Rus edebiyatının en sevdiğim özelliklerinden biri son derece sıradan sayılabilecek olayların sonunda ulaştığı doruk.
Bir memurun bir paltoya sahip olabilmek için uğraştığı çabaları ve yardıma ihtiyaç duyduğunda uğradığı zorbalığın aslında Rus toplumunun orta kesimine ait olan insanların bürokrasiye karşı ilişkililerini temsil ediyor.
“Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık” eleştirisiyle popülerlik kazanan kitap, edebiyatçılara mı yoksa topluma mı atıfta bulunuyor emin değilim. Paltonun toplumu temsil ettiği düşüncesi daha çok içime siniyor.
Gogol, sınıf farkının insanlarda oluşturduğu o görünmezlik duygusunu sade bir dille çok güzel aktarıyor. Okurların çoğu, Petersburg soğuklarını derinden hissetmiştir bence :)
Hepimiz okumuşuzdur Dostoyevski'nin 'Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık' sözünü. O kadar doğru bir tespit ki. Kitabın son sayfasına varınca insan anlıyor ne demek istediğini. Bir hayatın bir sebepten kaynaklı nasıl değiştiği nasıl bir hal aldığı yan etkilerin bizi nasıl tetiklediği o kadar sade bir dille anlatılmış ki. Hüzünlü bir kitap. Okuyunuz.
Toplum içinde yaşanılan zorlukları, dışlanmışlıkları, statüyü ve gücü (kötülüğü) mizahi biçimde ele alarak, aynı zamanda hüzünlü bir bakış açısıyla okuyucuyu etkisi altına almayı başarıyor.
PaltoNikolay Gogol · Zeplin Kitap Yayınları · 202046,2bin okunma
Kitabın üslubu çok farklı ve güzeldi. En çok dikkatimi çeken şeyler ise felsefe yapmayı seven çocuğu anlamayıp dışlamaları ve Fyodor'un insanların acımasızlığından nefret edip onları öldürmeye çalışması oldu. Tavsiye ederim.
PaltoNikolay Gogol · Zeplin Kitap Yayınları · 202046,2bin okunma
Klasik bi Rus edebiyatı. Kasvetli havalar, mutsuz ve parasız insanlar. Yazar kendini bir şeye adamaya değiniyor kitapta ,o kendini adadığın şey gün geliyor senin bütün benliğini ele geçiriyor. Tespiti gerçekten muntazamdı.
PaltoNikolay Gogol · Zeplin Kitap Yayınları · 202046,2bin okunma
Çarlık Rusya'da devlet memuru olan Akaki Akakiyeviç'in hüzünlü öyküsü...Baş karakterin hayati bir ihtiyacını karşılamak için yaptığı fedakarlıklar üzücü idi.(Bu gidişle ilerde bir çoğumuz bir palto almak için birçok fedakarlık yapmak zorunda kalacağız!!Bu daha üzücü.)
Yazarın kitabın ilk bölümünde kullandığı esprili dil okuyucuyu etkisi altına alıyor ,sonrasında trajediye evrilen hikaye kapanışı fantastik bir şekilde yapıyor.Çok methini duymuştum bu kitabın ,boşuna değilmiş o kadar övgü:) Bende methedecegim:))artık kitabı merak edenler kervanından ayrılıp methedenler kervanına katıldığım için mutluyum:)
Okumayı düşünen herkese tavsiye ederim..
Keyifli okumalar:)
PaltoNikolay Gogol · Zeplin Kitap Yayınları · 202046,2bin okunma
Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabı sanki bu kitaptan uyarlanmış duygusu uyandırdı. Yok sayılan bir insanın yok olması veya hiç olmaması, görmek lazım insanları değer vermek lazım çünkü herkes görünmek değer görmek ister
Sayfaca az ama damakta bıraktı tat bakımından çok yükü bir kitap
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,2bin okunma
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık. Palto'yu okuyunca Dostoyevski'nin bunu niçin söylediğini çok iyi anladım. Zaten kısa bir öykü olduğu için içeriğine değinmek istemiyorum ama bu Gogol'dan bahsetmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
Palto'nun baş kahramanı akaki akakiyeviç'te bir zamanlar Gogol'un da olduğu gibi bir memurdur. Bürokrasi ve memuriyetin içinde bulunan Gogol burada gözlemlediği sistemi Palto'da eleştirdiğiniz görebiliyoruz.
Gogol hayatı boyunca distimi yani kronik depresyonla mücadele etmiştir. Hatta ölümü de bu distimiyle alakalıdır. Palto'yu okuyunca aklıma ilk gelen Gogol kendi ölümünü neredeyse tahmin etmiş olabilir mi sorusu geldi.
"Aslında benim gibi basit bir okurun bu öyküyü incelemesini şu an bir saygısızlık olarak görmeye başladığım için incelemeyi bırakıyor ve okumanızı tavsiye ediyorum." demiştim. Şimdi bu söylemimi değiştiriyorum. Çünkü basit bir okur değilim. Bunu söylerken asıl kastettiğim yazar olmanın çok zor ve zahmetli bir iş olmasıydı. Özellikle Gogol gibi hayran olduğum bir yazara olumsuz bir eleştiri yapmanın bana göre olmadığıydı. Gerçi olumsuz eleştiri alacak bir yazar olduğunu düşünmesem de bazen zevkler tartışılabiliyor. Kendi adıma Gogol'a saygı duyuyorum ve olumsuz eleştirilerimin onun yazı hayatını değiştirmeyeceğini biliyorum.
Son olarak Gogol'u Okuyunuz ve Okutunuz..
Bir palto bir adamın hayatını ne kadar değiştirebilir ki?
Kahramanımız Akaki Akakiyeviç görevli bir memurken ev ve iş yeri arasında mekik dokuyan, yılda dört yüz rublelik geliri olan, huzurlu bir hayata sahip olan sıradan bir insan. Bundan sonra hayatına giren kitabın da adının verildiği Palto tüm bu yaşantısını değiştiriyor.
Akaki, iş yerinde onursal danışman olarak görevini ifa ettiği sıralarda göstermiş olduğu titizlik ve sıkı çalışmadan dolayı kendisine memuriyet dairesinde başka bir teklif verilmesi üzerine teklifi kabul etmiş ancak yeni işinde çalıştığı sıralarda daha ilk günden yaşadığı iş yoğunluğu sebebi dolayısıyla eski işine dönmek için adeta yalvarırcasına istemlerde bulunmuştur.
Fiziki durumu ile dikkat çekmeyen Akaki, giyim ve kuşamıyla yamalı bir palto ile silik bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Yazar’ın bu duruma değinirken Rusya’nın soğuk kış şartlarında yaptığı betimlemeler bize hava sıcaklığının ne kadar düşük olduğunu hissettirmektedir.
Bir iş çıkısı evine gelen Akakiç, sırtından çıkarttığı yamalı paltosuna baktığı esnada ne kadar eski ve yırtılmış vaziyette olduğunu fark eder. Yama yapması için onu terziye götürür ve yama yapmasını ister. Terzi ona cevaben yeni bir palto almasını ya da yaptırmasını teklif eder. Maddi açılardan yeni bir paltoyu hayal bile edemeyen Akakiç’in başka çaresi kalmayınca yılsonunda aldığı çifte ikramiye ile yeni bir palto yaptırır. Artık onu sıcak tutan yeni bir paltoya sahiptir.
Değerli okuyucu, devamında bir paltonun bir insan hayatına nasıl tesir ettiğini okumayı sizlerin sayfaları çevirmesine bıraktım. Kitabı bitirdiğiniz de "nasıl ya böyle basit son olmamalı" dediğinizde yazar anlatmaya kaldığı yerden devam etmektedir.
Keyifli okumalar dilerim…
Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852), Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eserleri Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Ölü Canlar’dır.
Gogol orta hâlli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski köyünde dünyaya gelir. Gogol’ün çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828'de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
1809 yılında günümüz Ukrayna topraklarında yer alan Veliki Soroçintsi’de doğmuştur. Gogol, 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’yı ve eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.
Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.
Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.
Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’ün bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.
Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.
Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vurgusu ile sonlanır.
Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’ün popülaritesi daha da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin'e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 42 yaşında Moskova’da ölür.
Eserleri
İki Soylu Kişinin Öyküsü
Masallar
Müfettiş
Palto
Ölü Canlar
Burun
Bir Delinin Hatıra Defteri
Portre
Eski Zaman Beyleri
Taras Bulba
Fayton
Kumarbazlar
Dava
Evlenme
Petersburg Hikayeleri
Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları