Adı:
Kumarbaz
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059598132
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Kumarbaz’ da Dostoyevski kendi hayatından bir kesiti anlatıyor. Bu kesitte tutkuyla sevdiği iki şey var: Polina isimli bir kadın ve kumar. Dostoyevski çok kısa sürede yazmak zorunda kaldığı için kitaptan memnun kalmamıştır. Kitapta Dostoyevski; kumar tutkusu olan bir insanın yaşadıklarını, kazanınca duyulan büyük heyecanı ve kaybedildiğindeki hayal kırıklığını çok güzel yansıtmış.
168 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitabın ince oluşu ve akıcı dili sayesinde 2 günde bitirdim. Kitabın konusu ise isminden anlaşılacağı gibi kumarbaz bir adam etrafında dönüyor. Zaman zaman kitapta sıkıldığımı hissettim ve hadi artık bir şeyler olsun dedim. Kitabın sonu olmamış aslında bakarsanız bence Dostoyevski sonunu bilerek okuyucu nasıl isterse öyle tamamlasın diyerek okuyucunun yorumlamasına bırakmış.
Kitabı sevdim,tereddütte olanlara tavsiye ederim. Dünya klasikleri serisinden okuduklarım arasında dili en akıcı olanıydı diyebilirim. İyi okumalar herkese.
187 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Dostoyevski abimiz bu kitapta bir zamanlar kendisinin de içinde bulunduğu kumar alemini çok güzel yazıya dökmüş.Kumar bağımlılığını, kumar bağımlılığının etkilerini ve sonuçlarını bizlere o kadar güzel anlatmış ki büyülenmemek elde değil. Ayrıca sadece kumar kısmına değinmek istemiyorum. Kitaptaki karakterlere baktığımız zaman çok farklı kişilere ve ilişkilere rastlayabiliyoruz. Kısacası kesinlikle alıp yutmanız gereken bir Dostoyevski eseridir Kumarbaz.
187 syf.
·Puan vermedi
Usta bir yazardan,güçlü bir kalemden yazılmış bir roman kumar düşkünü bir toplumun kazandıkları ve kaybettikleri..Peki kimdi kazanan aşk mı para mı bazı değerler mi?
187 syf.
·Puan vermedi
Dostoyevski'nin ilk okuduğum eseriydi ve o kadar çok değerli kitaplarının olmasına rağmen ilk okumak istediğim kitabı Kumarbazdı burda gerçekte yaşanmış olduğu olayları sayfalarına aktarıp okuyucusuyla paylaşıp okurların kendi hayat yönlerinde burda bir çok pay çıkarabilmesi gereken konulara değindiği için çok beğendim akışı gerçekten başarılı sürükleyici hiç bitmesini istemediğim bir eserdi Aleksey tam bir kumarbazdı lakin zengin olmak İçin oynamıyordu ..
187 syf.
·7/10 puan
Bağımlılığın romanı bence. Hem sevdiği ancak onu ezen kadına karşı bağımlı hem de kumara karşı bağımlı bir adam var romanda. Bütün Dostoyevski kitapları gibi kendi hayatindaki ögeleri ortaya koymuş.
187 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
"Kimi zaman insan en olmayacak, çılgın bir düşünceye öylesine kapılır ki, sonunda olağan görmeye başlar onu... Dahası var: Bu düşünce güçlü bir tutkuyla birleşirse kaderde olan, kaçınılmaz, gerekli bir şey oluverir insanın gözünde! Belkide önsezinin bir etkisi, iradenin olağanüstü bir zorlaması, kişinin hayallerle kendi kendini zehirlemesi ya da bunlara benzer bir şey vardır bunda... "(sf.184, iletişim yayınları)
187 syf.
Yıllar önce okuduğum ve çok beğendiğim bir kitaptı. Kahramanları gözümde canlandırıp, hatta zaman zaman onların yerine koyduğum da oldu. Kumarbaz ve aşık bir adamın hayatı ve onun yanı sıra vazgeçmiş, sıradan başka bir adamın az da olsa hayatının bir kısmına tanık oluyorsunuz. Duygular çok güzel aktarılmış ve o kadar güzel kaleme alınmış ki; bir yandan kızarken, diğer yandan sevdiğiniz karakter, zaman zaman da sanki sizinle yaşıyormuş gibi bir izlenim bırakıyor..
187 syf.
·4 günde·10/10 puan
"Bazen en çılgın, en imkansız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz... Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, var olmaması, gerçekleşmemesi imkansız bir şey gibi kabul edersiniz! Belki burada başka bir şeyler, önsezilerin bir bileşimi, olağandışı bir irade, kendi hayal gücüyle kendini zehirlenme veya buna benzer bir şeyler söz konusudur... tam bilemiyorum ama (hayatım boyunca unutamayacağım) o akşam bir mucize yaşadım. Gerçi matematikle açıklanabilir belki, yine de benim için hala bir mucizedir. Peki bu kesin inanç nasıl bunca derin ve köklü bir biçimde yerleşmişti içime o zamanlar? Çünkü onu -bir daha söylüyorum- sıradan, gerçekleşmesi mümkün (veya mümkün olmayan) herhangi bir olay gibi değil, gerçekleşmemesi imkansız bir şey olarak görüyordum!" (s. 136)
187 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10 puan
Büyükanne gelene kadar kitapta yaşadığım bir heyecan yoktu. Büyükanneyle beraber konu hızlanmaya ve heyecanlı olmaya başladı benim için, çünkü kumar başlamıştı, bir çırpıda bitirdim. Kitabı biraz araştırdığımda Dostoyevski'nin bu kitabı aceleyle yazdığı bilgisine ulaştım, dolayısıyla; ancak bu kadar yazılabilirmiş diyorum. Aleksi İvanovic'in aşk'ı beni tatmin etmedi. Parayı bulunca hemen Matmazel Blanch'le yemeye koyuldu aşkı için ölümü göze almaya sözde hazır olan adam. Hoş, Polinanında eksik kalır yanı yok, madem aleksi'yi seviyor ( kitabın sonlarında tek cümleyle anlatılıyor bu) neden bunu göstermiyor, karşılık vermiyorda uzaktan sevmek ona yetiyor bunu da anlamış değilim. Kitap daha uzun olmalıydı bence.. Fena değildi.
Not: Sağlam bir kitap okuyucusu değilim, Bir kitap hakkındaki ilk yazılı eleştirim.
187 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitapta, Aleskey İvanoviç'in saplantılı aşkı ve kumar tutkusu konu alınmış.Dostoyevski ,emeksiz şansla kazanılan paranın verdıği hazzın ,kaybettiklerini geri alma hırsınınn ardından daha fazlasını istemenin insanı nasıl kumarbaza dönüştürdüğünü çok iyi aktarmış.Bunda bir süre kumarbaz olmasının etkisi olmuştur zannımca.

Babaannenin katılmasıyla beraber roman benim için daha eğlenceli hale geldi .Babaanneyi, Emrah Serbes'in Anneannemin Son Ölümü öyküsündeki anneanneye benzettim ,ikisine de kanım çok ısındı.
Kitap okuduğum klasiklere nazaran daha akıcıydı Okumanızı tavsiye ederim
187 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Dostoyevski bu eserinde o zamanın Fransa'sı, Rusya'sı, İngiltere'si ve Almanya'sı hakkında çok iyi bilgilere ve tahlillere yer vermiş. Bu romanda Dostoyevski insandaki tutku olgusunu ele almış ve bunu gerek kumar gerek ise aşk üzerinden bizlere yansıtmış. Ayrıca bazen olayların ümit ettiğimiz gibi gitmeyeceğini ve bizim için kötü sonuçlar doğuracağını da gözler önüne sermiş. Bayanların tutkusuna ve entrikalarına da değinilmiş. Dostoyevski gerçekten psikolojinin Babalarından.
Başka ne isteyebilirim? Gerçekten bilmiyordum. Sağlıklı düşünemiyordum. Sadece onun yanında olmak, bir ömür boyu onunla yaşamak istiyordum ve onsuz bir hayatı düşünemiyordum.
Fyodor Dostoyevski
Sayfa 111 - Mahzen
"Acaba o zamanlar aklımı mı kaçırmıştım, aslında bir akıl hastanesinde miydim? Belki hala oradaydım, belki de bütün bunlar sadece bana olmuş gibi göründü, belki de hala öyle görünüyor..."
"...Zevk her zaman yararlıdır; vahşi, sınırsız bir hakimiyet duygusunda da -bir sinek üzerinde olsa bile- kendine has bir zevk vardır. Insan yaradılıştan zorbadır ve acı çektirmeyi sever..."
İki tür kumar vardır: Centilmen kumarıyla, ayaktakımının kaba, hırs dolu kumarı. Buradaki fark keskin bir çizgiyle belirlenir ve... aslında ne iğrençtir o fark!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kumarbaz
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059598132
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Kumarbaz’ da Dostoyevski kendi hayatından bir kesiti anlatıyor. Bu kesitte tutkuyla sevdiği iki şey var: Polina isimli bir kadın ve kumar. Dostoyevski çok kısa sürede yazmak zorunda kaldığı için kitaptan memnun kalmamıştır. Kitapta Dostoyevski; kumar tutkusu olan bir insanın yaşadıklarını, kazanınca duyulan büyük heyecanı ve kaybedildiğindeki hayal kırıklığını çok güzel yansıtmış.

Kitabı okuyanlar 32,7bin okur

  • kebuuter
  • Pınar
  • Oğuzhan Keskin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0 (1)
7
%0 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları