Kitabı biraz "Körlük"e benzettim körlük okuyanlar bu kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlar. Kitapta bu günlerdeki pandemiye benzer çok şey vardı alıntı yapıp daralan içimizi daha fazla daraltmak istemedim ama tabikide kızıl vebaya göre daha şanslı olduğumuz kesin, kitabın içeriğine yüzeysel olarak anlatacak olursak..
Kızıl Veba, bir dedeyle üç torunu arasında geçen kısa bir macera niteliğinde. Dedenin Kızıl Veba hastalığını ve insanlığın geçmişteki halini torunlarına anlatması romanın ana çerçevesini oluşturuyor. Kitap, 2073 yılında insan medeniyetinin yok olduğu, ilkçağlara geri dönüldüğü bir zamanda başlıyor.
Kızıl Veba, medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur. Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan, vahşi yaşamın ortasında, kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan. Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar. İlkel zamanlara geri dönülmüş, yaşam yine ‘yemek-çoğalmak-hayatta kalmak’ üçgenine hapsedilmiştir. Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte, her türlü batıla inanmaktadır. Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan, hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith’tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı, cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir.
Keyifli Okumalar...
2020 yılının son kitabını da bitirmiş oldum. Çok şükür ki. 2020 yılı bitmeden kitabı bitirdim.
Jack London’ın okuduğum kitaplardan en iyisiydi gerçekten. Bayıldım.
Kitap bilim kurgu olmasına rağmen içerisinde toplumsal ve siyasi eleştirilere yer veriyor. Kitaptaki olay gelecek yılda gerçekleşen bir ütopik dünyayı anlatıyor. 2013 yılında bir salgın dünyayı yıkıp geçiriyor ve ve aradan altmış yıl geçiyor ve bir adam torunlarına olayın nasıl olduğu, neler yaşadığını ve neler olduğunu anlatıyordur. Fakat milyarların yaşadığı dünyada sadece 300-500 kişi kalmıştır. Ve toplumlar eskisi gibi ama eskisi değildir. Yani toplumlar ilkel hayatlarına dönüyorlar ve medeniyet oluşturmaya çalışıyorlar. Bir nevi medeniyetin nasıl doğduğuna ışık tutan bir eser olabilir.
Mutlaka okumalısınız çok başarılı bir eser.
Jack LondonKızıl Veba
Kitap Yorumu // Kızıl Veba - Jack London
•
•
•
Selamlar çok sevgili okurlar! Bugün yine Dünya üzerinde klasikleşmiş bir kitabın ile geldim. Kitap Kızıl Veba adı verilen salgının hızlı bir şekilde yayılarak kurulan devletleri, insanlığın doğasını nasıl birer birer yıktığını anlatıyor. Böyle diyince biraz acımasız gibi oldum sanki. Neyse, kitap daha sonra vebadan sonraki bazı yılları da ele alıyor. Tabi ki de bunlar, bu olayları yaşamış bir kişinin torunlarına bu olayı anlatması şeklinde yazılmış. Bu da benim çok hoşuma gitti şahsen film izliyormuş gibi oldum.
•
•
Yazarın dil ve anlatımı oldukça akıcıydı. Kitabın da ince olması hemencecik okunmasını sağlıyordu. Yani alıp birkaç saat içerisinde bitireceğiniz türden bir kitap. Bu kitabın bu basımını da çok beğendim ben şahsen çok güzel bir şekilde basılmış. Kitapta editörsel ufacık bir hatadan başka bir hata da gözüme çarpmadı şahsen benim. Kitabı kesinlikle alıp okumanızı tavsiye ederim sevgili okurlar. Gayet güzel yazılmış ve harika basılmış. Okuyun hatta okutun derim bu kitabı.
Klasik bir Jack London akıcılığı ile keyif veren bir kitap. Özellikle dar zamanlarda ve bir solukta bitirilebilecek, modern çağdan ilkelliğe yeniden dönüşü işleyen bir kıyamet senaryosu. Jack London'ın kalemi ile daima gelişeceği düşünülen modem yaşamın tepe taklak oluşunu konu alan, tatlı bir kurgu...
KIZIL VEBA
Ben kitabı hiç beğenmedim. Kurgusu, olayları anlatış örgüsünü çok basit buldum. Beklentimi karşılamadı diyebilirim. Okurken çok sıktı beni.. Zorla bitirdim diyebilirim.
Kızıl Veba
Bu salgın döneminde okuyabileceğiniz bir kitap diyebilirim. Gözle görmediğimiz bir mikrobun nasıl hayatımızı değiştirdiğini göreceksiniz.
Tüm dünyayı değiştiren veba salgını 2013 yılında gerçekleşir. 60 yıl içinde her şey yok olmuş. Çok az insan ve hayvan hayatta kalabilmişti. İnsanlık, en eski çağlarda olduğu gibi ilkelleşmiş ve kabileler halinde yaşamaya başlamıştır. Teknoloji yok, ateş yok, demir yok ve daha bir çok şey tarumar olmuştu.
Granser adında yaşlı bir adamın ağzından dinliyoruz. Yaşananları 3 torununa anlatıyor. Yaklaşık 3 yıl tek başına yaşayan yaşlı adam daha sonra bulduğu insanlar sayesinde insanlık neslinin devamı için ellerinden geleni yapıyor. Jack London
#alıntı
Veba, kızıl vebaydı. İnsanların yüzü bir saat içinde tamamen kızıla dönüyordu.
Eğitim ne demek"diye sordu ? Edwin
"Kırmızıya kızıl demek"dedi adam.
Haydi buna da bir cevap ver bakalım. Göremediğin bir şeyi nasıl bilirsin?
bu benim yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu. Az çok tarzına hakim olduğumu söyleyebilirim rahatlıkla. Ve bu tarzın beni sardığını... kitapta adı üzerinde veba salgınından bahsediyor. Salgının öncesi durumu da salgın sırasındaki durumu da salgın sonrası durumu da çok güzel yedirmiş hikayeye. Aslında alt metinde çok güzel insanlık eleştirileri vardı. Özellikle bazı cümleleri okurken " vay be resmen şu an bunu yaşıyoruz " dedim. Beğendiğim bir eser oldu. Tavsiye ederim millet
Yazar 100 sayfaya çok güzel bir kurgu sığdırmış. Çok iyi bir salgın distopyası okuyoruz Jack London’ın bu kitabında. Bir uygarlığın çöküşü, bilginin yok oluşu ve medeniyetin çöküşünü anlatıyor . Medeniyet bir anda yüzyıllar öncesine dönüyor ve insanlar barbarlaşıyor . Dili ve çevirisi gayet güzeldi. Tavsiye edilir.
Kızıl VebaJack London · Lotus Yayınevi · 202047,8bin okunma
Kitabı açıkçası çok beğenemedim.Konusu ve insanlığın bir salgınla daha doğrusu gözümüzle göremediğimiz küçücük mikropla yıkılması farklı ve dikkat çekiciydi.Ama anlatış tarzı ve kısa kitap olmasına rağmen bitirmek için ekstra çaba göstermem kitaptan biraz soğuttu severek okuyamadım
Merhabalar, bugün karşınıza beğenerek okuduğum, etkilendiğim bir kitap ile geldim. Kitabın isminden dolayı ben korkutucu olduğunu, okurken zorlanacağımı düşünmüştüm. Ama yanıldığımı söylemeliyim. Kitabın kurgusu etkileyici ve sürükleyici. Yazarımızın dili ise akıcı, zorlanmadan okuduğum bir kitap oldu. Kitap, vebanın insanlığa verdiği zararı konu alıyor. Bir hastalığın insanlığa vermiş olduğu zararı yaşamış birinin ağzından okumak bana yaşadığımız bu günleri hatırlattı. Günümüzde covid 19 salgını varken bu kitabı okumak gerçekten etkileyici oldu. Hastalığın aşamalarını, yaşama çabasını okumanızı tavsiye ettiğim güzel bir kitap.
Kızıl VebaJack London · Lotus Yayınevi · 202047,8bin okunma
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.