inerek hayata nasıl başladığını, dünyayı algılamayı, öğrenmeyi, düşünmeyi ve sorgulamayı en içten duygularıyla dile getiriyor. Hayatın anlamı nedir, Neden yaşıyoruz, Ben neden varım, İnanç gerçek midir, Tanrı var mıdır? gibi sorular üzerinde düşünürken kendi hayatı üzerinden de sorgulamaya ve cevaplar bulmaya çalışıyor. Belki de hepimiz zamanla yaşadığımız bu tür düşünme ve sorgulama sürecinden geçtik, geçiyoruz ya da geçeceğiz. Tolstoy bu sorulara yanıt ararken bilim, felsefe, mantık ve din alanlarını kullanıyor. Süleyman, Schopenhauer, Kant, Sokrates vb önemli isimlere yer vererek alıntılar yapmış ve sorgulamasını bu düşünürlerden esinlenerek kendi fikirleri doğrultusunda açıklamaya çalışmış. Tolstoy yaşamda var olabilmek, hayatın daha anlamlı hale gelmesi için dört farklı kaçış yolu olduğunu düşünmüş: Kurtuluşun ilk yolu cehalettir. İkinci kaçış, hazcılıktır. Üçüncüsü, güç ve enerjidir. Dördüncüsü, zayıflıktır. İlk yol; hayatın kötü ve anlamsız olduğunu anlamakta başarısız olmaktır. Bunun farkına varamamaktır. İkinci yol; hayatın anlamsızlığının farkında olmak buna rağmen yaşamı haz olarak görmek, dünya nimetlerinin tadını çıkarmaktır. Üçüncü yol; hayatın kötü, anlamsız olduğunu anlamak ve onu yok etmektir. Bir nevi güç ve enerji yoluyla kaçıştır. Dördüncü ve son olan yol; öncesinden bir sonuca varılamayacağı bilindiği halde kötü ve anlamsız hayata devam etmektir. Ölümün hayattan daha iyi olduğunu düşünürler ama yinede hayatlarına bir son verecek kadar
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
10/10
·94 syf.·
2022 30. kitabı
İnsan olmak yolda olmaktır. Her insan doğum ile başlamayan ölümle de sona ermeyen uzun bir yolculuğun yolcusu olarak açar gözlerini dünyaya. Bu yol nereden gelir, nereye gider yolun adabı nedir ? Bazıları çok umursamaz bu soruları, kendine gösterilen yönde gözü kapalı ilerlemeyi tercih eder. Kimi de sorar, merak eder, önündeki yolcuların peşimizden gel demesi kesmez onu, yoldaki işaret levhalarını kendisi okumak ister, kendi çizer yönünü. Haybeye meçhule yürümek ağır gelir ona. Taşıdığı yükün de, attığı adımın da, katettiği yolun da bir anlamı olsun ister. Bilir ki yolda olmak aramaktır ve insanın değişmeyen yazgısı, bitmek tükenmek bilmez bir anlam arayışıdır. Her insanın arayış süreci kıymetlidir ama Tolstoy gibi kalemiyle gönüllere dokunmayı bilen birinin bu süreçteki serencamı daha kıymetlidir. Çünkü içsel yolculuğunun merhalelerini ancak onun gibi biri, başkalarının yoluna ışık olmak isteyen bir insanın samimiyetiyle itiraf edebilir ve edebiyat tarihine damga vurmuş bir yazarın ustalığıyla satırlara dökebilir. Birçok yazar kendilerini romanlarındaki bazı karakterler üzerinden anlatmayı tercih etmiştir.Victor Hugo'nun Mairius, Jack London'ın Martin Eden, Franz Kafka'nın Joseph K. karakterleri, yazarlarının hayatlarından izler taşır gibidir. Tolstoy da kendi arayış yolculuğunda, kendisi gibi intihar noktasında gelecek kadar iç huzurunu kaybetmiş, yakınlarının ölümüne şahit olmuş, istediği her şeye sahip olmasına rağmen mutluluğu bulamamış, cahil ve köylü olarak nitelenen insanların mutluluk ve huzuruna imrenerek bakmış olan Anna Karanina romanındaki Levin'le aynı yollardan geçmiş gibidir. Ortodoks Hristiyan inancına göre büyüyen Tolstoy ilk gençlik yıllarında dinin, inanan insanların hayatında hiçbir rolü olmadığını fark ederek inancını sorgulamaya
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 82. kitabı
Kitap, yazarın hayatın anlamını bulma sürecindeki itiraflarını kapsıyor. “herkesin sahip olmak isteyeceği her şeye fazlasıyla sahibim, peki sonra ne olacak, neden mutlu değilim?” sorularıyla yola çıkan yazarın kitabın sonunda varacağı sonuç merak uyandırıyor. Yazar, hem fiziksel hem de entelektüel mükemmelliğe ulaşmak için kurallar koyarak kendini disipline sokan zorluklara katlanır, amaç ise kendi gözünde ya da Tanrı nın gözünde daha iyi olmak değil, başkalarının gözünde daha önemli olmaktır. Doğru ve yanlışın ne olduğunu kendisi de bilmeden, bir sanatçı olarak insanlara ne öğretebileceğini düşünür. Amacı mümkün olduğu kadar çok para kazanmak ve övülmektir çünkü bunlar çok önemli bir insan olduğunu hissettirir ona. Fakat hayatın anlamıyla ilgili sorular giderek ona daha fazla rahatsızlık vermeye başlar, yaşarken sahip olduğu her şeyin ölümle birlikte yok olacağı gerçeği hayat denen şeyin aslında geçici olduğunu gösterir. Kendisine ölümün yok edemeyeceği bir anlamın olup olmadığını sorar fakat cevap veremez. Her şeyin boş olduğunu görür ve yüreğini hayatın anlamını araştırmaya adar. Bedendeki hayat yalandır, bu sebeple de aslında ölümü istememiz gerekir. İnancı mantıksız bulmasına rağmen, yaşamla ilgili ve ölümün yok edemeyeceği cevaplar veriyor olmasını göz ardı edemez. Yaşamın anlamı sadece inançta vardır. İnanç, hayatın anlamını açıklar. Hayatın anlamının farkında olan, zorluklara rağmen çalışan, acılara ve yokluklara katlanan ve mutlu bir şekilde ölümü karşılayan insanlar yazarda hayranlık uyandırır. Hayatını zevk düşkünlüğü peşinde boşa harcamış olduğunu, Tanrı yı arayışının mantığından değil kalbinden ortaya çıktığını ve sonuç olarak ruhunu kurtarabilmesinin kendi elinde olduğunu bunun için de Tanrı nın buyruklarına göre yaşaması gerektiğini itiraf
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.