1000Kitap Logosu
Palyaço

Palyaço

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

256 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 7 sa. 15 dk.
Adı
Palyaço
Orijinal adı
Ansichten eines Clowns
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Nisan 2014 (İlk yayınlanma: 1963) · Karton kapak · 9789750717833
Diğer baskılar
Palyaço
Palyaço
Palyaço
Bir Təlxəyin Düşüncələri
Hans Schnier, varlıklı bir ailenin oğlu olmasına karşın meslek olarak palyaçoluğu seçmiştir. Evlenmeye ve doğacak çocuklarını Katolik terbiyesiyle büyütmeye yanaşmadığından, toplum baskısına direnemeyen sevgilisi tarafından terk edilir. Hans bu kayıp yüzünden yıkılır, sanatı bitme noktasına gelir.  Palyaço 1963 yılında yayımlandığında Almanya'da büyük tartışmalara yol açmış, Heinrich Böll din karşıtı olmakla suçlanmıştır. Oysa yazar, İkinci Dünya Savaşı sonrası burjuva toplumunun dar kafalılığı ve çarpık ahlakı yüzünden "ayrıksı" bir bireyin o toplumda kendine yer bulamayışının altını çizer. Palyaçonun maskesi ardında en sarsıcı gerçekleri dile getirir; günlük hayatın acımasızlıklarını, boş kuralları, haksız baskıları okurun yüzüne bir tokat gibi çarpar. Palyaço makyajı, aslında bireyin acılarını, arzularını, umutlarını sakladığı bir maskedir. Güzel bir söz vardır: hiçbir şey. Hiçbir şey düşünme. Başbakan'ı düşünme, Katolikleri de düşünme. Küvette ağlayan, terliklerine kahve damlayan o palyaçoyu düşün.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 65.8
Erkek
% 34.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

Bir Son Duygusu
Okuyacaklarıma Ekle
Dul
Okuyacaklarıma Ekle
Buddenbrooklar
Okuyacaklarıma Ekle
Tatlı Perşembe
Okuyacaklarıma Ekle
Ruhlar Evi
Okuyacaklarıma Ekle
Ses ve Öfke
Okuyacaklarıma Ekle
Kum Kitabı
Okuyacaklarıma Ekle
Yukarı Mahalle
Okuyacaklarıma Ekle
Sevilen
Okuyacaklarıma Ekle
Okuyucu
Okuyacaklarıma Ekle
Uyuyan Adam
Okuyacaklarıma Ekle
Utanç
Okuyacaklarıma Ekle
8.0
10 üzerinden
380 Puan · 79 İnceleme
256 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Bu kitap; toplumun dışında kalmış bir palyaçonun, maskesinin ardına gizlemiş olduğu melankolikliğini, toplumun tüm bağnazlıklarını; gözlemleriyle okuyucuya sunuşudur. Her ne kadar 2. Dünya Savaşı sonrasında topluma yabancılaşan Hans Schnier adlı bir karakterin Marie adlı sevgilisiyle yaşadığı romantizmi ve protestan-katolik ayrışmasıyla mezhep çatışmalarını ele alıyor gibi gözüksede aslında kendisini dindar diye nitelendiren kişilerin çarpık ahlak anlayışlarını taşlıyor. Bu kitapla birlikte görsel açıdan nefret ettiğim palyaçoları, düşünsel açıdan ne kadar özümsediğimi farkettim. Kendimi buldum. Ayrıca belirtmeliyim ki en çok sigarayı da bu kitapla tükettim. "hiçbir şey. hiçbir şey düşünme. başbakanı düşünme. katolikleri de düşünme. küvette ağlayan, terliklerine kahve damlayan o palyaçoyu düşün."
Palyaço
8.0/10 · 1.011 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
·
7 günde
Çevresindeki herkesi eğlendiren, neşeli, oyunbaz palyaçoların hiç derdi yokmuş gibi gelir bizlere. Çünkü onlar hep gülümser ve dans ederler. Ama makyajları silinip, kıyafetleri üstlerinden çıkınca durum değişir. Aslında çoğu hepimiz gibi tatminsiz bir yaşam sürdürürler. Bizim palyaçomuz da böyle biri. Ailesi ile sorunlu, sevdiği kadınla evlenebilmiş olmasına rağmen, kendi inançsız olması dolayısıyla koyu katolik olan bir kadını bir türlü mutlu edemeyen ve bundan ötürü de kendi de mutlu olamayan bir palyaço. Sorun inanç çatışması değil aslında. Palyaçomuz biricik eşi mutlu olsun diye ne isterse yapmaya hazırdır fakat eşi bunları doğru bulmaz ve katolik olmayan biriyle olmaktansa evden kaçmayı yeğler. Marie'den başka kimseye ilgi duymayan ve hiçbir kadını arzulayamayan palyaçomuz ise her yerde Marie'yi arar ve ona ulaşmak, eski güzel günlerine dönebilmek için çaba harcar. Dediğim gibi kendi ailesi ile de sorunludur çünkü ailesi iyi bir eğitim almasını isterken, palyaço olmayı kafasına koymuş olan karakterimiz ailesini terk eder. Alkol ve Marie bağımlısı olması işini de etkiler. Çalışmalarını aksatır, bile bile sakatlanmaya çalışır, kendini geliştirme konusunda ise yetersiz bulur ve iş konusunda da bir çıkmaza girer. Dışarıdan mutlu olduğu düşünülen ama içeriden bakınca paçalarından mutsuzluk damlayan bir hayat hikayesi. Konu itibariyle sıkıcı gibi dursa da kaliteli bir kitaptır. Tek eşlilik, inanç sisteminin sorgulanması, aile kavramı ve bize zorla dayatılan çoğu konuyu ele alıp romanın içinde eritmesini de ayrıca başarılı buldum.
Palyaço
8.0/10 · 1.011 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
·
5 günde
·
Puan vermedi
palyaço
Heınrıch Böll'ün ilk defa bir kitabını okudum. Açıkcası Alman Edebiyatını çok fazla sevdiğim söylenemez. Fakat Heınrıch Böll'ün Palyaço kitabı benim Alman Edebiyatına olan ilgimi arttırdı diyebilirim. Yazarımız bu romanında iki yüzlü bir toplumu, iki yüzlü bir dini ve iki yüzlü bir milliyetçiliği anlatmaktadır. Aslında burada Böll'ün din karşıtı olup olmadığını tartışmak çok yersiz ve gereksiz olacaktır. Fakat bir gerçek var ki kendi döneminin Hristiyanlık inanışının iki yüzlü bir inanış olduğuna inandığı çıkarımı yapabiliriz ki bunu kitabı okuduğunuzda rahatlıkla fark edeceksiniz. Aynı zaman da kitap içerisinde geçen dönemin burjuvasının nasıl iki yüzlü bir topluluk olduğunu ve milliyetçiliği bile çıkar doğrultusunda nasıl kullandıklarından bahsetmektedir. Yazarımız çok fazla olmasa da Nazi Almanya'sının ırkçı politikalarına da değinmiş ve bu politikaları güden şahsiyetlerin 2.Dünya Savaşından sonra adeta barış, kardeşlik, eşitlik naraları atmalarından da bahsetmiştir. Tabi bu konuya değinmesini yazarımızın istemeyerek te olsa 2.Dünya Savaşına katılmasından dolayı olduğunu farz ediyorum. Kitap 1963'yılında basıldığı sıralarda ülke içinde Alman muhafazakarlarını ve Katolik Kiliselerini olduk kızdırmıştır ve büyük tepkiler vermelerine yol açmıştır. Hal böyle olunca da kitap el altından satılmaya başlamıştır. Kitabı konu bütünlüğü ve akıcılığı konusunda gayet başarılı buldum. Böll'ün kitapta vermek istediği mesajları ve dikkat çekmek istediği yerleri nüktelerle anlatması da kitabı daha fazla akıcı kılıyor.
Palyaço
8.0/10 · 1.011 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
·
16 günde
·
Puan vermedi
1972 Nobel edebiyat ödüllü yazar Heinrich Böll. Kahramanımız Hans bir palyaço. Çok zengin bir ailenin çocuğu. Ailesi seçtiği mesleği onaylamıyor. Sevdiği kadın Maria tarafından terk ediliyor nedeni kadının dinine çok bağlı bir katolik olması Hans’ın ise dinsiz olması. Mesleğini başarılı bir şekilde sürdürürken özel hayatındaki olumsuzluklarla birlikte nasıl gerilediğini anlatıyor Hans. Bir yandan da 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya’daki Katolik-Protestan çatışmasını eleştiriyor. Dindar geçinen bazı insanların( özellikle katolikleri kastediyor) iş kendi çıkarlarına geldiği zaman nasıl ikiyüzlü olabildiklerini hicvediyor. Tekeşlilik, inanç sistemi, aile kavramı gibi konularda düşünmeye sevkediyor yazar. Örneğin iki insanın birbirine bağlı kalması için evlilik denen yazılı belge gerekli mi? Evliliğin getirdiği yükümlülükle sevilmeyen biriyle cinsel birliktelik yükümlülüğü, farklı dinlere ya da farklı mezheplere mensup insanların evliliği, ( ülkemizde de hala böyle bir problem var. Yakın zamanda bir arkadaşım Sünni Alevi çatışması yüzünden sevdiği adamdan ayrılmak zorunda kalmıştı.) doğacak çocukları bekleyen bazı durumlar gibi konuşmayıp üstünü örttüğümüz konular üzerinde duruyor yazar. Değindiği konular itibarıyla özellikle din konusu yüzünden kitap bir süre yasaklı kitap olarak kalmış. Yazarın dili açık, anlaşılır, eleştirel bir üslubu var. Fakat konu itibarıyla herkesin ilgisini çekmeyebilir. Bu kitabı öneren arkadaşım çok beğendiğini söylemişti ama bence çok büyük bir beklentiyle okunmamalı.
Palyaço
8.0/10 · 1.011 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
256 syf.
Zengin bir aileye mensup olmasına rağmen yaşamını idame ettirmek için palyaçoluk yapmayı seçen, herhangi bir dine mensup olmayı tercih etmeyen Hans’ın birlikte yaşadığı Marie’nin onu terketmesiyle birlikte kariyerinde düşüş yaşamasıyla başlıyor roman. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası Almanya’sında Hans’ın geriye dönüşlerle dolu düşüncelerini/anılarını okuyoruz. Kitap okuduğunuzda acaba yazar Katolik ya da din düşmanı mı diye düşündürtüyor ama aslında farkediyorsunuz ki eleştirdiği konu burjuva Katoliklerin ikiyüzlülükleri, dini düzenden ve kurallardan bahsederken çok basit insani davranışları unutmaları ve çıkarları uğruna bu kuralları unutsalar da başkalarının yaşamlarına karışıp, onları dini kuralları uymaya zorlamaktan vazgeçmemeleri. Nazi Almanyası’nda Nazileri destekleyen burjuvaların savaş bittikten sonra herkesten önce Nazileri kötülemelerini aslında karaktersizliklerini hicvediyor yazar. Herhangi bir dine mensup olmasa da çoğu dindardan daha dindar ve ahlaklı olan Hans, bulunduğu toplumun çirkinliğine o kadar hakim ve o kadar duygusal bir insan ki bunlarla yaşayamadığı için palyaço olmayı seçiyor belki de ve bütün etiketlemelerden uzak duruyor. Palyaço olmak ona önemsizlik atfediyor ve bulunduğu yerden objektif bakabiliyor. O dönem evli olmayan insanların birlikte yaşamaları uygun görülmezmiş, Hans da Marie’nin onu Katoliklerin baskısına dayanamadığı için terkettiğini düşünüyor ve kitap bu ana temel üzerine kurulmuş. Kitabı okumaya başladığınızda sizi içine çekiyor çok akışkan çünkü ve başta verdiği minik detayların hepsi sonradan tekrar önünüze çıkıyor, ilmek ilmek örmüş romanı yazar. Ve bütün bunların içinde günlük yaşamdaki basit şeylerle öyle güzel alay etmiş ki okurken bir anda bir cümleyle gülmenizi sağlıyor. Okumak çok kolay değil odaklanma gerektiriyor ama okursanız çok keyif alırsınız. Ben bir kere daha okurum bu kitabı. Hatta yazarın diğer kitaplarını da alacağım.
Palyaço
8.0/10 · 1.011 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.