Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·213 syf.·
2025 84. kitabı
Bir kitap ne kadar güzel olabilir, olay örgüsü nasıl bu kadar basit ve aynı anlamda çok güzel olabilir. Yazar gerek otobiyografisini yazmış burada gerekse insanların biyografisini, kadın erkek demeksizin kumarın insan üzerindeki etkisini çok güzel kaleme almış. İnsan okumaya doymuyor :) doymadım da. Okuduğuma çok mutlu oldum.
Alıntı
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
7/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2020 131. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2020 03:15
Garibin yüzü hiç gülür mü? Yazarken işe dalmışım a dostlar, cümleten günaydınlar olsun hepimize. Binlerce insanın okuduğu bu dünya klasiği haline gelmiş eserin ne avantajı ne fazlası ya da ne önemi vardı ki bu kadar tutuldu diye merak edebiliyoruz, ben ettim. Üstelik yazımı da oldukça kısa sürdüğü için insan biraz eksik kalmış gibi duygulara kapılabiliyor. Ancak kesinlikle böyle olmadığını söylemem gerek. Kumar. Çağımızda da insanları kendine çeken, legal ve illegal olarak oynanan ve insanların bırakamadığı bir tutku. İlla ki çevrenizde vardır yahut dedikoduları almışsınızdır kumar borcu yüzünden batan giden insanları. İlla ki okumuşsunuzdur haliyle tahmin de edebilirsiniz ki içerik tam da bu yönde. Bir Kumarbazın hayatını okuyacaksınız hem de bu kumarbaz bilhassa Dostoyevski. Böyle olunca da insan merak ediyor haliyle. Sonuç olarak kumar oynayanlar yahut benzer işleri yapanların asıl odak noktası nedir? Kolay yoldan hızlıca para kazanmak, bilinen tabirle köşeyi dönmek! Peki, bu mümkün mü? Başta mümkün gibi gözükse de asla değil. Varını yoğunu kaybeden insanlar, ne yapacağını bilemeden ortada kalanlar ve işin sonunda yaşanan psikolojik durum göstermiştir ki bu kumar denilen illet zararlıdır. Böyle diyoruz ama bizler de noksansız mıyız? Değiliz. Kusursuzluğu arıyorsak ya doğmamış olacağız ya da çoktan ölmüş olacağız. İşin şakası bir yana güzel bir psikolojik tahlil içerdiğine inanıyor, mutlak surette tavsiye ediyorum. Tabii ki kitap formatımız da hazır ve isteyen kardeşlerime göndermekten mutluluk duyarım. Hepimize mutlu sabahlar, keyifli okumalar. Esen kalın efendim..
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
Sevgi de...
Puan vermedi·213 syf.··
Beğendi
·
2020 80. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2020 21:29
Bazı kitapları okumamalıyız ya da tam tersine okumalıyız. Dostoyevski insanı bu ikilemde bırakan tarzda kitaplar yazan bir yazar. Başta okudukça ruhumu karartıyor diye düşünmüştüm, sonra anladım ki Dostoyevski'nin kimsenin ruhunu kararttığı yok; o insana bu karanlıkta kalmış yerleri gösteriyor. Adından da anlaşılacağı üzere kitap bir kumarbazın başından geçenleri aktarıyor. Kitapta yazarın Avrupadaki önde gelen uluslara ilişkin fikirlerini de görebiliyoruz. Ancak yazarın da belirtmiş olduğu gibi bu kitap bir aşk romanı. Tabi burada mevzubahis hiç de romantik bir aşk değil. Sizi uyarıyorum eğer hala mutlu değil ama umutlu bir yaşam sürmek istiyorsanız bu kitabı okumayın. Bir süre tüm sevgilerinizden şüphe edecek ve hiçbir şeyi sevemeyeceksiniz. Fyodor Dostoyevski
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
8/10
·213 syf.··
2024 48. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2024 11:40
1860'larda Dostoyevski'nin alel acele hatta zorla yazdığı bir kitap olmasına rağmen yalın dili, anlatımı ve kahramanın diliyle kaleme alınışı etkileyici. . . İnsanın tutkularına esir oluşunun, önüne geçemeyişinin ve bununla kahroluşunun öyküsü. Aşk, para, kumar, Rus kimliği ve milliyetçiliğinin ele alındığı bir eser. . . Romandaki kadınların güçlü ve hakim, erkeklerin ise zayıf ve etki altında resmedilmesi de dikkat çekici. . . Bu kitapla Dostoyevski'nin de rulet tutkusu olduğunu ve epilepsi hastası olduğunu öğrendiğimi de belirtmek isterim. . . Kıbrıs'tayken bu kitabı okumam da pek manidar oldu :) . . Ben severek okudum. Sizlere de tavsiye edebileceğim güzel bir klasik eser. . . Kitapla Sevgiyle...
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
Kendini yansıtma
Puan vermedi·213 syf.··
2023 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 18:15
Kumarbaz, Rus yazar Fyodor Dostoyevski tarafından yazılan bir romandır. Kitap, Dostoyevski'nin kendi deneyimlerine dayanmaktadır ve aynı zamanda yazarın kumar bağımlılığına olan mücadelesini yansıtmaktadır. Roman, kumarın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini ve insanların tutkulu arzularının getirdiği tehlikeleri ele alır. Romanın ana karakteri Aleksey Ivanoviç, genç bir öğretmendir ve Rus bir generalin çocuklarına özel dersler vermektedir. General, Aleksey'i bir seyahate yanında götürür, ancak Aleksey rahat duramaz ve maceralara atılır. Aleksey'in aşık olduğu Polina ise generalin üvey kızıdır. Polina, Aleksey'in duygularını bilerek kullanmaktan çekinmez ve onu zor durumlarla karşı karşıya bırakır. General emekli olduktan sonra finansal sıkıntılar yaşar ve borçlarını ödemek için çeşitli yollara başvurur. Bu arada Polina, Aleksey'in kumar tutkusunu bilir ve onunla birlikte kumar oynamaya başlar. Aleksey'in kumar bağımlılığı zamanla artar ve Polina'nın da para ihtiyacı olmasıyla daha da derinleşir. Roman, kumarın tehlikelerini ve bağımlılığın yıkıcı etkilerini vurgularken, insanların hırslarının ve tutkularının kontrolsüz bir şekilde nasıl hayatlarını etkileyebileceğini gösterir. Aleksey'in kumar bağımlılığı, maddi ve duygusal bir çöküşe yol açar ve çevresindeki insanları da etkiler. Roman, kumarın sadece finansal kayıplara değil, aynı zamanda insan ilişkilerinde de büyük zararlara neden olabileceğini gösterir. Dostoyevski'nin kalemiyle Kumarbaz, insan psikolojisi ve toplumsal dinamikleri ustaca ele alır. Yazar, karakterlerinin iç dünyalarını karmaşık bir şekilde ortaya koyar ve insanların iç çatışmalarını, arzularını ve korkularını derinlemesine inceler. Aynı zamanda roman, Rus toplumunun dönemindeki bazı çarpıklıkları eleştiren bir sosyal hiciv olarak da
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
Bağımlılık üzerine bir eser
6/10
·213 syf.··
2024 320. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 02:30
Dostoyevski"nin hayatından izler bulduğunuz ve okurken akan bir kitaptı. Dostoyevski'nin kendi deneyimlerinden yola çıkarak kumar borçlarını ödemek için bir ay gibi kısa sürede yazdığı romanı. İnsanın doymak bilmeyen kazanma hırsı ve sonunda yaşanan hüsranlar oldukça güzel anlatılmış. Kumarda sadece kasa kazanır sözünü haklı çıkartan bir kitap. Dostoyevski'nin önce kendine sonra da Rus ve Fransız toplumuna getirdiği üstü kapalı eleştiriler, kumarın çekiciliğinin yanında hayatları nasıl kararttığı ve bir ayda olayları kurgulayıp yazması onun nasıl bir zeka ve hayal gücüne sahip olduğunu göstermesi açısından oldukça önemlidir. Bu yüzden Dostoyevski okunmalı.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
9/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Yazarının bir kumarbazın ilk elden anlatımı dediği kitabını bitirdim. Çok beğendim. ️Romanda sadece kadın erkek ilişkilerinin niteliği anlatılmıyor aynı zamanda Rus ve Avrupalı kimlikleri de karşılaştırılmış bazı yerlerde. ️Yazar unutulmaz karakterler yaratmadaki ustalığını burada da kullanmış. ️Kitapta aşk, para, kumar ve Rus kimliği anlatılıyor. ️Yazar bu eserinde diğer eserlerinden farklı olarak Tanrı ve Hristiyanlığa pek değinmemiş. ️ Yazarın en otobiyografik romanlarından biri. Hayatında yaşadığı zorluk ve sıkıntıları bu romanıyla anlatarak sanata dönüştürmüş. ️Anlatımı ilk cümleden itibaren okuru romanın içine çekiyor. ️Erkek karakterlerin tümü kadınların terk ettiği ya da nefret ettiği tipler. Kadınlarıysa tam tersi. Büyükanne karakteri çok orijinal bir tip. Matmazel Blanche ve Polina da erkeklere istediklerini yaptıran kişiler. Kitap üzerine o kadar çok konuşulacak konu oldu ki... Kumar tutkusunun insanın iradesini nasıl felç ettiğini, onu nasıl zavallı hale getirdiğini, ailevi ve sosyal ilişkilerini nasıl yerle bir ettiğini en önemlisi de Kumarbaz psikolojisini harika anlatmış. Birkaç defa okunmayı hak eden bir roman bence. Alaksey, Polina, Matmazel Blanche, Büyükanne ve Polina karakterleri asla unutulmuyor kitap okunduktan sonra.
KumarbazFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201088,5bin okunma
8/10
·187 syf.··
2018 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 15:44
İncelemeye başlamadan önce sizinle bu kitapla ilgili çok şaşıracağınız, sıra dışı bir bilgi paylaşmak istiyorum: Dostoyevski bu kitabı kumar borcunu ödemek için sipariş üzerine sadece 25 gün........ Kızmayın hemen, küçük bir şakaydı arkadaşlar... :) Bu kitap hakkında konuşurken bu bilgiyi vermeyenleri Sibirya'ya kürek cezasına gönderiyorlarmış... Açıkçası Dostoyevski'nin bir kitabı hangi amaçla kaç günde yazdığı beni çok alakadar eden konular değil. Diğer Dostoyevski kitaplarında olduğu gibi sırası gelince aldım, okudum, okurken baya keyif aldım ve bitirip tekrar rafa kaldırdım. Kitaplarla ve yazarlarla bu ilişkinin ötesine geçmek beni oldukça zorlayan bir konu. Neyse, son olarak bir de harika bir Dostoyevski etkinliği tertip eden ve bu etkinlik için ciddi mesai harcayan sevgili Quidam 'a da içten bir teşekkür göndererek incelemeye geçiyorum... İtiraf etmem gerekir ki, kitabı elime alana kadar kafamda bambaşka bir senaryo kurmuştum. Kitabın adı Kumarbaz ya, işte ilk bakışta zihnimde Mel Gibson'un oynadığı Maverick filmindeki gibi sahneler canlandı. Sanıyorum bir Dostoyevski romanı ile karşı karşıya olduğumu yeterince idrak edememişim. Kitabı okumaya başladıktan sonra her şey yerli yerine oturmaya başladı... Yine sorular, sorgulamalar, detaylar, tespitler, tahliller peş peşe gözlerimin önünden geçti... O yüzden kitabı henüz okumayanlar ve okumayı düşünenler için paylaşmak istedim bu bilgiyi de... Yani karşınıza Kıbrıs'ta makinenin başında kol çeken Serdar Ortaç ya da Çarkıfelek'ten kazandıklarını bir başka Çarkıfelek olan Rulette ezen Mehmet Ali Erbil gibi karakterler çıkmayacak, içiniz rahat olabilir bu konuda... Benim gördüğüm kadarıyla kumar tutkusu, o çaresizlik duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o malum olaylar kitabın
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Dikkat! Bu kitap 29 günde yazılmıştır.
8/10
·188 syf.··
2023 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 22:39
Öncelikle şunu belirteyim ki klasik bir kült kitabı -özellikle de bu kitap Dostoyevski'ye aitse- her zaman iyi bir çevirisi olan yayından okumak gerekiyor. Bu kitabı daha önce kötü bir yayından alıp okumayı yarım bırakmıştım ve kendime ben en iyisi mikrofonu İş Bankası Yayınları'na bırakayım demiştim. Şimdi bu diziden okudum ve bu davranışımın meyvelerini de yeterince aldığımı düşünüyorum. KİTABIN HİKAYESİ VE İÇERİĞİNDEN İLGİNÇ NOTLAR 1) "KUMARBAZ" KİTABININ GERÇEK YAŞAM İLE İLİŞKİSİ Dostoyevski bu kitabı 1867 yılında stenograf yani bir çeşit hızlı yazıcı olan Anna Grigoryevna Snitkin’in yardımıyla tamamlar ve daha sonra da bu kadınla evlenir. Anna ile bir müddet Avrupa’da yaşayan Dostoyevski aynı zamanda kumarbaz bir insan olduğu için Avrupa'da çok büyük paralar kaybeder. Rusya’daki dostlarından borç para ister. Kitaplarının yayımcısıyla anlaşma yapar, alacağı parayı romanları tefrika edilmeden alır ve hepsini yine kumarda bitirir.. 2) KİTAPTA GEÇEN POLİNA KARAKTERİ HAKKINDA İLGİNÇ DETAYLAR: Dostoyevski'nin yaşamında büyük bir aşk beslediği genç ve son derece güzel olan Polin Suslova adında bir kadın vardır. Bu kadın Dosto'nun diğer romanlarında da karşımıza şu şekilde çıkmıştı: Suç ve Ceza: Raskolnikov'un kız kardeşi Dunya, Budala: Nastasya, Cinler: Liza Karamazov Kardeşler: Katerina İvanovna Bu romanlarda karşımıza farklı karakterlerde çıkan Polina Suslova, "Kumarbaz"da ise bizi daha yakın bir isimle Polina Aleksandrovna ile karşılıyor. Polina karakterini anlamak gerçekten beynimi çok yakan bir süreçti. Hatta kitabın bir sayfasına Polina'yı çözemiyorum diye not düşmüşüm. Çünkü Polina soğuk, küstah, bencil, karşıdakine hep küçümser şekilde bakan ama bazı zamanlarda ise fazla duygusal ve şefkatli olan hastalıklı bir karakter gibi gerçekten. Sanırım belki de
Edebiyat & Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Kumar tutkusu
10/10
·177 syf.··
2023 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2023 00:01
Kumarbaz Dostoyevski’nin kendi hayatının 10 yıllık bunalımlı bir döneminden gerçek bir kesit olmakla birlikte, 20’li yaşlarındaki aşk ve kumar tutkusunu anlatan sürükleyici, akıcı bir roman. 1866 yılında kaleme aldığı varsayılıyor. Bu romanı nasıl yazdığı ise enteresan; Dostoyevski dünyaca ünlü olan yapıtı Suç ve Cezayı yazdıktan sonra o dönemki aşırı kumar borcu yüzünden yayıncısı ile aralarında bir sözleşme imzalar. Sözleşmenin şartları ise şöyledir; Dostoyevski’nin bütün borçlarını kapatacağını ve üzerine 2 yıl ona yetecek kadar para vereceğini karşılığında kısa bir roman yazması gerektiğini söyler. Bu romanı sözleşmeden itibaren tam 24 ay içinde teslim etmesini ister. Eğer eseri bir gün bile geç verecek olursa bugüne kadarki ve bugünden sonraki bütün eserlerinin hakları yayıncısına kalıcaktı. Dosteyevski bu sözleşmeyi imzalar. İmzaladıktan 24 aya yakın bir zamanda hala ortada bir eser yoktur bu durumdan haberdar olan Fransız yazar Stendhal Parma Manastırını ben dikte ederek (söyleyerek yazdırmak) yazmıştım sen de öyle dene der. Grigoryevna Snitkin adında daha sonra 2. Karısı olacak olan İsveç asıllı genç bir kıza dikte ederek adı geçen (Kumarbaz) roman ortaya çıkar. (Yazarın Bu Romanı Nasıl yazdığı kısmı alıntıdır) Kahramanın gözünden anlatılan kitabın özetine gelirsek; Fransa’nın Roulettenbourg şehrinde yaşayan hayalperest Rus Generali ve ailesinin (Aslında Albaymış emekli olunca Generalliğe terfi almış Syf:113) yanında öğretmen olarak yaşayan filozof, akıllı, cesur, eğlenceli ve açıksözlü bir mizaca sahip kahramanımız Aleksey İvanoviç’in Almanya’dan yanlarına dönüp otele yerleşmesiyle başlıyor. General o sırada kumarda her şeyini kaybetmiş, açık veren bütçesini kapatması için, De Grieux adlı Fransız Markiden aldığı borçla avucuna düşmüştür. General Fransız
İnceleme
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.