Karartma Geceleri

Rıfat Ilgaz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 22:56
Karartma Geceleri İkinci Dünya Savaşında, aydınların, sanatçıların yaşayış duvarlarına çarpan dar açıdan verilmiş dar kesitte bir yansımadır. Yazar bu yansıyışların alaca karanlığında bütün bir çağın dramını izlemek olanağını vermeyi başarmıştır. Bu yapıt Mustafa Ural'ı anlatır.
Arka Kapak Yazısı
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 19865,5bin okunma
Aydınlatalım Geceleri!
9/10
·260 syf.··
2021 55. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2021 22:20
Pablo Picasso'nun çok sevdiğim bir sözü var: "Sanatçı, her yandan gelen duyguları algılayan bir anten gibidir." Aslında bu söz bir "benzetme" değil, bir "tanım"dır. Hatta muazzam bir sanatçı tanımıdır... Mesleği, zanaatı veya uğraşı ne olursa olsun, bir insan kendisini yaşadığı toplumun şartlarına kapatmamalıdır. Çünkü kapatırsa, üç maymundan en az biri olur. Üç maymundan en az biri olmak da sıradan bir insan olmak demektir. Oysaki sanatçı ruhlu insanlar, isteseler de istemeseler de kendilerini sorumlu hissederler. Bu sorumluluk sanatçıdan sanatçıya değişir: Kimisi vatana, kimisi halka, kimisi ırkına, kimisi doğaya, kimisi insanlığa, kimisi ise en miniğinden evinden beslediği bir kediye karşı kendisini sorumlu hisseder. Hisseder de sonunda bir "anten"e dönüşür. Her yandan gelen duyguları, düşünceleri, sözleri algılar. Algıladıktan sonra ise, sorumluluk duyduğu şeye karşı uygun olmayan hiçbir duyguyu, düşünceyi, sözü kabul etmez. Kabul etmeyince de açar ağzını yumar gözünü ve elbette sakınmaz sözünü. İşte bir sanatçının içindeki eleştirel ruh da tam bu noktada ortaya çıkar. Bu nedenledir ki, biat eden ve eleştirmeyen insanlar günümüzde "sanatçı" olarak kabul edilmez... Neden sanatçı kavramını kendimce bu şekilde yorumladım? Çünkü Rıfat Ilgaz'ın Karartma Geceleri isimli bu eserinde bir öğretmen ve bir şair olmasına karşın 1940'lı yılların Türkiye'sine kayıtsız kalamayan Mustafa Ural ismindeki bir kişinin yaşadıkları anlatılmış. Peki kitapta anlatılan dönem nasıl bir dönemdir? İkinci Dünya Savaşı'nın kapımızda olduğu, daha Birinci Dünya Savaşı'nın tahribatını üzerimizden atamadığımız ve dolayısıyla İkinci Dünya Savaşı'na girmekten çekindiğimiz bir dönemdir. Hitler ısrarla bizi yanında savaşmaya davet eder. Böyle olunca Türkiye'deki ırkçıların sayısı da Hitler
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
Halk gücünü neden fark etmiyor?
9/10
·260 syf.·
2026 45. kitabı
Rıfat Ilgaz'ı çoğumuz Hababam Sınıfı ile tanısak da, Karartma Geceleri onun edebiyatçı yönünü daha yakından tanımamı sağlayan çok güçlü bir eser oldu. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anlatılanların ne kadar samimi ve gerçek hissettirmesiydi. Bunun en önemli sebebi de romanın kahramanı Mustafa Ural'ın aslında büyük ölçüde Rıfat Ilgaz'ın kendisini temsil etmesi. Bu nedenle Mustafa'nın saklanmak zorunda kaldığı günleri, yaşadığı korkuları ve yalnızlığı okurken bir roman kahramanından çok, gerçek bir insanın yaşadıklarını dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, dönemin siyasi baskılarını ve karanlık atmosferini anlatmasına rağmen beni hiç sıkmadı. Sade, akıcı ve güçlü anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerledi. Özellikle karartma altındaki İstanbul'un başarılı tasviri, dönemin ruhunu hissetmemi sağladı. Romanı bitirdiğimde yalnızca bir kaçış hikâyesi okumadığımı, aynı zamanda bir dönemin toplumsal ve siyasi iklimine de tanıklık ettiğimi düşündüm. Ayrıca eserin başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı bir sinema uyarlamasının bulunması da dikkat çekici. Bunun yanında, Karartma Geceleri'nin 2004 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 100 Temel Eser listesinde yer alması da kitabın Türk edebiyatındaki değerini gösteren önemli ayrıntılardan biri. Kısacası Karartma Geceleri, samimiyeti, akıcı dili ve gerçek yaşamdan beslenen hikâyesiyle bende iz bırakan eserlerden biri oldu. Rıfat Ilgaz'ı sadece Hababam Sınıfı ile tanıyanların mutlaka okuması gereken bir roman.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
"Karart" ma Geceleri
Puan vermedi·260 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 21:56
Mustafa Ural, korkuyorum demedi; gerginim demedi; güçlüyüm demedi; gelecekten umutluyum demedi ama biz hepsini onun peşinden sokak sokak gezerken hissettik. İstanbul sabahının ilk ışıklarında kah bir sabahçı kahvesine girdik kah Türkçe ezan okunan bir camiye kah sırf sıcak diye bir hamama. Nohuttan yapılmış kahveyi içtik, akşamdan kalmış bayat ıhlamuru ısıttık çok nadir taze demlenmiş bir çay bulduğumuzda içimiz ısındı. Zor yıllar... Türkiye İkinci Dünya Savaşı'na resmen girmese de bir savaşın zorluklarını yaşamış. En çok da kıtlığı ve gerginliği... Bakımsız, iyi beslenememiş bir kuşak var ve hastalıklar da sürekli artmakta. Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz'ın anı romanı olarak geçiyor. Yazarın otobiyografik romanı Sarı Yazma 'yı yeni okuduğum için iki eserin arasındaki paralellikleri teyit etmiş oldum. Mustafa Ural da Rıfat Ilgaz gibi verem illetinden muzdarip. Ve romanın geçtiği yıl olan 1944'te bir maaşı ile 84 ekmek alabilen bir öğretmen. Ikinci şiir kitabı basılır basılmaz toplatılıyor ve hakkında tutuklanma kararı çıkıyor. Mustafa hapishanenin kötü koşullarını bildiği için hiç olmazsa kış geçene kadar yakalanmamak istiyor. Hastalığının daha da kötü olmasından korkuyor. Bundan sonra bir kaçma-kovalama, av-avcı serüveni başlıyor İstanbul sokaklarında. Çok şey var romanda: Mustafanın kendini saklayacak dostları, satacak arkadaşları, yorulmuş bir karısı var. Polisler var göze girmek için onu yakalamak isteyen, sıradan vatandaşlar var onu ihbar edip belayı savuşturmak isteyen... İktidardakiler var, savaşa girmemek için tavizler veren fedakarlıklar yapan. Bir kesimin sırtını sıvazlayıp bir kesime düşman olan... Sınırlarımızda Alman soluğu var. Ola ki ülkeye girecek olurlarsa önlerine atmak için listeler var. Sabahattin Ali'ler var,
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 14:46
Gencecik bir şairin peşine düşen, ona hayatı zindan etmeyi marifet sayan koca, koskoca bir devletin hikayesi bu. Maaşlarını haketmek için hırsız ve katillerden ziyade okumuş yazmış evlatlarını hapsetmeyi tercih eden. Düşünceden korkan. Vatandaşlarının düşünebilecek olması ihtimalinden zinhar ödü patlayan bir devlet. Sözümona, iş lafa gelince, dünya devleti, yedi cihanda sırtı yere gelmez. Ama iki satır yazıdan aklı çıkan bir devlet. Velhasıl bizim kadim siyasi tarihimizin hikayesi. Okuyun. Kahramanların isimlerini değiştirin, üstlerine kot pantolon, ellerine birer cep telefonu verin; birebir bugüne uyacağından şüpheniz olmasın -bir farkla: o zaman bir memur, ay sonunu zor getirse bile bir kilo pirzola, bir kilo bonfile alabiliyormuş evine. Bugün alabilir mi, şüpheliyim-. Mustafa Ural kahramanın adı. Öğretmen maaşı ile kıt kanaat geçinmeye çalışan, küçük oğlu ve karısı ile birlikte güzel bir gelecek kurma hayallerinde bir genç. Toplumcu şiirler yazıyor ama yolun daha o kadar başında ki, yazdıklarının iyi olup olmadığını bile bilmiyor. Neyse ki büyük devletimiz için yapılan işin kalitesinin hiçbir zaman önemi olmamıştır! Mustafa basılan şiir kitabının toplatıldığını ve hakkında arama emri çıkarıldığını öğrendiğinde kaçmaya başlıyor. Öyle yurtdışına uzanabilecek bir kaçış değil onunki; ne parası var, ne tanıdıkları. Onun kaçışı daha çok, o ilk şaşkınlığı atabilmek için bir zaman arayışı. Ne hangi şiirlerinden dolayı suçlandığını biliyor, ne de suçlu bulunursa cezasının ne olabileceğini. Ciğerleri hasta, bakıma ihtiyacı var, parası yok, mahkemeye çıkana kadar polisteki işkencelere nasıl dayanacak? Arka planda 2. Dünya Savaşı’nın son hamleleri; Hitler’in faşizmini ülkeye uygulamakla gurur duyan Saraçoğlu hükümeti, Almanların Rus cephesindeki yenilgilerini nasıl
Edebiyat
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 19905,5bin okunma
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 00:00
Karartma Geceleri, Hababam sınıfı romanı Yazarı, şair, romancı Rıfat Ilgazın II. Dünya Savaşı sırasında kitabına el konulan şair-öğretmen Mustafa Ural’ın hikâyesi konu edinmiştir. Yıl 1944… İkinci Dünya Savaşı sınırlarımıza kadar dayanmıştır. Hitler faşizminin tüm Avrupa’yı ateşe attığı günler… Türkiye bu savaşa dâhil olmamak için dirense de etkileri tüm ülkede hissedilecektir. Ekmek, şeker, yakacak gibi temel ihtiyaç maddeleri karneye bağlanmış, dışarıdan gelebilecek ani baskınları önlemek amacıyla geceleri her yerde karartma uygulaması başlamıştır. Ülkenin aydınlarına da baskı uygulanan bir dönemdir bu aynı zamanda. Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri’nde işte bu kapkaranlık günleri anlatır. Bir aydın, şair ve edebiyat öğretmeni olan Mustafa Ural, yazdığı ve toplatılan şiir kitabı nedeniyle aranmaktadır. Sağlık problemleri vardır, bu nedenle de hemen teslim olmak istemez. İstanbul’un soğuk ve karartılmış sokaklarına, eş dost evlerine sığınır. Tutuklandığı zaman savaş bitmiştir, ama savaş yıllarının Türkiye’de bıraktığı izler uzun süre silinemeyecektir. Rıfat Ilgaz, Mustafa Ural’ın kaçış öyküsünü anlatırken, savaşın etkisindeki ülkemizin 1940’lı yıllarına da ışık tutuyor. Yurdumuzda ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik ödülü alan Karartma Geceleri’nin filmi de romanı kadar büyük bir ilgi görmüştür. Karartma Geceleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nca tavsiye 100 temel eserden birisidir.
100 Temel Eser
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
8/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Karartma Geceleri, toplatılan bir kitap yüzünden gelişen olayları anlatır; ironik olan şu ki, yayımlandığı dönemde kendisi de toplatılmıştır. Rıfat Ilgaz, baskının, korkunun ve sansürün gündelik hayatta nasıl bir boğulma hissi yarattığını sade ama sert bir dille gösterir. Romanın sinema uyarlaması Karartma Geceleri, “daha güzel bir dünya kurma yolunda paylarına acı düşenlere” ithafıyla başlar; haliyle o da sansür kuruluna takılır. Kitapla film arasındaki bu kader ortaklığı, anlatılanların kurgu değil, yaşanmış bir hakikat olduğunun en güçlü kanıtıdır. Karartma Geceleri, sadece bir dönemi değil; düşüncenin suç sayıldığı her zamanı anlatır.
Duygu ve Düşünce
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
En sevdiğim , beni en çok etkileyen kitaplardan biri... O kadar yalın ve gerçek anlatımı var ki okuyanı ikinci dünya savaşı yılları Türkiye'sine götürüyor.. O dönemde ki açlık , yokluk ve zorlukları yaşıyorsunuz ruhunuzda. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20095,5bin okunma
9/10
·269 syf.··
2021 124. kitabı
Okurunu uzun uzun düşündüren bir roman okudum bugün... Anlatımı oldukça akıcı, dili gayet anlaşılır olan bu kitapta yazar siyaset, ekonomi, eşitlik, adalet, özgürlük ve politika gibi pek çok konu üzerinde duruyor. 🦋 1944 yılı, İkinci Dünya Savaşı'nın kapımıza dayandığı zamanlar... Ülkede karne ile ekmek, şeker ve yakacak gibi yemek ihtiyaç maddeleri alınıyor. Şairler, aydınlar, düşünürler ve yazarlar ciddi anlamda baskı altında. Kitabın adında da yer verilen karartmalar, savaş döneminde ani baskınları önlemek amacıyla yapılıyor. Milletçe geçtiğimiz bu zor dönemlerde bir edebiyat öğretmeni, bir aile babası ve aynı zamanda bir şair olan Mustafa Ural, yazdığı şiir kitaplarında toplumsal sorunları açıkça dile getirdiği için her yerde polis tarafından aranmaktadır. Ciddi sağlık problemleri ile mücadele eden Ural, hemen teslim olmak istemez. 📖 Kitapta değerli bir aydın olan Mustafa Ural'ın bu dönem hakkındaki düşüncelerine, polisten kaçarken yanına sığındığı dostlarına ve ciddi siyasi eleştirilerine şahit oluyoruz. Kitap hakkında ufak bir araştırma yaptığımda kitapta yaratılan Mustafa Ural karakterinde aslında Rıfat Ilgaz'ın kendisini anlattığını öğrendim. Bu beni ayrıca etkiledi 🥺 Eğer bu tarz dönem kitaplarını okumayı seviyorsanız mutlaka öneririm. İşte bu güzel kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı : "Milyonlarca insan, bir ırkın öbüründen daha üstün olmayacağını ıspatlamak için silinmedi mi yeryüzünden!" "Yurdu sömürü düzenine itenlerin karşısına sanatla, edebiyatla çıkmaya çalışıyorlardı. Yalnız sanat yoluyla bu işin üstesinden gelmenin olanaksızlığını bilmiyor değillerdi." "Sınırların ötesinde kalan uygar bir dünya, şimdi, aydınların boğazlandığı bir tutsaklar ülkesiydi." " 'Sen öl ki o yaşasın' diyordu şiirde. Kızdım hep bizden ölüm isterler. Hiç
Edebiyat
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20115,5bin okunma
Puan vermedi·260 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2020 23:02
"Baştakilerin her iki düşünceye de sağlı sollu, savaş açar göründükleri bir çağı yaşıyorlardı." Kitabın başlarında geçen bu söylem, bu kitabın ana fikri bana göre. Hatta iddiamı bayağı genişletip; geçmişte, şimdiki zamanda ve biz halk olarak hâlâ aynı at gözlüğünü takmaya devam ediyor olursak; gelecekte de Türk halkının üzerine oynan bir numaralı oyun olduğunu söyleyebilirim. Ki yıllardır aynı şeyi söyleyip duruyorum. Ve bu kitap bana bu düşüncemin haklılığını bir kere daha gösterdi. Bununla birlikte bende uyanan bir diğer düşünce de; haklılığı ve suçsuzluğu bilindiği halde bir insanın yanında olmak; sadece adalet ve vicdan duygusu ile değil, sevgiyle de alakalı. Kitapta polisten kaçan Mustafa Ural, polisten kaçan hastalık izni almış bir öğretmen. Aynı zamanda şair, yazar. Ve suçu kitap yazmak. Hem de şiir kitabı. Hem de halkın çilesini anlatan bir şiir kitabı. Yani suçu(!) büyük. Ve bu esnada dost bildiklerinin kapıları kapatışına ve de ummadığı kişilerin yardımına şahit olan bir kaçak. 2. Dünya Savaşı'nın ülkemizin kapısına kadar geldiği dönemler hakkında da bilgiler içeren kitapta, karne ile ekmek alınan dönemler, belli bir saatten sonra pencerelere çekilen siyah perdeler, sokakta geç saatte görülenlerin şüpheli sayıldığı günler anlatılıyor. Ve de en acısı; daha suçu bile kesinleşmemiş tutukluların leş gibi hücrelerde sebepsiz gördüğü işkencelere, eziyetlere yer veriliyor. Aslında söyleyecek çok sözüm olmasına rağmen; affınıza sığınarak, dilim döndüğünce ve hakkını veremediğimin bilinciyle kitabı yorumlamaya çalıştım. Umarım okumayanlar için teşvik edici olmuştur. Değilse de son söz olarak 'mutlaka okuyun' demek istiyorum.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma

Yazar Hakkında

Rıfat IlgazYazar · 67 kitap
1911 yılında Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğdu. 7 Temmuz 1993 tarihinde öldü.Rıfat Ilgaz 1940’ların toplumcu-gerçekçi şairlerindendir. 1911 yılında Cide’de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27 Temmuz 1927 ‘de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz(Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü sebebiyle buradan ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova’da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938 ‘de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940 ‘da Çığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942’de Yürüyüş Dergisi’ni çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A.Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943’te ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944’de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1945’te Gün Dergisi çıktı. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin’in Cumartesi Dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946’da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek Gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın Dergisi’ni Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar. Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat’a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanatoryumunda yattı. Şubat 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişiyordu. 1950’li yıllarda Ilgaz, gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler. 1952-1960’da Tan Gazetesi’nde dizgici-musahhih ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’ne "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalar(Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul’da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı’nı da isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953’te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı. Rıfat Ilgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazdı. Sınıf Yayınları’nı kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970’te Basın Şeref Kartı’nı aldı. 1974’te emekli oldu. Doğum yeri olan Cide’ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul’da oğlu Aydın Ilgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşadı. Bu olaylar "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır. Onu hepimiz Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bildik. Altmış kitabı olmasına rağmen onun şairliğini, romancılığını ve öykü yazarlığını unutmamamız gerekir. Rıfat Ilgaz 7 Temmuz 1993 günü öldü.