·
Okunma
·
Beğeni
·
1.194
Gösterim
Adı:
Müşahedat
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
406
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056075483
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turna Yayınları
Baskılar:
Müşahedat
Müşahedat
Hala Rafet gidiyor, ben gidiyorum. Fakat takip ettikçe ne durumlara giriyorum, biliyor musunuz? Ah! Bu durumları bilemezsiniz, tahmin edemezsiniz. Takibe devam ettikçe şimdiye kadar vermiş olduğum kararların hepsinin tamamıyla yanlış olduğunu anlamaya başlıyorum. Durunuz bakalım.
Nereden, nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Doğalcı romana bir örnek olarak Müşahedat’ı yazdığını iddia eden Ahmet Mithat Efendi ki bence de öyle ama başlangıçta romantik romandan da izler vardı, başka türlü olduğunu iddia edenler de olmuş, okurken, araştırırken ilginç şeyler deneyimledim.
Dergâh Yayınlarından 2013 birinci baskıyı okudum ve anladığım kadarıyla ikinci baskı şimdilik yapılmamış, alışveriş sitelerinde tükendi yazıyor. Bu ayrıntıyı niçin veriyorum, Dergah Yayınları eseri sadeleştirmeden basmış ki, eserin kalitesi ve orijinalliği bakımdan özenli bir çalışma da yapmışlar ama ülkemin gerçekleri farklı olunca belki de bu sebepten ikinci baskıyı yapamadılar. Ne diyorum ben! Okurken yoruldum, yoruldum demek eseri beğenmedim, keyifle okumadım, sıkıldım manasında değil. Bilmediğim kelimeler, bilemediğim kelimeler, yayınevinin dipnotları ve sözlük arasında gidip gelmeler, bazı yerleri tekrar okumama sebebiyet veren durumlar… Yıl 1890, yıl 1920 de, yıl 1935 de, yıl 1940 da fark etmiyor… Yanlış bir şeyler var çok açık ortada… Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini sadeleştirmek durumda kalmışız… Derinden üzüldüğüm için bu konuya girdim…
İşin bir başka boyutu Türk Dil Kurumu tarafından eser 2000 yılında basılıyor… Eee Cemil Meriç Ahmet Mithat Efendiye “tek kişilik akademi” diyor, Türk edebiyat tarihinde romancılığa yeni başlandığı zamanlarda, meddahlık kültürü ile yetişmiş bir topluma kitap okuma alışkanlığı kazandırmış, kendini sevdirmiş ve bu uğurda da bir sürü eser vermeye çalışmış bir yazar ki şöyle söyleniyor hakkında: “Gazeteci, hikaye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci…O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafyaya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucularını her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedist hatta ilk öğretmen”
Ama değeri geç anlaşılanlardan… Ahmet Mithat Efendiden sonra yetişenler, onun romancılıktaki eksikliklerini görmüşler, iyi de onun eksiklerini görmek onu yok saymakla eş değer olur mu? Bir defa denemiş, yeni bir şeyler denemiş… İddia atmış ortaya doğalcı roman aynı zamanda şöyle de olmalıdır demiş, bu da yetmemiş onu göstermek için daha önce denenmediğini iddia ettiği şekilde Müşahedat’ı yazmış… Romanın yazılışını roman haline getiriyor, romanın yazılması esnasına roman kişilerini de katıyor ve romanın içine kendisi yazar Ahmet Mithat Efendi olarak karışıyor...
Hasan Ali Toptaş’ın en beğendiği eserlerin başında gelen 1759 yılında yayınlanmış “Tristram Shandy” de romanın yazılışını konu haline getirdiği söyleniyor. Ahmet Mithat Efendi’ni bu eserden haberi var mıydı bilmiyorum.
Özetle; Müşahedat türk romancılığının ilk yıllarında batıda denenmemiş bir şekilde yazım tekniği denenerek yazılması hadisesi ile büyük bir iştir.
Müşahedatı Dergah Yayınlarının baskısından okumadım, Everest Yayınları'ndan Keşif Serisi içerisinde yapılan baskısını okudum. Dergah baskısında yazarın dönem içerisinde Osmanlı dili etkisiyle kullandığı farklı diller sayfa altına açıklama şeklinde verilmiş ve akıcılık zedelenmiş. Everest baskısı ise Behçet Necatigil Türkçeleştirmesiyle ve kitabın sonuna eklenen yine Behçet Necatigil' in hazırladığı radyo oyunuyla sunulmuş.
Kitap Ahmet Mithat Efendi'nin 1800'lerde bir vapurda şahit olduğu olay ve dinlediği konuşma sonrası tanışmaya karar verdiği üç kadın ve çevresiyle tanışmasıyla başlıyor. Ahmet Mithat bu kitapta hem bir yazar hem karakter olarak yer alıyor, aynı şekilde diğer karakterler de bazen yazar rolü de üstleniyorlar. Dönemini çok ayrıntılı bir gözlemle yansıtan Ahmet Mithat Efendi' nin eline geçen hikaye sayesinde tanıştığı farklı kesimlerden insanları tanımak gerçekten güzeldi. Bu güzellik sadece edebi zevk alanında değil, şöyle ki karakterler hayatlarını roman oluşurken yaşamaya devam ettikleri için kültür, ekonomi vs konular üzerine devrin görüşleri de okuyucuya yansıyor.
Tek kelimeyle mükemmel bir kitaptı. Mithat Efendi'yi Batıcı sanırken, Kitabı okurken Osmanlıcı olduğunu öğrendim. Liberal düşüncelerinde -her ne kadar o yöne doğru gitmesem de- kendimi buldum. Vee, Siranuş hanımla kendimi özdeşleştirdim. Aslında onunla çok farklı noktalarımız var ama ondaki asalet, sabır ve sırf arkadaşının mutluluğu için kalbine gömdüğü aşkı gerçekten çok etkileyici idi.

Dili ise o kadar ağır değildi. Ki Ahmet Mithat Efendi, edebiyatı halka indirgeyebilmek için dilini özellikle sadeleştirenlerdendir diyerek sözlerimi bitireyim.

Fırsat bulursanız muhakkak okuyun derim,

İstirham ederim :)
Yeni Türk Edebiyatı dersinde kısa sınav sorumdu romanın tahlili :) Aynı zamanda Ahmet Mithat Efendi üzerine ve Hayret / Kafkas romanlarının tahlili üzerine bitirme tezi hazırlamıştım. Gerçekten dönemine göre ve hatta içinde bulunduğumuz dönemde de çok keyifli bir kalemi olduğunu söyleyebilirim. Oldukça ilginç hikayeleri var namı diğer yazı makinasının. :) Tüm eserlerini şiddetle tavsiye ederim.
Ahmet Mithat o devirde bilmeden de olsa bizlere postmodern bir roman sunuyor.Yazar yeni bir tür denediğinin bilincinde bile isteye yazıyor ama ileride bunun bir akım olacağını kestiremiyor pek tabi olarak.Savruk dilini ve roman kurgulama eksikliklerini en aza indirdiği kitap.
Zira "bakmak" başka ve "görmek" de başka olup her etrafına bakınanlar, etraflarındaki şayan-ı müşahede şeyleri göremezler. Her gören de bunları başkalarına irae ve tarif edemezler. Romancı, fikir ve nazar-ı beşeri bu seyahat-i maneviyede delalet-i arifanesiyle irşat eylerse karilerine pek büyük hizmet eylemiş olur.
Bir kadın kendisine meyyal ve heveskâr olan ve bahusus kendi hakkında ciddi ve pak bir sevda peyda eyleyen adamın halini yalnız bir bakışından anlar. Bunu anlamayana kadın demektense odun demelidir.
Ahmet Mithat Efendi
Sayfa 395 - Dergah
Taaccüp etmeyiniz birader. Şöhret denilen şey insanların sanatına göredir. Bendeniz de acizane epeyce meşhur bir adamsam da işte gördüm ki siz de benim ismimi hiç işitmemişsinizdir. Bir sınıfın meşhurları diğer sınıfın meçhulleri oluyorlar.
Agavni'nin bu son sözünü lisan-ı Osmanninimize bihakkın tercüme edecek kelime-i vahide bulunamaz. Frenkler kadınlara yaranmak gayretinde bulunan adamlara "galant" derler. Bu adamların yaranmak için gösterdikleri etvara ve söyledikleri sözlere de "galantri" tabir ederler. Kâmiller cemiyetinde istimali pek de musarrahan caiz değilse de, o kadar ehl-i taassup olmayan cemiyette istimali memnu olmayan tabirlerdendir.
Yoksa gözlerim mi hata ediyorlar? Yoksa bu müşahede bir vahime-i dşağiyeden mi neşet ediyor?
Bu da olabilir ya! İnsan ne kadar acaib ve garaibin tecelligâhıdır ki nispetle vehmin bu türlüsü hiç menzilesinde kalır.
Kadınlar bu vitr cihetindeki peyke üzerine oturuyorlardı. Müsellesin dıl'-ı tavili ile dıl'-ı asgarının teşkil eyledikleri zaviye-i kaime boştu. Biz de doğruca gidip o köşeye oturduk.
Hatta lâkırdının bu kadar uzanmasından dilgîr olmaya başlamıştım. Ama kocakarıyı iskât kabil olabilir mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Müşahedat
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
406
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056075483
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turna Yayınları
Baskılar:
Müşahedat
Müşahedat
Hala Rafet gidiyor, ben gidiyorum. Fakat takip ettikçe ne durumlara giriyorum, biliyor musunuz? Ah! Bu durumları bilemezsiniz, tahmin edemezsiniz. Takibe devam ettikçe şimdiye kadar vermiş olduğum kararların hepsinin tamamıyla yanlış olduğunu anlamaya başlıyorum. Durunuz bakalım.

Kitabı okuyanlar 88 okur

  • Halil İbrahim Yıldız

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%5.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0